1. 1.
    nişantaşı'nda bir şubesi olan, içi insanın kendini evinde hissedebileceği şekilde tasarlanmış, ancak kasa başına gittiğinizde evdeki hesabın çarşıya uymadığı sosyetik mekan.
    1 ... impayatoy
  2. 2.
    parasi fazla gelen bunyenin tercih edecegi mekan.
    ... phoebe buffay
  3. 3.
    kestaneden nefret eden bünyelerin bile bayılacağı kadar enfestir kestaneli cheesecake'leri.
    ... brunglace
  4. 4.
    giden bir pişman gitmeyen bin pişman halinin yaşandığı yerdir.
    ... viva la fidel
  5. 5.
    enerjisi, ortamı, manzarası, çilekli tart'ı* ve müzikleri ile kalplerin birincisidir.
    ... brunglace
  6. 6.
    caddebostan şubesinde siparişimizi 20 dakika kadar geciktirmiş olan mekan. böyle durumlarda susmayıp hakkınızı arayın, çayı ikram ediyoruz dedirtene kadar. bir dahaki sefere tartımı beleşe getirmeyi deniycem *
    2 ... brunglace
  7. 7.
    istiklal caddesinde yeni şubesi açılacak olan mekan. tadilat çalışmaları sebebi ile insanlar çıkan tozdan nefes alamıyor, tüm işyerlerinin içi toz dolmuş vaziyette.

    buda şunu gösteriyor bunlar rezil herifler, ulan milleti esir ediyorsunuz. ne belediye sesini çıkartıyor ne başkası, herkes yolunu değiştirmek zorunda kalıyor, batarsınız inşallah.

    ayrıca kel kafalı kısa boylu bir artist var patronları olması muhtemel kişi, bir kaç gündür ortalıkta yok? eğer görürsem kendisine çıkan tozları yedireceğim.
    2 ... templar
  8. 8.
    pahalı.

    yok hayır ne lümpen edebiyatı yapıcam, ne de züppelik meraklısı bir açıklamam olacak. bildiğin pahalı olan kafe. evet manzara gerçekten süper, ama bir limonataya 9.5 ytl vermenin hiç bir şartta "uygun" diye nitelendirilmesinin beklenmemesi gerek.

    evet güzel yemekler yok değil, hadi mesela 23 ytl'ye satılan, menünün diğer seçeneklerine göre biraz daha uygun gibi olan mozarella buffalo(ki bir italyan peynirinin new york yakınlarındaki bir semtten getirilmesinin mantığını anlayabilmiş değilim) veya şnitzel tercih edilebilir.

    ama bir mevsim salata söylüyorsun 24 ytl yahu!
    arkadaşım salatanın kombine olduğunu, bir mevsim boyunca gelip o parayla salata yiyebileceğini sandı.

    küçüktük. maldık. nasıl olsa "house'dayız şekerim" diyebilecek olduğumuz için marine edilmiş fil taşşağına 90, limonlu tang'e 150 ytl verecek durumdaydık herhalde. gidiyorduk.

    işte şimdi yine nasıl olsa birileri bu mantıkta olacağından house cafe büyümeye, şubeler açmaya devam etmekte.

    önümüzdeki günlerde, kendilerine karaköy'de 60 yeni kuruş'a, ali'nin yeri'nde satılan limontalardan götürüp; "bakın canım bunun adı limonata" demeyi düşünüyorum.
    7 -1 ... chaotic good
  9. 9.
    pahalı olduğunu yazmama gerek yok sanırım, ama o kadar pahalı ki kendimi tutamıyorum!
    şimdi bu yazılanlar ortaköy şubesi için, ancak diğer şubelerde de durumun farklı olduğunu sanmıyorum.
    öncelikle mekan kendine has bir tarza sahip ve muhteşem bir manzaraya, bu iyi. servis olarak da pek bir ilgilisiz pek bir burnu havada eleman topluluğuna sahip mekan ki bu kötü. geç servis, yanlış servis, düzensiz servis vs..

    örneğin bir ızgara tavuk+bira(30luk) 31 ytl olmamalı bence. hele ki yemek hayvani büyüklükteki tabakta süs gibi duruyorsa. makarna siparişi veren arkadaşıma kova büyüklüğünde bir tabakta makarna geldi ancak içindeki makarnaya ulaşabilmek için kolunuzu büküp çatalı uzatmanız gerekiyor ve ne yaparsanız yapın 5. çatalda yemek bitiyor.

    sadece müziği ve ortamı için gidilebilecek mekanlar vardır, çok sık gidilmez ama gidildiğinde verilen hesaba içi acımaz insanın, işte house cafe o mekanlardan değil..
    1 -1 ... hayaser
  10. 10.
    istiklal caddesi şubesi'nde iki sezar salata ve iki su için bizden 120 küsür lira para aşırmaya çalışan mekan. doldurmuşsun fişi burdan bağdata yol olur lan. karşımdaki de yavrum saf, anlamadı, ödüyo saf saf. ben yemem ama.
    ... one last goodbye