bugün
- filistin37
- silvermist'e iki şey söyle20
- antipanik'e bir şey söyle22
- sözlük kızlarının kombinleri15
- 44 yaşında psikolog olmak7
- traveler konuşursa sözlükte yer yerinden oynar8
- sarapci koalayi denize atmak4
- namazlı meal yazıp kuran da namaz var diyen avel7
- berberin traş yaparken kapıyı ve peredeyi kapaması3
- piyasada bol miktarda herif ve karı olması5
- fon kurdum para yatırır mısınız3
- sarapci koala ile el ele parklarda koşmak4
- muşlettin amca7
- barış sürecinde siyasallaşma aponun da hakkıdır5
- vincenzo montella7
- tarhana çorbası5
- azerbaycan8
- tanışılan kız hangi partili ise o partili olmak7
- royall stars2
- alttaki yazara bir şey söyle24
- kadir mısıroğlu'nun vatan haini olması5
- keşke yunan galip gelseydi diyen orospu evladı4
- bahçeye işemek2
- israil'in yunanistan'ın 2036 planını ifşalaması4
- prezervatif alamayacak kadar fakir olmak2
- akp'ye geçersem anam evlatlıktan reddeder3
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı36
- cenazede gülmek8
- su bardağında çay içmek10
- ehliyet sınavının kurallarını kim koyuyor ya2
- abazan yazarlar4
- florentia village istanbul2
- ürdün9
- egay sucukcu'ya bir şey söyle3
- tuvalette ilham gelmesi5
- antipatik'e iki şey söyle3
- abd'nin en iyi üniversiteleri2
- bosna hersek2
- şükretmeyen insan7
- mhp nin atatürk düşmanı olması5
- aşkım dua lipa mı ben mi diyen sevgili8
- sahaflık tecrübem5
- bir hikayenin sonuna nokta koyamamak3
- whatsapp grubundan atılmak2
- altın fiyatları2
- pudingi çay kaşığıyla yemek5
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- insanın düşüncelerinden utanması6
- kemalistlerin islam düşmanlığının nedenleri15
- erkeklere en güzel hitap şekilleri17
tiyatrolarda insanların uzun ve coşkulu konuşmalarına verilen isim.
kendi icinde cikisi, patlama ani ve inisi olan bir monolog.
(bkz: tirad)
tıyatro eserınde bır sahsın kendı kendıne yada seyırcılere uzun uzun konusmasına denır.
1-sahnede kişilerin birbirlerine karşı söyledikleri uzun sözler.
2-bir tiyatro oyununda, oyuncunun uzun ve kesintisiz konuşması.
2-bir tiyatro oyununda, oyuncunun uzun ve kesintisiz konuşması.
bir tiyatro oyununda, oyuncunun kalitesini gösteren uzun replik. tirat, iyi atılırsa oyun yükselir...
kendi içine kapalı, uzun replik.
tirad, karşılıklı hızlı söz alışverişinin yani diyaloğun tam karşıtıdır.
ör:
''
biff - okulda altı yedi yıl geçirdim; tek, içimde bir heves uyansın diye. acentelerde katiplik, seyyar satıcılık, nasıl olursa olsun bir iş bence iyi idi. oysa öyle yaşamak, yaşamak değilmiş. sıcak yaz sabahları yer altı trenlerine tıkılmak, ömrün olduğu kadar senet kaydetmek, telefona cevap vermek ya da alıp satmak. açık havaya çıkıp gömleğini atarak oturmak dururken yılın elli haftasını, iki haftalık tatil uğruna, işkence ile geçirmek. yanındaki arkadaşlarının bir üstüne geçmekten başka bir şey düşünmemek: işte, geleceğini güvence altına almak böyle yapmakla oluyor. ( heyecanı artmaktadır. ) savaştan önce evden ayrılalı beri yirmi otuz iş değiştirdim. happy, hepsi de sonunda aynı çıkıyor. bunun farkına ancak son zamanlarda vardım. nebraska' da sürücülük ettiğim sırada, ondan önce arizona' da, son kez de teksas' da. bu kez onun için eve geldim; galiba bunun farkına vardım da geldim. son çalıştığım çiftlik var ya, şimdi orda bahardır. on beş kadar tayları olacaktı. biliyor musun, anasıyla yavru tay kadar iç açan, göze hoş görünen manzara azdır. hem şimdi oralar ılıktır da. teksas şimdi ılıktır, bahar içindedir. benim bulunduğum yerde de ne zaman bahar olsa içimden doğru bir şey depreşir. "bir baltaya sap olamıyorum," derim; "ben ne halt ediyorum, haftada yirmi sekiz dolarla yetinip atlarla vaktimi öldürüyorum. otuz dördüne geldim, kişi ev bark edinmeli vakitken." işte, öyle zamanlarda koşup eve geliyorum. ama şimdi buradayım ya, ne yapıp edeceğimi kestiremiyorum. ( biraz durduktan sonra. ) eskiden beri yaşamımı boşa harcamamak baş düşüncemdi. ama buraya her dönüşte yaşamımı boşa harcamaktan başka bir şey yapmadığımı anlıyorum.''
arthur miller/satıcının ölümü
tirad, karşılıklı hızlı söz alışverişinin yani diyaloğun tam karşıtıdır.
ör:
''
biff - okulda altı yedi yıl geçirdim; tek, içimde bir heves uyansın diye. acentelerde katiplik, seyyar satıcılık, nasıl olursa olsun bir iş bence iyi idi. oysa öyle yaşamak, yaşamak değilmiş. sıcak yaz sabahları yer altı trenlerine tıkılmak, ömrün olduğu kadar senet kaydetmek, telefona cevap vermek ya da alıp satmak. açık havaya çıkıp gömleğini atarak oturmak dururken yılın elli haftasını, iki haftalık tatil uğruna, işkence ile geçirmek. yanındaki arkadaşlarının bir üstüne geçmekten başka bir şey düşünmemek: işte, geleceğini güvence altına almak böyle yapmakla oluyor. ( heyecanı artmaktadır. ) savaştan önce evden ayrılalı beri yirmi otuz iş değiştirdim. happy, hepsi de sonunda aynı çıkıyor. bunun farkına ancak son zamanlarda vardım. nebraska' da sürücülük ettiğim sırada, ondan önce arizona' da, son kez de teksas' da. bu kez onun için eve geldim; galiba bunun farkına vardım da geldim. son çalıştığım çiftlik var ya, şimdi orda bahardır. on beş kadar tayları olacaktı. biliyor musun, anasıyla yavru tay kadar iç açan, göze hoş görünen manzara azdır. hem şimdi oralar ılıktır da. teksas şimdi ılıktır, bahar içindedir. benim bulunduğum yerde de ne zaman bahar olsa içimden doğru bir şey depreşir. "bir baltaya sap olamıyorum," derim; "ben ne halt ediyorum, haftada yirmi sekiz dolarla yetinip atlarla vaktimi öldürüyorum. otuz dördüne geldim, kişi ev bark edinmeli vakitken." işte, öyle zamanlarda koşup eve geliyorum. ama şimdi buradayım ya, ne yapıp edeceğimi kestiremiyorum. ( biraz durduktan sonra. ) eskiden beri yaşamımı boşa harcamamak baş düşüncemdi. ama buraya her dönüşte yaşamımı boşa harcamaktan başka bir şey yapmadığımı anlıyorum.''
arthur miller/satıcının ölümü
sahnede karşılıklı, uzun konuşma.
haluk bilginer'in masumiyet filminde canlandırdığı o sahne, yerinde bir örnektir. https://www.youtube.com/watch?v=cfu4Hq6kzcIhttps://www.youtube.com/watch?v=cfu4Hq6kzcI
haluk bilginer ustadan tam olarak tanımı budur. herhalde bir orospuyu sevmek bu kadar güzel anlatılırdı.
https://www.youtube.com/watch?v=FUpNXlhgUB0&feature=endscreen
https://www.youtube.com/watch?v=FUpNXlhgUB0&feature=endscreen
tiyatro öğrencilerinin sabırsızlıkla beklediği, okuldaki en heyecanlı ve ilk sahne deneyimi vesilesidir. çalışmaya başladıktan sonra karnınıza giren ağrılardan tutun da, uykunuzu bölecek rüyalara kadar vesile olabilir. canı sağolsun, bunların da tadı apayrıdır.
Teiresias, senki yerde-gökte, bilinen-bilinmeyen herşeyi sezersin, gözlerin görmediği halde kentin nasıl bir felakete uğradığını elbette bilirsin. Kente yardım etmek, onu kurtarmak için senden başka kimsemiz yok. Sana gönderdiğim adamlar belki söylemişlerdir, Phoibos bize cevap verdi: Laios'u öldürenleri bulup ölümle veya sürgünle cezalandırmazsak derdimizin çaresi yok. Bizden hiçbir şeyi esirgeme; kuşlara mı sorarsın, kendi kehanetlerinden mi faydalanırsın, tehlikeyi kendinden, kentten, benden uzaklaştır, bu cinayetin üzerimize sürdüğü lekeyi temizle. Bütün ümidimiz sende. Kuvveti, imkânları ölçüsünde bir insanın başkalarına yardım etmesi kadar güzel şey var mı?
Kral Oidipus
Kral Oidipus
(bkz: #34420163)
(bkz: masumiyet)
Aklıma ilk haluk bilgineri, bekiri getiren kelime.
tirat diyince önce akla haluk bilginer gelir.
hiç şaşmaz bu. bir önceki nesilin aklına da ilk sadri alışık gelir sanırım.
hiç şaşmaz bu. bir önceki nesilin aklına da ilk sadri alışık gelir sanırım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar