Önemli türk şairlerindendir. Asıl adı Hikmet Süreyya KANIPAK. Süreyya Kanıpak imzasıyla da yazdı (1965'e kadar). Nermin Hanım ile Fransızca öğretmeni Metin Kanıpak'ın oğlu. Baba tarafından Atatürk ile kan bağı vardır. Çanakkale Lisesi'ni bitirdikten (1960) sonra 2 yıl iÜ Hukuk Fakültesi'nde, 4 yıl iÜEF Felsefe Bölümü'nde okudu. Askerliğini yedek subay öğretmen olarak yaptı; dönüşünde Arkın Yayınevi'nde çalışmaya başladı. Ali Özgentürk ile Asyalı dergisini çıkardı (2 sayı, 1972). 1976'da Can yayınevinin çocuk kitapları bölümünde çalıştı. Daha sonra reklam şirketlerinde metin yazarlığı yaptı. ikinci yeninin etkisiyle şiirlerinde soyutlamaya gitti..
Kitapları:

* Gün Ola(1969, FKF)
* Savrulan (1971, Yücel Yayınları)
* Hayat ile Şiir (1980, Hür Yayın)
* Ufkun Dışında (1985, de Yayınevi)
* Şiir Çalışmaları (1992, Can Yayınları)
* Ruhumun (1998, Yapı Kredi Yayınları)
* Kalfa (1999, Yapı Kredi Yayınları)
* Seçme Şiirler (2001, Adam Yayınları)
* Nâbiga (2001, Adam Yayınları)
* Seni Seviyorum (2002, Adam Yayınları)
* Foklar Söyledi Ben Yazdım (2005, Yapı Kredi Yayınları)
canım sıra büyülü karakimyon $iiriyle ^91 yılında aldığı ödülün bo$ bele$ olmadığını kanıtlayan $air.
berfe'nin şiirleri oldukça sade dille yazılmış olmasına rağmen çarpıcıdır.istanbul üniversitesi hukuk fakültesi ve edebiyat fakültesi felsefe bölümü'nde okumuştur. adam yayınlarından çıkmış olan nabiga isimli şiir kitabı tavsiyedir.

eşyanın icabı

öpüşürken hıçkırık tutarsa seni, beni
sevişirken yaranın kabuğu düşer, kanarsa
bir fare çıkarsa bir yerlerden
beni,bizi düşün sevgilim
yarıda kalmışlığımızı,çaresizliğimizi
eşyanın tabiatını düşün.

seni bıraktıktan sonra yağmura yakalanırsam
taksi,dolmuş,saçakaltı bulamazsam
saatlerce yürüyüp seni ıslanırsam
beni,bizi düşün sevgilim
yolda kalmışlığımızı,perişanlığımızı
mevsimin icabını düşün.
oyun

saklambacı bulutlar oynuyor
koşmacayı ağaçlar

elim sendeyi ay oynuyor
uzun eşeği dağlar

biz bir apartman dairesinde oturuyoruz
oyuncak askerlerim, arabalarım, tanklarım var

savaş oyunu oynuyorum
kendikendime oynuyorum

süreyya berfe - çocukça
süreyya berfe'nin kıbrıs barış harekatına bir sayının ardından bakışını görürüz kıbrıs şiirinde. bu sayılar ölüm kadar soğuktur ama o sayılarla bile şairane üslubu yakalamıştır.
1 darbe 3 emir 10 çıkarma gemsi
4250 asker 4250 kimlik 4250 mezar
5 muhrip 50 ton bomba 100 makineli
4250 asker 4250 ölü 4250 tabut
10 jet 100 dalış 1000 isabet
4250 asker 4250 haber 4250 ilan
100 uçaksavar 1000 korugan 10000 cepha
4250 asker 4250 nüfus kağıdı 4250 baş
1000 tank 10000 cemse 100000 malzeme
4250 asker 4250 tören 4250 dua
4250 insan 4250 komşu 4250 kardeş yok
diğerleri şimdilik hayatta
yeni aşk;

Yanında oturan ben değilim
Zamanla dirilen anılar

Sorular soran ben değilim
Pişman eden merak

Geçmişi kabartan ben değilim
Yeni biten maceralar

Seninle yaşayan ben değilim
Yere düşen yaprak

Duygularını şaşırtan ben değilim
Gelip geçen acımalar

Kolunda uyuyan ben değilim
Uzaktan gülen aşk

Karşında ağlayan ben değilim
Yürekte esen rüzgâr
1943 istanbul doğumlu şair-yazar.

http://tr.wikipedia.org/wiki/S%C3%BCreyya_Berfe
"siz üşüyorsunuz biz soğuğun tadına bakıyoruz."
bir dost bulamadım
gün akşam oldu.
son ayların şiiri

ben sevince yeryüzü arınır
yüzüme vurur gölgesi
yüreğim aşkla beslenen başaktır
açılır
soymak ister kabuğundan bedeni

ben ağlayınca serçeler uçar
dünya küçülür gözümde
durur önümde bir hüzün serpintisi
yayılır
yıkmak ister acıdan kuleleri

ben gidince öfkem ayaklanır
dindiremez onu çocuklar bile
köpürür taşar ama yalnız kalır
morarır
yalnızlığın verdiği sessizlik.
yanında oturan ben değilim ,
zamanla dirilen anılar

sorular soran ben değilim ,
pişman eden
olduğum yerden başlasam yaşamağa;
olduğumu sandığım yerden
"gelme palmiyenin olduğu yere
burada olsan da gelme.
güneş hissetti beni ertelediğini
batana kadar puslandı
yaslandı karşı tepelere.

işte ortalık böyle.
neden mi?
sana ne?"
çocuklar ölüme verilmiş gözdağıdır.
nöbetçi

Dağ başından bir ışık geliyor
Yansıyor gözlerimden şehre
Bozkıra köy evlerine

Yorgun değilim seninle buluştum
Bir mendil sevinç yolladım sana askerden
Sevdamın nöbetini tuttum bütün gece

Dağ başından bir yel esiyor
Dönüyor tüfeğimin namlusundan şehre
Fabrikalara harmanlara

Üzgün değilim anamla konuştum
Bir tokat izi yolladım ona askerden
Vurulan yeğenimin nöbetini tuttum bütün gece

Dağ başından bir su kaynıyor
Akıyor postallarımdan şehre
Sana izin tezkeremi yolladım askerden
Acılarımın nöbetini tuttum bütün gece
dünyayı algılamayı şiirinin ekseni yapan süreyya berfe, doğal ve yalın şiirin hep kendi kalmasını bilmiş şairlerindendir. onun şiiri şiir olamayacağını sandığımız yalın malzemeden oluşur. dünya ile şiir arasında bıçak sırtı gibi bir dengenin kurulduğu bir şiir dünyası vardır. süreyya berfe'nin şiirleri güçlü bir ironi taşır.

http://www.diledebiyat.ne...ni-sonrasi-toplumcu-siiri
Sade dille şiirler yazan ödüllü büyük şair.

--spoiler--
Duyunca uzaklarda olduğunu
öyle duruyor ki zaman…
Saat kaç?
Gün bitti bile.
Bana sorarsan daha saatler var.
Ne tuhaf
saatlerle ölçülüyor ayrılıklar
--spoiler--
Asıl adı Hikmet Süreyya Kanıpak' tır. O kadar yalın bir dille anlatır ki sanki muhabbet arasında söylenmiş alalede sözcüklerdir.Yaşamı boyunca epey ödül olan şair, tüm bunlara zerre kadar önem vermemekte hatta ve hatta artık ödüllerini bile almaya gitmemektedir.(Maalesef ki, hakkında ödülü az bulduğundan dolayı kabul etmediğine dair söylentiler de çıkmıştır.) Oysa ki adam o kadar rahat ki, ne ödülü taktığı var ne de büyük bir şair olmayı, kendi halinde yasayip giden bir şahsiyet.
Güzel bir tesadüf sonrasında kendisi ile tanışmışlığım oldu bir tanıdık vasıtasıyla ve şöyle dediğine şahit oldum : ''Şiirin ne olduğunu anladığım gün vallahi yazmayı bırakıcam.''
Çok sevdiği Foça'dan taşınmış, yaklaşık 7 senedir Urla 'da yaşamaktadır.
Okunmalı, okutturulmalı...

NOT: Sanırım artik ilköğretimdeki ders kitaplarında şairler arasında yer almaktadır.Bizim zamanımızda yoktu.
- Nedir ayrılık delikanlı?
- Rüzgârsız havada yıkılması bir ağacın.

demiş vatandaş..
“Nedir ayrılık delikanlı?
- Rüzgârsız havada yıkılması bir ağacın…”
— Süreyya Berfe
nasıl biri diye sorarlarsa beni,
baharı ve şiiri sever de.
şiirlerine ağıtlar yerleştiren güzel yürekli insan. türk şiirinin en önemli isimlerinden bir tanesidir.
Toplumcu şiirler yazıp daha sonra insan ve doğa üzerine yoğunlasmıştir.

Gün ola, nabiga, kasaba, şiir çalışmaları, savrulan, hayat ile şiir, sen basmasın, ufkun dışında şiirleridir.
Gözlerinin rengi gibi
Yüreğinin rengi gibi
Saçların da kendi renginde

Ama ben, ellerini gördüm önce
Toplayan, düzelten, onaran ellerini
Dokunduğuna soluk aldıran
Telâşlı, usta, sevecen ellerini

Geç anladım ve inandım
Her gün daha çok inanıyorum
Ellerin, güzel işlerin karıncası
Ellerin, ellerden bıkmış ellerime sığınak

2.
Yüzünün rengi gibi
Dudaklarının rengi gibi
Saçların da kendi renginde

Ama ben, özverini gördüm önce
içinden çavlan gibi dökülen özverini
Hep koşan, yürümeyi bilmeyen
Hesapsız, gücendirmeyen, saydam özverini
Neye uzansa dirilten
Susan, hüzünlenen, sıcak özverini

Geç anladım ve inandım
Gün gün daha çok inanıyorum
Özverin, güzel işlerin arısı
Özverin, sözcüklerden yılmış kafama barınak

3.
Derinin rengi gibi
Sesinin rengi gibi
Saçların da kendi renginde

Ama ben, seni gördüm önce
Gülen, yaşayan, bilen seni
Körpe bir söğüt dalı gibi çırpınan
Durduğu yere can veren
Gönüllü, duyan, seven seni

Geç anladım ve inandım
Şimdi daha çok inanıyorum
Sen, hayatın ablası
Saf olan her şeyin mayası
Sen, eşyalardan usanmış kalbime dayanak

4.
Sevgili arkadaşım benim
Sana 'sevgili arkadaşım' diyorum
Budur, bizim anladığımız sevdanın tanımı
işte sana bir aşk şiiri
içinde 'sevgilim' sözcüğü geçmiyorsa
Suçun yarısı senin
Çünkü, ben de bize yaraşanların sözcüğünü değil
Kendisini seviyorum senin gibi.
Şair ve yazar Süreyya Berfe (E-80) izmir Urla’da, çoklu organ yetmezliği sonucu yaşamını yitirdi.
© copyright 2005 - 2026