bugün
- bir kadının en güzel bölgesi8
- vantilatörü kendine çevirmek6
- türklerin ileri olduğu konular20
- dünyanın en güzel tatlısı8
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- özlenen hissiyatlar6
- caner taslaman6
- ruh hastası olan yazarlar5
- evdeki alkolün bittiği anda yapılacaklar4
- bülent ersoyun lolita estetiği4
- kadının en güzel yerinin ayak ve bacak olması4
- dinsize inanır mısın17
- misafir çocuğunun arkasından edilen küfürler4
- salak yazarlar7
- çerkez ethem3
- seksen sekiz kilo sözlük kızı3
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı2
- yazarların kendileri hakkındaki gereksiz bilgiler3
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak7
- içinin çirkinliği yüzüne yansımış insan2
- tüm yazarların ısrarla format dışı entry girmesi4
- birinci inönü muharebesi4
- sevgilinin sen eski bir şarkısın demesi2
- haluk levent'in sürekli deri yelekle dolaşması3
- fransa milli futbol takımı3
- ya olm mal mısınız3
- şu anda çalan şarkı4
- en sevdiği film pulp fiction olan erkek4
- pandela5
- şu an okunan kitap4
- tiramisu yiyen kız2
- hiçbir yere ait olmama duygusu4
- uykum geldi ama uyumak istemiyorum3
- sözlüğün çocuk parkına dönmesi5
- kuran da neden namaz yok8
- imdb de 10 tam puana sahip olması gereken tek film4
- atatürk5
- uzungöl'ün son hali3
- gocu30
- back to black2
- anın görüntüsü16
- netanyahu'dan arjantin'e destek2
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- pandela gelmiş6
- true'nun iyice zıvanadan çıkması5
- gocunun dediğini yap yaptığını yapma2
- mantıya ravioli demek3
- sözlüğe çıplak kadın fotosu atma motivasyonu2
- yaz günü çay içme saçmalığı11
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı16
oynadığı filmlerdeki en zorlu sahnelerde bile dublör kullanmamış kral aktör.
1980 yılında 50 yaşında hayata gözlerini yummuş muhteşem sinema oyuncusu. Benim için özellikle 1971 yapımı "Le Mans" kariyerindeki en iyi filmdir. Bu filmde 1970 yılının gerçek Le Mans yarışının görüntüleri de kullanılmıştır, hatta mcqueen 1970 yılındaki yarışa, filmin çok daha büyük ses getirebilmesi adına, efsane pilot Jackie Stewart ile birlikte gerçekten yarışabilmek için 26 numaralı bir Porsche 917 ile kayıt yaptırmak istemiş ancak kabul edilmemiş. Bunun dışında pek önemsiz bir detay gibi görünsede aslında McQueen' in ne denli marka imajı yaratabilen bir sanatçı olduğuna küçük bir örnek vardır. Motorsporları dünyasında rakipsiz bir imajı olan (özellikle Le Mans dünyası)Rolex' in sadık ve şöhretli müşterilerinden biri olan McQeen' in, bu film için taktığı ve birdaha hiç çıkartmadığı Tag Heuer Monaco model saat öyle bir ses getirmiş ve Tag Heuer markası için öyle bir marka imajı yaratmıştır ki, Tag Heuer bu tarihten sonra, McQueen' e Rolex' ini çıkarttıran saat olarak anılagelir. Bu saat modeli günümüzde hala üretilir ve hala McQueen üzerinden Tag Heuer' ın neredeyse marka kimliğini oluşturur.
http://www.tagheuer.com/i...nt-en-monaco-monaco-watch
http://www.tagheuer.com/i...nt-en-monaco-monaco-watch
koyboyluğun yakışmadığı büyük aktör. komik bir tipi vardır ama mimikleri çok şey anlatır.
(bkz: The Magnificent Seven)
(bkz: The Magnificent Seven)
shame ve hunger'ın yönetmeni olan steve mcqueen'den söz edecek olursak çok başarılı hunger'ın ilk filmi olduğuna inanamıyorum.
filmlerinde çok güzel kompozisyonlar yakalıyor uzun metrajlı iki filmi hunger ve shame'i izledim ve çok başarılı buldum twelve years a slave adında yeni bir filmi daha geliyormuş 2013'te merakla bekliyoruz.
yeni nesil yönetmenler arasından en umut vereni bir fotoğrafçı gibi akıldan çıkmayan çok güzel kareler yakalıyor. filmlerinde durağanlık ve diyalogları az tutması özelliğidir.
iki filmini de michael fassbender ile çekmiş 2013'te vizyona girecek filminde de michael var. sanırım aralarındaki ilişki bir martin scorsese-robert de niro gibi olacak.
filmlerinde çok güzel kompozisyonlar yakalıyor uzun metrajlı iki filmi hunger ve shame'i izledim ve çok başarılı buldum twelve years a slave adında yeni bir filmi daha geliyormuş 2013'te merakla bekliyoruz.
yeni nesil yönetmenler arasından en umut vereni bir fotoğrafçı gibi akıldan çıkmayan çok güzel kareler yakalıyor. filmlerinde durağanlık ve diyalogları az tutması özelliğidir.
iki filmini de michael fassbender ile çekmiş 2013'te vizyona girecek filminde de michael var. sanırım aralarındaki ilişki bir martin scorsese-robert de niro gibi olacak.
stil sahibi ve birinci sınıf bir aktördür.
the great escape filmi harbiden great arkadaş çok garip ölümden yırtma hikayesi vardı bu abinin ama hollywood tarihinin görüp görebileceği en iyi oyunculardan şimdilerde aksiyon manyakları arkadaşlar için söylüyorum bu adamı izleyin.
şu ana kadar iki tane uzun metrajlı filmi var ikisinide izledim kendisi yüksek öğretimini yamulmuyorsam "görsel sanatlar" üzerine yapmış. bunun etkisini iki filminde de gördüm hunger ve shame'de en az 3-4 tane fotoğraflık anlar çıkartabiliyorsunuz o bir gerçek. fotoğraf gibi filmler çekiyor.
sinematografide dünyanın en iyilerinden. sanki yönetmenden ziyade bir sanatçı.
benim çok beğendiğim fakat sırf türkiye'de genel olarak dünyada çok tanınmayan bu yönetmenin kendini diğerlerinden bir diğer ayırıcı yönü iki filmi üzerinden konuşacak olursam gerçekçiliği. filmlerinde yaşanan olaylar "bu sadece filmlerde olur" tarzı laflar söyleyeceğiniz olaylar değil "aynen bunun gibisini yaşamıştım, yaşayacağım" veya "yaşayan birini tanıyorum" dersiniz.
twelve years a slave filmini heyecanla bekleme sebebim tabii ki michael fassbender ile birlikte.
sinematografide dünyanın en iyilerinden. sanki yönetmenden ziyade bir sanatçı.
benim çok beğendiğim fakat sırf türkiye'de genel olarak dünyada çok tanınmayan bu yönetmenin kendini diğerlerinden bir diğer ayırıcı yönü iki filmi üzerinden konuşacak olursam gerçekçiliği. filmlerinde yaşanan olaylar "bu sadece filmlerde olur" tarzı laflar söyleyeceğiniz olaylar değil "aynen bunun gibisini yaşamıştım, yaşayacağım" veya "yaşayan birini tanıyorum" dersiniz.
twelve years a slave filmini heyecanla bekleme sebebim tabii ki michael fassbender ile birlikte.
filmleri durduk yere adamın amına koyan filmler kategorisinde başlarda yer alan yönetmen. onlar nasıl film öyle amk. 21. yy en iyilerinden biri olacağı kesin.
bugün doğum günü olan ünlü yönetmen.
günümüzde oyuncuyum diye geçinen heriflerin izlemesi gereken adamdır.
12 years a slave filmiyle artık adını tüm dünyaya duyurmuş en sevdiğim yönetmenlerden. umarım oscar 2014'de yönetmen dalında oscar'ı alacak olan ingiliz yönetmen.
simsek mcqueenin amca oglu oldugunu dusundugum kisidir.
ölmeseydi rambo o olacaktı.
Doğumundaki adı Terence Steven McQueen dir. McQueen doğduktan hemen sonra onları terkeden babasını hiç tanımamıştır. Annesi de onu küçük yaşlarında terkedince, Missouri'deki amcası tarafından büyütülmüştür. 12 yaşında tekrar annesiyle buluşmuş ve Los Angeles'e taşınmışlardır. Ancak 14 yaşına geldiğinde annesi onu Chino Hills'de asi çocukların gönderildiği bir tür islah evine yollamıştır. Chino'yu terkettikten sonra 1947-1950 arasında ABD deniz kuvetlerine katılmıştır. 1952'de oyunculuk dersleri almaya başlayan McQueen, 1955'de ilk filmi A Hatful of Rain ile kamera karşısına geçmiştir.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Steve_McQueen
https://tr.wikipedia.org/wiki/Steve_McQueen
ilk olarak papillon filminde gördüğüm, the magnificent seven ve the great escape gibi filmlerde de oynamış, chuck norrisin oyunculuğa başlamasını sağlamış, sigara tiryakisi oyuncu.
Steve McQueen (Bullit'te, The Getaway'de, Papillon'da, The Great Escape'de) gayet havalıydı ama acaba hayatı boyunca kaç kitap okumuştu. Canlandırdığı karakterler, zekası veya kurnazlığıyla herkesi alt ediyordu ama sokağa, kenar mahallelere özgü bir kurnazlıktı bu. Öyle yerlerde yalnızlık çekilmez mi?Düşüncelerin, dile getirilebilecek fikirlerden ziyade duygulardan ibaret olduğu o yerlerde?
McQueen'in zekası tamamen beden ve bir makinadan ibaretti. Yani onu zirveye, davranış ve mekanik aksamları kullanma şekli çıkarmıştı.
Popülerliğinin zirve yaptığı dönemde Steve McQueen, daha senaryoya göz atmaya kalkışmadan önce bile insanlara ödeme yaptırıyordu. Dünyanın parasını kazandı. Bir noktada dünyanın en çok para kazanan aktörüydü. Sanıyorum özenilecek bu durum bu.
Steve McQueen, The Getaway'i çektikleri sırada Ali McGraw'ı Robert Evans'dan kaptı. Kızla evlendi, sonra ona oyunculuğu bıraktırdı.
McQuuen seks bağımlısıydı ve sürekli üçlü yapardı. Uzun bir süre Ibsen'in "An enemy of the people"ını oynamayı istedi ve nihayet oynadığında kimse onu izlemeye gitmedi.
Bütün gün sıcak su dolu küvette yatıp bira içerdi. Sadece kendi filmlerini seyrederdi. Çok genç yaşta kanser oldu. Hastalığını Meksika'da şarlatan doktorlara tedavi ettirmeye çalıştı. iyileştiğini düşünüyordu. Elli yaşında öldü.
(James Franco'nun Anonim Aktörler adlı kitabından)
McQueen'in zekası tamamen beden ve bir makinadan ibaretti. Yani onu zirveye, davranış ve mekanik aksamları kullanma şekli çıkarmıştı.
Popülerliğinin zirve yaptığı dönemde Steve McQueen, daha senaryoya göz atmaya kalkışmadan önce bile insanlara ödeme yaptırıyordu. Dünyanın parasını kazandı. Bir noktada dünyanın en çok para kazanan aktörüydü. Sanıyorum özenilecek bu durum bu.
Steve McQueen, The Getaway'i çektikleri sırada Ali McGraw'ı Robert Evans'dan kaptı. Kızla evlendi, sonra ona oyunculuğu bıraktırdı.
McQuuen seks bağımlısıydı ve sürekli üçlü yapardı. Uzun bir süre Ibsen'in "An enemy of the people"ını oynamayı istedi ve nihayet oynadığında kimse onu izlemeye gitmedi.
Bütün gün sıcak su dolu küvette yatıp bira içerdi. Sadece kendi filmlerini seyrederdi. Çok genç yaşta kanser oldu. Hastalığını Meksika'da şarlatan doktorlara tedavi ettirmeye çalıştı. iyileştiğini düşünüyordu. Elli yaşında öldü.
(James Franco'nun Anonim Aktörler adlı kitabından)
aşağıdaki videoda yönetmen steve mcqueen'in filmlerindeki imzalarını görebilirsiniz.
https://www.imdb.com/list...63486489?ref_=vi_prev_btn
https://www.imdb.com/list...63486489?ref_=vi_prev_btn
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar