bugün
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye40
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması41
- ak parti kaybedince ak troller ne yapacak12
- kürtler ateşe taparken türkler tek tanrı cıydı6
- recep tayyip erdoğan27
- dünyanın en kısa fıkralarından biri8
- kürtlerin atlantis ten gelme ihtimali3
- leonidas7
- fiziği güzel sözlük kızları47
- vexillarius the slayer6
- yeni uyanmış kadın güzelliği13
- liberalizm2
- nervio14
- hz mevlana2
- uludağ sözlük kekosu2
- sibel kekilli6
- iltica7
- türbanlı erkeklerin çok itici olması2
- nefse uyup 2 milyar tl tokatlamak3
- cumhurbaşkanı olacak olmam4
- muhammed peygambere ilk vahiy nasıl geliyor2
- akp denince akla ilk gelenler6
- evlenme teklifi bekleyen erkek7
- türkler balık hafızalıdır6
- ups boobs'un yeni nicki7
- ibne11
- elma yiyen erkek4
- sizde hiç utanma yok mu4
- insanların sürekli aynı fikirleri tekrarlaması2
- cemal enginyurt4
- süresiz nafaka8
- kadın ayağı vs memesi6
- yazarların akşama dair planları2
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaklı olay7
- arap aksanı7
- ormanda çıplak ayakla yürümek3
- simko314
- maldiv rufiyası2
- günaydın aşk çiçeğim mesajı atmayan erkek6
- sözlüğün kızgınlık dönemine girmesi5
- seviştikten sonra teşekkür etmekk10
- dünyanın en kaba dilinin hollandaca olması3
- en havalı isim soyisim kombonizasyonları2
- memeleri kafam kadar kız21
- ai otomatik silme ayet silmesin2
- sözlük erkeklerinin memeleri5
- birinin sizi ilk hatanızda hayatından çıkarması4
- bir akp liyi ciddiye almak3
- ispanya da maricarmen isyanı5
- gürcistan4
yıldız tilbenin muhteşem yorumladığı malatya türküsü.
Birgün Şu Dünyadan Göçüp Gidersem
Sunam Sunam Dağlar Duman Aman
Boşa Gider De Gözyaşların Ağlama
Sunam Sunam Kölen Olam Aman
Yok Olur Benliğim Çürürse Beden
Sunam Sunam Kölen Olam Aman
Boşa Gider De Gözyaşların Ağlama
Sunam Sunam Dağlar Duman Aman
Bazı Bazı Mezarıma Gelesin
Sunam Sunam Dağlar Duman Aman
Dileğin Kabuldur Da Bunu Bilesin
Sunam Sunam Kölen Olam Aman
Ben Murad Almadım Da Bunu Bilesin
Sunam Sunam Dağlar Duman Aman
Boşa Gider De Gözyaşların Ağlama
Sunam Sunam Dağlar Duman Aman
Anonim
Birgün Şu Dünyadan Göçüp Gidersem
Sunam Sunam Dağlar Duman Aman
Boşa Gider De Gözyaşların Ağlama
Sunam Sunam Kölen Olam Aman
Yok Olur Benliğim Çürürse Beden
Sunam Sunam Kölen Olam Aman
Boşa Gider De Gözyaşların Ağlama
Sunam Sunam Dağlar Duman Aman
Bazı Bazı Mezarıma Gelesin
Sunam Sunam Dağlar Duman Aman
Dileğin Kabuldur Da Bunu Bilesin
Sunam Sunam Kölen Olam Aman
Ben Murad Almadım Da Bunu Bilesin
Sunam Sunam Dağlar Duman Aman
Boşa Gider De Gözyaşların Ağlama
Sunam Sunam Dağlar Duman Aman
Anonim
aynı zamanda bir balıkesir türküsüdür.*
şafak söktü yine sunam uyanmaz
hasret çeken gönül derde dayanmaz
çağırırım sunam sesim duyulmaz
uyan sunam, uyan uyan derin uykudan
çektiğim gönül elinden
usandım gurbet ilinden
hiç kimse bilmez halimden
uyan sunam derin uykudan
bunca diyar gezdim gözlerin için
niye küstün bana el sözü için
dilerim allah'tan sızlasın için
uyan sunam, uyan uyan derin uykudan. *
şafak söktü yine sunam uyanmaz
hasret çeken gönül derde dayanmaz
çağırırım sunam sesim duyulmaz
uyan sunam, uyan uyan derin uykudan
çektiğim gönül elinden
usandım gurbet ilinden
hiç kimse bilmez halimden
uyan sunam derin uykudan
bunca diyar gezdim gözlerin için
niye küstün bana el sözü için
dilerim allah'tan sızlasın için
uyan sunam, uyan uyan derin uykudan. *
efkan şeşen'in göçer oldum albümünde yorumladığı güzel türkü.
efkan şeşenin beni benden alan ve yaramı deşen , hançerleyen şarkısı. aglıyormuyum nedir ? *
Yöresel türkücü Hasan Durak'ın da yorumladığı beğenilen şarkıdır.
An itibarı ile yıldız tilbeden dinlediğim türküdür. Hep çok acıklı gelmiştir bana.
Suna, Fahri Kayhan’ın eşidir. Çok sevmektedir Fahri Bey Suna’yı… Devir, o zamanın Malatya’sı. Ancak sevdiğine sevdiğini söylemenin bile ayıp karşılandığı o dönemde Fahri Bey her daim söyler Suna’ya, ona olan sadakatini ve bağlılığını. Ve bilir karısının gözlerinin başka kimselere bakmadığını.
O dönemin kadınlarının en büyük eğlencesidir, haftada bir yapılan hamam sefaları… Kendilerine ayrılan günde toplanıp hamama gider mahallenin tüm kadınları. işte o hamam sefalarından birinde Suna’nın sırtında bulunan ve normal şartlarda kıyafetinden asla görünme ihtimali olmayan bir ben dikkatini çeker hamamda bulunan ve sunanın yakın arkadaşı olan Neriman Hanım’ın.
Neriman Hanım, akşam eve geldiğinde laf arasında eşi Mustafa Bey’e, Suna’nın sırtında ben olduğunu anlatır… Aradan zaman geçer… Fahri Kayhan bir gün evlerinin yakınında bulunan kahvede Mustafa Bey ile karşılaşır. Aralarındaki sohbet belli bir süre sonra tartışmaya dönüşür ve olay karşılıklı hakarete kadar gider… Fahri Kayhan hiddetle cevap verir Mustafa Bey’e: “Bir daha karşıma çıkma, seni el aleme rezil ederim.” Bu söylem karşısında sinirlerine hakim olamayan ve sırf Fahri Kayhan’ı yaralamak gayesiyle hareket eden Mustafa Bey’in dudaklarından şu sözler dökülüverir: “Sen benimle uğraşacağına kendi karına sahip çık, ben senin karının sırtındaki beni bile bilirim.”
Fahri Kayhan beyninden vurulmuşa döner. Evet inanamaz biricik Suna’sının kendisine ihanet ettiğine, ama bu başına gelen neyin nesidir? Elin adamı, Suna’nın sırtındaki beni nerden bilecektir? Bu sorular kafasında iken eve varır, dayanamaz ve karşısına alıp Suna’yı durumu anlatır. Suna iki gözü iki çeşme yeminler eder Fahri Kayhan’a: “Aman beyim etme” der, “Bakar mıyım senden bir başkasına?” O gece konuşurlar, konuşurlar… Fahri Kayhan eşine sarılır, ve ikna olduğunu söyleyip bir daha hiç açmamacasına konuyu kapatır. Lakin durum hiç de öyle olmamıştır. O günden sonra istemeden de olsa aklında hep o şüphe, Fahri Bey karısına kötü davranır.
Yine bir akşam yemekte sudan bir sebeple çıkan tartışma sonrasında Fahri Kayhan ceketini alır ve başlar Malatya sokaklarında dolaşmaya. Eve geldiğinde neredeyse güneş doğmak üzeredir. Eve girer ve gördüğü manzara karşısında dona kalır. Biricik karısı Suna, kendini asmıştır. Sallanan ayağının dibinde elinden düşmüş bir mektup durmaktadır. O mektupta Suna son sözlerinde şunları yazmıştır: “Kusura bakma beyim, ama günlerdir kafandaki soru işaretlerinin sebebini bilmekteyim. Kendimi temize çıkarmak için başka yol göremedim. Şunu bil ki, ben sana hiç ihanet etmedim.
Fahri Kayhan gözyaşları içinde eşinin cansız bedenini yağlı urgandan ayırır, yere yatırır. Islak gözlerini silerken bir bakar ki hava aydınlanmıştır. içindeki yangın öyle büyüktür ki, sözün bittiği yerde, kelimelerin küllerinden o meşhur türküyü yakmıştır:
“Şafak söktü, Suna’m yine uyanmaz
Hasret çeken gönül derde dayanmaz
Çağırırım Suna’m sesim duyulmaz
Uyan Suna’m uyan, derin uykudan
Nice diyar gezdim gözlerin için
Niye kızdın bana el sözü için
Dilerim Allah’tan sızlasın için
Uyan Suna’m uyan derin uykudan
Çektiğim gönül elinden
Usandım gurbet elinden
Hiç kimse bilmez halimden
Uyan Suna’m, derin uykudan…”
O dönemin kadınlarının en büyük eğlencesidir, haftada bir yapılan hamam sefaları… Kendilerine ayrılan günde toplanıp hamama gider mahallenin tüm kadınları. işte o hamam sefalarından birinde Suna’nın sırtında bulunan ve normal şartlarda kıyafetinden asla görünme ihtimali olmayan bir ben dikkatini çeker hamamda bulunan ve sunanın yakın arkadaşı olan Neriman Hanım’ın.
Neriman Hanım, akşam eve geldiğinde laf arasında eşi Mustafa Bey’e, Suna’nın sırtında ben olduğunu anlatır… Aradan zaman geçer… Fahri Kayhan bir gün evlerinin yakınında bulunan kahvede Mustafa Bey ile karşılaşır. Aralarındaki sohbet belli bir süre sonra tartışmaya dönüşür ve olay karşılıklı hakarete kadar gider… Fahri Kayhan hiddetle cevap verir Mustafa Bey’e: “Bir daha karşıma çıkma, seni el aleme rezil ederim.” Bu söylem karşısında sinirlerine hakim olamayan ve sırf Fahri Kayhan’ı yaralamak gayesiyle hareket eden Mustafa Bey’in dudaklarından şu sözler dökülüverir: “Sen benimle uğraşacağına kendi karına sahip çık, ben senin karının sırtındaki beni bile bilirim.”
Fahri Kayhan beyninden vurulmuşa döner. Evet inanamaz biricik Suna’sının kendisine ihanet ettiğine, ama bu başına gelen neyin nesidir? Elin adamı, Suna’nın sırtındaki beni nerden bilecektir? Bu sorular kafasında iken eve varır, dayanamaz ve karşısına alıp Suna’yı durumu anlatır. Suna iki gözü iki çeşme yeminler eder Fahri Kayhan’a: “Aman beyim etme” der, “Bakar mıyım senden bir başkasına?” O gece konuşurlar, konuşurlar… Fahri Kayhan eşine sarılır, ve ikna olduğunu söyleyip bir daha hiç açmamacasına konuyu kapatır. Lakin durum hiç de öyle olmamıştır. O günden sonra istemeden de olsa aklında hep o şüphe, Fahri Bey karısına kötü davranır.
Yine bir akşam yemekte sudan bir sebeple çıkan tartışma sonrasında Fahri Kayhan ceketini alır ve başlar Malatya sokaklarında dolaşmaya. Eve geldiğinde neredeyse güneş doğmak üzeredir. Eve girer ve gördüğü manzara karşısında dona kalır. Biricik karısı Suna, kendini asmıştır. Sallanan ayağının dibinde elinden düşmüş bir mektup durmaktadır. O mektupta Suna son sözlerinde şunları yazmıştır: “Kusura bakma beyim, ama günlerdir kafandaki soru işaretlerinin sebebini bilmekteyim. Kendimi temize çıkarmak için başka yol göremedim. Şunu bil ki, ben sana hiç ihanet etmedim.
Fahri Kayhan gözyaşları içinde eşinin cansız bedenini yağlı urgandan ayırır, yere yatırır. Islak gözlerini silerken bir bakar ki hava aydınlanmıştır. içindeki yangın öyle büyüktür ki, sözün bittiği yerde, kelimelerin küllerinden o meşhur türküyü yakmıştır:
“Şafak söktü, Suna’m yine uyanmaz
Hasret çeken gönül derde dayanmaz
Çağırırım Suna’m sesim duyulmaz
Uyan Suna’m uyan, derin uykudan
Nice diyar gezdim gözlerin için
Niye kızdın bana el sözü için
Dilerim Allah’tan sızlasın için
Uyan Suna’m uyan derin uykudan
Çektiğim gönül elinden
Usandım gurbet elinden
Hiç kimse bilmez halimden
Uyan Suna’m, derin uykudan…”
uyan sunam uyan derin uykudan.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar