bugün
- bisikletlilerin trafikteki meşruiyeti sorunsalı2
- ona bir şey söyle10
- akepe neden kültürel hegemonyayı ele geçiremedi19
- 28 haziran 2026 hırvatistan gana maçı5
- 28 haziran 2026 demokratik kongo özbekistan maçı4
- 19 yaşında kızla yatmak4
- özgürlük ve zorunlu eğitim paradoksu5
- genç görünmeye çalışmak7
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet19
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı31
- 28 haziran 2026 panama ingiltere maçı4
- demokratik kongo cumhuriyeti5
- kadir inanır22
- içtim şarabı13
- giresun da otobüs durağında bekleyen turist kız8
- gitme diye yalvarmak6
- genç olmanın en güzel yanı5
- anın görüntüsü22
- 1 temmuz kabotaj bayramı4
- eski işyerine tekrar başlamak4
- kadınlar2
- sabaha kadar okunacak kitap4
- eski eşle tekrar evlenmek4
- sözlükteki gizli düşmanım10
- sözlüğe kız girince telefona bildirim gelmesi5
- dua edince iletildi mesajı gelmesi3
- kemalist dünya24
- insanın geçmişinin karanlık olması9
- sözlük kızlarını harika yapan detaylar9
- amerika birleşik devletleri7
- öldükten sonra bana ne olacak5
- portekiz5
- x in memeleri3
- kolombiya4
- her insanın bir cini olması8
- abd'yi yenmiş olduk bu da bir başarı3
- true'nun çaylak olması16
- dünya12
- velvet28
- 28 haziran 2026 kolombiya portekiz maçı2
- uludağ sözlüğün boşalması3
- şarapçı bey koala birader3
- 30 haziran 2026 hollanda fas maçı3
- opel frontera2
- üniversitelerin gereksiz olması16
- bik bik'in mutfağına konuk olmak7
- rakı sevmemek7
- 33 yaşında olmak3
- aşure yapan sözlük kızları7
- insan5
Kolay yollarından biri günümüz de pc için emule edilmiştir, aynı formattadır. USB girişli bir kumanda ile aynı zevki alırsınız. Save ve Load şansınızda vardır. *
Mükemmel bir atari oyunu. Yalnız bitirirken çok dikkat edilmesi gerekir. Zaten o dönem yaşça küçüğüz, aman diyeyim dikkatli oynayın. Bir ton macera atlatıp en sonun da esas prensese ulaşırken, son ejderhaya dikkat edin. Sakın ola ki küçük halde bitirmeyin.Adı hem süper olup da, o kadar macera atlatmış bir yaratık olarak prensesin yanında göt gibi kalıyorsunuz. Utanmasa prenses saçımızı okşayacak, kompleks nedenidir. Dikkat edin.
Mükemmel bir atari oyunu. Yalnız bitirirken çok dikkat edilmesi gerekir. Zaten o dönem yaşça küçüğüz, aman diyeyim dikkatli oynayın. Bir ton macera atlatıp en sonun da esas prensese ulaşırken, son ejderhaya dikkat edin. Sakın ola ki küçük halde bitirmeyin.Adı hem süper olup da, o kadar macera atlatmış bir yaratık olarak prensesin yanında göt gibi kalıyorsunuz. Utanmasa prenses saçımızı okşayacak, kompleks nedenidir. Dikkat edin.
mario forever 4 versiyon için:
http://www.download.com/M...3000-7435_4-10344976.html
not: klavyeden rahatça oynanır
http://www.download.com/M...3000-7435_4-10344976.html
not: klavyeden rahatça oynanır
23 yaşında iş güç sorumluluk sahibi bir zatın, akşam 16:30 civarında eve gelip, çayını
sigarasını alıp, 3 ay boyunca her gün elinde joystick, o 'an'ı yakalamaya çalıştığı,
rüyalarn giren, 8. bölüme gelince kesinlikle kalp ritmi bozulan, her denemenin ardından
boynu bükük bırakan, mutlu sona ulaşılamamış, küfür basılıp tövbe edilmiş oyun.
*
sigarasını alıp, 3 ay boyunca her gün elinde joystick, o 'an'ı yakalamaya çalıştığı,
rüyalarn giren, 8. bölüme gelince kesinlikle kalp ritmi bozulan, her denemenin ardından
boynu bükük bırakan, mutlu sona ulaşılamamış, küfür basılıp tövbe edilmiş oyun.
*
yaratıcısını takdir ettiğim oyun. Klasik romanlar gibi her çağa uygundur.
wii deki yeni versiyonunun yığınla oyun eleştirmeni tarafından dünyanın en iyi oyunu seçilen manyaklık.
oyunda ilk defa uzay boyutuna geçmişlerdir, lakin oyunun adı da galaxy.
öyle, tek taraftan bakan, iki taraftan bakan, 3 boyutlu, 4 boyutlu falan değil; adamlar düpedüz uzay üstünde oyun yapmışlar.
9.8 almış başlıca oyun zamazingolarından. diablo döneminde çıktığında 9.1 almıştı.
teknoloji bu kadar gelişti, ahanda bu oldu.
böyle küçük prens gibi gezegenlerden gezegenlere dolaşıyorsunuz, zekanın en incesini içeriyor ve hakkaten tapılası.
konsol oyunlarının tanrısı düpedüz.
seni seviyorum süperim mariom.
oyunda ilk defa uzay boyutuna geçmişlerdir, lakin oyunun adı da galaxy.
öyle, tek taraftan bakan, iki taraftan bakan, 3 boyutlu, 4 boyutlu falan değil; adamlar düpedüz uzay üstünde oyun yapmışlar.
9.8 almış başlıca oyun zamazingolarından. diablo döneminde çıktığında 9.1 almıştı.
teknoloji bu kadar gelişti, ahanda bu oldu.
böyle küçük prens gibi gezegenlerden gezegenlere dolaşıyorsunuz, zekanın en incesini içeriyor ve hakkaten tapılası.
konsol oyunlarının tanrısı düpedüz.
seni seviyorum süperim mariom.
aylarca suren ugraslarimdan sonra bitirdigimde mahallede baya karizma yaptigim atari oyunu.
muslukcularin piridir.
Nintendo DS ile yeni bir hal alan Nintendo'nun devrimsel oyunu. New Super Mario Bros kesinlikle DS edinip oynanası bir oyundur.
3d hali 2d kadar zevk vermeyen oyun.
(bkz: ibrahim canbolat)
simdi soyle dusundugumde haybeye havaya zipladiginizda kutu cikiyordu mantarlisindan. lan biz o gorunmeyen kutunun orda oldugunu nasil biliyorduk.hadi ben arkadastan ogrendim dunyanin obur ucundaki cocuk nasil ogrendi. o da arkadasindan. nasil bi iletisim agi icindeydik biz amua goyim.
bölüm bitiminde bayrak çıkar, bayrağın en tepesine yapışılabilinirse 5000 puan alınır.bunun için piramitimsi duvarın üstüne çıktıktan sonra, her bir metrekayi santim santim kullanmak gerekir.aksi taktirde alınması mümkün değildir.
5000 puan için çok ince hesaplar yapılırdı, adım adım en geriye en uç tarafa gelinirdi, tırnak üstünde bırakılırdı mario koşulacak zemini maksimuma çıkarmak için.tüm bunlar doğru yapılırsa atlanıp 5000 puan kucaklanır ve bayrağa yapışan mario "vıjjyyyyyttt" sesi eşliğinde inip boru veya şatoya girerdi.ve defalarca oynayıştan sonra uzmanlaşan parmaklar 5000 puanı kolaylıkla alır hale gelirdi.
bu şekilde devam ederken bir gün rutin zıplayışlardan birini yapıp 5000 ni kucaklamayı beklerken, birden mario bayrağı aşıp arkasına düşüverir.ilk seferde "yoha lan" eşliğinde şaşılıp garip bir heyecan kaplar içini insanın.yavaş yavaş gidilir, gidilir, şato geçilir(hatta bi kapısı yoklanır acaba girebilirmiyim diye)ve yürümeye devam edilir, yürünür, yürünür, ve en sonunda sıkılınıp koşulmaya başlar, koşulur, metrelerce koşulur lakin hiç bir yere varılamaz, sonra vazgeçilir geri dönülmeye kalkılır, uzun zaman koşulur ama ne bayrak ne de şato görülür, anlaşılır ki geride dönülemez artık, öyle bir yerdir ki, mario sonsuz bir boyuta geçmiştir sanki.arkada ki çimlerden, ağaçlardan anlaşılır belli bir süre sonra aynı yerde dolanıldığı.artık çaresiz kalmıştır mario.ne yapsa boştur, ne mantarın, ne de çiçeğin hiçbir faydası yoktur kendisine.boynu bükük reset tuşuna gider parmak.
artık haberdar olunmuştur bayrağın ötesinde ki dünyadan.ve hiçbirşey olmadığını bile bile tekrar öyle bir atlayış yapılmaya çalışılır.ve birkaç denemeden sonra gerçekleşir bu, bayrağın arkasına tekrar düşülür.artık tecrübenin getirdiği dikkat kullanılır.hiçbir şey olmadığı bilinsede önüne geçilemez bir duygudur oraya gitme isteği.seçim yapmak lazımdır, ya bayrak, ya hiçbirşey.yavaş yavaş yürünür yine, ama bayrak ve şato gözden kaybedilmez, bilinir ki görüş alanından çıktımı onlar geri dönüş yoktur.bir türlü önüne geçilemez oraya gitme isteğinin. artık sona gelinir bir adım daha atılırsa geri dönüş yoktur.kontrol edilemeyen dürtü o adımı attırır ve yine mario sıkılana kadar eşek gibi koşturulur.ve bir süre sonra resetlenir.
ve süper mario öğretir ki sıradışılık cezbecidir,hiçbirşey olsa bile.
not:sonra uçan mario çıktı mertlik bozuldu tabi.*
5000 puan için çok ince hesaplar yapılırdı, adım adım en geriye en uç tarafa gelinirdi, tırnak üstünde bırakılırdı mario koşulacak zemini maksimuma çıkarmak için.tüm bunlar doğru yapılırsa atlanıp 5000 puan kucaklanır ve bayrağa yapışan mario "vıjjyyyyyttt" sesi eşliğinde inip boru veya şatoya girerdi.ve defalarca oynayıştan sonra uzmanlaşan parmaklar 5000 puanı kolaylıkla alır hale gelirdi.
bu şekilde devam ederken bir gün rutin zıplayışlardan birini yapıp 5000 ni kucaklamayı beklerken, birden mario bayrağı aşıp arkasına düşüverir.ilk seferde "yoha lan" eşliğinde şaşılıp garip bir heyecan kaplar içini insanın.yavaş yavaş gidilir, gidilir, şato geçilir(hatta bi kapısı yoklanır acaba girebilirmiyim diye)ve yürümeye devam edilir, yürünür, yürünür, ve en sonunda sıkılınıp koşulmaya başlar, koşulur, metrelerce koşulur lakin hiç bir yere varılamaz, sonra vazgeçilir geri dönülmeye kalkılır, uzun zaman koşulur ama ne bayrak ne de şato görülür, anlaşılır ki geride dönülemez artık, öyle bir yerdir ki, mario sonsuz bir boyuta geçmiştir sanki.arkada ki çimlerden, ağaçlardan anlaşılır belli bir süre sonra aynı yerde dolanıldığı.artık çaresiz kalmıştır mario.ne yapsa boştur, ne mantarın, ne de çiçeğin hiçbir faydası yoktur kendisine.boynu bükük reset tuşuna gider parmak.
artık haberdar olunmuştur bayrağın ötesinde ki dünyadan.ve hiçbirşey olmadığını bile bile tekrar öyle bir atlayış yapılmaya çalışılır.ve birkaç denemeden sonra gerçekleşir bu, bayrağın arkasına tekrar düşülür.artık tecrübenin getirdiği dikkat kullanılır.hiçbir şey olmadığı bilinsede önüne geçilemez bir duygudur oraya gitme isteği.seçim yapmak lazımdır, ya bayrak, ya hiçbirşey.yavaş yavaş yürünür yine, ama bayrak ve şato gözden kaybedilmez, bilinir ki görüş alanından çıktımı onlar geri dönüş yoktur.bir türlü önüne geçilemez oraya gitme isteğinin. artık sona gelinir bir adım daha atılırsa geri dönüş yoktur.kontrol edilemeyen dürtü o adımı attırır ve yine mario sıkılana kadar eşek gibi koşturulur.ve bir süre sonra resetlenir.
ve süper mario öğretir ki sıradışılık cezbecidir,hiçbirşey olsa bile.
not:sonra uçan mario çıktı mertlik bozuldu tabi.*
çocukluğumun kahramanı, kırmızı donu ve bıyıklarıyla 'acaba bu oyunu türkler mi yaptı?' diye düşünmeme neden olan prensimdir kendisi. hoş bölüm bölüm oynadıktan sonra suratı k.çıma benzeyen bir prensesi bulup beni unutmuşluğu da vardır ama olsundur. aile boyu bağımlılık yaratmıştır kendisi. bir aralar annemin dahi başından kalkmadığını hatırlarım sevgili okur! netice itibariyle bilgisar yokken, atari dünyasının kralıdır mario. bunun bir de illet olduğum kardeşi luigi vardır, tamamen lüzumsuz bir karakterdir. hatırladığım kadarıyla su tesisatçısıdır bu iki kardeş. su tesisatçısından kahraman üretmeyi akıl eden zihniyeti tebrik etmeyi de bir borç bilirim. tebrikler! *
oyunun birinci bölümünü gözlerim kapalıyken geçtiğim oyun.
hala müziği kulaklarımda çınlayan, her versiyonunu oynadığım oyun. 8-4. bölümde prensesi kurtardığın an oyun sona erer. oyun boyunca çeşitli kısa yollar keşfedilir, borulara girer, sarmaşığa tırmanır, mantarla beslenir, çiçek alınca ateş eder, canavara çarpınca boyu kısalır. marionun birde popüler olmayan kardeşi luigi vardır. oyunu 2 kişilik açınca luigi de devreye girer.
bitirilmemesi durumunda ergenliğin de bitmemesine neden olan oyun.
Mario serilerinin en güzelleri nintendo da olanlarıdır. bir de bir tane bindiği at gibi kullandığı dinazor mu ne vardı yoshi isminde.
asıl işi pompacılık ve tesisat işleri olan oyun karakteri; biraderi luigi ile birlikte çevirdikleri bir de filmleri vardır.
biraderi luigi ile birlikte sürekli aynı ortamlarda mücadele eden, bir prenses için gerekirse kafasını duvarlara vurabileceğini gösteren, potansiyel kılıbık insandır. en sevdiğim oyun kahramanıdır kendileri.
selena tarzında bir filmi olan oyun.
super mario galaxy adıyla wii'yi vurmuş oyun.
7 mayıs'taki uykusuz dergisinin kapağının konusundaki baş karakter. hala kopuyorum lan.
http://img145.imageshack....g145/2866/tara0002xk3.jpg
http://img145.imageshack....g145/2866/tara0002xk3.jpg
(bkz: mario elie)
kardeşi luigi ile prensesi kurtarmaya çalışan kahramanlardır.bölüm sonlarında hep bayrak çekip fişek patlatırlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar