bugün
- fatih tekke5
- yolcu ettiğin kişinin ardından küçük su dökmek3
- sözlük'ün erkek tipsizleri ve çirkinleri9
- sözlüğün en güzel 100 kadını3
- sözlüğün en sevilen yazarı30
- saatte 100 km hızla gidip 100 km yol alamamak3
- dayak yiyen kadının şikayetçi olmaması2
- fenerbahçe vs galatasaray21
- isviçre alplerinde leğenle kaymak3
- gocu4
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı49
- kelle paça4
- mucize beklemek2
- sorgulayan aklı insana kim verdi19
- sözlüğün kepengini kaldırırken düşünülen3
- ateistlerin yaşama amacı24
- 27 ağustos 2026 şampiyonlar ligi kura çekimi22
- erdoğan'a makarna için oy verildiğini sanan tip4
- kadınlar yüzünden sözlüğün bu halde olması10
- dambılları el bombası gibi sağa sola atmak2
- toplu taşımada tanımadığın birinin omzuna uyumak2
- teröriste sövmek artık yasak23
- kürtler eşcinseller solcular ve afyonlular6
- apo idam edilmeli12
- güne bir şiir bırak5
- birinin omzuna dokunup kadeh tokuşturmak2
- bazı kızların çok güzel olması2
- 2027 sözlük kuralları5
- yeter ulan artık19
- cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde revizyon11
- yazın bitiyor olması4
- fenerin sanki bizi biraz fazla rezil etmesi19
- velvet17
- sözlükle ilgili endişeler6
- sözlüğe küsmek15
- sarapci koala54
- fenerbahçe25
- tarihin en kötü lyonu14
- apoya küfür edince sinirlenen akpliler ve mhpliler11
- fenerbahçe lyon maçında atıp tutan yazarlar16
- 27 ağustos 2026 ferencvaros trabzonspor maçı6
- öfke6
- kıskanılan nickler4
- gta 65
- saraca'nın şeklinin ve tipinin değişmesi7
- bir kızın kucağınıza oturması6
- özür dilemeyi bilmek2
- hemcinsinde çekici bulduğun detaylar3
- islam barış dinidir43
- gayler5
sabah sabah bir hızlanıyor bir yavaşlıyor kim nereden bağlanıyor anlamıyorum ki. şifresini değişmek zamanı geldi de geçiyor bile.
edit:çok ayar oldum şuan.
edit:çok ayar oldum şuan.
Yok mu lan wifiden internet depolayıp sonra kullanmanın bir yolu.
Bunu bulan bil geyts gibin zengin olur.
Bunu bulan bil geyts gibin zengin olur.
Genellikle, 2.4 ghz bandını kullanan ve 7, 11 kanalları stabil çalışan radyo frekansının ev kullanımına uyarlanması.
bazen 2 oda ilerden zar zor çeker.
Manyak bir teknoloji.
sevilir.
Beleş olanının menzili bilinir de ücretlisi merak edilmez bile.
telaffuzu "vayfay" şeklinde olan kablosuz haberleşme teknolojisi.
kaynak da götüm olsun istemiyorsanız: https://www.youtube.com/watch?v=_oVnXjF0YYI
kaynak da götüm olsun istemiyorsanız: https://www.youtube.com/watch?v=_oVnXjF0YYI
--spoiler--
WiFi’deki Fi’nin hiçbir anlamının olmadığını biliyor muydunuz? ingilizce Çak anlamına gelen HiFi(High Five) deyiminden yola çıkarak sadece söylenim kolaylığı sağladığı için WiFi denilmektedir.
--spoiler--
WiFi’deki Fi’nin hiçbir anlamının olmadığını biliyor muydunuz? ingilizce Çak anlamına gelen HiFi(High Five) deyiminden yola çıkarak sadece söylenim kolaylığı sağladığı için WiFi denilmektedir.
--spoiler--
Bazılarımız yanlış bilgiler vermiş. Doğrusu aşağıdadır.
Wi-Fi
ingilizce: Wireless Fidelity,
Türkçe: Kablosuz Bağlantı Alanı
kişisel bilgisayar, video oyunu konsolları, dijital ses oynatıcıları ve akıllı telefonlar gibi cihazların kablosuz olarak internete bağlanmasını sağlayan teknolojidir.
Wi-Fi
ingilizce: Wireless Fidelity,
Türkçe: Kablosuz Bağlantı Alanı
kişisel bilgisayar, video oyunu konsolları, dijital ses oynatıcıları ve akıllı telefonlar gibi cihazların kablosuz olarak internete bağlanmasını sağlayan teknolojidir.
ergenlerin temel ihtiyacı.
(bkz: wigi)
WiFi
O kadar geç olmuştu ki saati tanıyamıyodum. Bilgisayarımın sağ alt dibindeki rakam beni çok korkutmuştu. Son hız gece olmuşuz. Ben yazımın finaline dokunmamıştım bile. Ellerim geç kalmanın korkusuyla otobüs camı gibi titriyo. Sesli titriyo. Final gidiyo-gitmiyo tarzı bi şey. Öyle stres üretimi yaptım ki saçlarım pıt, pıt diye klavyeme paraşütle iniyo.
***
Baya oldu. G.tümü hızlandırıp klavyedeki tozları hoplatmaya devam ettim. Yazımın finaline füzeleme girdim. Ağlaya ağlaya yazdım finali, paketledim yazıyı. Word’e save save save diye vurdum. Ordan mutlulukla Gmail’e geçiş. Dergiye yollayıp ohhh çekicem. Sonra gelsin zurnalar. Bi sn. Ekranı delicem ama girmiyor? internet can bırakıyo şu an? Daha sonra dinozor resmi çıktı! Hah! Ben yaşamayı bıraktım. internetim bitmiş! Kotam cortlamış sonuç olarak. Tel’de zaten yok. 2 fatura üst üste bindi. Aramam, aranmam yasak. Öyle dinozora bakakaldım. Ekranın sağ alt köşesinde delirmiş gibi işleyen saate baktım. Şerefsizlik yapmıştı: 02:00… Çekyatın arkasına yatmış bir keskin nişancı tarafından vurulmuşum gibi bedenim sarsıldı. Pisler.
Hemen yazımı elden geçirip, ilkelleşerek kabloyla telefonuma aktardım. Aktarım kutusu yeşil ışık verince 3. dünya ülkesi evimden çıktım. Medeniyete… internete… Medeniyeti nerde bulabilirim? internet kafeler ölümüne kapalı. At çöpe. Komşularım zaten uyku. Çöp. AVM’ler çoktan gitti. Kırmızı çarpı ona da. Yazıyı yazmadan önceki o HD ötesi vidyoyu hiç ellemiycektim ben. O emdi kotayı. Lokum gibiydi çünkü görüntüler. Bir gram internet bıraksaydı yeterdi ya.
Ev kıyafetlerimle sokaklarda gezmeye başladım. Wifi açtım tarıyorum etrafı lap lap. Açık bi kafe görürsem yapışıcam garsonların yakasına. Abi bana kahve verin nolursa olsun verin diycem. Alcam wifi’yi, çekcem wifi’yi. Gönder tuşuna basıcak kadar int yeter.
***
Yürüyorum. Etrafta bir ben varım, bir de kadrolu sokak köpekleri. Açık mekan sıfır. Stres-sinir-korku karışımıyım… Şimdi dergidekiler beni arayıp arayıp inliyolardır. Belki de yok, kovulmuşumdur. Saat 10’da göndermem gereken yazı, saat 2 olmuş, şu an cep telefonumda bekliyo. Onu canlandıracak interneti bekliyo. Köpeklerle oynaştım. Telefona baktım; wifi listeme… Turan93, Eliffb, YılmazPastane, Trendy_girl gibi şeyler vardı manyak manyak. Ama üzerleri can sıkan minik ‘kilit’ler kaynıyo. Kaldırıma oturup bi tanesini delmeyi denedim. Eliffb. Hmm. Kız belli FB takılıyo. Hemen bir refleksle 1907 girdim. Bekle. O kadar kolay değildi. 1991, 92, 93 diye diye 2000’lere kadar on yıllarca doğum tarihi girdim Elif için. Bir yüzyılı bitirdim. Kaçlısın sen be zilli! Kelime oyunları denedim, ismini rakamlarla yazdım ama kız FBI çıktı. Azim yapmış internetini yedirmemeye. Ah Elif ah. Şu an sen uyurken sadece mini mini ışıklar çıkaran o tozlu modemin benim hayatımı kurtarabilirdi.
Pes. Biraz yürüdüm. Köpeklerimle birlikte. Karşıda uzaklarda bir bina sırıtıyodu bana. Evet, evet, belediye binası! Binamız! Canım belediyemiz! Belediye demek ücretsiz wifi demek! Başkanım seni seviyorum. Hemen o bölgeye doğru koşmaya başladım. Ama bildiğimiz anlamda koşma değil. Benle koşan azılı sokak köpeklerini bile geçtim. Köpekliği bıraktılar. internete yaklaştığımı, radyasyon yediğimi hissediyo gibiydim. Neyse köpek arkadaşlarımla belediyenin önüne gelmiştik. Wifi’yi kökledim. Çek çek çek… Belediyemizin ismi kocaman belirmişti. Ah be belediye olduğun nasıl belli, hepsini büyük harflerle yazmışın! En güzeli üzerinde mini ‘kilit’ illeti yoktu. Serbestti dört diş! Resmen gülüyodu bana! “Çile bitti Memoli” diyodu. Tıkladım buna. Döndü, döndüüü… Benle beraber yanımdaki köpekler de sevindi resmen. Yazıyı yollıyım hepsini eve alıcam lan. Bi sn! Bi baktım ekranda bi şeyler çıktı. Resmi resmi bi sayfa. “Üye girişi” filan diyo bu. TC istiyo durmadan. Ivvvvv! Çıldırma geldi! Yanımda cüzdan, ehliyet, hiçbi şey yok! TC’sini ezberleyemeyen bi insanım ben. Binanın önünde, etrafımda köpeklerim, kendime kızmaya başladım:
“25 yıl olduuu! Bir TC’yi ezberleyemedin. 497… Gerisi yok.”
***
Köpeklerimi aldım ve evime dönüp ağlamaya karar verdim. Derken yana yöne bi baktım. Metrobüs durağı kocaman! E metrobüste bedava internet yok muydu? Köpeklerimle birlikte coştuk. Gişeye koştuk. Adam. Güvenlikçi. Zaten kimse olmadığı için bütün bakışları bende. Biraz turnikeyle oynadım. Sonra “Abi yanıma hiçbi şey almadan çıktım evden. Gördüğün gibi ev kreasyonumlayım. Ama bu metrobüse binmem şart şu an. Ölüm kalım meselesi” dedim. Hiçbi şey demeden “Sie” anlamında el yaptı. Tabi kıyafetlerim tarumar, yanımda var 10 tane köpek. Dilenci sandı. Bi kere daha insan gibi anlattım durumu. Daha fazla insanlığımı koruyamadım. Saldım köpekleri bunun üstüne! Hav hov elbiselerini parçaladılar sağolsunlar. Ben atladım gişeden, ağır çekimde metrobüsüme, özgürlüğüme koştum! internetime. Medeniyetime. Tek diş de çekse yeter be. ilk gelene bindim, direklerine sarıldım. Wifi’ye saldırmak için telefonumu açtığımda telefonum bana “by by” diyodu! Şarjım bitti! Ekranım açılmamacasına söndü. Kafamı direğe çaldım. Bunu gören bomboş otobüsün tek yolcusu beni çağırır gibi yaptı. iki adım ötedeydi. Yanına gittim, oturdum. “Acil bi durum mu var? Benimkini kullanabilirsiniz” dedi. Son model telefonunu korkmadan elime teslim etti. Eski yazımı tamamen sildim attım kafadan. Gücümü topladım. Sıfırdan yeni bir yazıya başladım:
“O kadar geç olmuştu ki saati tanıyamıyodum. Bilgisayarımın sağ alt dibindeki rakam beni çok korkutmuştu. Son hız gece olmuşuz…”
O kadar geç olmuştu ki saati tanıyamıyodum. Bilgisayarımın sağ alt dibindeki rakam beni çok korkutmuştu. Son hız gece olmuşuz. Ben yazımın finaline dokunmamıştım bile. Ellerim geç kalmanın korkusuyla otobüs camı gibi titriyo. Sesli titriyo. Final gidiyo-gitmiyo tarzı bi şey. Öyle stres üretimi yaptım ki saçlarım pıt, pıt diye klavyeme paraşütle iniyo.
***
Baya oldu. G.tümü hızlandırıp klavyedeki tozları hoplatmaya devam ettim. Yazımın finaline füzeleme girdim. Ağlaya ağlaya yazdım finali, paketledim yazıyı. Word’e save save save diye vurdum. Ordan mutlulukla Gmail’e geçiş. Dergiye yollayıp ohhh çekicem. Sonra gelsin zurnalar. Bi sn. Ekranı delicem ama girmiyor? internet can bırakıyo şu an? Daha sonra dinozor resmi çıktı! Hah! Ben yaşamayı bıraktım. internetim bitmiş! Kotam cortlamış sonuç olarak. Tel’de zaten yok. 2 fatura üst üste bindi. Aramam, aranmam yasak. Öyle dinozora bakakaldım. Ekranın sağ alt köşesinde delirmiş gibi işleyen saate baktım. Şerefsizlik yapmıştı: 02:00… Çekyatın arkasına yatmış bir keskin nişancı tarafından vurulmuşum gibi bedenim sarsıldı. Pisler.
Hemen yazımı elden geçirip, ilkelleşerek kabloyla telefonuma aktardım. Aktarım kutusu yeşil ışık verince 3. dünya ülkesi evimden çıktım. Medeniyete… internete… Medeniyeti nerde bulabilirim? internet kafeler ölümüne kapalı. At çöpe. Komşularım zaten uyku. Çöp. AVM’ler çoktan gitti. Kırmızı çarpı ona da. Yazıyı yazmadan önceki o HD ötesi vidyoyu hiç ellemiycektim ben. O emdi kotayı. Lokum gibiydi çünkü görüntüler. Bir gram internet bıraksaydı yeterdi ya.
Ev kıyafetlerimle sokaklarda gezmeye başladım. Wifi açtım tarıyorum etrafı lap lap. Açık bi kafe görürsem yapışıcam garsonların yakasına. Abi bana kahve verin nolursa olsun verin diycem. Alcam wifi’yi, çekcem wifi’yi. Gönder tuşuna basıcak kadar int yeter.
***
Yürüyorum. Etrafta bir ben varım, bir de kadrolu sokak köpekleri. Açık mekan sıfır. Stres-sinir-korku karışımıyım… Şimdi dergidekiler beni arayıp arayıp inliyolardır. Belki de yok, kovulmuşumdur. Saat 10’da göndermem gereken yazı, saat 2 olmuş, şu an cep telefonumda bekliyo. Onu canlandıracak interneti bekliyo. Köpeklerle oynaştım. Telefona baktım; wifi listeme… Turan93, Eliffb, YılmazPastane, Trendy_girl gibi şeyler vardı manyak manyak. Ama üzerleri can sıkan minik ‘kilit’ler kaynıyo. Kaldırıma oturup bi tanesini delmeyi denedim. Eliffb. Hmm. Kız belli FB takılıyo. Hemen bir refleksle 1907 girdim. Bekle. O kadar kolay değildi. 1991, 92, 93 diye diye 2000’lere kadar on yıllarca doğum tarihi girdim Elif için. Bir yüzyılı bitirdim. Kaçlısın sen be zilli! Kelime oyunları denedim, ismini rakamlarla yazdım ama kız FBI çıktı. Azim yapmış internetini yedirmemeye. Ah Elif ah. Şu an sen uyurken sadece mini mini ışıklar çıkaran o tozlu modemin benim hayatımı kurtarabilirdi.
Pes. Biraz yürüdüm. Köpeklerimle birlikte. Karşıda uzaklarda bir bina sırıtıyodu bana. Evet, evet, belediye binası! Binamız! Canım belediyemiz! Belediye demek ücretsiz wifi demek! Başkanım seni seviyorum. Hemen o bölgeye doğru koşmaya başladım. Ama bildiğimiz anlamda koşma değil. Benle koşan azılı sokak köpeklerini bile geçtim. Köpekliği bıraktılar. internete yaklaştığımı, radyasyon yediğimi hissediyo gibiydim. Neyse köpek arkadaşlarımla belediyenin önüne gelmiştik. Wifi’yi kökledim. Çek çek çek… Belediyemizin ismi kocaman belirmişti. Ah be belediye olduğun nasıl belli, hepsini büyük harflerle yazmışın! En güzeli üzerinde mini ‘kilit’ illeti yoktu. Serbestti dört diş! Resmen gülüyodu bana! “Çile bitti Memoli” diyodu. Tıkladım buna. Döndü, döndüüü… Benle beraber yanımdaki köpekler de sevindi resmen. Yazıyı yollıyım hepsini eve alıcam lan. Bi sn! Bi baktım ekranda bi şeyler çıktı. Resmi resmi bi sayfa. “Üye girişi” filan diyo bu. TC istiyo durmadan. Ivvvvv! Çıldırma geldi! Yanımda cüzdan, ehliyet, hiçbi şey yok! TC’sini ezberleyemeyen bi insanım ben. Binanın önünde, etrafımda köpeklerim, kendime kızmaya başladım:
“25 yıl olduuu! Bir TC’yi ezberleyemedin. 497… Gerisi yok.”
***
Köpeklerimi aldım ve evime dönüp ağlamaya karar verdim. Derken yana yöne bi baktım. Metrobüs durağı kocaman! E metrobüste bedava internet yok muydu? Köpeklerimle birlikte coştuk. Gişeye koştuk. Adam. Güvenlikçi. Zaten kimse olmadığı için bütün bakışları bende. Biraz turnikeyle oynadım. Sonra “Abi yanıma hiçbi şey almadan çıktım evden. Gördüğün gibi ev kreasyonumlayım. Ama bu metrobüse binmem şart şu an. Ölüm kalım meselesi” dedim. Hiçbi şey demeden “Sie” anlamında el yaptı. Tabi kıyafetlerim tarumar, yanımda var 10 tane köpek. Dilenci sandı. Bi kere daha insan gibi anlattım durumu. Daha fazla insanlığımı koruyamadım. Saldım köpekleri bunun üstüne! Hav hov elbiselerini parçaladılar sağolsunlar. Ben atladım gişeden, ağır çekimde metrobüsüme, özgürlüğüme koştum! internetime. Medeniyetime. Tek diş de çekse yeter be. ilk gelene bindim, direklerine sarıldım. Wifi’ye saldırmak için telefonumu açtığımda telefonum bana “by by” diyodu! Şarjım bitti! Ekranım açılmamacasına söndü. Kafamı direğe çaldım. Bunu gören bomboş otobüsün tek yolcusu beni çağırır gibi yaptı. iki adım ötedeydi. Yanına gittim, oturdum. “Acil bi durum mu var? Benimkini kullanabilirsiniz” dedi. Son model telefonunu korkmadan elime teslim etti. Eski yazımı tamamen sildim attım kafadan. Gücümü topladım. Sıfırdan yeni bir yazıya başladım:
“O kadar geç olmuştu ki saati tanıyamıyodum. Bilgisayarımın sağ alt dibindeki rakam beni çok korkutmuştu. Son hız gece olmuşuz…”
internet saglayici modem yada akses point ( yazilisini hatirlayamadim ) in kablosuz baglanti ozelligidir.
bombok bir connection saglayandir. buna da sukur...
komşu komşunun wifi şifresine muhtaçtır.
vayfay diye telaffuz edilir ama ben arkadaşlarımın yanında vifi derim.
nasıl telaffuz edildiğini ülkece keşfedemediğimiz bir kelimedir.
ingilizce wireless fidelity anlamina gelen 802.15 haberlesme alt protokollerine ait bir teknolojidir.Yakinda yerini Lifi ye birakacaktir.
Bedavaysa tadindan yenmez. Sarki indirmek daha keyiflidir.
ethernet kartım yanık. adsl modem ile usb yolu ile nete bağlanıyorum. wifi'li vdsl modem almak istiyorum. ethernet olmadan kurulum yapabilir miyim ? yardımcı olanlara teşekkür ederim.
edit : yapılabilir mi arkadaşlar ?
edit : yapılabilir mi arkadaşlar ?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar