bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu50
- fatma betül sayan kaya18
- fatma betülüm yapmaz5
- yorik'in kafatasına mum dikmek4
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak22
- flavio bolsonaro'nun brezilya'dan kaçışı3
- fon vurgunu5
- insanlık nasıl geliştirilebilir13
- yüz gerdirme ameliyatı olan doktorun ölmesi2
- beşiktaş6
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- boğaz ağrısı4
- kötüye bir şey olmaz5
- aşk11
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- sözlüğün yeni tasarımı14
- iyi menemenin sırrı18
- işe gitmeye üşenmek2
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı10
- muslettin amca23
- uyudunuz mu4
- nasıl hissettiğimi kimse anlamıyor2
- sabahları nefret edilen şeyler4
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- gece gelen açlık7
- hayatın anlamı ne7
- alexander nübel7
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- gülşen in memeleri14
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- yeraltı varlıkları7
- sigara içmek8
- aşk bir yemek olsaydı8
- chp'nin türkiye'yi sosyal devlet yapmak istemesi5
- pankek7
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- sözlükte kim kimle sevgili27
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak6
- yazılımcıların flört edememesi3
- sözlüğe ne oldu5
- şimdi olsa da yesek denilen şeyler4
- nervio43
- mehmet şimşek5
- hamas denince akla gelenler11
- kendimi intihar edeceğim4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- mazide kalmış sözlük yazarları3
- toplumsal çürüme7
- tuborg ice7
Bir yazarın, sinemacının ve genel anlamda sanatçının; konu ve fikri yapı olarak birbirini izleyen üç eseri.
sinemadan tamamlanmış yerli örnek olarak aklıma sadece nuri bilge ceylan'ın ilk üç uzun metraj filmi geliyor (kasaba, mayıs sıkıntısı, uzak). bu üç filmin de çekirdek düşüncesi aynıdır ve birbirine eklemlenir. şahsen bu filmlerin üçleme olduğunu üçüncü ve son film olan uzak'ı izledikten sonra şans eseri bir yerden öğrendim ve bütün olarak baktığımda daha önce düşünmediğim pek çok şey düşündürdü. kısaca kendi içinde bağımsız filmler olsalar da ardarda izlenince de bütünlüklüdür bu tarz üçlemeler. son dönemde ise semih kaplanaoğlu, yumurta'yla başladığı yusuf üçlemesi ile türk sineması'nda ikinci bir örneğini verecek işler yolunda giderse. daha popüler bir örnek olarak vizontele var. ilk iki filmin ardından araya üçlemeyle alakasız olan organize işler girse de üçüncüsü de zamanı gelince tamamlanıcak. lakin burda ince bir ayrım var. ilk filmi çekmeden önce ikinci ve üçüncü filmlerin sinopsisinin hazır olması ardarda yapılan üç filmin üçleme olmasını sağlıyor benim gözümde zira öbür türlü, sonradan yapılan iki filme devam filmi* demek ve filmlerin tümüne örneğin vizontele serisi demek daha uygun zira atıyorum üçüncü vizontele filmi çok para kazandırırsa dördüncüsünü çekecek potansiyel olduğunu düşünüyorum yılmaz erdoğan'da. bu bağlamda mantalite önemli. öncelikli olan ticari başarı mı, yaratılan eser mi? zaman göstericek.
edit: yabancı sinemadan en bildik örnek olarak (bkz: krzysztof kieslowski nin uc rengi)
sinemadan tamamlanmış yerli örnek olarak aklıma sadece nuri bilge ceylan'ın ilk üç uzun metraj filmi geliyor (kasaba, mayıs sıkıntısı, uzak). bu üç filmin de çekirdek düşüncesi aynıdır ve birbirine eklemlenir. şahsen bu filmlerin üçleme olduğunu üçüncü ve son film olan uzak'ı izledikten sonra şans eseri bir yerden öğrendim ve bütün olarak baktığımda daha önce düşünmediğim pek çok şey düşündürdü. kısaca kendi içinde bağımsız filmler olsalar da ardarda izlenince de bütünlüklüdür bu tarz üçlemeler. son dönemde ise semih kaplanaoğlu, yumurta'yla başladığı yusuf üçlemesi ile türk sineması'nda ikinci bir örneğini verecek işler yolunda giderse. daha popüler bir örnek olarak vizontele var. ilk iki filmin ardından araya üçlemeyle alakasız olan organize işler girse de üçüncüsü de zamanı gelince tamamlanıcak. lakin burda ince bir ayrım var. ilk filmi çekmeden önce ikinci ve üçüncü filmlerin sinopsisinin hazır olması ardarda yapılan üç filmin üçleme olmasını sağlıyor benim gözümde zira öbür türlü, sonradan yapılan iki filme devam filmi* demek ve filmlerin tümüne örneğin vizontele serisi demek daha uygun zira atıyorum üçüncü vizontele filmi çok para kazandırırsa dördüncüsünü çekecek potansiyel olduğunu düşünüyorum yılmaz erdoğan'da. bu bağlamda mantalite önemli. öncelikli olan ticari başarı mı, yaratılan eser mi? zaman göstericek.
edit: yabancı sinemadan en bildik örnek olarak (bkz: krzysztof kieslowski nin uc rengi)
(bkz: teslis)
(bkz: threepeat)
(bkz: trilogy)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar