bugün
- sebahattin şirin13
- z jenerasyonunun önceki nesilden az zekalı olması4
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle11
- aslolan fenerbahce dir vs frank lucas3
- hiçbir servet zamanı satın alamaz11
- sözlük yakışıklıların fotoğrafları9
- malum takımın azalarak bitecek olması6
- romelu lukaku8
- esrar içip müzik eşliğinde sevişmek6
- bu plak para eder mi2
- aslolan fenerbahce dir andavalı4
- kalp krizi7
- eski türkiye4
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı7
- 73 yıllık sigara2
- çerçeve yasa20
- apo piçtir piç kalacak11
- atilla kaya2
- numan kurtulmuş2
- profilini gizli tutma nedeni9
- allah'ın delili hazreti mehdi5
- ümmetçilerin vatan sevgisi5
- türk milletine kurulan pusu7
- milliyetçi faşistlerin pkk biter korkusu13
- fatih tekke4
- 1 milyon dolar ama sözlükte nude'un dolaşacak5
- aym'nin evlenen kadin nufus kaydi karari2
- hangi film karakteri olmak isterdiniz2
- kendi doğum gününü unutmak3
- terörist mecliste konuşma mı yapar4
- ekşide yazar olmak vs uludağda birader olmak3
- true'nun sözlüğe küsmesi6
- en sevdiğin eşofmana çamaşır suyu dökülmesi5
- akp iktidarının yaptığı en önemli hizmet7
- en namuslu kadın bile dudaktan öpüşmüştür5
- galatasaray ın yeni transferi3
- mel melin palavra sıkması7
- ismet'in domuz çukulatası getirmesi7
- sağlık2
- poğaca ile kahvaltı yapmak8
- sözlüğe taze kan ihtiyacı5
- intihar edenler hiç korkmuyor mu5
- türkiyeye gelmiş en iyi yabancı kaleci6
- nihavent kardeşimizin sözlüğe teşrif etmesi4
- en güzel reçel6
- abdullah öcalan'ı paşa yapmak6
- büyük oyunu görmek4
- mantıklı mantıklı konuşup can sıkmak5
- ihtiyar yazar5
- herkesle iyi geçinmek6
Bu hafta itibariyle 6 gün geçirdiğim şehir.
Diyebilirim ki aramızda 150 yıl var,avrupayı gördüğümde 50-60 yıl var aramızda demiştim,amerikayı gördüğümde 100yıl dedim ama Tokyo olayın zirve noktası.
Japonlar yüksek insanı değerlere sahip bir millet.Yardımsever,saygılı dürüst,toplum içinde düzene uyan insanlar,etkilenmedim desem yalan olur.Şehir çok düzenli metro hattıyla her yere ulaşım kolay,yeme içme konusunda her türlü restaurant mevcut Türk kebapçılar dahil aç kalmazsınız.
Tek eksi yanı şehir birazcık pahalı,örnek vermek gerekirse şehiriçinde günlük sınırsız tren pass card 1500yen yanı tl bazında 32 TL.
Tavuk döner+içecek=1000 yen
Taksi 740yenden açılıyor 2km taksimetre atmıyor.
Gitme niyeti olan yeşillendirsin.
Diyebilirim ki aramızda 150 yıl var,avrupayı gördüğümde 50-60 yıl var aramızda demiştim,amerikayı gördüğümde 100yıl dedim ama Tokyo olayın zirve noktası.
Japonlar yüksek insanı değerlere sahip bir millet.Yardımsever,saygılı dürüst,toplum içinde düzene uyan insanlar,etkilenmedim desem yalan olur.Şehir çok düzenli metro hattıyla her yere ulaşım kolay,yeme içme konusunda her türlü restaurant mevcut Türk kebapçılar dahil aç kalmazsınız.
Tek eksi yanı şehir birazcık pahalı,örnek vermek gerekirse şehiriçinde günlük sınırsız tren pass card 1500yen yanı tl bazında 32 TL.
Tavuk döner+içecek=1000 yen
Taksi 740yenden açılıyor 2km taksimetre atmıyor.
Gitme niyeti olan yeşillendirsin.
kapitalizm in başkenti.
hep gidip görmek istediğim yer. hele uçan tren muhabbetleri falan var bunların, yani öyle biliyorum (uçan tren derken rayla tren arasında manyetik bağ var, tekerleği yok. nat geo belgeselinde gördüm).
düzene, teknolojiye, gelişmişliğe olan hayranlığı gavur hayranlığı sananların gitmemesi gereken şehir. birinin yaptığı işi takdir edince gavur mu oluyorsun be akılsız insan? adamlar yapmış işte takdir et. zaten bu kafayla gittiğimiz için adamlar bizden önde. üstte yazar 150 yıl demiş ya, aynı hissi ben de berlin'de yaşamıştım. bütün avrupa bir yana, almanya bir yana. tokyo'ya ve dolayısıyla japonya'da da doğunun berlin'i ve almanya'sı diyebiliriz kanımca.
müslümanı az olan şehir; o yüzden gönül rahatlığıyla rahat rahat yaşayabilirsiniz. zira nerede müslo orada pislik orada bela!
başlık arama kısmı boş bırakılınca çıkan öneri. bi de bursa.
teknolojinin tavan yaptığı, zeki, misafirperverlik açısından türklere benzeyen, geleneklerine bağlı, gülümseyen insanların şehri.
yüksek lisans için gitmek istediğim şehir bugün hocamın da orta yüksek lisans yaptığını duyunca daha da aşka geldim. japonlara ve onların kültürlerine oldum olası hayranım. tokyo müthiş bir şehir umarım bir gün ben de gidip görürüm ve gelir burada izlenimlerimi yazarım.
Kendini şehrin temizliğine adamış,gülen sarı bir maske ve pelerinle dolaşan,kimliği belirsiz bir kahramanı vardır.
Asya bir yana Japonya bir yana.
Teryaki boys.
(bkz: serbest çağrışım)
(bkz: serbest çağrışım)
bi şarkısı var ve kızın sesi iğrenç, beat güzel ama o ses ne mk.
Resmi istatistiklere göre dünyanın nüfus bakımından en büyük şehiridir. Eğitim oranı %100'dür. Resmi tatillerde bile çalıştıkları için tatile çıkmayan çalışanlara para cezası yasası çıkan bir ülkenin başkentidir.
zall ın memleket.
En kral şehirlerden biridir.
kırmızı burunlu gergedanlarla beslenen çekirgelerin yaşadığı türkiyemin güpgüzel köyü.
- Plastikten yapılmış bir tür terlik.
- Japonya'nın başkenti.
#Koordinatları ( 35 ° 41 ′ K 139 ° 45 ′ D / ° K ° D )
#Bulunduğu ada : Honshu.
#Yüzölçümü : 2.187,66 km2 .
- Japonya'nın başkenti.
#Koordinatları ( 35 ° 41 ′ K 139 ° 45 ′ D / ° K ° D )
#Bulunduğu ada : Honshu.
#Yüzölçümü : 2.187,66 km2 .
Dünyanın en kalabalık metropolü 35 milyondan fazla nüfusu var.
japonya'nın başkenti.
ziyaret etmeyi planlıyanların önce aşağıdaki önsöze bir göz gezdirmelerini tavsiye edebilirim. zira japonya sadece tokyo değil. çok daha derin bir kültüre sahip.
(bkz: japonya/#30083651)
neyse sadece tokyo'ya odaklanırsak;
öncelikle tokyo'nun inanılmaz bir metro ve raylı sistem ağına sahip olduğunu söylemek lazım. bu nedenle şehir içinde bir noktadan başka bir noktaya geçmek çok kolay. bunu da göz önünde bulundurarak kalacağınız yeri seçerken lokasyondan ziyade fiyatı göz önünde bulundurabilirsiniz. ha illa "ya şöyle otelden dışarı çıkınca gezip tozabileceğim, yemek yiyebileceğim ya da oturup iki bira içebileceğim yerler yürüme mesafesinde olsun" diyorsanız shibuya veya shinjuku'yu öneririm. buralar tokyo'nun beyoğlu, kadıköy tadında yerleri... bir de chiyoda var. burası gelir seviyesi biraz daha yüksek insanların kaldığı biraz daha sakin ancak yine de bir o kadar merkezi bir yer. Buradan da gezilecek görülecek yerlere ulaşmak çok kolay.
bu arada tokyo'da konaklamak için de farklı seçenekleriniz var. misal düşük bir maliyetle kapsül otellerde kalabilirsiniz. ancak pek konforlu olmadığını göz önünde bulundurmak lazım. bir de ryokan denen geleneksel japon hanları var. yer yatakları, tatami döşemeli odalar, alçak çay sehpaları falan... baya geleneksel japonya kafası. fakat tokyo'daki ryokanların pek bir numarası yok ve gereksiz pahalılar. o nedenle yine en iyisi booking.com'dan eli yüzü düzgün bir otel bulmak.
zaten "ya ben japonya'ya tarih kültür için falan geldim" diyorsanız tokyo'dan 1-2 gün feragat edip kyoto'ya gidin derim. evet, tapınak mapınak tokyo'da da fazlasıyla mevcut ancak amacınız uzak doğu kültürünü ve tarihini tanımaksa kyoto'yu da görmekte fayda var. neyse bu başka bir mevzu.
yer işini hallettik, şimdi ne yapılır ne edilir mevzusuna gelelim. öncelikle japonlar acayip planlı programlı insanlar. bu nedenle turistik yerlerden tutun da restoranlara kadar bir çok yer rezervasyon kafasıyla çalışıyor. bunlardan biri de imparatorluk sarayı. saray'ın bahçesi ziyaretçilere açık ancak içini gezmeniz için internet üzerinden rezervasyon yaptırmanız gerekiyor. bir başka mutlaka görülmesi gereken ancak gitmeden önce rezervasyon yaptırmanız gereken yer, robot restaurant. bir de bilen bilir, son dönemde japonya'da owl cafe diye bir trend var. içeride sağda solda baykuşların dolaştığı, bir yandan kahvenizi içerken bir yandan da baykuşları mıncırarak tuhaf kafalar yaşabileceğiniz yerler. çok gitmek istediğim halde rezervasyon ile içeriye aldıklarını öğrenince baya hayal kırıklığı yaşamıştım... velhasıl gideceğiniz yerleri önceden planlar hatta rezervasyon yaptırırsanız iyi olur.
bir de gitmeden önce şehirdeki etkinliklere bir göz atın. özellike bir sumo turnuvası veya baseball maçı gün içerisinde 2-3 saat zaman geçirmek için ideal. ayrıca içeride güzel kızlar bira servisi falan yapıyorlar...
illa tapınak mapınak diyorsanız senso-ji ve meiji tapınaklarına bir uğrayın. özellikle senso-ji'nin güneş battıktan sonra bir hayli hoş bir görüntüsü var. hemen çıkışında da yerel bir pazar bulunuyor.
meşhur bir balık pazarı var. sabaha karşı 5-6 gibi müzayede ile bağırış çığırış balık satılıyor. gece 2-3'e kadar bir barda takıldığınız akşamlardan birinde gece 3 gibi atlayın bir taksiye gidin. zaten müzayedeye giriş için gece 3-4 gibi balık pazarında yerinizi almanız gerekiyor. biraz meşakatli bir aktivite ama görülesi...
anime, manga kafası yaşamak isteyenler için akihabara cennet. ayrıca electronik town olarak geçiyor. her türden mangalar ve anime figürlerinin yanı küçük elektronik pasajlarında abidik gubidik elektronik aletler bulabilirsiniz. bu arada japonya ve çin'i birbirinden ayırmak lazım. japonya bir elektronik cenneti ancak fiyatlar çin kadar ucuz değil.
bu arada hazır akihabara'ya kadar gitmişken bir maid cafe'ye de uğrayın.
gece hayatı için her köşede bir gece kondu odası büyüklüğündeki izakaya denilen meyhanelerden bulabilirsiniz. bir akşamınızı buralara ayırın. yemekler güzel, içeride de bir esnaf meyhanesi havası oluyor. japonlar zaten acayip tatlı insanlar. şahsen ben yan masada oturan adamlara ne yediklerini sorduktan sonra masama aynısından bir tane gönderdiler hemen. velhasıl tek başınıza gitseniz bile çok eğlenirsiniz muhtemelen...
club falan derseniz roppongi tokyo gece hayatının beşiği. zaten etrafta bolca turist görebilirsiniz. ancak japonların müzik zevkinin berbat olduğunu söylemek lazım. genellikle yanarlı dönerli ortamlarda bangır bangır çalan mtv şarkılarından bahsediyorum...
biraz yerel barlar için ebisu'yu tercih edebilirsiniz.
peki bunları için ne kadar para ayırmak gerekir sorusunun ucu biraz açık. zira tokyo'nun dünyanın en pahalı şehirlerinden biri olduğu gibi bir rivayet var. açıkçası bu tam olarak doğru değil. zira fiyat skalası çok geniş. ben 8.000 yen'e de 800 yen'e de yemek yedim. turistik yerler biraz daha pahalı ama aynı tatları sokak aralarındaki küçük restoranlarda da alabiliyosunuz. velhasıl günlük 10.000 yen gibi bir bütçe gezmesiyle tozmasıyla size fazlasıyla yetecektir.
tokyo'da yaşayabileceğiniz en büyük zorluk dil. ingilizce bilen çok az. bilenler de berbat bir aksanla konuşuyorlar. ancak insanlar inanılmaz nazik ve yardım sever. misal kayboldunuz. birisine adres soruyorsunuz. öncelikle "piriiiz, ripiiiit egeeeeen." gibi biir cevap alıyorsunuz. ("please repeat again" demek istiyor.) güç bela derdini anlattın, adam gitmek istediğiniz yeri google maps'ten arıyor. evet öyle, "ya bilmiyorum birader" falan yok. sonra sizinle beraber gideceğiniz yere kadar gidiyor. velhasıl ingilizce iletişim kuramasanız bile bir şekilde insanlar size yardımcı oluyor.
uzun lafın kısası; insanlarıyla kültürüyla falan bambaşka bir gezegen gibi tokyo. daha önce de belirttiğim gibi derin bir tarihi mirastan çok modern, ışıl ışıl hatta biraz da tuhaf bir şehir ve bu özellikleri itibariyle bambaşka bir deneyim sunuyor.
hadi iyi yolculuklar...
ziyaret etmeyi planlıyanların önce aşağıdaki önsöze bir göz gezdirmelerini tavsiye edebilirim. zira japonya sadece tokyo değil. çok daha derin bir kültüre sahip.
(bkz: japonya/#30083651)
neyse sadece tokyo'ya odaklanırsak;
öncelikle tokyo'nun inanılmaz bir metro ve raylı sistem ağına sahip olduğunu söylemek lazım. bu nedenle şehir içinde bir noktadan başka bir noktaya geçmek çok kolay. bunu da göz önünde bulundurarak kalacağınız yeri seçerken lokasyondan ziyade fiyatı göz önünde bulundurabilirsiniz. ha illa "ya şöyle otelden dışarı çıkınca gezip tozabileceğim, yemek yiyebileceğim ya da oturup iki bira içebileceğim yerler yürüme mesafesinde olsun" diyorsanız shibuya veya shinjuku'yu öneririm. buralar tokyo'nun beyoğlu, kadıköy tadında yerleri... bir de chiyoda var. burası gelir seviyesi biraz daha yüksek insanların kaldığı biraz daha sakin ancak yine de bir o kadar merkezi bir yer. Buradan da gezilecek görülecek yerlere ulaşmak çok kolay.
bu arada tokyo'da konaklamak için de farklı seçenekleriniz var. misal düşük bir maliyetle kapsül otellerde kalabilirsiniz. ancak pek konforlu olmadığını göz önünde bulundurmak lazım. bir de ryokan denen geleneksel japon hanları var. yer yatakları, tatami döşemeli odalar, alçak çay sehpaları falan... baya geleneksel japonya kafası. fakat tokyo'daki ryokanların pek bir numarası yok ve gereksiz pahalılar. o nedenle yine en iyisi booking.com'dan eli yüzü düzgün bir otel bulmak.
zaten "ya ben japonya'ya tarih kültür için falan geldim" diyorsanız tokyo'dan 1-2 gün feragat edip kyoto'ya gidin derim. evet, tapınak mapınak tokyo'da da fazlasıyla mevcut ancak amacınız uzak doğu kültürünü ve tarihini tanımaksa kyoto'yu da görmekte fayda var. neyse bu başka bir mevzu.
yer işini hallettik, şimdi ne yapılır ne edilir mevzusuna gelelim. öncelikle japonlar acayip planlı programlı insanlar. bu nedenle turistik yerlerden tutun da restoranlara kadar bir çok yer rezervasyon kafasıyla çalışıyor. bunlardan biri de imparatorluk sarayı. saray'ın bahçesi ziyaretçilere açık ancak içini gezmeniz için internet üzerinden rezervasyon yaptırmanız gerekiyor. bir başka mutlaka görülmesi gereken ancak gitmeden önce rezervasyon yaptırmanız gereken yer, robot restaurant. bir de bilen bilir, son dönemde japonya'da owl cafe diye bir trend var. içeride sağda solda baykuşların dolaştığı, bir yandan kahvenizi içerken bir yandan da baykuşları mıncırarak tuhaf kafalar yaşabileceğiniz yerler. çok gitmek istediğim halde rezervasyon ile içeriye aldıklarını öğrenince baya hayal kırıklığı yaşamıştım... velhasıl gideceğiniz yerleri önceden planlar hatta rezervasyon yaptırırsanız iyi olur.
bir de gitmeden önce şehirdeki etkinliklere bir göz atın. özellike bir sumo turnuvası veya baseball maçı gün içerisinde 2-3 saat zaman geçirmek için ideal. ayrıca içeride güzel kızlar bira servisi falan yapıyorlar...
illa tapınak mapınak diyorsanız senso-ji ve meiji tapınaklarına bir uğrayın. özellikle senso-ji'nin güneş battıktan sonra bir hayli hoş bir görüntüsü var. hemen çıkışında da yerel bir pazar bulunuyor.
meşhur bir balık pazarı var. sabaha karşı 5-6 gibi müzayede ile bağırış çığırış balık satılıyor. gece 2-3'e kadar bir barda takıldığınız akşamlardan birinde gece 3 gibi atlayın bir taksiye gidin. zaten müzayedeye giriş için gece 3-4 gibi balık pazarında yerinizi almanız gerekiyor. biraz meşakatli bir aktivite ama görülesi...
anime, manga kafası yaşamak isteyenler için akihabara cennet. ayrıca electronik town olarak geçiyor. her türden mangalar ve anime figürlerinin yanı küçük elektronik pasajlarında abidik gubidik elektronik aletler bulabilirsiniz. bu arada japonya ve çin'i birbirinden ayırmak lazım. japonya bir elektronik cenneti ancak fiyatlar çin kadar ucuz değil.
bu arada hazır akihabara'ya kadar gitmişken bir maid cafe'ye de uğrayın.
gece hayatı için her köşede bir gece kondu odası büyüklüğündeki izakaya denilen meyhanelerden bulabilirsiniz. bir akşamınızı buralara ayırın. yemekler güzel, içeride de bir esnaf meyhanesi havası oluyor. japonlar zaten acayip tatlı insanlar. şahsen ben yan masada oturan adamlara ne yediklerini sorduktan sonra masama aynısından bir tane gönderdiler hemen. velhasıl tek başınıza gitseniz bile çok eğlenirsiniz muhtemelen...
club falan derseniz roppongi tokyo gece hayatının beşiği. zaten etrafta bolca turist görebilirsiniz. ancak japonların müzik zevkinin berbat olduğunu söylemek lazım. genellikle yanarlı dönerli ortamlarda bangır bangır çalan mtv şarkılarından bahsediyorum...
biraz yerel barlar için ebisu'yu tercih edebilirsiniz.
peki bunları için ne kadar para ayırmak gerekir sorusunun ucu biraz açık. zira tokyo'nun dünyanın en pahalı şehirlerinden biri olduğu gibi bir rivayet var. açıkçası bu tam olarak doğru değil. zira fiyat skalası çok geniş. ben 8.000 yen'e de 800 yen'e de yemek yedim. turistik yerler biraz daha pahalı ama aynı tatları sokak aralarındaki küçük restoranlarda da alabiliyosunuz. velhasıl günlük 10.000 yen gibi bir bütçe gezmesiyle tozmasıyla size fazlasıyla yetecektir.
tokyo'da yaşayabileceğiniz en büyük zorluk dil. ingilizce bilen çok az. bilenler de berbat bir aksanla konuşuyorlar. ancak insanlar inanılmaz nazik ve yardım sever. misal kayboldunuz. birisine adres soruyorsunuz. öncelikle "piriiiz, ripiiiit egeeeeen." gibi biir cevap alıyorsunuz. ("please repeat again" demek istiyor.) güç bela derdini anlattın, adam gitmek istediğiniz yeri google maps'ten arıyor. evet öyle, "ya bilmiyorum birader" falan yok. sonra sizinle beraber gideceğiniz yere kadar gidiyor. velhasıl ingilizce iletişim kuramasanız bile bir şekilde insanlar size yardımcı oluyor.
uzun lafın kısası; insanlarıyla kültürüyla falan bambaşka bir gezegen gibi tokyo. daha önce de belirttiğim gibi derin bir tarihi mirastan çok modern, ışıl ışıl hatta biraz da tuhaf bir şehir ve bu özellikleri itibariyle bambaşka bir deneyim sunuyor.
hadi iyi yolculuklar...
'Tokyo' asıl ismi 'tok ya'dır ama zamanla fok balığı gibi konuşan insanlar bunu TOKYO olarak asimile etmiştir.
güncel olan 38 milyonluk nüfusu ile dünyadaki en kalabalık metropoldür.
Yanardağı aktif olan ve Japonya için merkez olan şehir.
japonya'nın başkenti.
geçen yıl sokakta 35 milyon dolardan fazla paranın bulunduğu kent.
https://www.cnnturk.com/d...lardan-fazla-para-bulundu
https://www.cnnturk.com/d...lardan-fazla-para-bulundu
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar