bugün
- yazarların yapmayı düşündükleri çocuk sayısı9
- arkadaşlar yeni işe başladım6
- sözlük yazarlarının gerçek adları40
- dikkat çekmeye çalışan erkek5
- 28 bine çalışmak7
- tavuk kanadı ne işe yarıyor sorunsalı6
- iblis'in sesini duymak8
- mazot 1 ytl olacak3
- hoslanilan kızın adının makbule olması4
- kahvaltıda kaç zeytin yersiniz14
- sözlükteki şeref yoksunu yazarlar7
- nervio hamferdinin izmire gelmesi7
- gerçek mehdi kim3
- mazotun litresi 101 lira36
- bik bik'in mutfağına konuk olmak30
- sadece filistin'i önemsemek13
- anın görüntüsü27
- arkadaşlar numaranızı verir misiniz2
- yaşlılığı kabullenemeyen insan9
- israil11
- petrol bulduk haberleri8
- east of eden5
- oğlunuza bedelli yaptırır mısınız4
- ülkücülere küfür edip ülkücülerden oy bekleyen tip8
- einstein2
- copernicus2
- allah3
- arkadaşlar bir şey soracağım13
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler25
- öcalan'ın kira vermeden villada oturması12
- türkler vs türkiyeliler6
- kürdü sevin9
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek20
- as maca8
- her boka lapin gibi atlamak4
- 16 nisan 2028 cumhurbaşkanlığı seçimi3
- reagan ridley9
- arkadaşlar bakar mısınız18
- çetin ceviz2
- bilgisayar sipariş edip fayans gelmesi3
- doktor kadın çöpçü erkek evliliği11
- türkiye'yi chp kalkındıracak3
- yetiş ya gavs6
- israil nüfusunun yarısı müslüman5
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- arkadaşlar neden böyle4
- regl günündeki bir kızın aksesuarları4
- mhplilerin hala mhpye oy verecek olması7
- yoruldum2
- atilla uğur'un öcalanın listesinin başında olması5
yahudi propagandası mı yapmaya çalışmış yoksa din ve politikanın uzağındaki kişileri mi yermeye çalışmış olduğu belli olmayan film. aslında izlemeden önce sise karşı bende bir önyargı vardı. bu filmi daha güzel filmler var diye en sona sakladım bu yüzden. bir ara şöyle bir başına baktım, sonra kapatım. birkaç kez daha denedim ama iyi adapte olamadım. sonra ev tayfasıyla popcorn eşliğinde film arayışlarına girdik. dedim madem izlemedim ne zamandır bunu, bari herkes buradayken izleyelim. başlarda kurgu hep bildiğimiz, insanları bir yerlere sokma telaşındaki kurgu. sonra yahudilerdeki mesihlik cazibesine kapılan bir yahudi ablanın bu konudaki gayreti ve kahinsi konuşmaları. ve ardından oldukça gerçekçi canavarlar. askeriyenin başka boyut saçmalamaları yerine kimyasal veya biyolojik silah tatbikatı yaparken böceklerde aşırı derecede büyüme yan etkisi yaptığı söylenseymiş daha gerçekçi olurmuş. gelelim sona; bilmiyorum çok mu kendimi kaptırdım ama the host of seraphim eşliğinde o acıklı manzaraları -manzara dediğim de sis ve içindeki monsterlar- görünce üzerimde kolay atılamayacak bir etki bıraktı. üstüne canavarlarca yenmektense kurşun yemeyi tercih eden insanların o acıklı halleri ve kahramanımızın canavarın önüne kendini atmışken tüm canavarların temizlendiği ve sahil-i selamete ulaşıldığı anda verdiği tepki eklenince ben yarım saat kadar kendime gelemedim. film dediğin böyle olur işte...
künye için (bkz: on uzerinden dokuz)
künye için (bkz: on uzerinden dokuz)
izleyeni germeyi gayet güzel beceren ve bunu yaparken de gerçek hayattan da faydalanmayı bilip türlü mantıksızlıklar yumurtlamayan, türlü haşeretin gayet güzel resmedildiği fakat bunca güzelliğine rağmen saçma sapan bir sona sahip filmdir.
insan psikolojisini bilhassa cehaletini ,dini inançları ve egolarını olası bir kurguyla göz önüne seren izlenilesi bir eser. Bir provokatörün insanların tüm inançlarına hükmedebileceğini ve yandaş toplayabileceğini sonuç olarak cahilce davranılıp kaos yaratılabileceğini gösteren bir filmdir.
--spoiler--
Bayan Carmody
Kasabanın tarikat lideri.
insanlar zehir içmeye başlamadan önce
buradan gitmek istiyorum.
insanlar gerilmeye başladıkça,
gözlerine daha iyi görünecek.
Hayır, buna inanmıyorum.
Kadının deli olduğu ortada.
Bak, belki birkaç kişi, ama...
Hayır, ben dört saydım.
Şu anda onlara vaaz veriyor.
Öğlene doğru dört kişiyi daha ayartacak.
Yarın akşama doğru,
o şeyler geri geldiğinde,
yanında resmen cemaati olacak
işte o zaman işleri yoluna koymak için
kimi kurban etmek isteyeceği
hakkında endişelenebiliriz ..
Tanrım, David,
biz modern bir toplumuz.
Elbette, makineler çalıştığı,
ve 911'i arayabildiğin sürece.
Ama bunları ellerinden alır,
insanları karanlıkta bırakırsan,
ödlerini koparırsan,
kural falan tanımazlar.
O zaman ne kadar ilkel olabileceklerini görürsün.
--spoiler--
--spoiler--
Bayan Carmody
Kasabanın tarikat lideri.
insanlar zehir içmeye başlamadan önce
buradan gitmek istiyorum.
insanlar gerilmeye başladıkça,
gözlerine daha iyi görünecek.
Hayır, buna inanmıyorum.
Kadının deli olduğu ortada.
Bak, belki birkaç kişi, ama...
Hayır, ben dört saydım.
Şu anda onlara vaaz veriyor.
Öğlene doğru dört kişiyi daha ayartacak.
Yarın akşama doğru,
o şeyler geri geldiğinde,
yanında resmen cemaati olacak
işte o zaman işleri yoluna koymak için
kimi kurban etmek isteyeceği
hakkında endişelenebiliriz ..
Tanrım, David,
biz modern bir toplumuz.
Elbette, makineler çalıştığı,
ve 911'i arayabildiğin sürece.
Ama bunları ellerinden alır,
insanları karanlıkta bırakırsan,
ödlerini koparırsan,
kural falan tanımazlar.
O zaman ne kadar ilkel olabileceklerini görürsün.
--spoiler--
hiç bir şeye yaramayan bir film. aptal bir korku filmi. dangalakça diyaloglar , insanları korkutmaya çalışan salak bi kadın , gerizekalı canavarlar , cehenneme açıldığına inanılan salak bir kapı. son zamanlarda izlediğim en kötü film. her haliyle berbat.
iddiasız oyuncu kadrosu, iddialı yönetmeni ve iddialı kalemiyle (stephen king) ciddi bir gerilim / sci fi / korku yaşatma vaadinde.
hayvan gibi spoiler gibi değil gibi
daha ilgi çekici bir holivud yapımı olmak için king babanın yazdığı sis hikayesinin oldukça değiştirilmiş halidir bu film. güzel film olmuş ancak hikayeye sadık kalınsaymış daha iyi olurmuş gibi geldi ilk izleyişte.
film kitabın aksine oldukça vahşi ve içler acısı şekilde bitiyor ancak bu vuruculuk orjinal hikayenin sonunda hissettiğim o ağır çaresizlik duygusunu bu haliyle bile hissettiremedi bana. tabi kitabı okurken devreye giren hayal gücünün de bu hususta büyük payı var.
yine de kahramanların sıkıştıkları mekan ve bağnazlık, beyin yıkama, çaresizlikten doğan hayvani davranışlar aynen kitapta olduğu gibi aktarılmış.
aksiyon sahnelerinin de bir çoğu olduğu gibi aktarılmış. izlerken "aha şimdi bacağı kopacak herifin" demem ve akabinde o bacağın lörkedenek kopması bu durumu yeterince açıklıyor sanırım. ama bu tarz ayrıntılara özen gösteren yapımcı, senarist ve yönetmen efendilerin sonunu komple "kafamıza göre takılalım" haline getirmeleri mantıksız olmuş.
efektler güzel ve insanın gözüne de sokulmamış.. bu da artı puan film için...
ha bir de baş roldeki abinin de markette tanıştığı hatunla sinkaf eylemesi gerekiyordu kitaba göre ki verdiği karanlık hissiyat bakımından önemli bir bölümdü eksilere yazdım...
hayvan gibi spoiler gibi değil gibi
velhasılı kelam; kitabı okuduysanız bile şaşıracağınız bir film olmuş gidin görün derim. ben kitabı ortaokul yıllarında okumuştum; film beni o günlere götürdü bu açıdan artı bir rerörerö oldu...
daha ilgi çekici bir holivud yapımı olmak için king babanın yazdığı sis hikayesinin oldukça değiştirilmiş halidir bu film. güzel film olmuş ancak hikayeye sadık kalınsaymış daha iyi olurmuş gibi geldi ilk izleyişte.
film kitabın aksine oldukça vahşi ve içler acısı şekilde bitiyor ancak bu vuruculuk orjinal hikayenin sonunda hissettiğim o ağır çaresizlik duygusunu bu haliyle bile hissettiremedi bana. tabi kitabı okurken devreye giren hayal gücünün de bu hususta büyük payı var.
yine de kahramanların sıkıştıkları mekan ve bağnazlık, beyin yıkama, çaresizlikten doğan hayvani davranışlar aynen kitapta olduğu gibi aktarılmış.
aksiyon sahnelerinin de bir çoğu olduğu gibi aktarılmış. izlerken "aha şimdi bacağı kopacak herifin" demem ve akabinde o bacağın lörkedenek kopması bu durumu yeterince açıklıyor sanırım. ama bu tarz ayrıntılara özen gösteren yapımcı, senarist ve yönetmen efendilerin sonunu komple "kafamıza göre takılalım" haline getirmeleri mantıksız olmuş.
efektler güzel ve insanın gözüne de sokulmamış.. bu da artı puan film için...
ha bir de baş roldeki abinin de markette tanıştığı hatunla sinkaf eylemesi gerekiyordu kitaba göre ki verdiği karanlık hissiyat bakımından önemli bir bölümdü eksilere yazdım...
hayvan gibi spoiler gibi değil gibi
velhasılı kelam; kitabı okuduysanız bile şaşıracağınız bir film olmuş gidin görün derim. ben kitabı ortaokul yıllarında okumuştum; film beni o günlere götürdü bu açıdan artı bir rerörerö oldu...
bir terslik olmazsa 29 şubat'ta vizyona girecek olan darabont'un üçüncü stephen king uyarlaması. anlık imdb puanı 7.7 ve gelecek haftanın tek izlenesi filmi gibi görünüyor.*
fragmanı için: http://www.youtube.com/watch?v=EP-MHO_M6ik.
stephen king'in sis isimli eserinin sinema uyarlaması. 29 şubat 2008 tarihinde gösterime girecek film.
ilk okunduğu andan itibaren "lan şunun filmini yapsalar ne kadar güzel olurdu" denilen skeleton crew* ün beyaz perdedeki hali.
özet olarak şudur ki, bir köyü sis basar. sis ile beraber deprem de olur. bir grup insan süpermarkette kalır. sis normal sislerden farklıdır. içinde sanki yaşayan birşeyler bulunmaktadır. olaylar hızla gelişmektedir... o kadar hızla gelişmektedir ki filmin nasıl olacağı hakkında bile bir fikrimiz bulunmamaktadır.
ancak bilinen şudur ki stephen king insanın hayal sınırlarını zorlayan, en azındna zorlamayı seven bir yazardır. şahsen benim kafamdaki norton planı beyaz saçlı, peter parker ın amcasına benzeyen acayip entellektüel birisidir. amanda benim için bir kayadır. nicole kidman gibi birşeydir. buz gibidir ama çok güzeldir. ollie vardı bi de. o da şişman gözlüklü birşeydir. hep terleyen cinsten...
a man....***
"we need to get out of here!!""
with a son..
"dadddyy... I'm scaredd!"... "Ok son.. I'm here... ok.."
in a supermarket...
"rouuuwrrrvvv..."*
it is helll!!!!
the mist...
in the theatres. 21/11/2007...
"röööarhhhhhghhsaldkjhflaksdj"*
falan filan..*
özet olarak şudur ki, bir köyü sis basar. sis ile beraber deprem de olur. bir grup insan süpermarkette kalır. sis normal sislerden farklıdır. içinde sanki yaşayan birşeyler bulunmaktadır. olaylar hızla gelişmektedir... o kadar hızla gelişmektedir ki filmin nasıl olacağı hakkında bile bir fikrimiz bulunmamaktadır.
ancak bilinen şudur ki stephen king insanın hayal sınırlarını zorlayan, en azındna zorlamayı seven bir yazardır. şahsen benim kafamdaki norton planı beyaz saçlı, peter parker ın amcasına benzeyen acayip entellektüel birisidir. amanda benim için bir kayadır. nicole kidman gibi birşeydir. buz gibidir ama çok güzeldir. ollie vardı bi de. o da şişman gözlüklü birşeydir. hep terleyen cinsten...
a man....***
"we need to get out of here!!""
with a son..
"dadddyy... I'm scaredd!"... "Ok son.. I'm here... ok.."
in a supermarket...
"rouuuwrrrvvv..."*
it is helll!!!!
the mist...
in the theatres. 21/11/2007...
"röööarhhhhhghhsaldkjhflaksdj"*
falan filan..*
The Shawshank Redemption ve The Green Mile filmlerinin yönetmeni olan Frank Darabont'ın son filmi.
21 kasım'da vizyonda olacakmış.
21 kasım'da vizyonda olacakmış.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar