bugün
- mikrodalgaya sucuk koymak4
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı14
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması4
- sözlükte sürekli güzel kızların çaylak olması4
- mason greenwood'un galatasaray'a döşeyeceği boru5
- gecenin şiiri4
- brad pitt5
- sözlük yazarlarının tatlıları8
- çaylak olunca hissedilenler4
- mason greenwood5
- yazarların bildiği en kötü küfür4
- ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı7
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi23
- kezoların burada kibirlenmesi2
- tavsiye2
- tarhana içen kıroyla işim olmaz yürüü diyen kız4
- artı oy alma yolları3
- fenerbahçe'nin şampiyonlar ligi hasreti3
- fenerlilerin yine gaza gelmesi2
- yazın yorganla yatan insan2
- moderatörlere sesleniş5
- kalburunuza bastırır mısınız3
- anderson talisca3
- memduh bashgan14
- nihoşun ölümü16
- renault 9 broadway4
- ilginç rüyalar3
- güne bir türkü barcı bırak2
- aylık 440 bin lira iyi para mıdır sorunsalı4
- linux3
- arkadaşlar sizce ben ne kadar sapığım7
- gammaz çetesi çökertildi11
- tuba büyüküstün7
- çin'in abd'ye iha ihracatını yasaklaması11
- sevmediğiniz iki yazarın kavga etmesi3
- ergenlik dönemi2
- simko39
- insanlar2
- rambo ariel ortega8
- g'i l d'e d l'i l y3
- masklavi ve mel mel gibson'un birbirini artılaması11
- seri gizli artı oy veren melek5
- mohamed salah ghaly8
- yastığa sarılarak uyumak2
- asteğmen6
- emret komutanım ahmet başçavuş3
- gram altındaki şiddetli yükseliş3
- ev temizleyen erkek5
- fenerbahçe6
- yılmaz güney'in sömürgecilerin kucağına oturması7
sagopa kajmerin tavan yaptıran hislere ve sözlere sahip şarkısı
"koştugum bu yolda yarimi sonladim ve kocaman adama dondum.
sanma cok telaşliyim, durgunum biraz.
solgunum yuzum, bitkinim ufaklik.
sen de gel peşimden amma cok caliş!..
duvarda yazmaz her kural"
"koştugum bu yolda yarimi sonladim ve kocaman adama dondum.
sanma cok telaşliyim, durgunum biraz.
solgunum yuzum, bitkinim ufaklik.
sen de gel peşimden amma cok caliş!..
duvarda yazmaz her kural"
her okunduğunda hüzünlere gark eden orhan seyfi orhon şiiri. kırınız sonuncu itimadımı.. *
Dostlarım, toplanın öldüğüm zaman.
Riyayı o günlük bir yana atın.
Tutunuz tabutun bir kenarından,
Bir derin çukura beni fırlatın.
Kalınca büsbütün sizden uzakta,
Vücudum çürürken kara toprakta,
Uzanın rahatça sıcak yatakta,
Yaşamak gururu içinde yatın.
Yüz yüze getirmez bizi asırlar,
Meydana vurulsun saklanan sırlar,
Sayılsın şahsıma ait kusurlar,
Korkmayın, içine yalan da katın.
Anlayayım kimlermiş dost sandıklarım,
O muhabbetini kıskandıklarım,
Anlayayım ne boşmuş inandıklarım,
Şu yalan hayatı bana anlatın.
Dostlarım, anmayın artık adımı.
Siliniz gönülden eski yadımı.
Kırınız sonuncu itimadımı.
Ölünce bir daha beni aldatın.
Dostlarım, toplanın öldüğüm zaman.
Riyayı o günlük bir yana atın.
Tutunuz tabutun bir kenarından,
Bir derin çukura beni fırlatın.
Kalınca büsbütün sizden uzakta,
Vücudum çürürken kara toprakta,
Uzanın rahatça sıcak yatakta,
Yaşamak gururu içinde yatın.
Yüz yüze getirmez bizi asırlar,
Meydana vurulsun saklanan sırlar,
Sayılsın şahsıma ait kusurlar,
Korkmayın, içine yalan da katın.
Anlayayım kimlermiş dost sandıklarım,
O muhabbetini kıskandıklarım,
Anlayayım ne boşmuş inandıklarım,
Şu yalan hayatı bana anlatın.
Dostlarım, anmayın artık adımı.
Siliniz gönülden eski yadımı.
Kırınız sonuncu itimadımı.
Ölünce bir daha beni aldatın.
yumruk yersin yilma kalk, dayan!..
bu abi yerle cok sevi$ti.
du$mek hic ayip degil, kalkmasini bil!..
ve acele et $u gozya$ini sil!..
bu sözlerle beni her seferinde hayata bağlayan harika ötesi şarkı...
bu abi yerle cok sevi$ti.
du$mek hic ayip degil, kalkmasini bil!..
ve acele et $u gozya$ini sil!..
bu sözlerle beni her seferinde hayata bağlayan harika ötesi şarkı...
aziz nesin'in ayrıntılı bir sonistek yazısı olduğu biliniyordu. bu sonistek yazısının anma ile ilgili bölümü şöyle:
"gömülüşüm sırasında söylev verilmesini, dua edilmesini, anma konuşması yapılmasını, gömüldüğüm yere çiçek konulmasını ve bunlara benzer törensel işlemler yapılmasını istemiyorum. gömüldüğüm yerin mezar biçimine getirilmesini, oraya taş dikilmesini, mezar olduğunu belli eden herhangi bir işaret konulmasını, tümsek yapılmasını ve oraya sınır çekilmesini istemiyorum." (hürriyet 7.7.1995)
öte yandan nazım hikmet ran 'vasiyet' adlı şiirinde, anadolu'da bir köy mezarlığına gömülmek istediğini, üstüne de bir çınar ağacı dikilirse "taş maş" da istemediğini söylüyor... bu sözler, bu istek yeterince açık... fakat diriye de ölüye de pek fazla saygısı olmayan bir ortamda, nazım hikmet ran'ın mezarı konusunda tartışma ve polemikler, insanca anlamlarından giderek boşaltılmakta, güncel siyasetin kıskacına girmiş görünmektedir.
halk insanlarının mezar ziyaretlerinde dinsel-manevi anlamlar kadar, bu dünyaya dönük anlamlar, bu dünyadaki yaşamı zenginleştirici anlamlar ve amaçlar da vardır. aynı şeyi aydınlarımız için söyleyebilir miyiz? bir deneme yapalım: muhafazakar zatlardan kaç tanesi, sözgelimi mehmet akif ersoy'un mezarının yerini biliyor ve bu mezarı sadece ideolojik amaçlarla değil insanca duygularla da ziyaret etmiştir? aynı soruyu, birçok şairimizin, yazarımızın, düşünce ya da siyaset insanımızın (kimileri çoktan kaybolmuş) mezarlarıyla ilgili olarak, sağda olmayan zatlara da yöneltebiliriz. (sözgelimi, reşat nuri güntekin'in mezarının nerede olduğunu bilenimiz var mı?) kendimize bu soruları sorabildiğimiz ve yanıtlarını verebildiğimiz bir toplumsal düzeye gelindiğinde, nazım hikmet ran'ın 'vasiyet'inin yerine getirilmesi güç olmayacaktır...
"gömülüşüm sırasında söylev verilmesini, dua edilmesini, anma konuşması yapılmasını, gömüldüğüm yere çiçek konulmasını ve bunlara benzer törensel işlemler yapılmasını istemiyorum. gömüldüğüm yerin mezar biçimine getirilmesini, oraya taş dikilmesini, mezar olduğunu belli eden herhangi bir işaret konulmasını, tümsek yapılmasını ve oraya sınır çekilmesini istemiyorum." (hürriyet 7.7.1995)
öte yandan nazım hikmet ran 'vasiyet' adlı şiirinde, anadolu'da bir köy mezarlığına gömülmek istediğini, üstüne de bir çınar ağacı dikilirse "taş maş" da istemediğini söylüyor... bu sözler, bu istek yeterince açık... fakat diriye de ölüye de pek fazla saygısı olmayan bir ortamda, nazım hikmet ran'ın mezarı konusunda tartışma ve polemikler, insanca anlamlarından giderek boşaltılmakta, güncel siyasetin kıskacına girmiş görünmektedir.
halk insanlarının mezar ziyaretlerinde dinsel-manevi anlamlar kadar, bu dünyaya dönük anlamlar, bu dünyadaki yaşamı zenginleştirici anlamlar ve amaçlar da vardır. aynı şeyi aydınlarımız için söyleyebilir miyiz? bir deneme yapalım: muhafazakar zatlardan kaç tanesi, sözgelimi mehmet akif ersoy'un mezarının yerini biliyor ve bu mezarı sadece ideolojik amaçlarla değil insanca duygularla da ziyaret etmiştir? aynı soruyu, birçok şairimizin, yazarımızın, düşünce ya da siyaset insanımızın (kimileri çoktan kaybolmuş) mezarlarıyla ilgili olarak, sağda olmayan zatlara da yöneltebiliriz. (sözgelimi, reşat nuri güntekin'in mezarının nerede olduğunu bilenimiz var mı?) kendimize bu soruları sorabildiğimiz ve yanıtlarını verebildiğimiz bir toplumsal düzeye gelindiğinde, nazım hikmet ran'ın 'vasiyet'inin yerine getirilmesi güç olmayacaktır...
bir nazım hikmet şiiri...
yoldaşlar, nasip olmazsa görmek o günü,
ölürsem kurtuluştan önce yani,
alıp götürün
anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni.
hasan beyin vurdurduğu
ırgat osman yatsın bir yanımda
ve çavdarın dibinde toprağa çocuklayıp
kırkı çıkmadan ölen şehit ayşe öbür yanımda.
traktörlerle türküler geçsin altbaşından mezarlığın,
seher aydınlığında taze insan, yanık benzin kokusu,
tarlalar orta malı, kanallarda su
ne kuraklık, ne jandarma korkusu.
biz bu türküleri elbette işitecek değiliz,
toprağın altında yatar upuzun,
çürür kara dallar gibi ölüler,
toprağın altında sağır, kör, dilsiz.
ama bu türküleri söylemişim ben
daha onlar düzülmeden,
duymuşum yanık benzin kokusunu
traktörlerin resmi bile çizilmeden.
benim sessiz komşulara gelince,
şehit ayşe'yle ırgat osman
çektiler büyük hasreti sağlıklarında
belki de farkında bile olmadan
yoldaşlar, ölürsem o günden önce yani,
-öyle gibi de görünüyor-
anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni
ve de uyarına gelirse,
tepemde bir de çınar olursa
taş maş da istemez hani.
yoldaşlar, nasip olmazsa görmek o günü,
ölürsem kurtuluştan önce yani,
alıp götürün
anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni.
hasan beyin vurdurduğu
ırgat osman yatsın bir yanımda
ve çavdarın dibinde toprağa çocuklayıp
kırkı çıkmadan ölen şehit ayşe öbür yanımda.
traktörlerle türküler geçsin altbaşından mezarlığın,
seher aydınlığında taze insan, yanık benzin kokusu,
tarlalar orta malı, kanallarda su
ne kuraklık, ne jandarma korkusu.
biz bu türküleri elbette işitecek değiliz,
toprağın altında yatar upuzun,
çürür kara dallar gibi ölüler,
toprağın altında sağır, kör, dilsiz.
ama bu türküleri söylemişim ben
daha onlar düzülmeden,
duymuşum yanık benzin kokusunu
traktörlerin resmi bile çizilmeden.
benim sessiz komşulara gelince,
şehit ayşe'yle ırgat osman
çektiler büyük hasreti sağlıklarında
belki de farkında bile olmadan
yoldaşlar, ölürsem o günden önce yani,
-öyle gibi de görünüyor-
anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni
ve de uyarına gelirse,
tepemde bir de çınar olursa
taş maş da istemez hani.
vasiyet
son günüm olmasın dostum, çelengim, top arabam;
alıp beni götürsün, tam dört inanmış adam...
(1939)
necip fazıl kısakürek.
son günüm olmasın dostum, çelengim, top arabam;
alıp beni götürsün, tam dört inanmış adam...
(1939)
necip fazıl kısakürek.
"takma kendimden can sıkıntım
önceden beridir bir ölüm takıntım..."
sözleriyle beni yerden yere vuran sagopa kajmer eseri.
önceden beridir bir ölüm takıntım..."
sözleriyle beni yerden yere vuran sagopa kajmer eseri.
ikinci dereceden bir akrabanız 30 trilyon bir miras bırakarak dünyadan ayrıldığında, dünyaya bakışınızı alt üst edebilecek bir şeymiş, ha bu arada zenginin malı, züğürdün çenesini cidden yoruyormuş ha. yok bana kalsa şöyle yerim, böyle yerim, adamın ölmesinden çok banka limitlerinin konuşulması da ayrı bir fecaat da 30 trilyon yani boru değil. *
bir sadri alışık şiiri :
benim mezarım
deniz kenarında olmalı
kıyı kıyı yosun bitmeli
yeller esmeli sular akmalı
kuşlar değil
balıklar su içmeli mermer taşımdan
başımda düşümde hep bir deniz
düüt düüt şirket vapurları
yandan çarklı pervanesiz
benim bütün mirasım
istanbul olmalı
kabristanımsa deniz..
benim mezarım
deniz kenarında olmalı
kıyı kıyı yosun bitmeli
yeller esmeli sular akmalı
kuşlar değil
balıklar su içmeli mermer taşımdan
başımda düşümde hep bir deniz
düüt düüt şirket vapurları
yandan çarklı pervanesiz
benim bütün mirasım
istanbul olmalı
kabristanımsa deniz..
Bir elizabeth adler kitabı.
tek taraflı hukuki işleme örnek teşkil eder.
vasiyet etmek istedim sarkılarımı kızıma en sonunda kedimi buldum şarjörü doldurdum.
` her seyi bildigim icin vasiyetimde tek bir cümle olacakti:
" beni yüzüstü gömün. cünkü yeterince gördüm! " ´ *
" beni yüzüstü gömün. cünkü yeterince gördüm! " ´ *
türkçe rap'in zirvesi.
2005'te kral tv müzik ödüllerinde en iyi klib ödülünü alan parça.
gerçek sagopa kajmer'in nadide bir sanat eseri. şimdilerde çok bozdu bu adam malesef.
hip hop, rap gibi şeylerden pek anlamayan ve hazzetmeyen biri olarak üniversite yıllarında evde ne zaman kral tv yi açsam bu şarkıya rasgeldiğimde sesini sonuna kadar açardım.
sadece fonda değişen ırak savaşı fotoğrafları ve şarkının içerdiği kelimeler bile etkilemişti beni.
ırak savaşı ve çocuklar
--spoiler--
koştuğum bu yolda yarımı sonladım ve kocaman adama döndüm
sanma çok telaşlıyım, durgunum biraz, solgunum yüzüm, bitkinim ufaklık
sen de gel peşimden amma çok çalış
duvarda yazmaz her kural
yumruk yersin yılma kalk, dayan
bu abi yerle çok sevişti
düşmek hiç ayıp değil, kalkmasını bil
ve acele et şu gözyaşını sil
--spoiler--
sadece fonda değişen ırak savaşı fotoğrafları ve şarkının içerdiği kelimeler bile etkilemişti beni.
ırak savaşı ve çocuklar
--spoiler--
koştuğum bu yolda yarımı sonladım ve kocaman adama döndüm
sanma çok telaşlıyım, durgunum biraz, solgunum yüzüm, bitkinim ufaklık
sen de gel peşimden amma çok çalış
duvarda yazmaz her kural
yumruk yersin yılma kalk, dayan
bu abi yerle çok sevişti
düşmek hiç ayıp değil, kalkmasını bil
ve acele et şu gözyaşını sil
--spoiler--
yakın bir zamanda öleceğine inanan kişinin, ölmeden önce söylediği, öldükten sonra yapılmasını istediği şeylerdir. mesela ben okyanusa gömülmek istiyorum. okyanusun dibindeki toprağa gömsünler lan beni. öyle istiyorum.
nalları dikmeye ramak kalayken yaşlılarca yazılan mektup. canıms
Bi kac bir seyim var.. hastaliktan ölüyorum. Cok ihtiyaci olan fakir yazarlara bırakmayi dusunuyorm.
sagopa kajmer in resmen aştığı şarkıdır.
sözsüz versiyonu da pek hoş olan şarkı.
Geçen uzun yıllar a rağmen dinlediğim eser.
bir sagopa kajmer klasiğidir.
şarjorü doldurduuuum yav yav yav kısmı trans noktası olan şarkı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar