bugün
- velvet34
- migros'a sorulacak tek soru13
- arkadaşlar çok hastayım ya5
- kliniğe gittim klinikten geldim6
- öğretmenlere önlük ve kıyafet zorunluluğu gelmesi5
- victor osimhen15
- tostumu yaptım5
- sadece sözlük kızları tarafından açık oylanmak4
- sözlük kavgalarının aslında çok yararlı olması6
- now tv neden gelmedi3
- yeni partinin ilk krizde duvara toslaması11
- fenerbahçe biraz sert biraz katı13
- kadınlardaki aşırı özgüvenin nedeni6
- gocu abi buraya yumruk havaya2
- koşer ürün alan müslüman2
- livakovic'in barcelona transferi5
- sözlük ne zaman bu kadar sıkıcı hale geldi3
- dincinin içinde yaşadığı hasta hayal dünyası4
- gazze de 186 yardım çalışanının öldürülmesi4
- devletin bireye müdahalesi2
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı6
- osuruktan şiirler58
- ikinci entrynin başlık üzerindeki muazzam etkisi2
- adnan menderes'in yıktırdığı tarihi eserler3
- yılmaz güney izleyip ahmet kaya dinleyen tip14
- aleksey batrakov20
- enayimiknatisi ile kavga etmek21
- genelev3
- abdullah öcalan13
- yasakçı zihniyet15
- ekşi sözlük21
- bik bik kız kaçırdı9
- alparslan kuytul13
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı30
- tarhana çorbası7
- babo dünyayı düzdün doymadın4
- ilk buluşmada 13 pişi yiyen kız12
- şarapçı koala'nın ulusalcı nefreti8
- polisin verilen emrin yasaya uygunluğunu sorgusu12
- tarhana içenlerin köylü ve eğitimsiz olması10
- yazarlara gelen son mesaj3
- yılmaz güney filmleri6
- ismail kartal16
- avanosun nevşehirde olması5
- kredi kartı2
- yıllık izin3
- ulusalcı önderlerin akp'ye geçmesi10
- ona bir şey söyle5
- bugün ne yapsam9
- reels izleme bağımlılığı6
bu heriften hazzetmesem de su an elimizdeki en zevkli bilim programi sayilir ana akim medyadaki. her ne kadar uzaklarda olsam da youtube kanalindan surekli takip ediyorum.
tv izlemediğim için haberdar olamadığım karşılaşma. Youtube kanalı varsa oh ne ala.
fatih de boş adam değil, konuklara iyi pas atıyor. insana bişey katan nadir programlardan.
türk televizyonlarının tek bilim programı.
celal hoca var.
açın izleyin de program devam etsin.
celal hoca var.
açın izleyin de program devam etsin.
konu uzay.
rating alsın diye özellikle gündeme getirdiğim başlık.
değerini bilelim.
rating alsın diye özellikle gündeme getirdiğim başlık.
değerini bilelim.
ilk kez fatih le celal hoca gerginlik yaşıyor.
inşallah kopmaz. kopma noktasından bi kaç kez döndüler.
inşallah kopmaz. kopma noktasından bi kaç kez döndüler.
Şuan kadrajın ortasında masanın tam üstünde tropikal meyveler serpiştirmişler alt yazıda da ihracatı uçuran tropikal meyveler diye yazı geçen sikimsonik program.
bu akşam şampiyonlar ligi gibi bir program var.
celal şengör ile ahmet aslan yayında olacakmış.
ilgilisi için muazzam.
celal şengör ile ahmet aslan yayında olacakmış.
ilgilisi için muazzam.
ya oğlum biraz ilgilensenize, ekşide bir sürü entry girmişler bu akşamki program için, siz hala cik cok ediyosunuz.
orada anlatılanlara bi önem verin ya.
orada anlatılanlara bi önem verin ya.
silktiret yaaa 2 herbokolog çıkmış konuşuyor.
üstteki adamin yazdigi bile hiç yazmayanlara göre evladır.
hiç değilse bakmiş.
tabi ki gerçek bilginler konuşuyor.
hiç değilse bakmiş.
tabi ki gerçek bilginler konuşuyor.
bilim yetmezliği çektiğimiz bir Türkiye'de ne kadar konukları kadrolu hale gelmiş olsa da izlenmeye değer program.
fatih altaylı: ıııııııığ hocam hitler neden yahudiiiiiiiiiğ düşmanıydı?
ilber ortaylı: şimdi aslında yahudiler'in hitler öncesindeki düşmanı sovyetlerdi. bunu herkes bilir. ruslar'da antisemitizm ilk olarak çar 1. vladimir döneminde başlamıştır. vladimir çok enteresan bir kimseydi. musiki'ye hayranlığı vardı dönemin diğer münevverleri gibi. özellikle de japon geleneksel çalgılarına bayılırdı. japonlar ise geleneksel çalgılarına değer verirler bugün bile. bizdeki talebeler gibi kendi sanat musikileri yerine bu sersem amerikalıların işlerine bakmazdılar. bu böyledir yani! japonlar'ın bir diğer özelliği ise moderniteye de açık olmalarıdır. örneğin 1785 yılında çıkan osakino monakilo adlı müzikalde kullanılan enstrümanlar portekizli gemiciler ile geliyor oraya yıllar evvel. ayrıca japonlar bize toruko der ve bu da portekizcedir, tabii efendim bizzat portekizliler getiriyor. şunu da herkes bilir ki, portekizli gemiciler mutlaka yanlarına iranlı bir rehberde alırdı. iranlılar denizcilikten anlamaz zannedilse de bazı aklıeveller tarafından, o iş öyle değildir. iranlılar deryalara açılma ve sinema konusunda çok iyi bir halktır ve bu işte birikimlidirler. bu onlara alexander the great ile dövüşmelerinden kalma bir hazinedir. osmanlı da bundan etkilenmiştir. özellikle de paşa ekrem efendi bu konuda fevkalade yeteneklidir efendim. ayrıca ciddi bir muallimdir kendisi. bir sürü mecmua basmışlığı da vardır. yani çok münevver bir kimseydi. kendisi ne yazık ki osmanlı dağılınca ailesiyle birlikte meksika'ya kaçmış. orada da ona ne deseler beğenirsiniz? el turko diyorlar!(heğh heğh gülüyor) çünkü ispanyolca ile portekizce kardeş lisanlardır. ispanyolca ise çok güzel bir lisandır. ben talebelere şunu öneriyorum, harçlığınızı toplayın ve meksika'ya gidin. sokaklarda kaybolup insanlarla kaynaşın. hayır efendim, meksikalılar fevkalade entelektüeldir. komşuları amerikalılar ise tam tersi sopalık heriflerdir. meksika halkı gibi ince nezaketten anlamazlar. languru manguru kimselerdirler ne yazık ki. bu böyledir yani!
fatih altaylı: ıııııııı teşekkür ederim hocam ıııııı hepimiz aydınlandık, ıııııığ herhalde seyirciler de benim gibiiiiiiiiğ düşünüyordur. ağzınızaıııııııı yüreğinize sağlık.
(fatih alaylı'nın iç sesi: ben ne sormuştum amk?)
ilber ortaylı: şimdi aslında yahudiler'in hitler öncesindeki düşmanı sovyetlerdi. bunu herkes bilir. ruslar'da antisemitizm ilk olarak çar 1. vladimir döneminde başlamıştır. vladimir çok enteresan bir kimseydi. musiki'ye hayranlığı vardı dönemin diğer münevverleri gibi. özellikle de japon geleneksel çalgılarına bayılırdı. japonlar ise geleneksel çalgılarına değer verirler bugün bile. bizdeki talebeler gibi kendi sanat musikileri yerine bu sersem amerikalıların işlerine bakmazdılar. bu böyledir yani! japonlar'ın bir diğer özelliği ise moderniteye de açık olmalarıdır. örneğin 1785 yılında çıkan osakino monakilo adlı müzikalde kullanılan enstrümanlar portekizli gemiciler ile geliyor oraya yıllar evvel. ayrıca japonlar bize toruko der ve bu da portekizcedir, tabii efendim bizzat portekizliler getiriyor. şunu da herkes bilir ki, portekizli gemiciler mutlaka yanlarına iranlı bir rehberde alırdı. iranlılar denizcilikten anlamaz zannedilse de bazı aklıeveller tarafından, o iş öyle değildir. iranlılar deryalara açılma ve sinema konusunda çok iyi bir halktır ve bu işte birikimlidirler. bu onlara alexander the great ile dövüşmelerinden kalma bir hazinedir. osmanlı da bundan etkilenmiştir. özellikle de paşa ekrem efendi bu konuda fevkalade yeteneklidir efendim. ayrıca ciddi bir muallimdir kendisi. bir sürü mecmua basmışlığı da vardır. yani çok münevver bir kimseydi. kendisi ne yazık ki osmanlı dağılınca ailesiyle birlikte meksika'ya kaçmış. orada da ona ne deseler beğenirsiniz? el turko diyorlar!(heğh heğh gülüyor) çünkü ispanyolca ile portekizce kardeş lisanlardır. ispanyolca ise çok güzel bir lisandır. ben talebelere şunu öneriyorum, harçlığınızı toplayın ve meksika'ya gidin. sokaklarda kaybolup insanlarla kaynaşın. hayır efendim, meksikalılar fevkalade entelektüeldir. komşuları amerikalılar ise tam tersi sopalık heriflerdir. meksika halkı gibi ince nezaketten anlamazlar. languru manguru kimselerdirler ne yazık ki. bu böyledir yani!
fatih altaylı: ıııııııı teşekkür ederim hocam ıııııı hepimiz aydınlandık, ıııııığ herhalde seyirciler de benim gibiiiiiiiiğ düşünüyordur. ağzınızaıııııııı yüreğinize sağlık.
(fatih alaylı'nın iç sesi: ben ne sormuştum amk?)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar