bugün
- sözlüğün reisi kim8
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz36
- israil'in nükleer silahları imha edilmelidir9
- bik bik'in jeopolitik ve stratejik önemi8
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır16
- günaydın küçük ipneler9
- yanlış anlaşılmayı düzeltmeye üşenmek4
- moraliniz bozukken ne yapıyorsunuz22
- islamda namaz yoktur28
- iç ısıtan fotoğraflar4
- ilk buluşmada amuda kalkarak tost basan kız2
- durduk yere 2027 yılına girmek2
- arkadaş grubundaki herkesin psikoloğu olan deli2
- dünyayı değiştirecek kadar yarına inanmak2
- warp motoru ile ışık hızını aşmak5
- ed sheeran'ın abd turnesinde toplu ayrılma5
- sakarya4
- kedi kumu temizlemek2
- evli ama mutsuz insan4
- güne bir şarkı sözü bırak5
- oğuz sasi3
- hep ileriye doğru bakmak2
- gocu33
- çağla idi20
- nervio13
- ezgi yen4
- yani yenecek et de kuzu etidir3
- gündem3
- iran'ın hürmüz boğazı nda mq 9 iha düşürmesi3
- şiir yazan erkek16
- true neden sevilmiyor sorunsalı27
- sevişmek istenen ünlüler11
- gokyuzunun silinen rengi17
- kadınları susturmanın en iyi yolu12
- sözlük kızlarının siteye fotoğraf atması17
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri24
- birini kırmadan nasıl iletişimi kesersiniz14
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- enayimiknatisii10
- sarapci koala hatayi29
- aynı anda iki kişiye aşık olmak12
- penisin kas olması3
- ışıklı saat2
- geylerden saklanan gerçek2
- modacıyım ayağına kız tavlayan sözlük yazarı10
- yavaş araba kullanmanın daha tehlikeli olması9
- sözlüğe mesaj yazar gibi entry giren tipler10
- viski kola15
- iltica5
- arkadaşlar özür dilerim10
perdenin arkasındakini düşünmektir.
ör, yağmuru bulutun değil yaratıcının verdiğini düşünmektir ve bilmektir. bulut sadece bir perdedir.
ör, yağmuru bulutun değil yaratıcının verdiğini düşünmektir ve bilmektir. bulut sadece bir perdedir.
bir şey üzerine düşünmek.
(bkz: fikir)
“Bir saat tefekkür bazen bir sene ibadetten daha hayırlıdır.”
Suyutî, Camiu’s-Sağir, II/127; Aclûnî, I/310
Suyutî, Camiu’s-Sağir, II/127; Aclûnî, I/310
fikretmek.
Fikiretmek düşünmek.
düşünme fiili.
Osmanlıca değil de arapça kökenli olan ve fikir kökünden türeyen bir kelimedir. Düşünce manasına gelir.
Kitaplar, hakikatin diliyle konuşan sessiz mürşitlerdir. Ancak o dili anlamak, insanın içindeki arayış ve cehd ile mümkündür. Abdülhakim Arvasi Hazretleri, Üstad Necip Fazıl’a nasıl bir diriliş tohumu ektiyse, Bediüzzaman Hazretleri de bu asrın gençliğine o tohumları ekmiştir. Risale-i Nur ve diğer hakikat kitapları, islam’ı fikren ve ruhen yeniden inşa etmemizin anahtarıdır.
Ancak şunu da bilmek gerek: Hakikati yalnızca kitaplara hapsetmek, o hakikati kısırlaştırır. Kitap, bize aksiyonun ve düşüncenin yollarını açmalıdır. Okuyan, anlamalı; anlayan, harekete geçmelidir. Risale-i Nur da bir medeniyet idealinin ilk adımıdır. Ancak bu adım, islam’ın tüm yönleriyle hayata hâkim olmasıyla tamamlanır.
kitap okuyan insan, o kitapta yazılanları kendi kalbine ve ameline tatbik etmekle mükelleftir. Eğer okuduğu kitap, onu Allah’tan uzaklaştırıyorsa, o kitap ne kadar doğru yazılmış olursa olsun, okuyanın kalbine fayda vermez.
insanın hayatında doğru bir kılavuz olması lazımdır. Kur’an ve sünnet, bizim asıl kılavuzumuzdur. Diğer kitaplar, bu ana kılavuzlara hizmet ettiği ölçüde değerlidir. Ve unutmayın ki, bir kitap, ancak hakikate götüren bir insanın ellerinde gerçek anlamını bulur. Her kitap, bir mübarek yolun işaret taşı olmalıdır.
Kitaplar, sadece bilgi vermek için değil, kalbi terbiye etmek için okunmalıdır. Çünkü bilgi, insanı kibirle doldurabilir; ama kalp, ancak Allah’a yönelirse huzur bulur. Bizim Risale-i Nur’daki gayemiz, kalpleri hakikatle tanıştırmak ve bu milletin yeniden dirilişine vesile olmaktır
Kitap dediğimiz şey, insanı harekete geçirmelidir. Abdülhakim Arvasi Hazretleri bana, yalnızca doğru düşünmeyi değil, doğru düşüncenin aksiyon haline gelmesi gerektiğini de öğretti. Eğer bir kitap, bizi yerimizden kaldırmıyorsa, o kitap yalnızca bir ağırlıktır.
Bediüzzaman Hazretleri’nin Risale-i Nur’u, bu milletin aklına ve ruhuna vurulmuş zincirleri kırmanın anahtarıdır. Ama o anahtarı kullanmak, insanın cehdine bağlıdır. Kitapları okumak, bir dava adamı için başlangıçtır; bitiş çizgisi değil!
Ve son olarak: Kitap, insana yeni bir ufuk açmalı. Hakikati görmek için bir mercek sunmalı. Abdülhakim Arvasi Hazretleri’nin, Üstad Necip Fazıl’a kazandırdığı şuur ve aksiyon bilinci, Risale-i Nur’un iman hakikatleriyle birleştiğinde, bu asrın diriliş hareketine dönüşmüştür.
Ama şunu unutmamalıyız: Kitaplar, yazıldığı kadar okunmayı ve yaşanmayı bekler. Hakikat kitapları, bir medeniyet inşası için birer tuğladır. O tuğlaları yerleştirmek ve o medeniyeti kurmak, bizim vazifemizdir. Ve bu vazife, yalnızca cehd ve samimiyetle tamamlanır.
Ancak şunu da bilmek gerek: Hakikati yalnızca kitaplara hapsetmek, o hakikati kısırlaştırır. Kitap, bize aksiyonun ve düşüncenin yollarını açmalıdır. Okuyan, anlamalı; anlayan, harekete geçmelidir. Risale-i Nur da bir medeniyet idealinin ilk adımıdır. Ancak bu adım, islam’ın tüm yönleriyle hayata hâkim olmasıyla tamamlanır.
kitap okuyan insan, o kitapta yazılanları kendi kalbine ve ameline tatbik etmekle mükelleftir. Eğer okuduğu kitap, onu Allah’tan uzaklaştırıyorsa, o kitap ne kadar doğru yazılmış olursa olsun, okuyanın kalbine fayda vermez.
insanın hayatında doğru bir kılavuz olması lazımdır. Kur’an ve sünnet, bizim asıl kılavuzumuzdur. Diğer kitaplar, bu ana kılavuzlara hizmet ettiği ölçüde değerlidir. Ve unutmayın ki, bir kitap, ancak hakikate götüren bir insanın ellerinde gerçek anlamını bulur. Her kitap, bir mübarek yolun işaret taşı olmalıdır.
Kitaplar, sadece bilgi vermek için değil, kalbi terbiye etmek için okunmalıdır. Çünkü bilgi, insanı kibirle doldurabilir; ama kalp, ancak Allah’a yönelirse huzur bulur. Bizim Risale-i Nur’daki gayemiz, kalpleri hakikatle tanıştırmak ve bu milletin yeniden dirilişine vesile olmaktır
Kitap dediğimiz şey, insanı harekete geçirmelidir. Abdülhakim Arvasi Hazretleri bana, yalnızca doğru düşünmeyi değil, doğru düşüncenin aksiyon haline gelmesi gerektiğini de öğretti. Eğer bir kitap, bizi yerimizden kaldırmıyorsa, o kitap yalnızca bir ağırlıktır.
Bediüzzaman Hazretleri’nin Risale-i Nur’u, bu milletin aklına ve ruhuna vurulmuş zincirleri kırmanın anahtarıdır. Ama o anahtarı kullanmak, insanın cehdine bağlıdır. Kitapları okumak, bir dava adamı için başlangıçtır; bitiş çizgisi değil!
Ve son olarak: Kitap, insana yeni bir ufuk açmalı. Hakikati görmek için bir mercek sunmalı. Abdülhakim Arvasi Hazretleri’nin, Üstad Necip Fazıl’a kazandırdığı şuur ve aksiyon bilinci, Risale-i Nur’un iman hakikatleriyle birleştiğinde, bu asrın diriliş hareketine dönüşmüştür.
Ama şunu unutmamalıyız: Kitaplar, yazıldığı kadar okunmayı ve yaşanmayı bekler. Hakikat kitapları, bir medeniyet inşası için birer tuğladır. O tuğlaları yerleştirmek ve o medeniyeti kurmak, bizim vazifemizdir. Ve bu vazife, yalnızca cehd ve samimiyetle tamamlanır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar