bugün
- sözlüğe fotoğraf atmayanların özgüvensiz sanılması12
- 2026 dünya kupası finalini kim oynar8
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle26
- yapay zekaya entry yazdıran yazar3
- uludağ sözlük'ün instagram'a dönmesi10
- bozulmaması ile meşhur olan şeyler3
- 65 şut çekip gol atamamak4
- ideal sevgilinin en önemli özelliği11
- yürüyüş partisi3
- gocu abi3
- bugün de meme atan olmaması13
- 22 haziran 2026 fsm'ye amedspor bayrağı asılması3
- kıdemliye hızlı diğerlerine yavaş pc veren it3
- şemsiyenin ters dönmesi3
- 48 takım içinde 47 nci olmak4
- lucas luthor2
- kaçak çay2
- günün sözü2
- oyuncu2
- beyaz otomobil satın almak10
- yazma diyince yazmayan erkek4
- herkesin her şeye neden demesi gerektiği2
- amazon com tr2
- paris te son tango6
- milli takımı eleştirenleri hapse atma çağrısı3
- anın görüntüsü15
- sözlüğe fotoğraf atmış erkekle evlenir misiniz2
- sözlüğe foto atan erkekler silik yesin2
- aylık 299 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- gelmiş geçmiş en iyi müzik klibi4
- iş kadını yazarlar6
- 22 27 32 35 yaş kadınlar 50 yaş erkek evliliği2
- meloş nerede sorunsalı5
- yaşlılığınız için insan biriktirin11
- bir bardak birayla saatlerce ağlamak2
- gocu bey meh meh bey birader4
- eğilirken eliyle göğüs dekoltesini kapatan kız12
- çok tanrılı dinlerde somut delil yokluğu6
- hoşgeldin pazartesi7
- kadın motorcunun yol kesip sürücüye saldırması4
- misafir ağırlamak2
- artık ulu sözlüğümüze fotoğraf atılabilmesi4
- ilişkilerde yapılan en büyük hatalar6
- 22 haziran 2026 uruguay yeşil burun adaları maçı6
- 2026 dünya kupası16
- ibrahim hacıosmanoğlu5
- ege waw3
- 22 haziran 2026 yeni zelanda mısır maçı2
- clydeless bonnie3
- 2026 dünya kupasında tutulan takım5
bu şehrin bir başka özelliği kedileri ile de ünlü olmasıdır. fakat yabancılar ile pek haşır neşir olmazlar. artistlik kanlarında var.
döner satışının yasaklandığı kent.
sulaktır.
rüya gibi bir şehir.
şehre arabayla giderseniz eğer arabayı şehrin girişinde bırakmak zorundasınız. otopark sorunu olur sanıyorsanız eğer istanbulla karıştırmayın adamların şehirden büyük otoparkları var. arabayı bırakın feribotlara doğru yürüyün.
feribottayken farkedeceğiniz en ilginç şeylerden biri bütün kamu araçlarının "bot" olduğudur. yanınızdan bir bot geçer üzerinde "ambulanza" yazar. başka bir tanesi geçer üstünde "polizia" yazar eblekleşirsiniz. bottan inersiniz san marco meydanına doğru yürürsünüz zaten burası venedikte görebileceğiniz en büyük meydandır. burda osmanlı atlarını falan fistanları görebilirsiniz. "ay ben kiliseleri çok severiiim" diyosanız eğer içine girin dolaşın, şahsen ben hiç girmedim bile.
san marco kilisesine arkanızı verin sağdaki ilk sokaktan içeriye dalın ufak bir köprünün üstüne geleceksiniz sol tarafınıza baktığınız zaman "aaa hardrak kafe laaan!" diyeceksiniz. gidin orda bişeyler için, önünde fotoğraf falan çekilin. mutlaka bir yerde sıcak çikolata için. ayakta içerseniz 4 euro oturarak içerseniz 8 euro verin de aklınız başınıza gelsin. ama üzülmeyin çünkü içtiğiniz en güzel sıcak çikolatalardan biri olacağından eminim.
sevgilinizle falan gittiyseniz eğer gondola falan binin. ben gittiğimde 80 euro falan istiyorlardı. gondolu süren adamlar karizmatik midir tartışılır ancak beşiktaşlı oldukları kesindir *
inanılmaz derecede güzel kızların hiçbirini kaçırmayın. "lan bunların yüzde doksanbeşi neden esmer ve renkli gözlü?" diye düşünmeden venediği terketmeyin. bir kaç tanesine mutlaka aşık olun.
kışın gitmek isteyeceğiniz bir şehir olmadığını kesinlikle unutmayın zira ben gittiğimde -8 dereceydi, fotoğraf çekmekten tiksindim. parmaklarım dondu lan.
şehre arabayla giderseniz eğer arabayı şehrin girişinde bırakmak zorundasınız. otopark sorunu olur sanıyorsanız eğer istanbulla karıştırmayın adamların şehirden büyük otoparkları var. arabayı bırakın feribotlara doğru yürüyün.
feribottayken farkedeceğiniz en ilginç şeylerden biri bütün kamu araçlarının "bot" olduğudur. yanınızdan bir bot geçer üzerinde "ambulanza" yazar. başka bir tanesi geçer üstünde "polizia" yazar eblekleşirsiniz. bottan inersiniz san marco meydanına doğru yürürsünüz zaten burası venedikte görebileceğiniz en büyük meydandır. burda osmanlı atlarını falan fistanları görebilirsiniz. "ay ben kiliseleri çok severiiim" diyosanız eğer içine girin dolaşın, şahsen ben hiç girmedim bile.
san marco kilisesine arkanızı verin sağdaki ilk sokaktan içeriye dalın ufak bir köprünün üstüne geleceksiniz sol tarafınıza baktığınız zaman "aaa hardrak kafe laaan!" diyeceksiniz. gidin orda bişeyler için, önünde fotoğraf falan çekilin. mutlaka bir yerde sıcak çikolata için. ayakta içerseniz 4 euro oturarak içerseniz 8 euro verin de aklınız başınıza gelsin. ama üzülmeyin çünkü içtiğiniz en güzel sıcak çikolatalardan biri olacağından eminim.
sevgilinizle falan gittiyseniz eğer gondola falan binin. ben gittiğimde 80 euro falan istiyorlardı. gondolu süren adamlar karizmatik midir tartışılır ancak beşiktaşlı oldukları kesindir *
inanılmaz derecede güzel kızların hiçbirini kaçırmayın. "lan bunların yüzde doksanbeşi neden esmer ve renkli gözlü?" diye düşünmeden venediği terketmeyin. bir kaç tanesine mutlaka aşık olun.
kışın gitmek isteyeceğiniz bir şehir olmadığını kesinlikle unutmayın zira ben gittiğimde -8 dereceydi, fotoğraf çekmekten tiksindim. parmaklarım dondu lan.
ingilizce konuşan kişi bulmakta zorlanılacak şehirdir. *
maskeleri nefistir. ve düzenli olarak bienal gerçekleştiren bir şehirdir. (bkz: venedik bienali)
maskeleri nefistir. ve düzenli olarak bienal gerçekleştiren bir şehirdir. (bkz: venedik bienali)
bizde olsa boklu dere diyip etrafını kale duvarı gibi öre ceğimiz yer. kilise ve manastırlar olmasa suya batmakta olan binaları görüp "eee bura batıyor, taşınsalarya" diyeceğiniz sıfatlandıramadığım yer. otoparkı (30 avro 2 saati) çok pahalı, feribot ondan pahalı hele no:1, salak satıcı tek yön bilet verir sam marcoda inersin meydanda dans eder ve salınırsın, birde pişmemiş italyan spagettisi yersin (19 avro) geri döneyim dediğinde bilet dırt eder. hayda birdaha 14 avro (iki kişi için) ver... yok yaaa taksiyle gideyim der gazino taksiye yönelirsin "götü boklu tekne" 14 avroluk yer için 60 avro ister. italyanca teşekkür eder türkçe söversin... ama ara sokaklarda gezmek aynı barcelona gotik mimarisi, alış veriş yapmak çok zevkli... gidene allah sabır versin... sıkıntılı yer...
tarihte osmanlı'nın sopasını en çok yiyen devletlerden birinn adı.
romantik felan olmayan şehirdir.tamamen reklam.gondollara binmek için önceden reservation yaptırmak gereken şehir.ayrıca ara sokakların birinde donmuş pizza alırken free kurdistan afişiyle karşılaşıp şaşırdığım şehir.
italyanın aşk ve romantizm dolu rüya şehri.müyhiş italyan mimarisini büyüleyci şekilde sergileyen kent.
her yıl bir kaç cm batıyormuş ve yok olmaya yaklaşıyor.
her yıl bir kaç cm batıyormuş ve yok olmaya yaklaşıyor.
ortak tarihimiz olmasına rağmen türkleri sevmezler venedik insanı.
vikipedi'ye göre kardeş şehirlerinden biri istanbul olan, güzel italyan şehri.
"öyle çok kanal var ki adamlar bina dikememiş dedirtir. casanova'nın evini görmek isterseniz de büyük hayalkırıklığı yaşatır. ha dünyanın en romantik şehirlerinden birine gitmişim, casanova'nın eviyle işim ne derseniz, susarım. olur da sap giderseniz bi meşgale oluyor. etraftaki öpüşen romantik çiftleri bir an olsun unutuyorsun ondan dedimdi.
gidenlerden lağam kokusuyla dolu bir yer oluğunu duyduktan sonra gözümde tüm romantikliğini yitirmiş olan şehirdir ne yazık ki. açıkcası hayallerimde daha farklıydı.
the tourist sayesinde kendisine olan aşkımın iyice depreştiği harika şehir. mimarisi ve atmosferi o kadar benzersizdir ki en öküz insan bile bu şehri birkaç saniyeliğine izleyerek en taşaklısından bir beste veya bir şiir yazabilir. umarım yakın bir zamanda kendisini ziyaret edebilirim.
pizza 16'nın bir pizza çeşitidir. içinde pizza sosu, mozarella peyniri, sucuk, mantar ve yeşil biber vardır.
the tourist filminde görüldüğü üzere insana buraya gel ve bir daha asla gitme diyen şehir.
şu an için içinde bulunduğum ve gondolcuların gerçekten karizmatik olduğu, bazı sistemlerine anlam veremediğim, eğer gelinecekse çok az eşya ile gelinmesi gereken şehir. aksi takdirde köprüler sizin başınıza bela oluyor. ilk başta rüya gibi gelen ama iki üç gün kaldıktan sonra insanı sıkan bir şehir. bir de buraya paran varsa geleceksin arkadaş.
tüm sokakları pardon nehirleri birbirinin aynısı olan şehir.harita yada gps alıp yanınıza yük etmeyin zaten her türlü kaybolacaksınız. ayrıca murano isimli camın meşhur olduğu ve insanların muranodan heykel bile yapmayı denediği şehir.
dar sokaklarında yürümekten büyük zevk aldığım, her köşesi tarih kokan, güzel italyan kenti.
ilginçtir ki, 12 ay boyunca turist ağırlamaktan sıkılan ve yorulan venedik insanları, artık turistleri istemiyorlar.
ilginçtir ki, 12 ay boyunca turist ağırlamaktan sıkılan ve yorulan venedik insanları, artık turistleri istemiyorlar.
yağmurlu bir günde, çok kısıtlı bir sürede gezmek zorunda kalınsa bile; sanki yıllardır kanal boylarında yaşıyormuşsun, daracık sokaklarında yürüyormuşsun hissini veren, sürekli öpüşen çiftleri gördüğün, sevgiline kartpostal göndermek için koştura koştura postanesini aradığın o sırada arkadaşlarını kaybettiğin ama kendini hiç yalnız hissetmediğin, çeşit çeşit maskeleriyle ünlü güzelim şehir.
Romantik bir şehirdir.
Hele geceleri çok güzel bir şehirmiş venedik...
Bu yaz gitmeyi düşündüğüm şehir.
Hele geceleri çok güzel bir şehirmiş venedik...
Bu yaz gitmeyi düşündüğüm şehir.
çok romantik bir şehirdir.
gezilecek fazla bir yeri yoktur. heryer birbirine benzer. 3 günden sonra sıkmaya başlar. Ulaşımı çok pahalıdır fakat teknelere binerken bilet kontrolü yapılmadığından türkler için gayet ucuzdur * 12 saatlik biletlerin fiyatı 18eurodur. ben gaflete düşüp bir tane aldım ve 12 saat boyunca her durakta inerek gezdim. sonraki gün kontrol olmadığı için bedava bindim teknelere. ayrıca tekneyle gitmek yerine heryere yürüyerek de gidilebilir. alışveriş cennetidir, yanınızda bir bayanla gidiyorsanız öncelikle bayanın kredi kartlarını ve tüm parasını elinden alıp öyle dolaşmaya çıkınız. rialto mercato durağı adından da anlaşılacağı üzere alışveriş mekanıdır ve diğer yerlere göre gayet ucuzdur. heryerde yemek yenir, tadı kötü olan bir yemeğe rastlamadım. fiyatları diğer italyan şehirlerine göre pahalı , roma ya göre oldukça ucuzdur. Benim gibi şubat ayında gideceklere en büyük tavsiyem yün içlik filan götürmeleridir, götüm dondu lafının ordan çıkma olduğuna inandırır insanı *
gezilecek fazla bir yeri yoktur. heryer birbirine benzer. 3 günden sonra sıkmaya başlar. Ulaşımı çok pahalıdır fakat teknelere binerken bilet kontrolü yapılmadığından türkler için gayet ucuzdur * 12 saatlik biletlerin fiyatı 18eurodur. ben gaflete düşüp bir tane aldım ve 12 saat boyunca her durakta inerek gezdim. sonraki gün kontrol olmadığı için bedava bindim teknelere. ayrıca tekneyle gitmek yerine heryere yürüyerek de gidilebilir. alışveriş cennetidir, yanınızda bir bayanla gidiyorsanız öncelikle bayanın kredi kartlarını ve tüm parasını elinden alıp öyle dolaşmaya çıkınız. rialto mercato durağı adından da anlaşılacağı üzere alışveriş mekanıdır ve diğer yerlere göre gayet ucuzdur. heryerde yemek yenir, tadı kötü olan bir yemeğe rastlamadım. fiyatları diğer italyan şehirlerine göre pahalı , roma ya göre oldukça ucuzdur. Benim gibi şubat ayında gideceklere en büyük tavsiyem yün içlik filan götürmeleridir, götüm dondu lafının ordan çıkma olduğuna inandırır insanı *
resim çekince, güzelliklerine odaklanınca çok güzel görünen şehir. ancak akşam olduğunda 2 büfe dışında açık hiç bir yer yoktur, sokaklarda çirkin fahişeler belirmeye başlar. herhangi bir açık tuvalet bulunmadığından gece dolaşan onca insan sağa sola işemektedir. etraf kirlenmiş ve bakımsızdır. çok güzel bir şehirdir ancak o filmlerdeki venedik değildir. keman akordeon eşliğinde gondola binen çiftler değil, teknelerle kıyıya yanaşan platinler görürsünüz daha çok. gece tavuk gibi erkenden yatan insanlar sabah saat 5 gibi kalkıp sokaklarda belirmeye başlarlar.
kısacası güzel bir şehirdir, ancak hayal edilen veya hakettiği gibi değil...
kısacası güzel bir şehirdir, ancak hayal edilen veya hakettiği gibi değil...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar