bugün
- güzel zannedilen kadınların sıradan olmaları18
- canımın sucuklu tost çekmesi8
- sözlük kızlarının çorapları7
- japonya'da 10.000 kürdün karakol basması20
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları27
- 35 yaşında evlenmemiş erkek14
- baklavanın yanında kola içmek4
- akrabalar ile görüşünce kavga çıkması8
- cem karaca4
- oyak turizm2
- özgür özel'in yeni parti kurması gerekliliği4
- kumar bağımlılığı5
- jet ski ile hac etrafında turlamak2
- arkadaşlar kek yaptım6
- sigara içen erkeklerin daha çekici olması2
- hoşlanılan kıza true'nun foto atmış olması13
- dağa çıkıp devlet isteyen türk9
- restoranlara evcil hayvan girişinin yasaklanması2
- kuzukulağı2
- arkdaşlar izne çıkıyorum3
- kendi ağzına vermek4
- ioçk vs manifest9
- tanrı yok21
- dayı2
- arkadaşlar bu çanta nasıl9
- italyanca3
- incel5
- torpille hacca gitmek2
- 15 temmuzda başta chp olsaydı6
- üstteki yazara bir hayat tavsiyesi bırak17
- gemini3
- 4446
- kıymayı dışardan alıp pidecide pide yaptırmak8
- kredi çekip hacca gitmek2
- özgür özel'in tutuklanması8
- hurdaya kitap vermek6
- yüzde yüz şarjın yetmemesi4
- gece hurdaya çıkmak3
- istanbul da yediemin otopark ve çekici ücretlerine2
- her güne gözaltı ve tutuklama haberiyle uyanmak6
- kaka falı bakabilen yazarlar3
- ota boka devşirme diyen hırto27
- chp nin iktidar olamaması3
- dondurma kabından dolma yada sarma çıkmaması2
- sabah nasıl uyanıyorsunuz16
- bir daha kimseye kitap vermem6
- ateistlerin nursuz olması23
- siktir olup gitmek2
- atatürkçü sanatçı azlığı9
- ioçk hangi manifest üyesinin yerine geçsin4
yenilenebilir enerji kaynaklarındandır kanımca.
dogsun her nefeste. iyi ki dogsun. gecemize süzülsün, ışık demeti olsun-aydınlıgı farkedelim.
kimisi kayar yıldız gibi, kaysın. ardından dilek tutarız, bir umut yitmiş, bir umut dogmuş olur.
ne iyi olur..*
dogsun her nefeste. iyi ki dogsun. gecemize süzülsün, ışık demeti olsun-aydınlıgı farkedelim.
kimisi kayar yıldız gibi, kaysın. ardından dilek tutarız, bir umut yitmiş, bir umut dogmuş olur.
ne iyi olur..*
hayata tutunduğumuz en sağlam kulptur.
muh-te-şem bir nükhet ruacan şarkısı.
duyguların en güzeli, en asili.
umut yoksulun ekmegi, insani hayata baglayan en önemli seylerden birisidir. ayrica güzel bir erkek yada bayan ismi. ümitten farki ise daha anlamli olmasi, insanin caresizken ümit degilde umut aramasidir.
üzüntüye giden yolun başlangıcı,hayal kırıklıgıyla gelen duygu.
hayat umuttan önce bitmeli...
son nefese kadar bizi bırakmayacak duygu:hiçbir umudumuz kalmasa bileyaşayabilecekmiyim biraz daha sorusu..umut işte.
abimin ismi. ayrıca bir tema olarak tek kelime ile imba...
uludağ sözlük'te şimdiye kadar yapılan en şık temadır.
umutsuzluğu yaşamamışların hakkında atıp tuttuğudur.
zall'ın yeni temasının ismi.
onsuzlukla beraber hayata tutunamayacagınız duygunuz (umudum)...
umut, kalıplaşmış bir yalandır. insanın kendini kandırmasıdır. tembellik için bahanedir. uzanıp alacakken önüne düşmesini beklemesidir. umut en büyük yalandır. özgür ruhun gölgesinde kaybolandır. serüven duygusunun şiddetine ve hızına ayak uyduramayanların ardına sığındığıdır, gerçekleştirmek varken bekleyip bir köşede kök bağlamaktır.
en büyük kötülükmüş, zira işkenceyi uzatırmış.
geçicidir..
bir zaaf, e$siz bir yanılgı, temas noktaları olmayan bir kürede ya$amaya çabalama belki: ama anlık, unutma. debelendikçe battığın bir bataklıksa eğer ruh halin, eriyorsa içindeki buzdan dağ, perçemi yüzüne değen bir sarho$luk ise artık soluk almak, 'kaç ve kurtul!' diye direten yanlarından yenildiysen, daha formayı giymeden mağlupsan,
her $ey = hiçbir $ey ise güzelim,
umut vardır ama geçicidir..
(mektupları tanrı yırttı kendime gönderdiğim..)
bir zaaf, e$siz bir yanılgı, temas noktaları olmayan bir kürede ya$amaya çabalama belki: ama anlık, unutma. debelendikçe battığın bir bataklıksa eğer ruh halin, eriyorsa içindeki buzdan dağ, perçemi yüzüne değen bir sarho$luk ise artık soluk almak, 'kaç ve kurtul!' diye direten yanlarından yenildiysen, daha formayı giymeden mağlupsan,
her $ey = hiçbir $ey ise güzelim,
umut vardır ama geçicidir..
(mektupları tanrı yırttı kendime gönderdiğim..)
insana yarardan çok zarar verir ve bir boka yaramaz. olmadıgı zaman uzun vadede daha mutlu olunur. gazı bitmiş çakmak gibidir, defalarca çakarsınız yanmaz ama o çakmak elinizde oldugu sürece birgün yanacagını hayal eder durursunuz. ya o çakmagı dolduracak beceri, yürek, azim gerekir, yada çakmagı atıp parçalamak; boşa eziyet çekmemek gerekir.
insanın her zaman içinde olması gereken $eydir. zıtlıklarla boğu$maktır.
sırılsıklam a$ıktım o gece. umudum da yoktu. hatta o kadar yoktu ki, ona buna dağıtacaktım. mendil satan bir ninenin yanına gidip "üzülme, rahata kavu$acaksın" dedim. tanrı değildim ki, nereden bilecektim acaba? ama dedim ya, umut yok, bol bol verecektim olmayan umuttan. canım sıkıldı. sonra ninenin yanından ayrıldım. nine değildi, genç kızdı. çirkindi. tutup kime göstersem beğenirdi. vücudu düzgündü, saçları upuzun, kumraldı. onun için gözya$ı akıttım biraz, kahkahalarım bo$ duvarlara vurup, heryeri çınlattı. gecenin saat ikisiydi, evet. etraf apaydınlıktı, bulutlar bembeyaz. hava yaz günü gibi çöl sıcağıydı. duyusuzdum, yün atkım boğazıma battı. paltoma daha sıkı sarındım. öksürdüm. ne kadar zamandır hasta olduğumu ve birilerini hasta ettiğimi derinlemesine dü$ündüm. buna az çok üzüldüm.
"hiç araba geçmezdi buradan. her yer kaldırımdı. dün taksinin biri, küçük bir çocuğa çarpmı$tı. kanlar içindeydi her yeri. masmaviydi. yardım etmeyi hiç sevmem, hemen sırtladım, hastaneye ko$turdum. tela$sızca bekledim. ameliyathaneden çıktılar hızlı hızlı. öğrendim sonra ki; hafif grip olmu$ çocuk. 5 dakikaya taburcu edildi. 'yine oyna' dedim ona, o da 'peki amca' dedi. 18 ya$ındaydım o zaman. biraz çaresizdim."
bunlar geldi aklıma yürürken. hayır, ko$arken... yine o kaldırımlardaydım. "yaya giremez" yazısını okudum, sevindim. $arapçılar vardı sonra orada. içip eğleniyorlardı. çok üzgündüler. umudum hiç yoktu, illa ki payla$acaktım. onlar da kibarca $arap ikram ettiler. $arabı çok severim, bir $ey demeden uzakla$tım yanlarından.
denizi gördüm ardından. lacivert değildi, koyu maviydi. deniz birisinin kanıydı, emindim. beynimin derinliklerinden bir "rahatsızlık", bir "sıkıntı" çıktı geldi. ingilizce bilmem, "mavi kan, blue blood demektir" dedi. yere tükürdüm. gerçekten anlamı, "asilzade"ydi, "soylu"ydu. iyi ki bunu söyledin. yoksa bana bir $ey hatırlatacaktı. ağlamazdım, hatırlasaydım.
limanda gemiler demirlemi$ti. bir tanesi çok büyüktü. koyu beyazdı. içi çok güzeldi. yolculuk etmi$tim birkaç kez, hiç binmemi$tim. fırsat olmamı$tı. buram buram balık yağı kokan tavuk dönerciler vardı arka yolda. hiç sevmezdim, çok lezzetliydi. turuncu bulutlardan toprağa inen bir yıldırım bana kızmı$tı. keskin keskin çanlar çaldı. camiye gidip dua ettim. ba$ım ağrıyordu.
her $ey netle$ti birden gözümde. ba$ımı zorlukla kaldırdım, felaket ağrıyordu. türk filmlerinde gördüğüm bir meyhanedeydim galiba. bir kız $arkı söylüyordu. türk sanat müziği, en sevdiğimden... mavi mavi $araplar akıyordu musluklardan. maviyi severim, maviyi sevene a$ığım zaten. $arap hiç sevmem, mavi diye bir yudum almı$tım ama... beni iyi eder diye bekliyordum. size bir $ey daha söyleyeyim mi, o anda umudum vardı:).
sırılsıklam a$ıktım o gece. umudum da yoktu. hatta o kadar yoktu ki, ona buna dağıtacaktım. mendil satan bir ninenin yanına gidip "üzülme, rahata kavu$acaksın" dedim. tanrı değildim ki, nereden bilecektim acaba? ama dedim ya, umut yok, bol bol verecektim olmayan umuttan. canım sıkıldı. sonra ninenin yanından ayrıldım. nine değildi, genç kızdı. çirkindi. tutup kime göstersem beğenirdi. vücudu düzgündü, saçları upuzun, kumraldı. onun için gözya$ı akıttım biraz, kahkahalarım bo$ duvarlara vurup, heryeri çınlattı. gecenin saat ikisiydi, evet. etraf apaydınlıktı, bulutlar bembeyaz. hava yaz günü gibi çöl sıcağıydı. duyusuzdum, yün atkım boğazıma battı. paltoma daha sıkı sarındım. öksürdüm. ne kadar zamandır hasta olduğumu ve birilerini hasta ettiğimi derinlemesine dü$ündüm. buna az çok üzüldüm.
"hiç araba geçmezdi buradan. her yer kaldırımdı. dün taksinin biri, küçük bir çocuğa çarpmı$tı. kanlar içindeydi her yeri. masmaviydi. yardım etmeyi hiç sevmem, hemen sırtladım, hastaneye ko$turdum. tela$sızca bekledim. ameliyathaneden çıktılar hızlı hızlı. öğrendim sonra ki; hafif grip olmu$ çocuk. 5 dakikaya taburcu edildi. 'yine oyna' dedim ona, o da 'peki amca' dedi. 18 ya$ındaydım o zaman. biraz çaresizdim."
bunlar geldi aklıma yürürken. hayır, ko$arken... yine o kaldırımlardaydım. "yaya giremez" yazısını okudum, sevindim. $arapçılar vardı sonra orada. içip eğleniyorlardı. çok üzgündüler. umudum hiç yoktu, illa ki payla$acaktım. onlar da kibarca $arap ikram ettiler. $arabı çok severim, bir $ey demeden uzakla$tım yanlarından.
denizi gördüm ardından. lacivert değildi, koyu maviydi. deniz birisinin kanıydı, emindim. beynimin derinliklerinden bir "rahatsızlık", bir "sıkıntı" çıktı geldi. ingilizce bilmem, "mavi kan, blue blood demektir" dedi. yere tükürdüm. gerçekten anlamı, "asilzade"ydi, "soylu"ydu. iyi ki bunu söyledin. yoksa bana bir $ey hatırlatacaktı. ağlamazdım, hatırlasaydım.
limanda gemiler demirlemi$ti. bir tanesi çok büyüktü. koyu beyazdı. içi çok güzeldi. yolculuk etmi$tim birkaç kez, hiç binmemi$tim. fırsat olmamı$tı. buram buram balık yağı kokan tavuk dönerciler vardı arka yolda. hiç sevmezdim, çok lezzetliydi. turuncu bulutlardan toprağa inen bir yıldırım bana kızmı$tı. keskin keskin çanlar çaldı. camiye gidip dua ettim. ba$ım ağrıyordu.
her $ey netle$ti birden gözümde. ba$ımı zorlukla kaldırdım, felaket ağrıyordu. türk filmlerinde gördüğüm bir meyhanedeydim galiba. bir kız $arkı söylüyordu. türk sanat müziği, en sevdiğimden... mavi mavi $araplar akıyordu musluklardan. maviyi severim, maviyi sevene a$ığım zaten. $arap hiç sevmem, mavi diye bir yudum almı$tım ama... beni iyi eder diye bekliyordum. size bir $ey daha söyleyeyim mi, o anda umudum vardı:).
....eskiden insanoğulları bu dünyada,
dertlerden, kaygılardan uzak yaşarlardı,
bilmezlerdi ölüm getiren hastalıkları.
pandora açınca kutunun kapağını,
dağıttı insanlara, acıları, dertleri.
bir tek umut kaldı dışarı çıkmadık,
kapağı açılan dert kutusundan.
umut tam çıkacakken
pandora kapamıştı kapağı.
böyle istemişti bulutlar devşiren zeus.
o gün bugündür insanların başı dertte...
.
(Pandora ile prometheus efsanesi)
dertlerden, kaygılardan uzak yaşarlardı,
bilmezlerdi ölüm getiren hastalıkları.
pandora açınca kutunun kapağını,
dağıttı insanlara, acıları, dertleri.
bir tek umut kaldı dışarı çıkmadık,
kapağı açılan dert kutusundan.
umut tam çıkacakken
pandora kapamıştı kapağı.
böyle istemişti bulutlar devşiren zeus.
o gün bugündür insanların başı dertte...
.
(Pandora ile prometheus efsanesi)
içinde ruh olan tüylü bir şeydir.
(bkz: nerde duydum hatırlamıyorum)
(bkz: nerde duydum hatırlamıyorum)
bir arif sağ albümüdür. en güzel albümlerinden biridir ve içinde şu türküler vardır:
1. Yol Ver Dağlar
2. Bilene Danış
3. Dostun Cemali
4. Yola Çevirdiler
5. Benim Kurbanlarım
6. Dillerde Kaldım
7. Umut (Enstrumantal)
8. Gel Efendim Gel
9. Öyledir Deli Gönül
10. Dağlar
11. Ötüşün Kuşlar
1. Yol Ver Dağlar
2. Bilene Danış
3. Dostun Cemali
4. Yola Çevirdiler
5. Benim Kurbanlarım
6. Dillerde Kaldım
7. Umut (Enstrumantal)
8. Gel Efendim Gel
9. Öyledir Deli Gönül
10. Dağlar
11. Ötüşün Kuşlar
insanın elinden gittimiydi insanı bitiren kıymetli şey...
umut ölürse, tutku can çekişir. *
yatarken ışıkları söndürdüğünde içinde hala sönmeyen birşeyler varsa işte odur umut...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar