bugün
- epileptiğe bakmayan diş hekimi6
- edirne'ye gidip muslettin amca'nın elini öpmek7
- senin manita evleniyormuş diye mesaj atan arkadaş8
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- son 3 ayın en başarılı gammazları5
- irancılar3
- fatma betülüm yapmaz9
- hayati yazıcı4
- masklavi felsefesi3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı89
- sinirlenen dilenci kadın6
- götü yere yakın olandan korkacaksın4
- çok kaslı erkekleri beğenmiyorum diyen kezban5
- sabahları nefret edilen şeyler7
- henüz yolun başında olan yazarlar2
- haram para4
- iyi menemenin sırrı22
- fatma betül sayan kaya18
- abd de bıçaklar çekildi iddiası4
- beni gammazlayan sonda ile gezsin inşallah3
- fatma betül sayan kaya'nın tutuklanması3
- 6 kasım dünya galatasaraylılar günü6
- yaşlandıkça kuşkulu bir adam olmak3
- lanet olsun adamım ben gidiyorum buralardan3
- türkiye azerbaycan ilişkileri3
- akp seçmeni3
- flavio bolsonaro'nun brezilya'dan kaçışı4
- serdar ortaç tiktokta2
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu2
- insanlık nasıl geliştirilebilir13
- dünyanın sonu2
- klodyan klod duruşu2
- sevgilinin mantarlı ayak parmak arası3
- ayakla üzüm ezen kızlar3
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- boğaz ağrısı5
- bu yazar sadece kadın yazarlardan mesaj alıyor3
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak22
- yorik'in kafatasına mum dikmek4
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı11
- sözlüğün yeni tasarımı14
- dizilerde herkesin holding patronu olması2
- muslettin amca23
- beşiktaş6
- misafir terliği kokusu2
- nasıl hissettiğimi kimse anlamıyor3
- kötüye bir şey olmaz5
- her sorunun çözümü2
- fon vurgunu4
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
Biz tozlu raftaki eski bir aşk romanının arasında unutulmuş iki gül yaprağıyız.
Kuruduk çoktan,
Bitti hikayemiz...
Zahit Mete
Kuruduk çoktan,
Bitti hikayemiz...
Zahit Mete
insan beyninin yapısından ötürü, alzheimer gibi bir hastalık olmadığı müddetçe imkansız eylem. beyin unutmuyormuş arkadaşlar; sadece arşivin tamamına ulaşamadığı için hatırlamakta güçlük çekiyormuş.
unuttum ben de unuttum, hiç aklıma gelmedi hatırlamıyorum müjgan'ı, hatırlamıyorum şimdi, bu şiiri de ben yazmadım. zaten unuttum abi! ben de unuttum. hatırlamıyorum şimdi müjgan'ın gözleri ne renkti!
ceyhun yılmaz'dan dinleyiniz efendim.
ceyhun yılmaz'dan dinleyiniz efendim.
Unutmak nimettir diyorum ama bazen unutmak da insanın içini acıtır.
Arkadaşım rahmetli babaannesinden bahsederken 'sana ne diye sesleniyordu?' diye sordum. O cevap verirken dedem bana ne diye hitap ediyordu diye düşündüm. Unutmuşum, bana ne derdi hiç hatırlamıyorum. Ama bana nasıl sarıldığını, nasıl öptüğünü, nasıl dans ettiğimizi iyi hatırlıyorum. Aklıma geldiğinde kollarımın arasında boşluk hissediyorum. Çünkü onun kalbinin sıcaklığını unutmuyorum. Unutmak istemiyorum.
Arkadaşım rahmetli babaannesinden bahsederken 'sana ne diye sesleniyordu?' diye sordum. O cevap verirken dedem bana ne diye hitap ediyordu diye düşündüm. Unutmuşum, bana ne derdi hiç hatırlamıyorum. Ama bana nasıl sarıldığını, nasıl öptüğünü, nasıl dans ettiğimizi iyi hatırlıyorum. Aklıma geldiğinde kollarımın arasında boşluk hissediyorum. Çünkü onun kalbinin sıcaklığını unutmuyorum. Unutmak istemiyorum.
unutmak eşittir sanmak.
Yavaş yavaş sindire sindire...
unutmak zannımca insanın en büyük silahıdır.
insan unutabilirse, bazı acılardan kurtulabilir ve bazı olumsuz olayları silebilir ve olumlu bir bakış açısı getirebilir.
unutmak zor olduğu kadar çok etkili bir yöntemdir.
zaman bunun olmasında en etkili role sahip kavramdır.
insan unutabilirse, bazı acılardan kurtulabilir ve bazı olumsuz olayları silebilir ve olumlu bir bakış açısı getirebilir.
unutmak zor olduğu kadar çok etkili bir yöntemdir.
zaman bunun olmasında en etkili role sahip kavramdır.
Unutulmuyor en azından önemli ve duyguların yoğun olduğu anlar asla unutulmuyor. Unuttuk desek de bilinçaltımızda yer edinmiş en ufak bir görsel ses veya koku vasıtasıyla tekrar kendini hatırlatacak. Velhasıl unutulmuyor, alıştırıyor, arkalara itiliyor o kadar.
sureci adeta fiziksel bir aci verir. yok mu kurtulan?
Zor mesele. Üzülür insan.
Sahip olduğumuz en büyük nimetlerden bir tanesi.
Süresi kişiden kişiye değişen başlarda acı üzüntü keder ve sıkıntı veren Sonrasında mecburiyete dönüşen bir duygu yumağıdır UNUTMAK!!
sindirilmeyen şey unutulmaz. gözardı etmek ayrı unutmak ayrıdır.
Beyin unutmuyormuş arkadaşlar; sadece arşivin tamamına ulaşamadığı için hatırlamakta güçlük çekiyormuş.
Unutmak diye bir şey yok. Alışmak var, unutmak yok.
Unutmak diye bir şey yok. Alışmak var, unutmak yok.
Zamanla her şey unutulur ama kalpte bıraktığı acı bakidir hele sonu bitmemiş film gibi veda etmeden bittiyse.
Cemal Süreya diyor ki
Tam unuttum derken; bir şarkı çalar, biri onun gibi güler, birisi parfümünü sıkıp onun gibi kokar, tüm bu unuttuğun boşa gider.
Unutmak diye bir şey yok, sadece alışmak var...
Tam unuttum derken; bir şarkı çalar, biri onun gibi güler, birisi parfümünü sıkıp onun gibi kokar, tüm bu unuttuğun boşa gider.
Unutmak diye bir şey yok, sadece alışmak var...
hafıza-ı beşer, nisyan ile malüldür.
Beynimizdeki hiçbir şey tam olarak silinmez; biz silindiğini düşünürüz. Oysa zihnimizde oluşan bu karmaşık yapı, kimi zaman çözülür ve yaşadıklarımızı detaylı bir şekilde hatırlarız.
Yıllar önce hastaneye girmeden hemen önce bir gevrek alıp bu gevreği hastanenin çimlerinde pıt pıt yürüyen serçelerle birlikte yediğimi hatırlıyorum. Bu sırada serçeleri en tedirgin, en zarif varlık olarak düşündüğümü bile hatırlıyorum. Sonrasında bununla ilgili bir hikaye yazdığımı ve hikayenin Kahramanları bu sevimli serçeler olduğu için hikayeyi yazarken gülümsediğimi bile hatırlıyorum.
Diyorum ki "unutmak" diye bir şey yoktur, "hatırlayamamak" vardır.
Ben unutmak istemez miydim
ilkokul öğretmenime küfrettiğim için o balyoz gibi elden yediğim tokatı,
Mahallenin çocuklarıyla kanlı kavgalar ettiğim için annemden yediğim post-modern dayakları,
Havalı tüfekle kamyonlara ateş ettiğimi ve kamyon sürücüsünün beni tutup fırlattığını,
Bakkaldan bonibon ve halley çalarken yakalandığımı,
Hoşuma gitmeyen arabaları anahtarla çizdiğimi,
Böbrek sancılarının beni yerle bir ettiğini,
Otelde çalıştığım sırada Fransız bir kızla saatlerce konuştum diye şefin herkesin içinde bana bağırdığını ve sonrasında şefin tostunun içine... Tamam tamam.
istemez miydim bunları unutmayı? Neden istemeyeyim, manyak mısın?
Yıllar önce hastaneye girmeden hemen önce bir gevrek alıp bu gevreği hastanenin çimlerinde pıt pıt yürüyen serçelerle birlikte yediğimi hatırlıyorum. Bu sırada serçeleri en tedirgin, en zarif varlık olarak düşündüğümü bile hatırlıyorum. Sonrasında bununla ilgili bir hikaye yazdığımı ve hikayenin Kahramanları bu sevimli serçeler olduğu için hikayeyi yazarken gülümsediğimi bile hatırlıyorum.
Diyorum ki "unutmak" diye bir şey yoktur, "hatırlayamamak" vardır.
Ben unutmak istemez miydim
ilkokul öğretmenime küfrettiğim için o balyoz gibi elden yediğim tokatı,
Mahallenin çocuklarıyla kanlı kavgalar ettiğim için annemden yediğim post-modern dayakları,
Havalı tüfekle kamyonlara ateş ettiğimi ve kamyon sürücüsünün beni tutup fırlattığını,
Bakkaldan bonibon ve halley çalarken yakalandığımı,
Hoşuma gitmeyen arabaları anahtarla çizdiğimi,
Böbrek sancılarının beni yerle bir ettiğini,
Otelde çalıştığım sırada Fransız bir kızla saatlerce konuştum diye şefin herkesin içinde bana bağırdığını ve sonrasında şefin tostunun içine... Tamam tamam.
istemez miydim bunları unutmayı? Neden istemeyeyim, manyak mısın?
Olumsuz duygu ve durumları unutmak, bedene ve ruha yapılan en büyük iyiliktir.
olumlu her duygu ve durumu da besleyerek güçlendirmek, hafızaya kazımak bedene ve ruha yapılan ikinci büyük iyiliktir.
Unutma ya da akılda kalma mekanizmalarını öğrenmek zorundayız, huzurlu bir yaşam için.
olumlu her duygu ve durumu da besleyerek güçlendirmek, hafızaya kazımak bedene ve ruha yapılan ikinci büyük iyiliktir.
Unutma ya da akılda kalma mekanizmalarını öğrenmek zorundayız, huzurlu bir yaşam için.
'unutmak kelimesi undan çıkmış. bildiğimiz un yani.. hamur işi, öyleymiş. unutmak için un ufak etmek gerekiyomuş. birini bütün olarak unutamazmışsın zaten. öyle pat diye unutamazmışsın. öyle yavaş yavaş gidermiş, yavaş yavaş unuturmuşsun. gözleri, kaşı, burnu ile kulağı, sesini yavaş yavaş... unuttuğun zaman da o kişi olmazmış, hatırlamazmış. sonra unuttuğunu unuturmuş. ben unutmak istiyorum la. her gün ne zaman unutacağım diye soruyorum kendime. her sorduğum zaman da her şeyi yeniden hatırlıyorum ben, daha net... unutamıyorum ben'
Diyor behzat ç. Kötü anıların un ufak olması dileğiyle...
Diyor behzat ç. Kötü anıların un ufak olması dileğiyle...
insan nasıl unutmasın ki ? 2 gün sonra 2 gün yediğini unutmuyor mu ? Çok etkisinde kalsa ne olur ? Söyleyeyim maksimumum güzel olduğu akılda kalır... Zamanı yalan olur , kendi yalan olur... Yalanların içinden gerçek aramaya son verelim.
Bunu yapmak için 1 önerim var.
-Beyninizi kanıdırın inanın bana işe yarıyor.
-Beyninizi kanıdırın inanın bana işe yarıyor.
Ömür alır , hatırlamak bir saniye.
insan her şeyi unutur, kalp kırıklığını asla unutmaz.
Olumsuz her durumu ya da olayı unutarak yola devam etmek, dünyanın en büyük konforu ve sağlıklı düşünce eylemidir.
Olumsuzluğu unutup, olumluya odaklanarak ve onu hafızaya kazıyarak sürdürülen bir hayat, kendinize yapacağınız en büyük iyiliktir.
Ballı lokma tatlısıdır, kaymaklı ekmek kadayıfıdır
Olumsuzluğu unutup, olumluya odaklanarak ve onu hafızaya kazıyarak sürdürülen bir hayat, kendinize yapacağınız en büyük iyiliktir.
Ballı lokma tatlısıdır, kaymaklı ekmek kadayıfıdır
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar