bugün
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı23
- boyumun 2 cm kısalması21
- sözlük yazarlarına güvenmek11
- bilinçaltı internet ve yapay zeka etkileşimi6
- chatgpt'ye kötü özelliklerimi söyle demek7
- her şeyin mizahı yapılmalı mı14
- nev10
- kendi değerimizi biz mi belirleriz başkaları mı13
- karınız için çamaşırları elinizde yıkar mısınız8
- midye tava3
- chatgpt'ye dizi karakteri benzerliğini sorma3
- arkadaşlar bakar mısınız5
- iphone 18 pro max için neyinizi verirdiniz10
- mal mıyım sorunsalı13
- afet hoca geliyo afet hoca geliyo ihihihi6
- küt saçlı hatun12
- sözlük kızlarının meme savaşı7
- sözlüğün troll mekanı haline gelmesi4
- online listesi7
- beni sevdiniz mi3
- hiç bir şey hissetmemek4
- natisii mik'yi ena4
- ilk sevgili3
- sözlüğün bok yoluna doğru gitmesi3
- midye dolma2
- geceye bir tespit bırak5
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri11
- seks yapmama şartıyla ölümsüz olmak5
- sözlük yazarlarının saatleri8
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler14
- kiraz cicegi kolonyasi41
- ay da am olsaydı ilk türkler çıkardı5
- modern tanrılara tapınmak4
- cihangir insanı2
- mandalina8
- teoman'ın 60 yaşına girmesi2
- hüküm giymişim5
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri12
- sözlük kavgaları5
- açgözlü bencil ikiyüzlü kibirli insan4
- sözlük yazarlarının ikindil vakti rüyaları2
- ismail kartal34
- tansağ türk4
- muskacılık yapıp çomar yolmak2
- istanbul trafiği7
- je taime2
- tek şeftaliyle doymamak2
- ilk buluşmada esnaf lokantasına gitmek14
- kendine yalan söyleme eğilimi10
- rakı3
hoş bir the smiths şarkısı, morrissey pek hazzetmiyormuş bu şarkıdan. sözleri ise:
all men have secrets and here is mine so let it be known
we have been through hell and high tide
i think i can rely on you
and yet you start to recoil
heavy words are so lightly thrown
but still i'd leap in front of a flying bullet for you
so what difference does it make?
so what difference does it make?
it makes none, but you have gone
and you must be looking very old tonight
the devil will find work for idle hands to do
i stole and i lied, and why? because you asked me to
but now you make me feel so ashamed
because i've only got two hands
well, i'm still fond of you
so what difference does it make?
so what difference does it make?
it makes none, but you have gone
and your prejudice won't keep you warm tonight
oh the devil will find work for idle hands to do
i stole and i lied, and why? because you asked me to
but now you know the truth about me
you won't see me anymore
well, i'm still fond of you
but no more apoligies
no more, no more apoligies
i'm too tired, i'm so sick and tired
and i'm feeling very sick and ill today
but i'm still fond of you
all men have secrets and here is mine so let it be known
we have been through hell and high tide
i think i can rely on you
and yet you start to recoil
heavy words are so lightly thrown
but still i'd leap in front of a flying bullet for you
so what difference does it make?
so what difference does it make?
it makes none, but you have gone
and you must be looking very old tonight
the devil will find work for idle hands to do
i stole and i lied, and why? because you asked me to
but now you make me feel so ashamed
because i've only got two hands
well, i'm still fond of you
so what difference does it make?
so what difference does it make?
it makes none, but you have gone
and your prejudice won't keep you warm tonight
oh the devil will find work for idle hands to do
i stole and i lied, and why? because you asked me to
but now you know the truth about me
you won't see me anymore
well, i'm still fond of you
but no more apoligies
no more, no more apoligies
i'm too tired, i'm so sick and tired
and i'm feeling very sick and ill today
but i'm still fond of you
bana hep the collector'ü anımsatmış şarkıydı. "ulan" dedim, "bu kadar da olmaz". küçük bir google araştırmasından sonra öğrendim ki bu single'ın kapağını the collector'ün filminin setinde çekmişler.
kapak bu:
görsel
filmin başrolü terence stamp, resimdeki adam yani, bir yerden sonra "istemiyorum bu kapağı artık" falan yapmış, bu sefer de elinde süt tutan bir morrissey'i kapak yapmışlar.
orijinal kapakta terence elinde plastik bir paketin içinde kloroformlu bez tutuyor. genelde hanımkızımızı bayıltmak için kullanıyor falan. fakat morrissey versiyonunda eldeki paket süt dolu bir bardak oluyor. ki aradaki farkı fark etmek harbiden zor.
bu da morrisseylisi. hatta ben orjinalini ilk gördüğümde paketi direkt süt sanmıştım. *
görsel
orijinali çok daha güzel tabii. terence da daha sonra vazgeçiyor, onun olduğu kapakla devam ediyorlar. morrisseyli versiyonu da çok nadir bulunuyor zaten fazla üretilmediğinden. bayağı bir değerli oluyor.
neyse.
sonuç olarak, the collector'le bir bağlantısı var. sözleri de hiç öyle biten bir ilişkinin ardından yakılmış ağıt falan olmuyor bu durumda.
sözler hep Frederick Clegg karakterinin ağzından yazılmış. belli oluyor. bu yüzden birazcık bitmiş ilişki görünümü var.
--spoiler--
üç dizede neredeyse bütün kitabı işlemişler işte. kız kaçırılıyor, ağır laflar ediliyor, bizimkisi vazgeçmiyor. "senin için kendimi kurşunun önüne atarım" gibi laflar etmeye devam ediyor. kaçıranın kendisi olmasına rağmen, sanki mağdur olan da kendisiymiş gibi kızın kendisini utandırmasından şikayetçi oluyor. "ulan iki elim var, nasıl yetişeyim" gibi laflar ediyor.
yani "ben seni ne olursa olsun seviyorum, hep seviyorum" diyor, "ne fark eder nasıl tanıştığımız, seni kaçırmış olmam, beni sevmiyor oluşun, benim alt sınıftan, cahil birisi olmam" falan diyor. ikinci dizenin son mısrasında da "bakalım ön yargın seni bu gece ısıtabilecek mi?" diyor, ki kadın zatürreden ölüyor daha sonrasında.
son dizede de kız öldükten sonra clegg'in düşünceleri verilmiş işte. "şimdi hakkımdaki gerçeği biliyor olsan da artık beni görmeyeceksin, ki seni hala seviyorum", "ama artık özür dilemek yok", "çok yorgunum" falan hep.
--spoiler--
çok güzel lan.
kapak bu:
görsel
filmin başrolü terence stamp, resimdeki adam yani, bir yerden sonra "istemiyorum bu kapağı artık" falan yapmış, bu sefer de elinde süt tutan bir morrissey'i kapak yapmışlar.
orijinal kapakta terence elinde plastik bir paketin içinde kloroformlu bez tutuyor. genelde hanımkızımızı bayıltmak için kullanıyor falan. fakat morrissey versiyonunda eldeki paket süt dolu bir bardak oluyor. ki aradaki farkı fark etmek harbiden zor.
bu da morrisseylisi. hatta ben orjinalini ilk gördüğümde paketi direkt süt sanmıştım. *
görsel
orijinali çok daha güzel tabii. terence da daha sonra vazgeçiyor, onun olduğu kapakla devam ediyorlar. morrisseyli versiyonu da çok nadir bulunuyor zaten fazla üretilmediğinden. bayağı bir değerli oluyor.
neyse.
sonuç olarak, the collector'le bir bağlantısı var. sözleri de hiç öyle biten bir ilişkinin ardından yakılmış ağıt falan olmuyor bu durumda.
sözler hep Frederick Clegg karakterinin ağzından yazılmış. belli oluyor. bu yüzden birazcık bitmiş ilişki görünümü var.
--spoiler--
üç dizede neredeyse bütün kitabı işlemişler işte. kız kaçırılıyor, ağır laflar ediliyor, bizimkisi vazgeçmiyor. "senin için kendimi kurşunun önüne atarım" gibi laflar etmeye devam ediyor. kaçıranın kendisi olmasına rağmen, sanki mağdur olan da kendisiymiş gibi kızın kendisini utandırmasından şikayetçi oluyor. "ulan iki elim var, nasıl yetişeyim" gibi laflar ediyor.
yani "ben seni ne olursa olsun seviyorum, hep seviyorum" diyor, "ne fark eder nasıl tanıştığımız, seni kaçırmış olmam, beni sevmiyor oluşun, benim alt sınıftan, cahil birisi olmam" falan diyor. ikinci dizenin son mısrasında da "bakalım ön yargın seni bu gece ısıtabilecek mi?" diyor, ki kadın zatürreden ölüyor daha sonrasında.
son dizede de kız öldükten sonra clegg'in düşünceleri verilmiş işte. "şimdi hakkımdaki gerçeği biliyor olsan da artık beni görmeyeceksin, ki seni hala seviyorum", "ama artık özür dilemek yok", "çok yorgunum" falan hep.
--spoiler--
çok güzel lan.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar