bugün
- kuran da namazın olmaması5
- göbekli tepe6
- sabah gözünü kahve sigarayla açanlar8
- alkolsüz bira içen müslüman5
- ehl i sünnet3
- gey biraderler bey gibi gey biraderlerdir12
- macron koşacak diye park kapatan akepe35
- atatürk'ün abartılmış bir lider olması3
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen6
- huzur islamda2
- are you iran5
- ehli sünnet hocalar2
- kadın ürolog olmaması4
- ona bir şey söyle17
- inanmayabilirsin ama saygı duymak zorundasın6
- magnezyum4
- deniz göktaş34
- nasıl birisiniz13
- bir birader bir biradere gel bira içelim demiş2
- 9 temmuz 20264
- söyleyecek çok şeyi olduğu halde konuşmayan insan3
- dağa çıkacaklara tavsiyeler4
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması34
- akp bitince ne olacak23
- anın görüntüsü11
- farkındalığı yüksek olan bireylerin yalnızlaşması7
- fransız kadının pakistan daki 12 yıllık esareti2
- sözlükteki teyzeler2
- kucağa almak2
- istanbul da ev kiraları2
- fusya semsiyeli yabanci17
- ekrem imamoğlu11
- mustafa öztürk2
- oruç açı anlamak içinse açlar neden oruç tutar11
- aselsan satılırsa8
- tefsiriyle okusak ülkenin yarısı dinden çıkar11
- japon hatunlar mı çinli hatunlar mı6
- boşanmak2
- arkadaşlar lütfen bilgi içerikli entry girelim12
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın21
- ölümün en iyi tanımı17
- sevişirken dinlenecek şarkılar6
- sözlük hatunlarının nefsimi kabartması sorunsalı11
- yarın sözlükteki incelleri tokatlayacak olmak6
- yazılımcı erkeklerin yakışıklı olmaması8
- kol saati takmanın anlamsızlığı15
- dış görünüşün her şey olduğu gerçeği5
- ciguli kral20
- otel odasında ölü bulunmak12
- cd devrinin bitmesi16
açıp açıp tekrar izlenesi film. bir şey çok etkiliyor ama çözemedim. sözleri çok derinden etkiliyor. vurucu.
ayrıca sakın ola, türkçesini izlemeyin. bir filmin içine ancak bu kadar sıçılır, sıçtım kaldım doğrusu.
ayrıca sakın ola, türkçesini izlemeyin. bir filmin içine ancak bu kadar sıçılır, sıçtım kaldım doğrusu.
alt yazili izlenmesini siddetle tavsiye ettigim bas yapittir. v'nin o her cumlesindeki siirsellik -ve tabii ki ingiliz aksaninin sanatsalligi- filme baska bir tad baska bir keyif veriyor. hele evey ile tanisirken kurdugu ve neredeyse hey kelimesi v ile baslayan cumle sonlarina dogru allah allah nidalari attiriyor insana. zeitgeists ile ard arda izlenmesi pek tavsiye edilmez. yoksa kendinizi beyaz saraya metro hatti doseyip patlatma hayalleri kurarken bulabilirsiniz*.
v harfi hiç bu kadar seksi söylenmemişti.
Bazı şeylerin aslında mümkün olduğunu ve bunun tamamen bizim elimizde olduğunu gözler önüne seren bir filmdir.
izlediğim andan itibaren kanımı hareketlendiren, ateşlendiren; zihnimi ise duman eden film. sonu cok dramatiktir. Verdiği mesajlarla deprem etkisi yaratmıştır.
28. uluslararası istanbul film festivali kapsamında bu ak$am son kez yeni rüya sinemasında gösterimi yapılacak olan $aheser niteliğindeki film.*
türkçe dublajının orjinal halinden çok çok daha başarılı olduğu, ulen ben bu v'yi bir yerden tanıyorum diye düşündüren sonra erkan serçe lan bu diye düşündüren, kişide anarşik duyguları hareketlendiren, natalie hanım kızımızın her haliyle taş mertebesinde olduğunu bir kez daha gösteren, izlemeyenin çok şey kaybettiği film. yalnız koca ingiltere'de sadece tek kanalın izlenmesi de ayrı bir konudur neyse.
--spoiler--
v: sana bi hediyem var evey ama onu vermeden önce senden son bir şey isticem.
evey: tabi.
v: benimle dans eder misin?
evey: dans mı hem de tam devrim gecesinin öncesinde?
v: danssız bir devrim yapılmaya değmez.
--spoiler--
--spoiler--
kel adam: neden ölmüyorsun?
v: bu maskenin ardında etten fazlası var kel adam*. bu maskenin altında bir fikir var ve fikirlere kurşun işlemez.
--spoiler--
edit: imla.
--spoiler--
v: sana bi hediyem var evey ama onu vermeden önce senden son bir şey isticem.
evey: tabi.
v: benimle dans eder misin?
evey: dans mı hem de tam devrim gecesinin öncesinde?
v: danssız bir devrim yapılmaya değmez.
--spoiler--
--spoiler--
kel adam: neden ölmüyorsun?
v: bu maskenin ardında etten fazlası var kel adam*. bu maskenin altında bir fikir var ve fikirlere kurşun işlemez.
--spoiler--
edit: imla.
Son dönemin en şirin ideolojik filmi. (bkz: şirinler)
cumhuriyet mitinglerini izlediğim de aklıma gelen film.
cumhuriyet mitinglerini düzenleyenlerde de mevcut olan faşizan felsefenin eleştirildiği film.
"Yer altında olduğumuzu biliyorsun...taşların rengini de.." Bir film karakteridir ki, söylediği hiçbir söz boş değildir, o Vendetta'dır, Babadır...Büyüktür!
Hiçbir repliği senaryo doldurmak için yazılmamış olan filmdir. Ancak 5'in katları kadar izlemiş olmama rağmen V'nin kör olup olmadığı sorusuna açıklık getiremedim. Zira V'nin yüzüne zoom yapıldığı sahnelerde maskede gözler için delik bulunmadığını açıkça görebiliyoruz ayrıca adli tabibin günlüğünde yazdığı üzere V'nin gözlerini göremediğini ancak ona baktığını hissedebildiği söyleniyor. Bir diğer husus, dedektif Finch'le eski bir ajanın isim ve kılığında yaptığı konuşmada körlerin kullandığı değneklerden görüyoruz elinde. Bütün bu fikirlere karşın filmin başında maskeyi taktığı sırada göz kısımlarının delik olduğunu görebiliyoruz. *
çoğu gencin götünden anlayarak anarşist olduğu film. anarşizmin filmde amaç değil araç olduğunu anlayamamış gençlerdir, biri şunlara anlatsındır.
edit: ayrıca dehşet filmdir. izlemeyen kalmasın
edit: ayrıca dehşet filmdir. izlemeyen kalmasın
Kafamı kurcalayan çok şeyin bulunduğu filmdir.Evet uzun incelemelerden sonra başroldeki V karakterinin aslında kör olduğuna kanaat getirdim. Eğer ki değilse kesinlikle çekim hatası falan bu.
http://img216.imageshack.us/img216/3509/korolmbu.jpg
http://img25.imageshack.u...25/5929/nerdebugozler.jpg
http://img9.imageshack.us/img9/148/ahandagozler.jpg
http://img216.imageshack.us/img216/3509/korolmbu.jpg
http://img25.imageshack.u...25/5929/nerdebugozler.jpg
http://img9.imageshack.us/img9/148/ahandagozler.jpg
çizgi romandaki vurucu laflar filmde olmadığı için film, yazar alan moore tarafından kabul görmemiştir.
güzel bir film.
iyi tarafları fazla. ancak eleştirilecek tarafları da var.
öncelikle dikkatli izleyiciler için, bu kadar özenle kurgulanmış filmlerde en ufak hataların dahi göze battığını belirtmek lazım. filmin bütününe kötü dedirtmeyecek ama olmasaymış iyi olurmuş denecek cinsten hatalar var.
bir kısmı yukarıdaki yazılarda anlatılmış.
filmin sonunda o kadar maskeli adamın çıkması hoş olmamış. v'nin böyle bir organizasyon çabası yok. evet halkın uyanmasını istiyor ama şu tarihte şuraya gelin gibi bir çağrı yok. faşizan bir devlette, o kadar maskenin imalatı ve sipariş süreci dahi derhal dikkati çekecek, sert tepkiyle karşılaşacak bir durumken, adamların sağ salim orada zuhur etmesi yanlış olmuş. Bu açıdan film, bizim tanzimat dönemi romanlarına benzemiş.
yanlış olmuş derken, adamlar bunun üzerinde kafa yormamışlar. atladıkları bir şey değil yani. sen bu ayrıntıyı boşver, ana fikre bak diyorlar. bu düşünce yanlış işte. ana fikri anladık, kafamıza vurmanıza gerek yok. detaylarıyla da ilgilenecek kapasitemiz var.
gelelim şu anarşi meselesine. evet bir felsefesi, bir komplo teorisi var. bir miktar aforizma ile desteklenmiş. ama bu aforizmaların hepsini toplasanız bile bir manifesto çıkmıyor malesef. anarşizmin temel sorunlarından biri, sadece yıkmak ve başkaldırmak üzerine kafa yormasıdır. henüz dünyada bir alternatif medeniyet yaratabilmiş bir anarşist hareket yok.
daha derin bir ironiden bahsetmek gerekirse; devrim her zaman ötekine büyük nefretle beslenir ve başarıya ulaştığı zaman bu büyük nefret iktidarın gücüyle yeni bir faşizme yol açar. (bakınız, bolşevik devrimi)
filmde olmamış dediğim bir konu, aşk meselesi. bu konu biraz derin bir mevzu.
Namık Kemal intibah'ın önsözünde; "Ancak bu faydalı bilgileri okuyuculara kuru kuruya vermemek için, tiyatro eserinde olduğu gibi, romanda da aşkın cazibesinden faydalanmak gerekir" diyordu. Aşk meselesi bu filmde böyle bir rol üstlenmiş. Bence gerek yoktu.
üstelik, bu aşk, v'yi kahraman olmak durumundan son anda sıradan bir kan davası güden adam derecesine indiriyor. Bir insan, ancak şahsi kavgasından aşkı uğruna vazgeçebilir. üstelik o kadar yaklaşmışken. bir ülkeyi özgürleştirmek, faşist bir yönetimi devirmek isteyen bir adam, bundan bir aşk yüzünden vazgeçemez. işte bu, mazereti olmayan bir ihanettir: gerçeğin farkında olup, gücü yetecekken bunu yapmamak!
öyleyse filmin kahramanı, bizzat kendisine yapılandan yola çıkıp topyekün bir kurtuluş mücadelesinin felsefesini oluşturan bir adam olmuyor. bilakis, kendinen yola çıkıp, intikamını alan bir ilkel kan davası sahibine dönüşüyor. illa da aşk olacaksa eğer, ölümü yenen kıza, metroya birlikte binmeyi teklif edebilir, kız da kabul edebilirdi. böylesi daha etkileyici olurdu.
v'nin vurulduğu sahne de gerçeklik bakımından özenilmemiş bir sahne. çok fazla kurşun altında kalıyor ama hepsi de vücuduna isabet ediyor. kolu, bacakları, kafası bu kurşunlardan isabet almıyor. yine filmin bütününün güzelliğini gölgelemez ama daha kuvvetli illiyet bağlarıyla kurulsaymış daha güzel olurmuş.
bunun gibi bir çok eksik, hata, yorum bildirilebilir. son söz olarak,
asla sıradan bir film değil. onun için birden fazla izlemek gerekir. hatta belki üstüne gidip, atıf yaptığı kişiler, olaylar, semboller üzerinde bir miktar okuma yapmak da keyifli olabilir.
iyi tarafları fazla. ancak eleştirilecek tarafları da var.
öncelikle dikkatli izleyiciler için, bu kadar özenle kurgulanmış filmlerde en ufak hataların dahi göze battığını belirtmek lazım. filmin bütününe kötü dedirtmeyecek ama olmasaymış iyi olurmuş denecek cinsten hatalar var.
bir kısmı yukarıdaki yazılarda anlatılmış.
filmin sonunda o kadar maskeli adamın çıkması hoş olmamış. v'nin böyle bir organizasyon çabası yok. evet halkın uyanmasını istiyor ama şu tarihte şuraya gelin gibi bir çağrı yok. faşizan bir devlette, o kadar maskenin imalatı ve sipariş süreci dahi derhal dikkati çekecek, sert tepkiyle karşılaşacak bir durumken, adamların sağ salim orada zuhur etmesi yanlış olmuş. Bu açıdan film, bizim tanzimat dönemi romanlarına benzemiş.
yanlış olmuş derken, adamlar bunun üzerinde kafa yormamışlar. atladıkları bir şey değil yani. sen bu ayrıntıyı boşver, ana fikre bak diyorlar. bu düşünce yanlış işte. ana fikri anladık, kafamıza vurmanıza gerek yok. detaylarıyla da ilgilenecek kapasitemiz var.
gelelim şu anarşi meselesine. evet bir felsefesi, bir komplo teorisi var. bir miktar aforizma ile desteklenmiş. ama bu aforizmaların hepsini toplasanız bile bir manifesto çıkmıyor malesef. anarşizmin temel sorunlarından biri, sadece yıkmak ve başkaldırmak üzerine kafa yormasıdır. henüz dünyada bir alternatif medeniyet yaratabilmiş bir anarşist hareket yok.
daha derin bir ironiden bahsetmek gerekirse; devrim her zaman ötekine büyük nefretle beslenir ve başarıya ulaştığı zaman bu büyük nefret iktidarın gücüyle yeni bir faşizme yol açar. (bakınız, bolşevik devrimi)
filmde olmamış dediğim bir konu, aşk meselesi. bu konu biraz derin bir mevzu.
Namık Kemal intibah'ın önsözünde; "Ancak bu faydalı bilgileri okuyuculara kuru kuruya vermemek için, tiyatro eserinde olduğu gibi, romanda da aşkın cazibesinden faydalanmak gerekir" diyordu. Aşk meselesi bu filmde böyle bir rol üstlenmiş. Bence gerek yoktu.
üstelik, bu aşk, v'yi kahraman olmak durumundan son anda sıradan bir kan davası güden adam derecesine indiriyor. Bir insan, ancak şahsi kavgasından aşkı uğruna vazgeçebilir. üstelik o kadar yaklaşmışken. bir ülkeyi özgürleştirmek, faşist bir yönetimi devirmek isteyen bir adam, bundan bir aşk yüzünden vazgeçemez. işte bu, mazereti olmayan bir ihanettir: gerçeğin farkında olup, gücü yetecekken bunu yapmamak!
öyleyse filmin kahramanı, bizzat kendisine yapılandan yola çıkıp topyekün bir kurtuluş mücadelesinin felsefesini oluşturan bir adam olmuyor. bilakis, kendinen yola çıkıp, intikamını alan bir ilkel kan davası sahibine dönüşüyor. illa da aşk olacaksa eğer, ölümü yenen kıza, metroya birlikte binmeyi teklif edebilir, kız da kabul edebilirdi. böylesi daha etkileyici olurdu.
v'nin vurulduğu sahne de gerçeklik bakımından özenilmemiş bir sahne. çok fazla kurşun altında kalıyor ama hepsi de vücuduna isabet ediyor. kolu, bacakları, kafası bu kurşunlardan isabet almıyor. yine filmin bütününün güzelliğini gölgelemez ama daha kuvvetli illiyet bağlarıyla kurulsaymış daha güzel olurmuş.
bunun gibi bir çok eksik, hata, yorum bildirilebilir. son söz olarak,
asla sıradan bir film değil. onun için birden fazla izlemek gerekir. hatta belki üstüne gidip, atıf yaptığı kişiler, olaylar, semboller üzerinde bir miktar okuma yapmak da keyifli olabilir.
filmin ana karakteri "V" nin tüm replikleri anlamlı, izlendikten sonra üzerine düşünülüp tekrar izlenmesi gereken film.
mutlaka izlemesi gereken mümkenmel bir film olmakla beraber bir devrim filmidir de aslında.
izlediğinizde sadecee görüntülerden keyif alınıp ayrılabileceğiniz gibi biraz bilgiyle düşünerek daha da güzel anlamlar yükleyebileceğiniz ve sonra tekrar izleyip ben bunu böyle düşünmemiştim diyebileceğiniz bir filmdir.
Blue-Ray ile bilrikte Türkiye'de tekrar çıkması da boşuna değil.
Blue-Ray ile bilrikte Türkiye'de tekrar çıkması da boşuna değil.
bir sinema severin kaçımayacağı türden bir film. Ülkedeki radikal sağ iktidarı ve onların baskıcı zulmünü 6 yaşında bir çocuğun bile anlayabileceği şekilde net açıklamışlardır. Film, günümüzü değil geleceği konu alır. Filmin yazarını bilmiyorum ama kuvvetlle muhtemel george orwell'ın 1984 kitabından esinlenmiş. ileride devlet, halkı dinleyecek ve görüntüleyecek, her yerde kameralar olacak attığımız her adım takip altına alınacak önermelerini güzelce anlatmışlar. o günler çok da uzak değil aslında, günümüzde kameralar ve ses sistemleriyle bizi dinlemiyorlar daha gelişmiş ve kolay yöntemlerle bizi takip altına alıyorlar. En basit örneğinden kredi kartları.. Kredi kartlarının üstündeki çiplerle bizi kolayca takip edebilirler, ne aldığımızı ne tükettiğimizi, demografik ve psikografik yapımızı kolayca çıkarabilirler. Konudan sapmadan şunu diyebilirim ki 'izle'..
Bu arada filmin sonu ayrı bir zevk. insan hemen düşünüyor ''ben de mi yapsam lan..?''
Bu arada filmin sonu ayrı bir zevk. insan hemen düşünüyor ''ben de mi yapsam lan..?''
son zamanlarda izlemiş olduğum en güzel film.
mükemmel konu işleyişi, müzikleri, oyuncuları, fikirlerin ve umutların ön planda olduğu etkileyici bir film.
verilen bir çok mesaj vardır ancak en dikkat çekicisi;
- neden ölmüyorsun sen?
- bu maskenin altında bir etten daha fazlası var, bir fikir var ve unutma fikirlere kurşun işlemez.
olmuştur kanaatimce.
ve elbette ki;
- remember remember fifth of november.
mükemmel konu işleyişi, müzikleri, oyuncuları, fikirlerin ve umutların ön planda olduğu etkileyici bir film.
verilen bir çok mesaj vardır ancak en dikkat çekicisi;
- neden ölmüyorsun sen?
- bu maskenin altında bir etten daha fazlası var, bir fikir var ve unutma fikirlere kurşun işlemez.
olmuştur kanaatimce.
ve elbette ki;
- remember remember fifth of november.
Film boyunca maskesini hiç çıkarmayan Hugo Weavingin ruhunuzu titreten ses tonu maskenin altındaki insanı merak etmenize sebep olsa da, Vnin bir insandan çok bir fikrin sembolu olduğunu daha iyi anlamanızı sağlıyor...
herkesin mutlaka izlemesinin gerekli olduğu, yapılmış en etkileyici filmlerden biridir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar