bugün
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor13
- yıkaması en zor mutfak aracı14
- bana wp den yazdı4
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum7
- 5 taneden fazla makyaj malzemesi sayabilen erkek5
- sözlükte kavga etmek6
- mor semsiyeli yabanci8
- buddy dudeye övgü entrysi giren tipler18
- 35 yaş üstü erkeklerin genç erkek gibi giyinmesi16
- cilgincapkin219
- karton toplayan abi7
- kabuksuz kaplumbaga7
- bir kızı bin kişi ister bir kişi alır2
- memeleri füze gibi kadın13
- yaz aylarında bol bol kadın ayağı görmek10
- bisiklet marka tavsiyesi10
- buddy dude21
- afrika'ya kurban bağışı furyası2
- 2026 dünya kupası şampiyonu olacak takım4
- mermi abla4
- yazarların göbek adları3
- kızıl cin4
- gecenin şiiri4
- musallada duran kendini beğenmiş tabut3
- yaz insanları vs kış insanları3
- aylık 277 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- sözlüğün kırbacı10
- güzel götlü kız vs güzel gözlü kız7
- rüzgarın yönünün terse dönmesi4
- ilahi adaletin tecelli etmesi5
- sözlüğün eski tadının olmaması8
- artık online sayısını göremiyor olmamız4
- sigara içmeyenler üzülünce ne yapıyor sorunsalı13
- dünyanın en güçlü nükleer olmayan bombası3
- neden herkes aynı şeyi söylüyor2
- zaman baba11
- tanışır tanışmaz burç soran kadın4
- plajda yakınlaşan çifte kızıp sitem eden kadın4
- gocu25
- enayimiknatisii12
- dergi hakemi olmak2
- değmeyecek konular için zaman harcamak3
- özet geç3
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek17
- gelinen noktanın keyif vermesi3
- chp'nin hali ne olacak46
- cevdet arıkan2
- ali şen2
- uysaljakoben17
- atatürk'ün boyunun 164cm olması16
hoş bir the smiths şarkısı, morrissey pek hazzetmiyormuş bu şarkıdan. sözleri ise:
all men have secrets and here is mine so let it be known
we have been through hell and high tide
i think i can rely on you
and yet you start to recoil
heavy words are so lightly thrown
but still i'd leap in front of a flying bullet for you
so what difference does it make?
so what difference does it make?
it makes none, but you have gone
and you must be looking very old tonight
the devil will find work for idle hands to do
i stole and i lied, and why? because you asked me to
but now you make me feel so ashamed
because i've only got two hands
well, i'm still fond of you
so what difference does it make?
so what difference does it make?
it makes none, but you have gone
and your prejudice won't keep you warm tonight
oh the devil will find work for idle hands to do
i stole and i lied, and why? because you asked me to
but now you know the truth about me
you won't see me anymore
well, i'm still fond of you
but no more apoligies
no more, no more apoligies
i'm too tired, i'm so sick and tired
and i'm feeling very sick and ill today
but i'm still fond of you
all men have secrets and here is mine so let it be known
we have been through hell and high tide
i think i can rely on you
and yet you start to recoil
heavy words are so lightly thrown
but still i'd leap in front of a flying bullet for you
so what difference does it make?
so what difference does it make?
it makes none, but you have gone
and you must be looking very old tonight
the devil will find work for idle hands to do
i stole and i lied, and why? because you asked me to
but now you make me feel so ashamed
because i've only got two hands
well, i'm still fond of you
so what difference does it make?
so what difference does it make?
it makes none, but you have gone
and your prejudice won't keep you warm tonight
oh the devil will find work for idle hands to do
i stole and i lied, and why? because you asked me to
but now you know the truth about me
you won't see me anymore
well, i'm still fond of you
but no more apoligies
no more, no more apoligies
i'm too tired, i'm so sick and tired
and i'm feeling very sick and ill today
but i'm still fond of you
bana hep the collector'ü anımsatmış şarkıydı. "ulan" dedim, "bu kadar da olmaz". küçük bir google araştırmasından sonra öğrendim ki bu single'ın kapağını the collector'ün filminin setinde çekmişler.
kapak bu:
görsel
filmin başrolü terence stamp, resimdeki adam yani, bir yerden sonra "istemiyorum bu kapağı artık" falan yapmış, bu sefer de elinde süt tutan bir morrissey'i kapak yapmışlar.
orijinal kapakta terence elinde plastik bir paketin içinde kloroformlu bez tutuyor. genelde hanımkızımızı bayıltmak için kullanıyor falan. fakat morrissey versiyonunda eldeki paket süt dolu bir bardak oluyor. ki aradaki farkı fark etmek harbiden zor.
bu da morrisseylisi. hatta ben orjinalini ilk gördüğümde paketi direkt süt sanmıştım. *
görsel
orijinali çok daha güzel tabii. terence da daha sonra vazgeçiyor, onun olduğu kapakla devam ediyorlar. morrisseyli versiyonu da çok nadir bulunuyor zaten fazla üretilmediğinden. bayağı bir değerli oluyor.
neyse.
sonuç olarak, the collector'le bir bağlantısı var. sözleri de hiç öyle biten bir ilişkinin ardından yakılmış ağıt falan olmuyor bu durumda.
sözler hep Frederick Clegg karakterinin ağzından yazılmış. belli oluyor. bu yüzden birazcık bitmiş ilişki görünümü var.
--spoiler--
üç dizede neredeyse bütün kitabı işlemişler işte. kız kaçırılıyor, ağır laflar ediliyor, bizimkisi vazgeçmiyor. "senin için kendimi kurşunun önüne atarım" gibi laflar etmeye devam ediyor. kaçıranın kendisi olmasına rağmen, sanki mağdur olan da kendisiymiş gibi kızın kendisini utandırmasından şikayetçi oluyor. "ulan iki elim var, nasıl yetişeyim" gibi laflar ediyor.
yani "ben seni ne olursa olsun seviyorum, hep seviyorum" diyor, "ne fark eder nasıl tanıştığımız, seni kaçırmış olmam, beni sevmiyor oluşun, benim alt sınıftan, cahil birisi olmam" falan diyor. ikinci dizenin son mısrasında da "bakalım ön yargın seni bu gece ısıtabilecek mi?" diyor, ki kadın zatürreden ölüyor daha sonrasında.
son dizede de kız öldükten sonra clegg'in düşünceleri verilmiş işte. "şimdi hakkımdaki gerçeği biliyor olsan da artık beni görmeyeceksin, ki seni hala seviyorum", "ama artık özür dilemek yok", "çok yorgunum" falan hep.
--spoiler--
çok güzel lan.
kapak bu:
görsel
filmin başrolü terence stamp, resimdeki adam yani, bir yerden sonra "istemiyorum bu kapağı artık" falan yapmış, bu sefer de elinde süt tutan bir morrissey'i kapak yapmışlar.
orijinal kapakta terence elinde plastik bir paketin içinde kloroformlu bez tutuyor. genelde hanımkızımızı bayıltmak için kullanıyor falan. fakat morrissey versiyonunda eldeki paket süt dolu bir bardak oluyor. ki aradaki farkı fark etmek harbiden zor.
bu da morrisseylisi. hatta ben orjinalini ilk gördüğümde paketi direkt süt sanmıştım. *
görsel
orijinali çok daha güzel tabii. terence da daha sonra vazgeçiyor, onun olduğu kapakla devam ediyorlar. morrisseyli versiyonu da çok nadir bulunuyor zaten fazla üretilmediğinden. bayağı bir değerli oluyor.
neyse.
sonuç olarak, the collector'le bir bağlantısı var. sözleri de hiç öyle biten bir ilişkinin ardından yakılmış ağıt falan olmuyor bu durumda.
sözler hep Frederick Clegg karakterinin ağzından yazılmış. belli oluyor. bu yüzden birazcık bitmiş ilişki görünümü var.
--spoiler--
üç dizede neredeyse bütün kitabı işlemişler işte. kız kaçırılıyor, ağır laflar ediliyor, bizimkisi vazgeçmiyor. "senin için kendimi kurşunun önüne atarım" gibi laflar etmeye devam ediyor. kaçıranın kendisi olmasına rağmen, sanki mağdur olan da kendisiymiş gibi kızın kendisini utandırmasından şikayetçi oluyor. "ulan iki elim var, nasıl yetişeyim" gibi laflar ediyor.
yani "ben seni ne olursa olsun seviyorum, hep seviyorum" diyor, "ne fark eder nasıl tanıştığımız, seni kaçırmış olmam, beni sevmiyor oluşun, benim alt sınıftan, cahil birisi olmam" falan diyor. ikinci dizenin son mısrasında da "bakalım ön yargın seni bu gece ısıtabilecek mi?" diyor, ki kadın zatürreden ölüyor daha sonrasında.
son dizede de kız öldükten sonra clegg'in düşünceleri verilmiş işte. "şimdi hakkımdaki gerçeği biliyor olsan da artık beni görmeyeceksin, ki seni hala seviyorum", "ama artık özür dilemek yok", "çok yorgunum" falan hep.
--spoiler--
çok güzel lan.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
