bugün

/31
görsel
Sonbaharın tek sevdiğim yanı ekteki görsel gibi olduğu andır.
Onun dışında sonbahar, hüzündür benim için. ilkbaharda nasıl cıvıl cıvıl oluyorsam, sonbaharda da içim burulur, bir hüzün kaplar ruhumu ve kışın gelişiyle de karamsar ruh haline bürünürüm çoğu zaman.
en sevdiğim mevsimdir. mis gibi yağmurlar yağar ferahlık gelir herkese.
Omzunu bulabilip de yaslanıldı mı, o adeta bir sevgilidir.

Her bir yaprak bir saç teli, her bir yağmur damlası gözyaşıdır.

Ve her rüzgâr bir busesi...
bir miktar geç kalmış mevsim. bu yıl eylül, hazirandan hallice geçip gidiyor. artık gelse mi? özletti.
hüznün mevsimi. ki benim hüzünlenmek için herhangi bir mevsime ihtiyacım yok. ama eylülü severim. hem başlangıç hem son gibi. aslında daha çok son gibi. bitenin ardından ağlamak gibi. gideni hatırlamak ve üzülmek gibi. gibi gibi gibi.
Neden hep en güzel mevsim olmak zorunda?
benim en güzel zamanım.
hüzün derler hazana.
inadına severim.
gözlerim, açık yeşil ve sarının tonlarında kaybolur.
serinliğinde üşürüm.
toprak kokusu gelir sonra huzur dolar içim.
romantizm dolar ciğerlerime.
el ele çiftler,
kartpostal gibi manzaralar...

senin mevsimindir sonbahar.
senin yarındır.
diğer yarını bıraktığını söylerdin her vakit.
gidişinden beri onun.
şimdi sözler dökülür mevsime.
toprağa...
ayırsam bu mevsimi parçalarına,
renklerini,
hislerini,
organlarını.
sonra versem ellerine,
içinden bulabilir misin;
kalan diğer yarını?

Edit: i am lucifer/ diğer yarın.
Tarihlerin eylül 21i göstermesi ile kendini iyiden iyiye hissettiren mevsim. Havalar serinledi. Bazı günler bulutlu geçiyor.
Bir seni sevmem bir de pazar günlerini..
sonbahar, eylüldür, rüzgardır, kış'a geçiyorum bak ha ona göre, mesajıdır. ama an itibariyle çoğu yerde, bildiğin temmuz sıcağının olması da ayrı bir şeydir. zaten son zamanlarda, mevsim normallerinin hep farklı bir durumunda; ya altında, ya üstünde haber çıkmasına alışır hale geldik. mevsimler bile böyleyse, ki hep diyorum ben; normal biri olmak, normal olmak lüks artık.
adım sonbahar ailla ilhan

nasıl iş bu
her yanına çiçek yağmış
erik ağacının
ışık içinde yüzüyor
neresinden baksan
gözlerin kamaşır

oysa ben akşam olmuşum
yapraklarım dökülüyor
usul usul
adım sonbahar.
Kendilerini çok yıpratan bu acımasız yaz sıcağının bitişini kutlarcasına süzülen kurumuş yapraklar, en büyük temsilcisi ve habercisidir sonbaharın. insanlara söyle ben geliyorum dedirtir adeta o yapraklara.

Mevsimlerin en güzeli midir bilmem ama bence en naif ve en mistik olanı. Ne kış gibi hırçın ve öfkeli ne de yaz gibi şımarık ve bıktırıcı. içinde ise bir miktar hüzün, bir miktar yeni başlangıçlar, biraz da tatlı tebessümler barındırıyor.

Küçükken seni pek sevmezdim ama artık çok seviyorum sonbahar. Belki de içimdeki neşenin azalışı sana yönlendiriyor beni. Bence artık gelmelisin gerçekten özledik seni.
Kimisinde hüznü çağrıştırır, şiir yazma isteği uyandırır. Kimisine okulların açılacağını hatırlatır.
gelişi sevindirmelidir fakat yazın bitişi olduğu için pek sevindiremez. belki güzelliğinin sebebi budur.
bir sezen aksu şarkısıdır. hele bir de "sedef sedef olur, açardı nilüferler" ile başlayan kısım alır götürür beni.

https://www.youtube.com/watch?v=b4fSvTU8tEw

Alır gider beni sarı rüzgârlarıyla sonbahar
Gelir anılardan bir davet, çocukluğum canlanır
"Bir varmış, bir yokmuş." diye başlardı bütün masallar
Hani nerde o masum ve daha bozulmamış rüyalar

Sedef sedef olur, açardı nilüferler ve
Kanatları tülden, fildişi kelebekler
Bir martı misali tek başıma uçardım
Hani nerde üstünde uçtuğum mor denizler

Sevgiden, saygıdan bir altın kafes ördüm
inançlarım kilit kilit oldu üstüme
Aşıp bedenimi bendeki beni gördüm
Hani nerde uğrunda azaldığım değerler

Ellerim soğuk şimdi, üşüyor dudaklarım
Göğsüne düştü başım o çiçekten yılların
Ey sonbahar...
içinde şiir gibi bir ay taşıyan mevsim.

pirayeler görmüştür o eylüller , kanlıca nın ihtiyarlanı ağırlamıştır.
Yarın intihar ettim, bu benim en özgür iradeli kararımdı.
Dün ise aşık olacağım, bu ise gül yüzümü en berbat gülümseten gök gürültüsü olacak midemde.
Çünkü üstüne yağmur yağacak, tüm şehri, tüm beni, tüm seni ve tüm yamalak hisleri yıkayacak.
Çünkü bir otuz güne kalmaz, en sevdiğim mevsim başlayacak.
Yeminle özledim, uzun kollu gömleğin üzerine lacivert ceketimi giymeyi özledim.
Yazı severim ama sonbaharı iple çekiyorum.
Balkonda çay içerken murat dalkılıç - neyleyim istanbul'u dinlemek en büyük hobimdir.
Sonbahar sanki benim hayatımın ilkbaharı gibi bir şey sanki ağaçların yaprakları sonbaharda dökülürken benim dallarım çiçek açıyo sonbaharda.
içim hep umut dolu oluyo fakat o umut hiç filizlenmiyo zaman böyle geçerken mevsim kışa dönüyo.
yaz ve kış oldu mu kıymeti anlaşılan soluk yüzlü mevsim. yüzünün donukluğu utangaçlığından mıdır, yorulmuşluğundan mı, hep merak etmişimdir.
özcan alper'in yeni izleyebildiğim, ilk çektiği filmdir. üzerine çokça methiyeler düzülmesine rağmen amacının ne olduğunu tam olarak anlayamadığım ya da bir amaç barındırmayan filmdir aynı zamanda.

yani ? ee ? diyorsun bi süre sonra. bence vasat. Hopa'nın hatrı olmasa çekilmez. siyasi/politik film deniyor ama o sulara hiç girilmiyor bile.
görsel
Sevdiğim mevsimlerden biri...
Bende karamsarlik duygusu olusturan mevsim.
Tüm renklerle gelen :

görsel
© copyright 2005 - 2026