bugün
- bir erkeğin yapabileceği en büyük hata17
- kim jong'un bir türlü ölmemesi2
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı19
- tam her şey bitti derken hayatın yüzünüze gülmesi2
- kolye140
- kadın poposunun müthiş hipnoz etkisi2
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz19
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü18
- sabahları nefret edilen şeyler4
- güzellik göreceli değildir7
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi20
- sözlük yazarlarının salataları15
- üç sözlük kızına evlenme teklif etmek7
- kale3112'nin yanında işe girip tiktok çekmek7
- bdsm ci kadın yazar12
- sözlüğün en güzel kızları sıralı liste9
- coskuyla sabunlanan pipi8
- erkek düşmanlığı yapan kadınlar9
- akşam yemeğinden sonra uyumak5
- gecenin bir vakti gelip vurdurmam lazım diyen kız8
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı14
- türkiye nin en büyük sorunu13
- fon vurgunu34
- usualsuspects'in ayağı15
- eskortluk yapan sözlük yazarı34
- kızı için şoför arayan adamın ilanı10
- sözlük erkeği düşürmeye çalışan kız6
- üşümek hiç ısınmamak4
- mandalinanın yanında ekmek yemek4
- caminin tuvaletinde 31 çekmek5
- bira şişeden mi kutudan mı içilir sorunsalı4
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- hangi 3 futbolcu ile ev arkadaşı olmak isterdiniz6
- salata bile yapamayan tip5
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler70
- belinde don t stop dövmesi olan kız7
- spk başkanı mahmut sütcü'nün istifası4
- yazarların hayattaki başarıları9
- egzotikbirkul6
- uzaylılar televizyon izliyor mu2
- dişi bir yazarla karşılıklı çay içmek7
- duş almak yerine sadece kafasını yıkayan insan6
- bir sözlük erkeğini dağa kaldırmak8
- 19 ekim 20265
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı8
- sözlüğü amcalardan arındırıyoruz kampanyası6
- fransa da sokağa çıkma yasakları4
- iltica26
- çizme giyen bir kadının daha kadın olduğu gerçegi3
Burda esen hazan yeli, mevsim sonbahar
Metin ışık..
Metin ışık..
Merdiven altı hüzünleri barındıran mevsim. Eylül, ekim ve kasım aylarından oluşur. Anlatıya göre eylül hüzün, ekim şarap, kasım ise aşk ayıdır. Sıralamaya göre insan eylül'de hüzünlenir, ekim'de hüznüne şarabı yaren kılar, kasım'da ise aşk yaşar. Laf aramızda aşktan kasıt büyük ihtimalle seks oluyor: fakat gel gör ki dillendirilmez. Zaten irfani ve edebi doktrin bunu gerektirir. Binaenaleyh, seks ne ya hu? O ne ola ki? Hasılı, sonbahar kolpa bir hüznü barındırır. Yüreğiniz kafi ise kış mevsiminde hüzünlenir, bahar aylarında hüzne ram olursunuz.
şu sıralar ağırdan kendini hissettiren.
sabah erken saatler ciddi soğuk oluyor. gün içinde güneş varsa şayet tişört devam.
sabah erken saatler ciddi soğuk oluyor. gün içinde güneş varsa şayet tişört devam.
artık gelmiş olan mevsim. evet.
geldi kurban olduğum mevsim.
Derdi nedir bu sonbahar'ın?
Neden soldurur gülleri?
Nerden bulur bu insanlar, ben mutsuzken gülünecek şeyleri...
Neden soldurur gülleri?
Nerden bulur bu insanlar, ben mutsuzken gülünecek şeyleri...
Doğum günümü içinde bulunduran mevsim.
bu sene kendini bizzat göstermek de tereddüde düşmüş olan mevsim. sonbahar molasız geçecek sanki. yazdan direkt dondurucu soğuğa geçecek gibi bir hava var.
Bazıları Sonbahar Sever. Sonbahar, aşk, hüzün ve huzurdur.
--spoiler--
Beden değişir, dünya değişir, biz değişiriz… Değişimden korkmayanlar, değişimi lunaparkta bir araca binmek gibi yaşayabilenler için sonbahar güzeldir…
Bilinen ve yaşanan bir gerçektir
Eylülde dalgalanır ruh halimiz
Çoğumuz için sonbahar melankolidir, sonbahar bazıları için depresyondur
Ama bazıları sonbahar sever, sonbaharda kendini bulur
Çünkü…
Sonbahar mahcuptur.
Her mahcup kadar düşünceli ve duygusal…
Yaz jetskidir, sonbahar kafedir
Yaz hiperaktif, sonbahar “cool”dur
Duygularından kaçmayanlar, yaşamı görev gibi yaşamayanlar, “ol”abilenler için sonbahar keyiflidir
Duygular düşüncelere yol açar, sonbahar düşündürtür…
Yaz geyik muhabbetidir, sonbahar sorgulamaktır
Geyik muhabbetti de, sorgulamak da insana iyi gelir
Yazın kaybı, yani yazın yasını tutanlar için zordur sonbahar
Yaşamı sadece yazda yaşayabilenler için çetrefildir sonbahar
Sonbaharın kaçamağı yoktur, yaşamı dibine kadar yaşamakla mükellef kılar insanı
Sonbaharı sevenler için sonbaharda okula gitmenin anlamı farklıdır
Onlar için sonbahar derslere gitmek değil; arkadaşlarla tekrar buluşmak, yeni dostlar edinmek, okuldan kırmanın heyecanını yaşamaktır
Yazın bugüne odaklanan insanlar, sonbahar da yarına takılır
Sonbahar pazar öğleden sonrası gibidir, yarına odaklanır
“Şimdi”yi yaşayanlar için sonbahar güzeldir, onlar geçmişe bakmaz, yazın yasını tutmaz, kışın korkusunu hissetmezler…
Yaz özgürlüktür; işten, giysiden, kurallardan özgürlük!
Her daim özgür olanlar ve özgürlüğünü kendileri koruyabilenler için, sonbahar da özgürlüktür
Beden değişir, dünya değişir, biz değişiriz
Değişimden korkmayanlar, değişimi lunaparkta bir araca binmek gibi yaşayabilenler için sonbahar güzeldir
Sonbahar depresyonuna girmemek için ne mi yapmak lazım?
Bu yazıyı baştan bir daha okuyun…
Prof. Dr. Kültegin Ögel
http://www.ruhsalgazete.com
Paylaşmak Güzeldir
--spoiler--
--spoiler--
Beden değişir, dünya değişir, biz değişiriz… Değişimden korkmayanlar, değişimi lunaparkta bir araca binmek gibi yaşayabilenler için sonbahar güzeldir…
Bilinen ve yaşanan bir gerçektir
Eylülde dalgalanır ruh halimiz
Çoğumuz için sonbahar melankolidir, sonbahar bazıları için depresyondur
Ama bazıları sonbahar sever, sonbaharda kendini bulur
Çünkü…
Sonbahar mahcuptur.
Her mahcup kadar düşünceli ve duygusal…
Yaz jetskidir, sonbahar kafedir
Yaz hiperaktif, sonbahar “cool”dur
Duygularından kaçmayanlar, yaşamı görev gibi yaşamayanlar, “ol”abilenler için sonbahar keyiflidir
Duygular düşüncelere yol açar, sonbahar düşündürtür…
Yaz geyik muhabbetidir, sonbahar sorgulamaktır
Geyik muhabbetti de, sorgulamak da insana iyi gelir
Yazın kaybı, yani yazın yasını tutanlar için zordur sonbahar
Yaşamı sadece yazda yaşayabilenler için çetrefildir sonbahar
Sonbaharın kaçamağı yoktur, yaşamı dibine kadar yaşamakla mükellef kılar insanı
Sonbaharı sevenler için sonbaharda okula gitmenin anlamı farklıdır
Onlar için sonbahar derslere gitmek değil; arkadaşlarla tekrar buluşmak, yeni dostlar edinmek, okuldan kırmanın heyecanını yaşamaktır
Yazın bugüne odaklanan insanlar, sonbahar da yarına takılır
Sonbahar pazar öğleden sonrası gibidir, yarına odaklanır
“Şimdi”yi yaşayanlar için sonbahar güzeldir, onlar geçmişe bakmaz, yazın yasını tutmaz, kışın korkusunu hissetmezler…
Yaz özgürlüktür; işten, giysiden, kurallardan özgürlük!
Her daim özgür olanlar ve özgürlüğünü kendileri koruyabilenler için, sonbahar da özgürlüktür
Beden değişir, dünya değişir, biz değişiriz
Değişimden korkmayanlar, değişimi lunaparkta bir araca binmek gibi yaşayabilenler için sonbahar güzeldir
Sonbahar depresyonuna girmemek için ne mi yapmak lazım?
Bu yazıyı baştan bir daha okuyun…
Prof. Dr. Kültegin Ögel
http://www.ruhsalgazete.com
Paylaşmak Güzeldir
--spoiler--
dalından düşen her yaprak aynı şeyi söylüyor: ölüm var.
sonbahar sizin için hüzün ayı, sarı yapraklar, yağmurlar, kahve, kitap, pencere dibi diye edebiyat yapmaktan ibaret iken, benim ve diğer alerjili kardeşlerim ve yoldaşlarım için; boğaz kaşıntısı, hapşırık krizleri, yaşaran gözler, burun kaşıntısı, tıkanıklığı ve akıntısı, öksürük, baş ağrısı, geceleri nefes darlığı demek...
gidin şu edebiyatınızı tumblr'da yapın, burda da yaptığınızı görürsem sümüklü peçetelerimi fırlatırım kafanıza.
gidin şu edebiyatınızı tumblr'da yapın, burda da yaptığınızı görürsem sümüklü peçetelerimi fırlatırım kafanıza.
adına güz diyenler de vardır. belki, sinelerinde acı taşıyanların dilinde, hazan mevsimidir adı. mevsilerden bir mevsimdir. dört mevsimden biri.
neden, sonbahar koymuşlar adını, yaşayan bir daha yaşamayacakmış gibi. ömür oldukça, güneş doğdukça, rutinini bozmadan, biteviye gelecektir.
sonun mevsimimi var sanki. her an bir başlangıç, her an bir son değil mi? hem bütün sonlar, bu mevsimde olmuyor ki. ancak bütün sonların addır gönüllerde sanıyorum ki.
çalışmanın, üretmenin, mevsimi, yazdan, durağanlığa, çoğumuzun kendini bulma, düşünmenin mevsimi, kışa geçişin arasında bir zaman dilimi.
gerçekte, tabiatın dönemsel birçok sonu, bu mevsimde yaşanır. bağlar bozulur. bağ bozanların dilinde bağ bozumu mevsimidir adı. tarlalardan, yazın bütün ürünleri derdest edilirken kondu, belkide adı. ağaçların yaprakları sararmaya ve dökülmeye başlar. etraftaki otlar ve çimenler kurur. belkide bitiş denmesi bundandır.
sonbaharın rengi; açık kahverengidir. dalından düşmüş yaprağın rengi. ekini biçilmiş, toprağı sürüşmemiş tarladaki, anızın rengi, koyu sarı. eylül ile ekimin rengidir bunlar. kasıma beyaz daha çok yakışır sanki. üç kızkardeş ikisi buğday tenli, eylül - ekim. birisi beyaz, karın rengi, kasım.
burası dünyanın kuzeyidir. eylül ekim kasım derler, sonbaharın kısımlarına. güneyinde dünyanın, mart nisan mayıstır. bölümlerinin adı.
direnenlerde olur, sonbahara çamlar gibi. nasıl karşı koyarlar bu sararışa, sorup öğrenenin ilmi artar kesin değil mi? vakti zamanı gelince.
güneş daha az uğrar bize, sonbahar gelince. karanlık daha çok eğleşir, yanımızda - yöremizde. güneşin acele edişinin sonucudur, belki bu. belkide, soğuğun kuşattığı, ayaz gecelerin habercisi. belkide beyazlara bürünmenin.
yaşayalım görelim.
neden, sonbahar koymuşlar adını, yaşayan bir daha yaşamayacakmış gibi. ömür oldukça, güneş doğdukça, rutinini bozmadan, biteviye gelecektir.
sonun mevsimimi var sanki. her an bir başlangıç, her an bir son değil mi? hem bütün sonlar, bu mevsimde olmuyor ki. ancak bütün sonların addır gönüllerde sanıyorum ki.
çalışmanın, üretmenin, mevsimi, yazdan, durağanlığa, çoğumuzun kendini bulma, düşünmenin mevsimi, kışa geçişin arasında bir zaman dilimi.
gerçekte, tabiatın dönemsel birçok sonu, bu mevsimde yaşanır. bağlar bozulur. bağ bozanların dilinde bağ bozumu mevsimidir adı. tarlalardan, yazın bütün ürünleri derdest edilirken kondu, belkide adı. ağaçların yaprakları sararmaya ve dökülmeye başlar. etraftaki otlar ve çimenler kurur. belkide bitiş denmesi bundandır.
sonbaharın rengi; açık kahverengidir. dalından düşmüş yaprağın rengi. ekini biçilmiş, toprağı sürüşmemiş tarladaki, anızın rengi, koyu sarı. eylül ile ekimin rengidir bunlar. kasıma beyaz daha çok yakışır sanki. üç kızkardeş ikisi buğday tenli, eylül - ekim. birisi beyaz, karın rengi, kasım.
burası dünyanın kuzeyidir. eylül ekim kasım derler, sonbaharın kısımlarına. güneyinde dünyanın, mart nisan mayıstır. bölümlerinin adı.
direnenlerde olur, sonbahara çamlar gibi. nasıl karşı koyarlar bu sararışa, sorup öğrenenin ilmi artar kesin değil mi? vakti zamanı gelince.
güneş daha az uğrar bize, sonbahar gelince. karanlık daha çok eğleşir, yanımızda - yöremizde. güneşin acele edişinin sonucudur, belki bu. belkide, soğuğun kuşattığı, ayaz gecelerin habercisi. belkide beyazlara bürünmenin.
yaşayalım görelim.
sona yaklaşıldığının emaresi...
Bir sonbahaar kadar yalnız bir kış kadar savunmasız ya da ilkbaharsan yolun sonundaysan..
Ölüp yok olma hissinin kuvvetlendiren mevsimdir.
Hazan (hüzün) mevsimi.
(resim:#1)
Ömürden bir yaz, daha bitti,
Elimde, hüzünlü bir sonbahar var şimdi,
Söyleyebildiklerim bitti,
Söyleyemediklerim dökülür belki,
Şimdi ömrün hazan mevsiminde,
Sonbahar yaprakları misali…
Mustafa Murat Güngör
19.10.2015
Keman taksimi nefis. tuğçe pala.
https://youtu.be/JbMuUJkqaKM
Bu da emel sayından gelsin.
https://youtu.be/t7m6OaGgabw
(resim:#1)
Ömürden bir yaz, daha bitti,
Elimde, hüzünlü bir sonbahar var şimdi,
Söyleyebildiklerim bitti,
Söyleyemediklerim dökülür belki,
Şimdi ömrün hazan mevsiminde,
Sonbahar yaprakları misali…
Mustafa Murat Güngör
19.10.2015
Keman taksimi nefis. tuğçe pala.
https://youtu.be/JbMuUJkqaKM
Bu da emel sayından gelsin.
https://youtu.be/t7m6OaGgabw
Gökyüzünün bazen açık ve güneşli olduğu, sonbahar günleri büyük bir coşkuyla yaşanır buralarda. Bunalımlı yaz günleri, kışın huzuruna dönüşmeden önce sarı bir şölen, bir köy düğünü havasında geçen günleri yaşatır. Güz, hazan ve bağ bozumu isimleriyle de çağrılan bir festivaldir, kışa mahkum dünyanın son gösterişli defilesidir. insanın aklına sonsuzmuş gibi gelen koyu mavi gökyüzü; altındaki her şeyi bir annenin şefkatiyle kucaklar sanki. Yeşil, sarı, turuncu, kırmızı, kahverengi ve bunların belirli bir oranda karışımı olan tonlarda renklere sahip yapraklar dökülür yollara, banklara, dere kenarlarına ya da eski bir evin çatısına. Kayın, kestane, gürgen, ıhlamur, akçaağaç, karaağaç, meşe ve kızılağaç yavaş yavaş çıkarır elbisesini.
Renk dağılımları da çeşitlilik gösterir. Bazen belirli bir ton yoğunlaşır, bazen de karmakarışık olur her renk. Çayırlar yamaçları çepeçevre kuşatmıştır fakat onların da ilkbahardaki gençlikleri kalmamıştır. Bazı küçük ağaçlar sanki sıkıntılardan kurtulmak için, daha huzurlu olmak için çoktan yapraklarını dökmüştür bile.
Büyük metropollerin, şehirlerin hatta kasabaların tüm gürültüsünden, pis havasından ve kurşun rengi dünyasından oldukça iyi gizlenmiş bir yerde, kadınlar, erkekler, çocuklar, inekler, köpekler, kediler, kuşlar, ismini bildiğim ve bilmediğim tüm böcekler, kelebekler, diğer yaşayan, hisseden, hayatta olan, nefes alan, ılık havayı tüm hücrelerine kadar soluyan her canlı varlık, yağmurun tozunu sindirdiği toprak yollar, şuursuz taşlar, musluğu damlatan beyaz badanalı tüm hayır çeşmeleri, çocukluğumda yüzdüğüm ve şimdi üzerine daha keskin gölgeler düşmeye başlayan dereler ; nasıl bir umut, hoşnutluk, memnunluk, minnet ve dinginlikle karşılar değişimi. Sevinç kokar hava, içinde bulunduğu tüm boşluktan tam anlamıyla hoşnut olur her zerre.
Tüm bunlara uzak, sınırlı idrak ve anlayışa sahip birçok insana önemli dersler verir aslında sessizce. Çoğu insan için hüzündür bu, bazıları içinse yalnızlık, bazıları; insanların da dökülen yapraklar gibi olduğunu düşünür, bazıları rengi değişen gökyüzünü ve soğuyan havayı yaşlanmak gibi algılar, bazıları için ölüme yaklaşmaktır, hayatın gücenmesidir, umutsuzluk ve üzüntüdür. Bazıları için kaybolan yıllar, geçip giden gençlik, uzakta kalan neşeli ve güzel günler, heyecan ve coşkuyla şu dünyaya kafa tutulan zamanların anıları pişmanlık duygusuyla birleşip manevi kaynaklı ıstıraplara dönüşür, mevcut durumda dünya yaşamının kaçınılmaz bir ögesi haline gelir.
Özellikle öğleden sonraları yola çıkmak gerekir. Çünkü bu mevsimde günün en güzel zamanı; olanca cömertliği ve gücüyle güneşin insanı ısıtmaya çalıştığı bu saatlerdir. Patikalardan yürüyerek toprak yollara, sonra oradan ağaçların arasına ve doğruca ormanların her yerini görebilen büyük meydanlara ulaştırır gün bizi.
Biten günle, aydınlık, karanlığa, sarı, yeşil, turuncu, kahverengi yapraklar ve koyu mavi gökyüzü siyaha döner. incecik, zarif ve güzel görüntüler kaybolur. Işık yok olur. Günün coşkulu gürültüsü sessizliğe, derin bir uykuya döner. Kuşlar da susar. Dere, dağdan aldığı suyu çoktan denize boşaltmıştır...
Renk dağılımları da çeşitlilik gösterir. Bazen belirli bir ton yoğunlaşır, bazen de karmakarışık olur her renk. Çayırlar yamaçları çepeçevre kuşatmıştır fakat onların da ilkbahardaki gençlikleri kalmamıştır. Bazı küçük ağaçlar sanki sıkıntılardan kurtulmak için, daha huzurlu olmak için çoktan yapraklarını dökmüştür bile.
Büyük metropollerin, şehirlerin hatta kasabaların tüm gürültüsünden, pis havasından ve kurşun rengi dünyasından oldukça iyi gizlenmiş bir yerde, kadınlar, erkekler, çocuklar, inekler, köpekler, kediler, kuşlar, ismini bildiğim ve bilmediğim tüm böcekler, kelebekler, diğer yaşayan, hisseden, hayatta olan, nefes alan, ılık havayı tüm hücrelerine kadar soluyan her canlı varlık, yağmurun tozunu sindirdiği toprak yollar, şuursuz taşlar, musluğu damlatan beyaz badanalı tüm hayır çeşmeleri, çocukluğumda yüzdüğüm ve şimdi üzerine daha keskin gölgeler düşmeye başlayan dereler ; nasıl bir umut, hoşnutluk, memnunluk, minnet ve dinginlikle karşılar değişimi. Sevinç kokar hava, içinde bulunduğu tüm boşluktan tam anlamıyla hoşnut olur her zerre.
Tüm bunlara uzak, sınırlı idrak ve anlayışa sahip birçok insana önemli dersler verir aslında sessizce. Çoğu insan için hüzündür bu, bazıları içinse yalnızlık, bazıları; insanların da dökülen yapraklar gibi olduğunu düşünür, bazıları rengi değişen gökyüzünü ve soğuyan havayı yaşlanmak gibi algılar, bazıları için ölüme yaklaşmaktır, hayatın gücenmesidir, umutsuzluk ve üzüntüdür. Bazıları için kaybolan yıllar, geçip giden gençlik, uzakta kalan neşeli ve güzel günler, heyecan ve coşkuyla şu dünyaya kafa tutulan zamanların anıları pişmanlık duygusuyla birleşip manevi kaynaklı ıstıraplara dönüşür, mevcut durumda dünya yaşamının kaçınılmaz bir ögesi haline gelir.
Özellikle öğleden sonraları yola çıkmak gerekir. Çünkü bu mevsimde günün en güzel zamanı; olanca cömertliği ve gücüyle güneşin insanı ısıtmaya çalıştığı bu saatlerdir. Patikalardan yürüyerek toprak yollara, sonra oradan ağaçların arasına ve doğruca ormanların her yerini görebilen büyük meydanlara ulaştırır gün bizi.
Biten günle, aydınlık, karanlığa, sarı, yeşil, turuncu, kahverengi yapraklar ve koyu mavi gökyüzü siyaha döner. incecik, zarif ve güzel görüntüler kaybolur. Işık yok olur. Günün coşkulu gürültüsü sessizliğe, derin bir uykuya döner. Kuşlar da susar. Dere, dağdan aldığı suyu çoktan denize boşaltmıştır...
benim lügatımda som bahardır. sarı yapraklar, altın falan.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar