bugün
- habire1212
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri23
- şeyhine sakso çekip şeriat isteyen tip6
- ben sizin anonim11
- vexillarius the slayer6
- slip mayo giyen erkek5
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar9
- şeriatçıların konserleri yasaklatması6
- sabetay sevi4
- kıskançlık krizi geçiren kadına yapılacak müdahale8
- sevgiliyle girilmiş en saçma tartışmalar7
- insan olmaya ceyrek kala15
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu7
- naz yapan erkek3
- ahmet davutoğlu'na soruşturma açılması10
- sözlük kadınlarının birbirini çekememesi8
- motorine 8 24 tl zam gelmesi2
- enayimiknatisii12
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz24
- akpartililerin apo sevdası2
- sarapci koala60
- arkadaşlar neden beni kıskanıyorsunuz6
- olduğunuz yerde kuyu kazarsanız nerede çıkarsınız3
- diz üstü şort giyen erkek3
- sonbaharda yapılacak en iyi şey4
- pkklı anaları3
- arkadaşlar döner mi yesem schnitzel mi9
- s'i l v'e r m'i s t19
- sözlükte kıskançlık oluyor hissi6
- hiç kimse fikirleri yüzünden hapis yatmasın4
- sözlükteki kıskanç teyzeler6
- kolay gelsin denilen esnafın cevap vermemesi13
- bik bik'in usuldan herkese sallaması6
- sevgiliyle aynı iş yerinde çalışmak8
- mantı5
- hz isa'yı yaratan yumurta ve sperm yoktu4
- kombin atıp kudurmamızı bekleyen kadın yazar6
- lev tolstoy denilince akla gelenler3
- o kadar uğraşıp bir kavga çıkaramamak4
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci4
- masklavi'nin biraz gergin olması10
- rakipleri gözaltına alıp seçim kararı almak12
- escort bakmaya gideceklere tavsiyeler5
- fondöteni sakala bulaştırmama sanatı2
- sözlük kızlarını kıskanan asosyal tipler5
- kombin atılınca kuduran erkek yazar5
- fondoten süren erkek2
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı5
- şarkı isimlerinden dizi yapmak2
yaptığının çok fazla bilinmesini istemeyen kişi veya toplulukların işlerini çevirdiği ortam.sadece bu konuyla alakalı kişiler bilirler bu ortamı.genele yayılmaya başladığı zaman undergroundluktan çıkar yapılan iş.
emir kusturica'nın müthiş komik bir filmidir. 1995 yılında altın palmiye ödülünü kazanan filmin müziklerini goran bregoviç yapmıştır. filmde, 2.dünya savaşı sırasında yeraltına yerleştirilerek silah imalatı yapan direnişçilerin, savaşın bitmesinden bihaber şekilde yeraltındaki yaşamlarına devam etmeleri traji-komik bir şekilde anlatılmaktadır.
savaşta akan kanların, savaşın bulunduğu zaman diliminden taşması ve günümüze kadar gelmesi sahnesiyle şok edici bir film.goran brekoviç'in kalasnjikov şarkısı ne kadar dinlersen dinle bıkılmayacak şarkılardan olmuş.
''aslında savaş yoktu; ta ki kardeş kardeşi öldürene kadar.''
(bkz: işte sinema bu dur)
''aslında savaş yoktu; ta ki kardeş kardeşi öldürene kadar.''
(bkz: işte sinema bu dur)
ing. metro demektir.
(bkz: london underground)
(bkz: london underground)
(bkz: yahoo underground)
emir kusturica nın enlerinden. sinema tarihinin önemli eserlerinden birisi. izlenesi film yeraltı.
(bkz: yeraltı)
şu sözlükte müthiş komik bir film ifadesini görmeme ve şaşırmama vesile olmuş kusturica eseridir. mizahidir ama müthiş komik, hacı ne gırgır ne şamataydı tarzı bir kemal sunal filmi değildir.
yeraltında... gizli olarak.... Türkçede "geleneklerden ve çağdaş cereyanlardan uzaklaşan sanat" karşılığı uygun görülmüştür...
dusan kovacevic tarafından yazılıp emir kusturica tarafından yönetilmiş ve müzikleri goran bregovic'e ait olan bir şaheser. filmdeki başlıca karakterler marko, petar, ivan, natalija ve franz olarak sıralanabilir. olay yugoslav'yada geçmekte ve film bir zamanlar bir arada yaşayan halkları anlatmaktadır. filmin sonuna doğru başlayan dağılma süreci son sahnedeki kır düğünü ile tekrar betimlenmiştir. film sadece yugoslavya'yı değil, insanların birbirleri ile olan ilişkilerini genelde mizahi bir havada sunmaktadır. altın palmiye ödülünü de alan film müzikleri ile de halen unutulmaz filmler listesindeki yerini korumaktadır.
harikulade bir the tea party parçası.gitarıyla konuşan jeff martin birde sesiyle olaya dahil olunca boş olan kadeh doldurulur.
sözleride şöyledir;
i don't need your redemption
i don't need you to deceive me
and I don't need your forgiveness
i only want you to believe me
do you see me here
i'm standing naked
do you see me here on my knees
now all my life i've been wandering
looking for teachers with the keys
nothing found still searching
for sound...
underground
now let me tell you about a story
it's about a man consumed with vice
theosophical in nature
and hedonistic in disguise
and all his life he's been wandering
searching for teachers with the keys
nothing found still searching for sound
underground...
sözleride şöyledir;
i don't need your redemption
i don't need you to deceive me
and I don't need your forgiveness
i only want you to believe me
do you see me here
i'm standing naked
do you see me here on my knees
now all my life i've been wandering
looking for teachers with the keys
nothing found still searching
for sound...
underground
now let me tell you about a story
it's about a man consumed with vice
theosophical in nature
and hedonistic in disguise
and all his life he's been wandering
searching for teachers with the keys
nothing found still searching for sound
underground...
sözlükte doğru düzgün görselliği ve renkleri olan sanatsal tek tema.
ayrıca niyeyse soul kitchen filminden fırlamış gibi, güzel.
ayrıca niyeyse soul kitchen filminden fırlamış gibi, güzel.
swordfishtrombones albümünü açan ve içinde çok tatlı melodiler barındıran tom waits şarkısı.
yer6 şeklinde yazanlar bulunmaktadır. kimlikleri tespit edildiğinde ilgili kurum yada kuruluşlara haber verilmeli ve bu kişilerden en az elli metre uzak durulmalıdır.
Emir Kusturica nın fonundan müziği eksik olmayan, komedi-dram olarak nitelenecek ilginç yapıtı. ikinci Dünya savaşı ile başlar film, kosova savaşı ile biter. Dünya da her şey değişir ancak savaş her zaman devam eder.
an itibariyle cnbc e de yayınlanan kimbilir kaçıncıya seyrettiğim emir kusturica filmi. müzikler tabi ki de goran bregoviç. en son sahnesini çok severim.
cok eski bir oyundur. Keyifli oldugu kadar da kolaydir.
Emır kustarıca'nın muhteşem filmi. kült filmler kategorisindedir kesinlikle.
bazı Balkan yapımı filmlerdeki gibi derinliği olmayan eğlence odaklı bir film sanıyorsanız yanılıyorunuz. çokça şaşırtan, gerçeküstü izlenimler uyandıran, güldüren ve daha da fazlası hüzünlendiren bir film. izledikten sonra araştırdığımda ise anladığımdan daha derin olduğunun farkına vardım.
kesinlikle tekdüze bir anlatım yok bu filmde. metoforik, simgesel anlatım ne derseniz deyin nihayetinde bir sanat var. anladığım kadarıyla aktarmaya çalışayım*. mesela ilk kısmı Yugoslavya'nın en iyi olduğunu dönemi sembolize etmiş gibidir. Karakterlerin durumu ise en önemli kısım. ve sembolize ettikleri şeyleri bölgenin siyasal tarihinden haberdar olanlar zaten tahmin edeceklerdir.
Yeraltı aslında soğuk savaş döneminde* halka set çekilen ideolojik duvarlardır. Bu duvarla birlikte dünyadan izole bir toplum yaratılmış ve propogandalarla savaşın üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen savaş psikolojisiyle yaşayan yığınlar yaratılmıştır. Toplum korkuyla bir arada tutulmuş ve istenilen istikamete yönlendirilmiş. Bunun için sinema, gazete gibi her türlü yayın organları kullanılmış, tiyatro ve sinema vb. sanatlara müdahale edilmiştir.
Zamanla Ülkedeki hakim komünist rejim eleştirdiği faşist yönetime dönüşmüş; Bu da sosyalist faşizmle olmuştur. (Yugoslavya'daki iç savaşın yanında Bulgaristan'daki asimilasyon politikaları da örnek olarak gösterilebilir)
Anlatılan, Yugoslavya'nın yani kardeşlerin birlikte yaşadığı bahçenin nasıl bir süreçle parçalandığı ve emperyalist güçlerin oyuncağı haline gelip siyaset sahnesinden silinmesinin acıklı hikayesidir aslında. ''Kardeş kardeşi öldürmedikçe savaş savaş olmuyor'' sözü filmi özetlemekte. Şu anda ülkemizin içinde olduğu çözü(lü)m süreci bu minvalde dikkate değer.
Filmin parlamasında önemli etkenlerden biri belki de en önemlisi müzikleri. Balkan müziklerinin en güzel örneklerini bir araya toparlamış ve bize sunmuş Goran Bregoviç. Dobruca ve Rodop yöresel müziğindeki koro ve ezgilerle ayrıca üflemeli çalgılarla duygusallığı damardan zerk ederek izleyenleri mest etmekte. Ve bu müziklerin filme yedirilme şekline ise söyleyecek söz bulamıyorum. *
sürekli bir curcuna hali, bir devinim var filmde. bir çok karakter layıkıyla canlandırılmış olsa da üç ana karakteri canlandıran oyuncuların performansına diyecek yok doğrusu. özellikle Predrag Manojlovic'in oynadığı -marko- tam anlamıyla kaçık bir karakter. şekilden şekile girebilen tam bir siyasetçi...
daha fazla uzatmayım. belli ki uzun bir sürecin, emek ve özenin ürünü bir film. ucuz dramalar gibi kolaycılığa kaçılmamış. Hüzün, trajedi ve eğlence girift bir şekilde hayatın doğal akışı içinde sunulmuş. Kusturica Balkanlara has bir mizah ile umulmadık bir anda güldürüp gerçeğin acısıyla gözleri dolduruyor.
http://www.imdb.com/title/tt0114787/?ref_=nv_sr_1
kesinlikle tekdüze bir anlatım yok bu filmde. metoforik, simgesel anlatım ne derseniz deyin nihayetinde bir sanat var. anladığım kadarıyla aktarmaya çalışayım*. mesela ilk kısmı Yugoslavya'nın en iyi olduğunu dönemi sembolize etmiş gibidir. Karakterlerin durumu ise en önemli kısım. ve sembolize ettikleri şeyleri bölgenin siyasal tarihinden haberdar olanlar zaten tahmin edeceklerdir.
Yeraltı aslında soğuk savaş döneminde* halka set çekilen ideolojik duvarlardır. Bu duvarla birlikte dünyadan izole bir toplum yaratılmış ve propogandalarla savaşın üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen savaş psikolojisiyle yaşayan yığınlar yaratılmıştır. Toplum korkuyla bir arada tutulmuş ve istenilen istikamete yönlendirilmiş. Bunun için sinema, gazete gibi her türlü yayın organları kullanılmış, tiyatro ve sinema vb. sanatlara müdahale edilmiştir.
Zamanla Ülkedeki hakim komünist rejim eleştirdiği faşist yönetime dönüşmüş; Bu da sosyalist faşizmle olmuştur. (Yugoslavya'daki iç savaşın yanında Bulgaristan'daki asimilasyon politikaları da örnek olarak gösterilebilir)
Anlatılan, Yugoslavya'nın yani kardeşlerin birlikte yaşadığı bahçenin nasıl bir süreçle parçalandığı ve emperyalist güçlerin oyuncağı haline gelip siyaset sahnesinden silinmesinin acıklı hikayesidir aslında. ''Kardeş kardeşi öldürmedikçe savaş savaş olmuyor'' sözü filmi özetlemekte. Şu anda ülkemizin içinde olduğu çözü(lü)m süreci bu minvalde dikkate değer.
Filmin parlamasında önemli etkenlerden biri belki de en önemlisi müzikleri. Balkan müziklerinin en güzel örneklerini bir araya toparlamış ve bize sunmuş Goran Bregoviç. Dobruca ve Rodop yöresel müziğindeki koro ve ezgilerle ayrıca üflemeli çalgılarla duygusallığı damardan zerk ederek izleyenleri mest etmekte. Ve bu müziklerin filme yedirilme şekline ise söyleyecek söz bulamıyorum. *
sürekli bir curcuna hali, bir devinim var filmde. bir çok karakter layıkıyla canlandırılmış olsa da üç ana karakteri canlandıran oyuncuların performansına diyecek yok doğrusu. özellikle Predrag Manojlovic'in oynadığı -marko- tam anlamıyla kaçık bir karakter. şekilden şekile girebilen tam bir siyasetçi...
daha fazla uzatmayım. belli ki uzun bir sürecin, emek ve özenin ürünü bir film. ucuz dramalar gibi kolaycılığa kaçılmamış. Hüzün, trajedi ve eğlence girift bir şekilde hayatın doğal akışı içinde sunulmuş. Kusturica Balkanlara has bir mizah ile umulmadık bir anda güldürüp gerçeğin acısıyla gözleri dolduruyor.
http://www.imdb.com/title/tt0114787/?ref_=nv_sr_1
Metruk Moda iskelesi ve Jurnal Sokak gibi mekanlarda ehl-i keyif dakikalar geçiren eleman.
ingilizce'de yeraltı anlamına gelen sözcük.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar