bugün
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı15
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya21
- israil'in kızlarından daha ucuzu6
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı12
- milan skriniar5
- anın görüntüsü23
- fenerbahçe 1 göztepe 14
- bel soğukluğu2
- keremi çıkarken ıslıkladılar3
- kale3112'in kalesinde cadılar bayramı kutlamak5
- israilli kızlar5
- fenerbahçe 1 göztepe 22
- bmw 760i long3
- martin luther'in yahudiler hakkındaki sözleri2
- gündüz kızımsın gece ise karımsın diyen sapık baba11
- fener felaket kaçırdı2
- göztepe neymiş böyle be2
- müdürün nöbetçi olduğu gece vardiyası2
- idealist misiniz6
- başkenti siz belirleseydiniz neresi olurdu7
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı16
- 2002 yazı2
- ekmek yemeyi bırakmak3
- sigara içmek2
- kenan evren3
- cedidacer6
- ferhat güzel2
- bu devirde evlenmek5
- 31 ekim 2026 bursaspor bandırmaspor maçı4
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği13
- sözlükteki fenerbahçeliler10
- uzun yol otobüs eziyetleri2
- 14 yıl sonra 2012 li lerin liseye başlaması2
- yazarların gizli gizli dinlediği şarkılar8
- kenan evren'in fesli gavatı vatandaşlıktan atması3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı24
- akp'lilerin ahmet kaya'yı sevmesi4
- yağı emmiş patates kızartması3
- göztepe 3 ledi2
- gammaz adama güvenilir mi3
- sıdıka2
- hangi hogwartz binasını temsil ediyorsunuz5
- en sevdiğiniz radyo kanalları4
- moralin çok bozuk olması5
- türkiye şahlanıyor5
- fenerbahçe göztepe3
- aziz yıldırım2
- en sağlam akıllı telefon2
- engineer288
- street fighter5
perdenin arkasındakini düşünmektir.
ör, yağmuru bulutun değil yaratıcının verdiğini düşünmektir ve bilmektir. bulut sadece bir perdedir.
ör, yağmuru bulutun değil yaratıcının verdiğini düşünmektir ve bilmektir. bulut sadece bir perdedir.
bir şey üzerine düşünmek.
(bkz: fikir)
“Bir saat tefekkür bazen bir sene ibadetten daha hayırlıdır.”
Suyutî, Camiu’s-Sağir, II/127; Aclûnî, I/310
Suyutî, Camiu’s-Sağir, II/127; Aclûnî, I/310
fikretmek.
Fikiretmek düşünmek.
düşünme fiili.
Osmanlıca değil de arapça kökenli olan ve fikir kökünden türeyen bir kelimedir. Düşünce manasına gelir.
Kitaplar, hakikatin diliyle konuşan sessiz mürşitlerdir. Ancak o dili anlamak, insanın içindeki arayış ve cehd ile mümkündür. Abdülhakim Arvasi Hazretleri, Üstad Necip Fazıl’a nasıl bir diriliş tohumu ektiyse, Bediüzzaman Hazretleri de bu asrın gençliğine o tohumları ekmiştir. Risale-i Nur ve diğer hakikat kitapları, islam’ı fikren ve ruhen yeniden inşa etmemizin anahtarıdır.
Ancak şunu da bilmek gerek: Hakikati yalnızca kitaplara hapsetmek, o hakikati kısırlaştırır. Kitap, bize aksiyonun ve düşüncenin yollarını açmalıdır. Okuyan, anlamalı; anlayan, harekete geçmelidir. Risale-i Nur da bir medeniyet idealinin ilk adımıdır. Ancak bu adım, islam’ın tüm yönleriyle hayata hâkim olmasıyla tamamlanır.
kitap okuyan insan, o kitapta yazılanları kendi kalbine ve ameline tatbik etmekle mükelleftir. Eğer okuduğu kitap, onu Allah’tan uzaklaştırıyorsa, o kitap ne kadar doğru yazılmış olursa olsun, okuyanın kalbine fayda vermez.
insanın hayatında doğru bir kılavuz olması lazımdır. Kur’an ve sünnet, bizim asıl kılavuzumuzdur. Diğer kitaplar, bu ana kılavuzlara hizmet ettiği ölçüde değerlidir. Ve unutmayın ki, bir kitap, ancak hakikate götüren bir insanın ellerinde gerçek anlamını bulur. Her kitap, bir mübarek yolun işaret taşı olmalıdır.
Kitaplar, sadece bilgi vermek için değil, kalbi terbiye etmek için okunmalıdır. Çünkü bilgi, insanı kibirle doldurabilir; ama kalp, ancak Allah’a yönelirse huzur bulur. Bizim Risale-i Nur’daki gayemiz, kalpleri hakikatle tanıştırmak ve bu milletin yeniden dirilişine vesile olmaktır
Kitap dediğimiz şey, insanı harekete geçirmelidir. Abdülhakim Arvasi Hazretleri bana, yalnızca doğru düşünmeyi değil, doğru düşüncenin aksiyon haline gelmesi gerektiğini de öğretti. Eğer bir kitap, bizi yerimizden kaldırmıyorsa, o kitap yalnızca bir ağırlıktır.
Bediüzzaman Hazretleri’nin Risale-i Nur’u, bu milletin aklına ve ruhuna vurulmuş zincirleri kırmanın anahtarıdır. Ama o anahtarı kullanmak, insanın cehdine bağlıdır. Kitapları okumak, bir dava adamı için başlangıçtır; bitiş çizgisi değil!
Ve son olarak: Kitap, insana yeni bir ufuk açmalı. Hakikati görmek için bir mercek sunmalı. Abdülhakim Arvasi Hazretleri’nin, Üstad Necip Fazıl’a kazandırdığı şuur ve aksiyon bilinci, Risale-i Nur’un iman hakikatleriyle birleştiğinde, bu asrın diriliş hareketine dönüşmüştür.
Ama şunu unutmamalıyız: Kitaplar, yazıldığı kadar okunmayı ve yaşanmayı bekler. Hakikat kitapları, bir medeniyet inşası için birer tuğladır. O tuğlaları yerleştirmek ve o medeniyeti kurmak, bizim vazifemizdir. Ve bu vazife, yalnızca cehd ve samimiyetle tamamlanır.
Ancak şunu da bilmek gerek: Hakikati yalnızca kitaplara hapsetmek, o hakikati kısırlaştırır. Kitap, bize aksiyonun ve düşüncenin yollarını açmalıdır. Okuyan, anlamalı; anlayan, harekete geçmelidir. Risale-i Nur da bir medeniyet idealinin ilk adımıdır. Ancak bu adım, islam’ın tüm yönleriyle hayata hâkim olmasıyla tamamlanır.
kitap okuyan insan, o kitapta yazılanları kendi kalbine ve ameline tatbik etmekle mükelleftir. Eğer okuduğu kitap, onu Allah’tan uzaklaştırıyorsa, o kitap ne kadar doğru yazılmış olursa olsun, okuyanın kalbine fayda vermez.
insanın hayatında doğru bir kılavuz olması lazımdır. Kur’an ve sünnet, bizim asıl kılavuzumuzdur. Diğer kitaplar, bu ana kılavuzlara hizmet ettiği ölçüde değerlidir. Ve unutmayın ki, bir kitap, ancak hakikate götüren bir insanın ellerinde gerçek anlamını bulur. Her kitap, bir mübarek yolun işaret taşı olmalıdır.
Kitaplar, sadece bilgi vermek için değil, kalbi terbiye etmek için okunmalıdır. Çünkü bilgi, insanı kibirle doldurabilir; ama kalp, ancak Allah’a yönelirse huzur bulur. Bizim Risale-i Nur’daki gayemiz, kalpleri hakikatle tanıştırmak ve bu milletin yeniden dirilişine vesile olmaktır
Kitap dediğimiz şey, insanı harekete geçirmelidir. Abdülhakim Arvasi Hazretleri bana, yalnızca doğru düşünmeyi değil, doğru düşüncenin aksiyon haline gelmesi gerektiğini de öğretti. Eğer bir kitap, bizi yerimizden kaldırmıyorsa, o kitap yalnızca bir ağırlıktır.
Bediüzzaman Hazretleri’nin Risale-i Nur’u, bu milletin aklına ve ruhuna vurulmuş zincirleri kırmanın anahtarıdır. Ama o anahtarı kullanmak, insanın cehdine bağlıdır. Kitapları okumak, bir dava adamı için başlangıçtır; bitiş çizgisi değil!
Ve son olarak: Kitap, insana yeni bir ufuk açmalı. Hakikati görmek için bir mercek sunmalı. Abdülhakim Arvasi Hazretleri’nin, Üstad Necip Fazıl’a kazandırdığı şuur ve aksiyon bilinci, Risale-i Nur’un iman hakikatleriyle birleştiğinde, bu asrın diriliş hareketine dönüşmüştür.
Ama şunu unutmamalıyız: Kitaplar, yazıldığı kadar okunmayı ve yaşanmayı bekler. Hakikat kitapları, bir medeniyet inşası için birer tuğladır. O tuğlaları yerleştirmek ve o medeniyeti kurmak, bizim vazifemizdir. Ve bu vazife, yalnızca cehd ve samimiyetle tamamlanır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar