bugün
- sözlük yazarlarının favori dizisi5
- 1948 arap israil savaşı9
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı9
- yavudilerde cin peri hayalet öcü hortlak olmaması12
- boş cd'nin üstüne boş cd diye yazmak2
- bira6
- en sevdiği film pulp fiction olan erkek3
- sözlük erkeklerinin yaptığı yemekler4
- tai lung26
- arap ismail3
- acı acı osurmak4
- fenerbahçe19
- türkiye de emeklilik3
- üniversite okumanın gereksiz olması4
- osuruktan şiirler89
- su bardağı ile çay içmek7
- cinlerden yardım alan platformlar3
- shaun murphy2
- gece vakti içerisinde ahmet kaya çalan siyah araba3
- tüm erkeklerin old money giyinmesi11
- nervio varıdı nerede o8
- kainatın insanların keşfi için yaratılması4
- ilgi alanına göre konuşmalık insan veritabanı7
- anderson talisca6
- ismet gurbuz 202411
- askerden sonra dikkat çekmek4
- dolar isterse 100 olsun41
- muskadan medet uman müslümanlar3
- sözlük dayısı dövmek6
- bütün dinlere inanmamak3
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı27
- şile de ceyda yakova'nın öldüğü motosiklet kazası6
- ismail kartal18
- victor osimhen19
- anın görüntüsü20
- kadının kalbine giden yol4
- psikolojik hastalığı olmayan sözlük kızı5
- çıplaklıktan tahrik olanlar sapıktır2
- dilek imamoğlunun ateş eden mayosu25
- bir zihinden diğer zihne sirayet eden algı3
- gece yarısı evde yarasa uçarken uyanmak3
- kadınların muhabbet etmeyi sevdiği erkek olmak4
- hiç hakiki sarışın kız görmemek5
- muslettin amca10
- corpus hermeticus4
- game of thrones taki kerhaneci'nin annesi20
- burç soran kadının flörtleşmeye çalışıyor olması5
- steam arkadaşı aranıyor5
- hoşlanılan kızı çorbacıya götürmek4
- kıyamet2
derdinin ne olduğunu, niyetini, fikrini açık açık belki yüz kez anlattığın, yazdığın, bas bas bağırdığın halde anlamamış veya anlamak istememiş ve seni öküz yerine koymuş gerçek öküzler karşısında ağız açmanın yararsızlığını anlamaktır.
iki durumda yaşanan hadisedir,
birincisi; söyleyecek hiçbir şeyin yoktur, susarsın,
ikincisi; o kadar çok şey vardır ki söyleyecek, nerden başlayacagını, lafa nasıl girecegini bilemez ve susarsın...
birincisi; söyleyecek hiçbir şeyin yoktur, susarsın,
ikincisi; o kadar çok şey vardır ki söyleyecek, nerden başlayacagını, lafa nasıl girecegini bilemez ve susarsın...
"iki ayaklı hayvanların sıradan sohbetleri kadar kısır ve sıkıcı bir sohbeti sürdürmektense hiç konuşmamak daha iyi."
(bkz: arthur schopenhauer)
(bkz: arthur schopenhauer)
dolmaktir. birikir birikir, dolar dolar, bosaltamazsiniz, icinize attiklarinizi diyemezsiniz kimselere, icinide kopan firtinalar sizi yer ama susarsiniz, baskalarini kirmamak icin. konusup da ortaligi bombok etmemek icin. sineye cekersiniz cogu seyi. cozum yollari ararsiniz. bir sekilde degistirirsiniz herseyi. o kalpleri kirmiycam diye zararin da en buyugunu siz cekersiniz. kimseye yaranamamis olmaniz da cabasi.
konusmak bazen kolay olmuyor.
konusmak bazen kolay olmuyor.
ağzında geveleyecek bir şey olmadan,
görevinmiş gibi değilken konuşmak...
görevinmiş gibi değilken konuşmak...
susmaktır, bazı şeyleri asıl anlatan.
en güzel cezadır.
kelimelere küsmektir bazen, üzmemek için sevdiğini.
bunu beceremeyenlerin becerenlerden daha fazla olması hasebiyle ortalığın yok yere karıştığı fiil.
susmak zorunda olmak susana icinden patlamalar ya$atir.
kadere teslim olmak, battığın, boğulmana ramak kaldığı zamanlarda o anları büyük bir sabırla geçiştirmek, belki de dünyanın en erdemli isyan tekniklerinden biridir.
yaşadığını anlatmaktan vazgeçip anlatacağını yaşama haline geçmek için kapıdır.
bir çok şeye verilecek en güzel cevaptır.
suçlu ve açıklama borçlu olan bir kişinin konuşup açıklama yapmak yerine çoğu zaman tercih ettiği eylem, karşıdakini çıldırtır o ayrı mesele.
Konuşulan konuyu boş, basit ve anlamsız buluyoruzdur, konuşmayı da gereksiz ve anlamsız Susarız...
Konuşulanlar öyle abes ve mantık dışıdır ki sadece hayretle dinler ve sessiz bir tepkiyle belli ederiz duruşumuzu susarız...
Sessiz bir onaydır susuşumuz, Biraz utangaçlık belki ama içten bir katılıştır söylenenlere susarız....
Sessiz bir bekleyiş olur susmak, Ya kendimizin ya da karşımızdakinin ortak değerleri yeniden gözden geçirmesine tanınmış bir fırsattır sessizliğimiz Ya da birinin bizi fark etmesi, doğru algılayabilmesi için tanınmış bir süre
Dile getirilmeyen bir öfkedir bazen suskunluğumuz....
Öylesine yaralanmışızdır ki yaralamak isteriz, yüreğini acıtmak ve kanatmak Ve biliriz ki hiçbir söz acıtamaz, yaralayamaz ve kanatamaz kimseyi bir suskunluk kadar susmak en acımasız, öldürücü silahtır bazen susan için endişe ve olasılık hesapları arasındaki gel gitlerle biraz da huzursuz bir bekleyiştir susmak, susarız....
Hassas ve kırılgan bir tepkidir, Küçücük bir hatırlatmadır belki Fark edilmesi ve onarılması incelik iste Ya yeniden bir kazanıştır ya da aleyhte bir delil olarak kalır karşımızdaki için susarız....
Bir ilişkide negatiflerin gözümüze batmaya başladığı, karşımızdakine ait aleyhte deliller dosyasının kabarmaya başladığı ve hatta dosyayı masanızdan kaldırmaya gerek duymaz olduğunuz bir noktadasınızdır....Bir duruş, bir soluklanmadır susmak.... Ortak geçmişin değerlendirilmesi ve geleceğin muhasebesi... Durup yeniden, şimdi bulunduğunuz noktadan bir daha bakmak istersiniz yaşananlara ve eldekilerle geleceğe gitmenin ne kadar mümkün olduğuna... Bir içe kaçış ve söylenemeyenlerin biriktirilmeye başladığı yerdir susmak susarız...
Ayağımız yerden kesilmiş, bulutların üstündeyizdir ve çiçek çiçek bahardır yüreğimiz Sevdiğimizle yan yana ve can canayızdır, Öyle bir ruhsal bütünleşmedir ki hiçbir söz tanımlamaya yeterli gelmez hissedilenleri ve susarız.... Sadece yüreklerin ve gözlerin konuştuğu yerdir suskunluğumuz, susarız....
iletişimin tıkandığı yerdeyizdir, hiçbir iletinin bize yeterli gelmediği ve hiçbir iletimizin doğru algılanmadığı, Yanlışlıklar, yanılgılar ve kim bilir belki de gerçeklerdir bir fırtınaya tutulmuşçasına savrulup duran... Sözler yerini sessizliğe bırakmaya başlar ve siyah, tek nokta konur cümlelerin sonuna... Zamanla cümlelerimizin sonuna konan o tek ve siyah nokta büyüyerek bir kara deliğe dönüşmeye başlar susarız...
Güven ve sevginin içten içe çürümeye başladığı yerdir ve gitmek zamanının ertelenmiş halidir susmak, Kabul edilmiş bir hata ya da suçtur susuşumuz ve söylenecek her söz kaybetme riskidir Korku eşlik eder suskunluğumuza susarız...
Bir gidişi kabullenmektir susmak, yerinde ve zamanında olduğunun ayırımında olduğumuz bir gidişin, Hayata karşı bir susuştur bu kez yaşanan, Bizi can evimizden vuran bir kayıp, yaşanan büyük bir acı, ölesiye bir çaresizliktir yaşadığımız... Söylenecek hiçbir sözümüzün adrese teslim olmayacağından emin olduğumuz, bütün sözcüklerin anlamını yitirdiği bir yerdeyizdir Hayatın bize bir şey katamadığı ve bizim de hayata bir şey katmak için anlamımızı kaybettiğimiz bir yer Belki de boş gözlerle, algılamadan bir seyirdir hayat o noktada ve belki de amacı ve beklentisi olmayan, bir mesaj kaygısı taşımayan ve hedefi olmayan tek susuştur yaşadığımız....
Susmak... eylemsiz ve durağan bir edim gibi görünse de her susku bir şey anlatır yine de ve her suskunun bir nedeni vardır ve her susku içinde pek çok sesi hapseden sessiz bir eylemdir.... susarız....
Konuşulanlar öyle abes ve mantık dışıdır ki sadece hayretle dinler ve sessiz bir tepkiyle belli ederiz duruşumuzu susarız...
Sessiz bir onaydır susuşumuz, Biraz utangaçlık belki ama içten bir katılıştır söylenenlere susarız....
Sessiz bir bekleyiş olur susmak, Ya kendimizin ya da karşımızdakinin ortak değerleri yeniden gözden geçirmesine tanınmış bir fırsattır sessizliğimiz Ya da birinin bizi fark etmesi, doğru algılayabilmesi için tanınmış bir süre
Dile getirilmeyen bir öfkedir bazen suskunluğumuz....
Öylesine yaralanmışızdır ki yaralamak isteriz, yüreğini acıtmak ve kanatmak Ve biliriz ki hiçbir söz acıtamaz, yaralayamaz ve kanatamaz kimseyi bir suskunluk kadar susmak en acımasız, öldürücü silahtır bazen susan için endişe ve olasılık hesapları arasındaki gel gitlerle biraz da huzursuz bir bekleyiştir susmak, susarız....
Hassas ve kırılgan bir tepkidir, Küçücük bir hatırlatmadır belki Fark edilmesi ve onarılması incelik iste Ya yeniden bir kazanıştır ya da aleyhte bir delil olarak kalır karşımızdaki için susarız....
Bir ilişkide negatiflerin gözümüze batmaya başladığı, karşımızdakine ait aleyhte deliller dosyasının kabarmaya başladığı ve hatta dosyayı masanızdan kaldırmaya gerek duymaz olduğunuz bir noktadasınızdır....Bir duruş, bir soluklanmadır susmak.... Ortak geçmişin değerlendirilmesi ve geleceğin muhasebesi... Durup yeniden, şimdi bulunduğunuz noktadan bir daha bakmak istersiniz yaşananlara ve eldekilerle geleceğe gitmenin ne kadar mümkün olduğuna... Bir içe kaçış ve söylenemeyenlerin biriktirilmeye başladığı yerdir susmak susarız...
Ayağımız yerden kesilmiş, bulutların üstündeyizdir ve çiçek çiçek bahardır yüreğimiz Sevdiğimizle yan yana ve can canayızdır, Öyle bir ruhsal bütünleşmedir ki hiçbir söz tanımlamaya yeterli gelmez hissedilenleri ve susarız.... Sadece yüreklerin ve gözlerin konuştuğu yerdir suskunluğumuz, susarız....
iletişimin tıkandığı yerdeyizdir, hiçbir iletinin bize yeterli gelmediği ve hiçbir iletimizin doğru algılanmadığı, Yanlışlıklar, yanılgılar ve kim bilir belki de gerçeklerdir bir fırtınaya tutulmuşçasına savrulup duran... Sözler yerini sessizliğe bırakmaya başlar ve siyah, tek nokta konur cümlelerin sonuna... Zamanla cümlelerimizin sonuna konan o tek ve siyah nokta büyüyerek bir kara deliğe dönüşmeye başlar susarız...
Güven ve sevginin içten içe çürümeye başladığı yerdir ve gitmek zamanının ertelenmiş halidir susmak, Kabul edilmiş bir hata ya da suçtur susuşumuz ve söylenecek her söz kaybetme riskidir Korku eşlik eder suskunluğumuza susarız...
Bir gidişi kabullenmektir susmak, yerinde ve zamanında olduğunun ayırımında olduğumuz bir gidişin, Hayata karşı bir susuştur bu kez yaşanan, Bizi can evimizden vuran bir kayıp, yaşanan büyük bir acı, ölesiye bir çaresizliktir yaşadığımız... Söylenecek hiçbir sözümüzün adrese teslim olmayacağından emin olduğumuz, bütün sözcüklerin anlamını yitirdiği bir yerdeyizdir Hayatın bize bir şey katamadığı ve bizim de hayata bir şey katmak için anlamımızı kaybettiğimiz bir yer Belki de boş gözlerle, algılamadan bir seyirdir hayat o noktada ve belki de amacı ve beklentisi olmayan, bir mesaj kaygısı taşımayan ve hedefi olmayan tek susuştur yaşadığımız....
Susmak... eylemsiz ve durağan bir edim gibi görünse de her susku bir şey anlatır yine de ve her suskunun bir nedeni vardır ve her susku içinde pek çok sesi hapseden sessiz bir eylemdir.... susarız....
(bkz: #4766397)
zamanı gelince susmak da bir erdemdir.
Mevlana için asalet göstergesidir.Kabulleniş anlamı taşımaz.
"kör cehalet çirkefleştirir insanları
suskunluğum asaletimdendir
her lafa verecek bir cevabım var
lakin lafa bakarım laf mı diye
bir de söyleyene bakarım adam mı diye"
Fuzuli kendini ve derdini anlatmak konusunda kararsızdır suskunluğun içinde.
"söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil."
susmak, özellikle çaresizlik anlamı taşıdığında susamak ile ikileme şeklinde sık sık kullanılır. şahsi fikrim yoksunluk hissini pekiştirme amaçlıdır.
"susmuştuk,susamıştık, susuyoruz hala." cem karaca
"biliyorsun konuş ibret alsınlar, bilmiyorsan sus adam sansınlar" deyişini de unutmamak gerek.
"kör cehalet çirkefleştirir insanları
suskunluğum asaletimdendir
her lafa verecek bir cevabım var
lakin lafa bakarım laf mı diye
bir de söyleyene bakarım adam mı diye"
Fuzuli kendini ve derdini anlatmak konusunda kararsızdır suskunluğun içinde.
"söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil."
susmak, özellikle çaresizlik anlamı taşıdığında susamak ile ikileme şeklinde sık sık kullanılır. şahsi fikrim yoksunluk hissini pekiştirme amaçlıdır.
"susmuştuk,susamıştık, susuyoruz hala." cem karaca
"biliyorsun konuş ibret alsınlar, bilmiyorsan sus adam sansınlar" deyişini de unutmamak gerek.
dinlemeyi öğrenmenin ilk şartıdır. anlatacak çok şeyimiz var ama dinlemeye zamanımız yok. gerektiğinde verilmesi gereken en etkili tepkidir aynı zamanda.
bazen sesimizi duyurabilme yöntemidir...
çok konuşanlara tepki olabilecek eylemdir.
aslında çok şey söylemektir. ama anlayabilene...
söylediklerimden çok, sustuklarımda saklıyım... ve gizlediklerimde gizliyim... beni anlamak için; konuştuklarımdan çok sustuklarıma kulak verin... aklım sükutu sever benim... çünkü çok ödeştik biz hayatla... ben sonu ölüm noktalı yollardan geçtim... üç noktalar koymaz bana...
susmak çok şey anlatmaktır. anlıyana.
(bkz: konussana bir tanem) *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar