bugün
- sözlüğün en güzel 3 kadın yazarı7
- ctrlx benimle evlenir misin5
- sevgiliyi bağırtmak3
- flörtün strapon hediye etmesi4
- ekşi sözlük14
- salma hayek seksiliği8
- sevgiliyi 1 yıllığına kiralamak7
- kazak erkekleri5
- avrupalı kadınların hızlı çökmesi3
- tai lung24
- gay ilişki sırasında şiir okumak3
- usualsuspects'in yazlığında tatil yapmak2
- ctrlx4
- güneş sistemi nde kaç gezegen var6
- 1 temmuz 2026 ingiltere demokratik kongo maçı11
- kankanın dekoltesine bakmamak5
- flört ile mesajlaşırken yüzde oluşan gülümseme2
- çare eskort3
- şaka mı yapıyor ciddi mi anlaşılmayan insan5
- musa mı haklıydı firavun mu5
- çeçen erkekleri4
- aylık 404 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- sözlüğe erkek yağması3
- fusya semsiyeli yabanci10
- ilk otuzbir4
- ayakta su içmek2
- yazarların dünya kupasında desteklediği takım11
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması5
- tatar erkekleri2
- gürsel tekin7
- çinli erkek3
- spor yapmayan erkek13
- sudekiray sözlüğün en güzel kızıdır2
- atatürk ün namaz kılan heykelinin olmaması5
- marslı erkekler2
- 2026 dünya kupası40
- demokratik kongo cumhuriyeti10
- montenegro erkekleri2
- yunan erkeği2
- filipinli2
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir17
- şu tipe bi bak amk2
- tımarhane3
- pandela28
- belçika senegal maçı saat 23 te trt 1 de2
- tai lungun semsiyeli olması5
- kolombiyalı erkekler2
- arap erkekleri2
- futbol33
- true ben hazırım bu gece gel beni kaçır4
uyan sunam uyan derin uykudan.
Suna, Fahri Kayhan’ın eşidir. Çok sevmektedir Fahri Bey Suna’yı… Devir, o zamanın Malatya’sı. Ancak sevdiğine sevdiğini söylemenin bile ayıp karşılandığı o dönemde Fahri Bey her daim söyler Suna’ya, ona olan sadakatini ve bağlılığını. Ve bilir karısının gözlerinin başka kimselere bakmadığını.
O dönemin kadınlarının en büyük eğlencesidir, haftada bir yapılan hamam sefaları… Kendilerine ayrılan günde toplanıp hamama gider mahallenin tüm kadınları. işte o hamam sefalarından birinde Suna’nın sırtında bulunan ve normal şartlarda kıyafetinden asla görünme ihtimali olmayan bir ben dikkatini çeker hamamda bulunan ve sunanın yakın arkadaşı olan Neriman Hanım’ın.
Neriman Hanım, akşam eve geldiğinde laf arasında eşi Mustafa Bey’e, Suna’nın sırtında ben olduğunu anlatır… Aradan zaman geçer… Fahri Kayhan bir gün evlerinin yakınında bulunan kahvede Mustafa Bey ile karşılaşır. Aralarındaki sohbet belli bir süre sonra tartışmaya dönüşür ve olay karşılıklı hakarete kadar gider… Fahri Kayhan hiddetle cevap verir Mustafa Bey’e: “Bir daha karşıma çıkma, seni el aleme rezil ederim.” Bu söylem karşısında sinirlerine hakim olamayan ve sırf Fahri Kayhan’ı yaralamak gayesiyle hareket eden Mustafa Bey’in dudaklarından şu sözler dökülüverir: “Sen benimle uğraşacağına kendi karına sahip çık, ben senin karının sırtındaki beni bile bilirim.”
Fahri Kayhan beyninden vurulmuşa döner. Evet inanamaz biricik Suna’sının kendisine ihanet ettiğine, ama bu başına gelen neyin nesidir? Elin adamı, Suna’nın sırtındaki beni nerden bilecektir? Bu sorular kafasında iken eve varır, dayanamaz ve karşısına alıp Suna’yı durumu anlatır. Suna iki gözü iki çeşme yeminler eder Fahri Kayhan’a: “Aman beyim etme” der, “Bakar mıyım senden bir başkasına?” O gece konuşurlar, konuşurlar… Fahri Kayhan eşine sarılır, ve ikna olduğunu söyleyip bir daha hiç açmamacasına konuyu kapatır. Lakin durum hiç de öyle olmamıştır. O günden sonra istemeden de olsa aklında hep o şüphe, Fahri Bey karısına kötü davranır.
Yine bir akşam yemekte sudan bir sebeple çıkan tartışma sonrasında Fahri Kayhan ceketini alır ve başlar Malatya sokaklarında dolaşmaya. Eve geldiğinde neredeyse güneş doğmak üzeredir. Eve girer ve gördüğü manzara karşısında dona kalır. Biricik karısı Suna, kendini asmıştır. Sallanan ayağının dibinde elinden düşmüş bir mektup durmaktadır. O mektupta Suna son sözlerinde şunları yazmıştır: “Kusura bakma beyim, ama günlerdir kafandaki soru işaretlerinin sebebini bilmekteyim. Kendimi temize çıkarmak için başka yol göremedim. Şunu bil ki, ben sana hiç ihanet etmedim.
Fahri Kayhan gözyaşları içinde eşinin cansız bedenini yağlı urgandan ayırır, yere yatırır. Islak gözlerini silerken bir bakar ki hava aydınlanmıştır. içindeki yangın öyle büyüktür ki, sözün bittiği yerde, kelimelerin küllerinden o meşhur türküyü yakmıştır:
“Şafak söktü, Suna’m yine uyanmaz
Hasret çeken gönül derde dayanmaz
Çağırırım Suna’m sesim duyulmaz
Uyan Suna’m uyan, derin uykudan
Nice diyar gezdim gözlerin için
Niye kızdın bana el sözü için
Dilerim Allah’tan sızlasın için
Uyan Suna’m uyan derin uykudan
Çektiğim gönül elinden
Usandım gurbet elinden
Hiç kimse bilmez halimden
Uyan Suna’m, derin uykudan…”
O dönemin kadınlarının en büyük eğlencesidir, haftada bir yapılan hamam sefaları… Kendilerine ayrılan günde toplanıp hamama gider mahallenin tüm kadınları. işte o hamam sefalarından birinde Suna’nın sırtında bulunan ve normal şartlarda kıyafetinden asla görünme ihtimali olmayan bir ben dikkatini çeker hamamda bulunan ve sunanın yakın arkadaşı olan Neriman Hanım’ın.
Neriman Hanım, akşam eve geldiğinde laf arasında eşi Mustafa Bey’e, Suna’nın sırtında ben olduğunu anlatır… Aradan zaman geçer… Fahri Kayhan bir gün evlerinin yakınında bulunan kahvede Mustafa Bey ile karşılaşır. Aralarındaki sohbet belli bir süre sonra tartışmaya dönüşür ve olay karşılıklı hakarete kadar gider… Fahri Kayhan hiddetle cevap verir Mustafa Bey’e: “Bir daha karşıma çıkma, seni el aleme rezil ederim.” Bu söylem karşısında sinirlerine hakim olamayan ve sırf Fahri Kayhan’ı yaralamak gayesiyle hareket eden Mustafa Bey’in dudaklarından şu sözler dökülüverir: “Sen benimle uğraşacağına kendi karına sahip çık, ben senin karının sırtındaki beni bile bilirim.”
Fahri Kayhan beyninden vurulmuşa döner. Evet inanamaz biricik Suna’sının kendisine ihanet ettiğine, ama bu başına gelen neyin nesidir? Elin adamı, Suna’nın sırtındaki beni nerden bilecektir? Bu sorular kafasında iken eve varır, dayanamaz ve karşısına alıp Suna’yı durumu anlatır. Suna iki gözü iki çeşme yeminler eder Fahri Kayhan’a: “Aman beyim etme” der, “Bakar mıyım senden bir başkasına?” O gece konuşurlar, konuşurlar… Fahri Kayhan eşine sarılır, ve ikna olduğunu söyleyip bir daha hiç açmamacasına konuyu kapatır. Lakin durum hiç de öyle olmamıştır. O günden sonra istemeden de olsa aklında hep o şüphe, Fahri Bey karısına kötü davranır.
Yine bir akşam yemekte sudan bir sebeple çıkan tartışma sonrasında Fahri Kayhan ceketini alır ve başlar Malatya sokaklarında dolaşmaya. Eve geldiğinde neredeyse güneş doğmak üzeredir. Eve girer ve gördüğü manzara karşısında dona kalır. Biricik karısı Suna, kendini asmıştır. Sallanan ayağının dibinde elinden düşmüş bir mektup durmaktadır. O mektupta Suna son sözlerinde şunları yazmıştır: “Kusura bakma beyim, ama günlerdir kafandaki soru işaretlerinin sebebini bilmekteyim. Kendimi temize çıkarmak için başka yol göremedim. Şunu bil ki, ben sana hiç ihanet etmedim.
Fahri Kayhan gözyaşları içinde eşinin cansız bedenini yağlı urgandan ayırır, yere yatırır. Islak gözlerini silerken bir bakar ki hava aydınlanmıştır. içindeki yangın öyle büyüktür ki, sözün bittiği yerde, kelimelerin küllerinden o meşhur türküyü yakmıştır:
“Şafak söktü, Suna’m yine uyanmaz
Hasret çeken gönül derde dayanmaz
Çağırırım Suna’m sesim duyulmaz
Uyan Suna’m uyan, derin uykudan
Nice diyar gezdim gözlerin için
Niye kızdın bana el sözü için
Dilerim Allah’tan sızlasın için
Uyan Suna’m uyan derin uykudan
Çektiğim gönül elinden
Usandım gurbet elinden
Hiç kimse bilmez halimden
Uyan Suna’m, derin uykudan…”
An itibarı ile yıldız tilbeden dinlediğim türküdür. Hep çok acıklı gelmiştir bana.
Yöresel türkücü Hasan Durak'ın da yorumladığı beğenilen şarkıdır.
efkan şeşenin beni benden alan ve yaramı deşen , hançerleyen şarkısı. aglıyormuyum nedir ? *
efkan şeşen'in göçer oldum albümünde yorumladığı güzel türkü.
aynı zamanda bir balıkesir türküsüdür.*
şafak söktü yine sunam uyanmaz
hasret çeken gönül derde dayanmaz
çağırırım sunam sesim duyulmaz
uyan sunam, uyan uyan derin uykudan
çektiğim gönül elinden
usandım gurbet ilinden
hiç kimse bilmez halimden
uyan sunam derin uykudan
bunca diyar gezdim gözlerin için
niye küstün bana el sözü için
dilerim allah'tan sızlasın için
uyan sunam, uyan uyan derin uykudan. *
şafak söktü yine sunam uyanmaz
hasret çeken gönül derde dayanmaz
çağırırım sunam sesim duyulmaz
uyan sunam, uyan uyan derin uykudan
çektiğim gönül elinden
usandım gurbet ilinden
hiç kimse bilmez halimden
uyan sunam derin uykudan
bunca diyar gezdim gözlerin için
niye küstün bana el sözü için
dilerim allah'tan sızlasın için
uyan sunam, uyan uyan derin uykudan. *
yıldız tilbenin muhteşem yorumladığı malatya türküsü.
Birgün Şu Dünyadan Göçüp Gidersem
Sunam Sunam Dağlar Duman Aman
Boşa Gider De Gözyaşların Ağlama
Sunam Sunam Kölen Olam Aman
Yok Olur Benliğim Çürürse Beden
Sunam Sunam Kölen Olam Aman
Boşa Gider De Gözyaşların Ağlama
Sunam Sunam Dağlar Duman Aman
Bazı Bazı Mezarıma Gelesin
Sunam Sunam Dağlar Duman Aman
Dileğin Kabuldur Da Bunu Bilesin
Sunam Sunam Kölen Olam Aman
Ben Murad Almadım Da Bunu Bilesin
Sunam Sunam Dağlar Duman Aman
Boşa Gider De Gözyaşların Ağlama
Sunam Sunam Dağlar Duman Aman
Anonim
Birgün Şu Dünyadan Göçüp Gidersem
Sunam Sunam Dağlar Duman Aman
Boşa Gider De Gözyaşların Ağlama
Sunam Sunam Kölen Olam Aman
Yok Olur Benliğim Çürürse Beden
Sunam Sunam Kölen Olam Aman
Boşa Gider De Gözyaşların Ağlama
Sunam Sunam Dağlar Duman Aman
Bazı Bazı Mezarıma Gelesin
Sunam Sunam Dağlar Duman Aman
Dileğin Kabuldur Da Bunu Bilesin
Sunam Sunam Kölen Olam Aman
Ben Murad Almadım Da Bunu Bilesin
Sunam Sunam Dağlar Duman Aman
Boşa Gider De Gözyaşların Ağlama
Sunam Sunam Dağlar Duman Aman
Anonim
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar