bugün
- uyudunuz mu arkadaşlar8
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı23
- kuantum fiziğine sahip kadın6
- sözlükteki kızların bilgisiz olması13
- göbekli erkek vs kaslı erkek9
- kale3112'in kalesinde cadılar bayramı kutlamak13
- domdom biraderin münih te yaşaması4
- midye dolma5
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya21
- isveçli birine açıklanamayacak olaylar6
- otobüste uludağ sözlükte takılan birini görmek7
- bundesliga3
- 2026 ekim ayı nasıl geçti3
- futbol14
- kadıköy5
- erkek komedyenlerin komik olmaması gerçeği3
- simge sağın'ın sahnede giydiği tayt4
- rüya3
- psikologların psikolojilerinin bozuk olması5
- ismet gürbüz beyin tırnakları4
- fon olaylarında adı geçen şahıslar2
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim7
- tayta duyulan yoğun ilginin kaynağı3
- heidegger benimle ol3
- türk usulü ödeyelim diyen alman3
- bir kadın olarak dünyaya fırlatılmak4
- deli divane dizisi4
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemenin ahlakı4
- kahverengi keşiş örümceği2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı15
- osuruğun maddenin hangi hali olduğu sorusu4
- çorapsız uyumak2
- gece gece aniden gelen kelle paça içme hissi3
- israil'in kızlarından daha ucuzu7
- en son ne aldınız16
- milan skriniar7
- iyi geceler arkadaşlar ben uyuyorum6
- efendi erkek5
- kızın haberi yokken fotoğrafıyla şarkı yapmak3
- atatürk düşmanı facebook dayısı5
- göztepe neymiş böyle be3
- evde makyaj malzemesi yapmak4
- avakado kestim al'ye diyen anne3
- fidan'dan rusya ukrayna açıklaması3
- düşün ki o bunu okuyor3
- senin gibisi yok4
- gülriz sururi'nin gözleri3
- kedilerin açacağı başlıklar3
- sanırım yeterince yazdım2
- clemence baptista4
Kitaplar, hakikatin diliyle konuşan sessiz mürşitlerdir. Ancak o dili anlamak, insanın içindeki arayış ve cehd ile mümkündür. Abdülhakim Arvasi Hazretleri, Üstad Necip Fazıl’a nasıl bir diriliş tohumu ektiyse, Bediüzzaman Hazretleri de bu asrın gençliğine o tohumları ekmiştir. Risale-i Nur ve diğer hakikat kitapları, islam’ı fikren ve ruhen yeniden inşa etmemizin anahtarıdır.
Ancak şunu da bilmek gerek: Hakikati yalnızca kitaplara hapsetmek, o hakikati kısırlaştırır. Kitap, bize aksiyonun ve düşüncenin yollarını açmalıdır. Okuyan, anlamalı; anlayan, harekete geçmelidir. Risale-i Nur da bir medeniyet idealinin ilk adımıdır. Ancak bu adım, islam’ın tüm yönleriyle hayata hâkim olmasıyla tamamlanır.
kitap okuyan insan, o kitapta yazılanları kendi kalbine ve ameline tatbik etmekle mükelleftir. Eğer okuduğu kitap, onu Allah’tan uzaklaştırıyorsa, o kitap ne kadar doğru yazılmış olursa olsun, okuyanın kalbine fayda vermez.
insanın hayatında doğru bir kılavuz olması lazımdır. Kur’an ve sünnet, bizim asıl kılavuzumuzdur. Diğer kitaplar, bu ana kılavuzlara hizmet ettiği ölçüde değerlidir. Ve unutmayın ki, bir kitap, ancak hakikate götüren bir insanın ellerinde gerçek anlamını bulur. Her kitap, bir mübarek yolun işaret taşı olmalıdır.
Kitaplar, sadece bilgi vermek için değil, kalbi terbiye etmek için okunmalıdır. Çünkü bilgi, insanı kibirle doldurabilir; ama kalp, ancak Allah’a yönelirse huzur bulur. Bizim Risale-i Nur’daki gayemiz, kalpleri hakikatle tanıştırmak ve bu milletin yeniden dirilişine vesile olmaktır
Kitap dediğimiz şey, insanı harekete geçirmelidir. Abdülhakim Arvasi Hazretleri bana, yalnızca doğru düşünmeyi değil, doğru düşüncenin aksiyon haline gelmesi gerektiğini de öğretti. Eğer bir kitap, bizi yerimizden kaldırmıyorsa, o kitap yalnızca bir ağırlıktır.
Bediüzzaman Hazretleri’nin Risale-i Nur’u, bu milletin aklına ve ruhuna vurulmuş zincirleri kırmanın anahtarıdır. Ama o anahtarı kullanmak, insanın cehdine bağlıdır. Kitapları okumak, bir dava adamı için başlangıçtır; bitiş çizgisi değil!
Ve son olarak: Kitap, insana yeni bir ufuk açmalı. Hakikati görmek için bir mercek sunmalı. Abdülhakim Arvasi Hazretleri’nin, Üstad Necip Fazıl’a kazandırdığı şuur ve aksiyon bilinci, Risale-i Nur’un iman hakikatleriyle birleştiğinde, bu asrın diriliş hareketine dönüşmüştür.
Ama şunu unutmamalıyız: Kitaplar, yazıldığı kadar okunmayı ve yaşanmayı bekler. Hakikat kitapları, bir medeniyet inşası için birer tuğladır. O tuğlaları yerleştirmek ve o medeniyeti kurmak, bizim vazifemizdir. Ve bu vazife, yalnızca cehd ve samimiyetle tamamlanır.
Ancak şunu da bilmek gerek: Hakikati yalnızca kitaplara hapsetmek, o hakikati kısırlaştırır. Kitap, bize aksiyonun ve düşüncenin yollarını açmalıdır. Okuyan, anlamalı; anlayan, harekete geçmelidir. Risale-i Nur da bir medeniyet idealinin ilk adımıdır. Ancak bu adım, islam’ın tüm yönleriyle hayata hâkim olmasıyla tamamlanır.
kitap okuyan insan, o kitapta yazılanları kendi kalbine ve ameline tatbik etmekle mükelleftir. Eğer okuduğu kitap, onu Allah’tan uzaklaştırıyorsa, o kitap ne kadar doğru yazılmış olursa olsun, okuyanın kalbine fayda vermez.
insanın hayatında doğru bir kılavuz olması lazımdır. Kur’an ve sünnet, bizim asıl kılavuzumuzdur. Diğer kitaplar, bu ana kılavuzlara hizmet ettiği ölçüde değerlidir. Ve unutmayın ki, bir kitap, ancak hakikate götüren bir insanın ellerinde gerçek anlamını bulur. Her kitap, bir mübarek yolun işaret taşı olmalıdır.
Kitaplar, sadece bilgi vermek için değil, kalbi terbiye etmek için okunmalıdır. Çünkü bilgi, insanı kibirle doldurabilir; ama kalp, ancak Allah’a yönelirse huzur bulur. Bizim Risale-i Nur’daki gayemiz, kalpleri hakikatle tanıştırmak ve bu milletin yeniden dirilişine vesile olmaktır
Kitap dediğimiz şey, insanı harekete geçirmelidir. Abdülhakim Arvasi Hazretleri bana, yalnızca doğru düşünmeyi değil, doğru düşüncenin aksiyon haline gelmesi gerektiğini de öğretti. Eğer bir kitap, bizi yerimizden kaldırmıyorsa, o kitap yalnızca bir ağırlıktır.
Bediüzzaman Hazretleri’nin Risale-i Nur’u, bu milletin aklına ve ruhuna vurulmuş zincirleri kırmanın anahtarıdır. Ama o anahtarı kullanmak, insanın cehdine bağlıdır. Kitapları okumak, bir dava adamı için başlangıçtır; bitiş çizgisi değil!
Ve son olarak: Kitap, insana yeni bir ufuk açmalı. Hakikati görmek için bir mercek sunmalı. Abdülhakim Arvasi Hazretleri’nin, Üstad Necip Fazıl’a kazandırdığı şuur ve aksiyon bilinci, Risale-i Nur’un iman hakikatleriyle birleştiğinde, bu asrın diriliş hareketine dönüşmüştür.
Ama şunu unutmamalıyız: Kitaplar, yazıldığı kadar okunmayı ve yaşanmayı bekler. Hakikat kitapları, bir medeniyet inşası için birer tuğladır. O tuğlaları yerleştirmek ve o medeniyeti kurmak, bizim vazifemizdir. Ve bu vazife, yalnızca cehd ve samimiyetle tamamlanır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar