bugün
- sözlükteki ilişki skandalı21
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı31
- diamond bosphorus denince akla gelenler39
- gokyuzunun silinen rengi3
- keşke geri dönse dediğiniz yazarlar16
- arkadaşlar ben ölsem üzülür müsünüz13
- keko bir erkek tarafından sevilmek16
- çok kötü ve kırgın hissettiğinizde ne yapıyorsunuz13
- bu saatte uyumayan yazarlar9
- anın görüntüsü25
- müge anlı ve esra erol gittikten sonra atv10
- dişçi olmak ergen olmaya engel mi9
- filistin54
- gilded'in iyi bir insan olduğu gerçeği8
- uludağ sözlükte birbirleriyle çıkan yazarlar10
- her şey yolundaysa ve mutluysanız ne yapıyorsunuz7
- camın başında oturup karı kız kesen tip6
- sözlüğün ne güzel kız yazarı12
- bana onu sormayin32
- en iyi kadir inanır filmi9
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen29
- şu an sahip olduğunuz sosyal uygulamalar6
- kim jong un'a darbe yapmak2
- ne kadar yaşlısın22
- ehliyetsiz araba kullanmak4
- yazarların ilk arabası10
- para mı saygınlık mı6
- bu nasıl bir gün resmen bitti amk4
- macron adamdır14
- kartoncu ibnesi4
- antipanik'in sözlüğe vedası4
- karton toplayan piç4
- silvermist16
- gece sohbet edilecek meslek grupları4
- joseph shomolo kuschca8
- tenha bir bar bulup barmenle sohbet etmek4
- aşkın güzellikle alakasının olmaması5
- hay senin 31 vardı öldü mü4
- et döner dürüm3
- royall stars5
- fait bey saik bey asabiyanik biraderdir8
- en sevdiğiniz seks pozisyonu nedir anketi7
- uludağ sözlük yönetimini protesto ediyoruz7
- hımm ok5
- usame erdoğan2
- marmaris3
- sözlükteki fiziği güzel yazarlar3
- gelinim mutfakta final yaptıktan sonra kanal d4
- sophie dee'nin memeleri5
- yogartiksen15
bir sözlük yazarı *
bir de dünya turu yapan teknenin adı...
bir de dünya turu yapan teknenin adı...
osman-zuhal atasoy ciftinin dunyayi gezdigi teknelerinin ve bu geziyi anlatan televizyon programinin ismidir.
(bkz: uzak)
arkasında aynen şöyle yazan bir can dündar kitabı..
ah! yollara çıkmak lazım şimdi...
geride tükenmez krizler, nafile rutünler, virane ilişkiler bırakarak
yelkenleri şişirmek lazım...
doldurup bavula ertelenmiş coşkuları, rüzgarları sırtlamak, martıların
peşine düşüp asfalt bilmez topraklara koşmak lazım...
serseri bir şişede imzasız bir mektup olup
meçhul kıyılara vurmak lazım..
kış bastırdıkça baharın izini sürmek lazım...
unutulmuş paslı bir hançer gibi çekilmek kınından ve yollara
sürtündükçe yeniden bilenip ışımak lazım...
ah! gökten yıldız yağıyordur oralarda;
dallar hazdan kırılıyordur.
şimdi uzaklarda olmak lazım...*
ah! yollara çıkmak lazım şimdi...
geride tükenmez krizler, nafile rutünler, virane ilişkiler bırakarak
yelkenleri şişirmek lazım...
doldurup bavula ertelenmiş coşkuları, rüzgarları sırtlamak, martıların
peşine düşüp asfalt bilmez topraklara koşmak lazım...
serseri bir şişede imzasız bir mektup olup
meçhul kıyılara vurmak lazım..
kış bastırdıkça baharın izini sürmek lazım...
unutulmuş paslı bir hançer gibi çekilmek kınından ve yollara
sürtündükçe yeniden bilenip ışımak lazım...
ah! gökten yıldız yağıyordur oralarda;
dallar hazdan kırılıyordur.
şimdi uzaklarda olmak lazım...*
Ülker Köksal'ın içinde gençlerin yaşadığı sorunlara çok başarılı ve itinalı bir şekilde parmak bastığı muhteşem tiyatro eseri...
(eserin içinde geçen ve esere adını veren tirad)
"kırmızı bir gemiydi.
beyaz yelkenleri vardı. üç tane. biri büyük ötekiler küçük.
çocuk parkındaki küçük havuzda okyanuslar aşar, kıtalardan kıtalara giderdim gemimle.
bekçi izin vermezdi gemimi yüzdürmeme. kızardı. niçin yasaktı bilimiyorum. bekçiden korkardım.
o gün bekçi hiç yoktu ortalıklarda.
gemimi yüzdürmeye başladım.
rüzgarın hafif esintisi fırtına, küçük su kıpırtıları okyanus dalgaları, kuru dallar yapraklar düşman gemileri oldu.
gemim tam güney amerikalı yerlilerle güney afrikalı zenciler arasında ilerlerken birden bekçinin çizmelerini fark ettim.
gemim havuzun ortasından bekçiye doğru ilerliyordu.
artık yapılacak hiçbir şey yoktu. gemimi kurtaramazdım. bekçi gemimi aldı. bir daha da geri vermedi.
ne yaptımsa işe yaramadı.
parktakilerden hiçbiri benden yana çıkmadı.
ilgilenmediler bile.
çünkü haksızlıkların en kolayı bir çocuğa yapılanıdır.
gemimin adı UZAKLAR'dı.
benim alıp uzaklara götürdüğü için bu ismi vermiştim ona.
başka hiç gemim olmadı.
artık hiçbir gemi beni alıp uzaklara götüremezdi çünkü..."
(eserin içinde geçen ve esere adını veren tirad)
"kırmızı bir gemiydi.
beyaz yelkenleri vardı. üç tane. biri büyük ötekiler küçük.
çocuk parkındaki küçük havuzda okyanuslar aşar, kıtalardan kıtalara giderdim gemimle.
bekçi izin vermezdi gemimi yüzdürmeme. kızardı. niçin yasaktı bilimiyorum. bekçiden korkardım.
o gün bekçi hiç yoktu ortalıklarda.
gemimi yüzdürmeye başladım.
rüzgarın hafif esintisi fırtına, küçük su kıpırtıları okyanus dalgaları, kuru dallar yapraklar düşman gemileri oldu.
gemim tam güney amerikalı yerlilerle güney afrikalı zenciler arasında ilerlerken birden bekçinin çizmelerini fark ettim.
gemim havuzun ortasından bekçiye doğru ilerliyordu.
artık yapılacak hiçbir şey yoktu. gemimi kurtaramazdım. bekçi gemimi aldı. bir daha da geri vermedi.
ne yaptımsa işe yaramadı.
parktakilerden hiçbiri benden yana çıkmadı.
ilgilenmediler bile.
çünkü haksızlıkların en kolayı bir çocuğa yapılanıdır.
gemimin adı UZAKLAR'dı.
benim alıp uzaklara götürdüğü için bu ismi vermiştim ona.
başka hiç gemim olmadı.
artık hiçbir gemi beni alıp uzaklara götüremezdi çünkü..."
olmak istenen yer. herkesten herşeyden uzak.
(bkz: uzaklara)
osman-zuhal atasoy çiftinin 8.5 metrelik yavl arma yelkenlisidir.
1. Nesil Yazar..
Bir çok sıfat veya isimle betimleyebileceğim insan...
Yalnız tek içimde kalan uhde o oyuncak motorsiklettir...
Aklıma geldikçe ...
Ulan yaş kaç olmuş hala aklımda...
Bir çok sıfat veya isimle betimleyebileceğim insan...
Yalnız tek içimde kalan uhde o oyuncak motorsiklettir...
Aklıma geldikçe ...
Ulan yaş kaç olmuş hala aklımda...
bir timur selçuk şarkısıdır.
burda bir yakın var
yakınlarda
sevsek de sevmesek de.
Bir de bir adam
-Pardösülü ve elinde sigarası hem de
klişeliğin alemi, evet var-
Gözlerinde uzaklar.
çağıran.
bekleyen.
kaçmak istenilen.
yaklaştıkça
yakınlardan
bir farkı kalmayan
orda bir uzak var
uzaklarda
gitsek de
gitmesek de.
'yanılmışım zamanında'nın
hayalinin
yakınlarda olmasının şerefine
söndürecekti sigarasını
ki!!
uzaklara bakan pardösülü adamın
sigarası,
pardö'süsünü yaktı.
Altını-üstünü,her şeyi.
Denize atladı.
Her şey bu kadar basit,
Basit olan her şey
bu kadar zor mu olmalıydı?
Denizden çıktı.
Yaşadığına yarı-sevindi.
Uzakları arkasında bıraktı.
Üşütüklüğünü gidermeliydi.
-"taksi?..."
(...)
-"acele edelim.donuyorum usta."
'yanılmışım zamanında'nın
hayalinin
yakınlarda olmasının şerefine
yakacaktı sigarasını
ki!!
-"..."
sesi artık duyulmuyordu.
bir başka dandik hikayeye daldı?
ya da yolda öldü?
şu kesindi sadece
uzaklardaydı.
burdan bakınca
en azından.
yakınlarda
sevsek de sevmesek de.
Bir de bir adam
-Pardösülü ve elinde sigarası hem de
klişeliğin alemi, evet var-
Gözlerinde uzaklar.
çağıran.
bekleyen.
kaçmak istenilen.
yaklaştıkça
yakınlardan
bir farkı kalmayan
orda bir uzak var
uzaklarda
gitsek de
gitmesek de.
'yanılmışım zamanında'nın
hayalinin
yakınlarda olmasının şerefine
söndürecekti sigarasını
ki!!
uzaklara bakan pardösülü adamın
sigarası,
pardö'süsünü yaktı.
Altını-üstünü,her şeyi.
Denize atladı.
Her şey bu kadar basit,
Basit olan her şey
bu kadar zor mu olmalıydı?
Denizden çıktı.
Yaşadığına yarı-sevindi.
Uzakları arkasında bıraktı.
Üşütüklüğünü gidermeliydi.
-"taksi?..."
(...)
-"acele edelim.donuyorum usta."
'yanılmışım zamanında'nın
hayalinin
yakınlarda olmasının şerefine
yakacaktı sigarasını
ki!!
-"..."
sesi artık duyulmuyordu.
bir başka dandik hikayeye daldı?
ya da yolda öldü?
şu kesindi sadece
uzaklardaydı.
burdan bakınca
en azından.
orda bir köy var uzakta, o köy bizim köyümüzdür.*
aramamanız gereken yerdir,çünkü o hep içindedir,taht kurmuştur kalbine,en güzel yerindedir.
her daim bana cazip gelmiş "uzak"ın çokluğu, daha bi cazip hali, okudukça dünyayı tanımadan bilmeden durduğun her ana lanet ettiğin can dündar kitabı...
Osman Atasoy'un dünyayı dolaştığı minik yelkenlinin adı. aynı zamanda seyir defteri konseptinde de bir kitap yazmıştır. denizcilikle içli dışlı olanların bir çırpıda okuyabileceği büyükçe bir kitaptır. sürükler, uzak diyarlara götürür.
an itibariyle fiziksel olarak yanınızda yakınınızda olmayanların şimdi oldukları yerdir.
Yaşadığı kenti kim bilir kaç kez sevmiş, ondan kaç kez nefret etmiştir insan...
Kaç kez kaçmış, kaç kez geri gelmiştir; tıpkı eski bir aşka döner gibi özlemden tutuşarak; biraz pişman, çokça naçar...
can dündar
Kaç kez kaçmış, kaç kez geri gelmiştir; tıpkı eski bir aşka döner gibi özlemden tutuşarak; biraz pişman, çokça naçar...
can dündar
Kaç valize sığar içime attıklarım? Söylesene!
Kaç adımda biter, bir türlü varamadığım uzakların?
Kaç adımda biter, bir türlü varamadığım uzakların?
Sevgilim olduğu yer.
Gitmek istediğim yer.
En güzel yer.
Gitmek istediğim yer.
En güzel yer.
herkesin dilinden düşürmediği ve fakat kimselerin ulaşamadığı yer. söyledikleri şey ise şu: "uzaklar diye bir yer var ve herkes orada". madem herkes orada, o halde biz neredeyiz? ben de mi uzaklardayım şimdi? "şimdi uzaklardasın, gönül hicran ile doldu" diyordu zeki müren değil mi. yok, düşünemedim ben bunu pek kafam çok karıştı. uzaklar diye bir yer yok ve hiç kimse orada değil. bırak orayı, burada bile değiller.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar