bugün
- gammazların tarafsız olması gerekliliği9
- nervio moderatör olsun kampanyası6
- merfulu gitmesin kampanyası6
- arabayı yavaş süren tipler10
- arkadaşlar moderatör oluyorum5
- ismet gürbüz4
- beni seven yazarlar6
- iltifat mı hakaret mi belli olmayan kelimeler5
- dün gece sözlükte yaşanan o rezil olay12
- 20 ağustosta boşalma davam var3
- yakışıklı erkeklerin gay olması8
- hatırladığınız en eski anı3
- pkk türk sanatını davar güder gibi güdüyor7
- queen feristah9
- zam var diye gece benzinciye gitmek6
- 60 yıllık ömrümün kalması4
- uludağ sözlük için öneriler6
- liseden arkadaşlar4
- arkadaşlar düzeldi mi2
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor14
- sarhoşken sokak hayvanlarıyla arkadaşlık etmek4
- tamer karadağlı4
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj9
- nutuk'un özel olmayan baskısı3
- true çaylak olsun kampanyası13
- online yazarlar neden yazmıyor11
- tarık tarcan5
- sözlük içi konularda başlık açamamak2
- iranın bir türlü barış anlaşmasına yanaşmaması5
- arkadan yanaşıp selektör yapan it10
- sevgiliyle yapmayı en çok sevdiğiniz aktivite13
- öykü serter2
- ibne miyim acaba diye sorgulamak9
- küçük prens okuyan yetişkin erkek5
- yılbaşına az kalması6
- kavga ediyor numarası yapan yazarlar6
- sürekli güler yüzle dolaşan tip11
- debe'nin nick altı entry dolması4
- misafirlikte tuvalete gitmek4
- velvet57
- mirc2
- ilk fırsatta fahri trafik müfettişi olacağım5
- sözlük yazarlarının çayları9
- yeni parti39
- yapay zeka moderatörü3
- gocu22
- göbeği açık bırakıp göbek piercingi takmak7
- masonluk2
- ece güner den masumiyet mektubu2
- parmak patates vs elma dilim patates10
bir çok abazanın hayalindeki 3d oyun. erotik/role-playing türünü temsil etmekte ve hayalleri süsleyecek bir yaşam sunmaktadır.
http://www.singles2.com/englisch/screenshots.html
http://www.singles2.com/e...ik/screenshots/41_big.jpg
(bkz: bu ne dünya kardeşim)
http://www.singles2.com/englisch/screenshots.html
http://www.singles2.com/e...ik/screenshots/41_big.jpg
(bkz: bu ne dünya kardeşim)
92 yapimi cameron crowe filmi. basrolde bridget fonda, matt dillon, bill pullman yer alir. soundtracki muhtesemdir. grungeseverler mutlaka izlemelidir.
matt dillon in citizen dick isimli, seattle li bir grup elemanini canlandirdigi film.
the sims ile kıyaslandığında çok daha iyi bir oyundur.
pearl jam şarkılarıyla şahaneleşen ''hapşurduğumda çok yaşa diyen bir erkek istiyorum'' gibi basit ama esaslı cümleler kuran oyunculara sahip güzel film.
Gazetecilik ve yazarlıktan, senaristliğe ve yönetmenliğe transfer olmuş Cameron Crowe filmi.
Hoş ve taze sayılabilecek bir yeniyetme buluğ çağı komedi-drama'sı niteliğindeki ilk filmi "Say Anything- Beni Sevdiğini Söyle" ile (1989) adını duyuran Cameron Crowe'un yazıp yönettiği "Singles" genelde Amerikan gençliğinin 1990'lardaki ilişki çeşitlemelerine, esprili, işveli, eğlenceli ve oynak olarak bakışlar atıyor.
Başlamanın kolay, bitirmeninse zor olduğu aşk oyunları üstüne modern varyasyonları hikaye eden filmin öyküsü, California'nın kuzeyinde, Kanada sınırındaki washington eyaletinin başkenti olan ve Jimi Hendrix'i yetiştiren Seattle'da geçiyor. Kültürel bir canlılığa sahip, gitgide gelişerek ekolojik bir evrim geçiren Seattle, özellikle müzik alanında Pearl Jam ve Nirvana gibi grupları da çıkartmıştı.
Yönetmenliğe bulaşmazdan evvel birara, hala radikal çizgisini koruyan ünlü müzik ve gençlik dergisi Rolling Stone'da editörlük de yaptığından mıdır nedir, gençlik kesimini iyi tanıyan, yazarlıktan ve müziğin içinden gelen Cameron Crowe'un cevval kalemi ile saptadığı gözlemlerine, sevimli göndermelerine, sıcak mizahına ve canlı mizansenine dayanan filmin genç bekarları da, işte bu Seattle'lılar.
Fonda aralarla kendini duyuran rock müziğinin eşlik ettiği bir seattle dekorunda seyrettiğimiz bu bekar kahramanlar, ilk gençliklerini geride bırakıp hayatın dikenli yollarında çeşitli sorumluluklar yüklenerek olgunlaşmaya hazırlanan, bu arada aşka da sürekli yeşil ışık yakan büyümemiş çocuklar.
Aynı ortak avluya bakan, yayvan bir apartmanın dairelerini paylaşarak iyi komşuluk bağlarıyla kenetlenmiş bir büyük aile gibi yaşıyorlar. Bedava prezervatif'li 1990'lı yıllarda, komşuluk ilişkilerine seksi karıştırmıyorlarsa da, eski aşklarını, gönül dertlerini, birbirlerine zaman zaman açarak sorunlarına çareler arıyorlar.
Yönetmen Crowe, iki çifti ön plana çıkarıyor bu bağlantısız "grunge" gençler arasından. Ne zaman züğürt kalsa kızlar tarafından terk edilip aşk oyunlarından usanarak hayatını bir fransız filmi gibi yaşayan, kafayı bir hızlı tren projesine takmış mühendis Steve ile (George C. Scott'ın oğlu Campbell Scott), yuppi kimliğini Seattle'ın çevre temizliği için bazı yan uğraşlarla maskeleyen, bir ara ayrıldığı kocasına dönecek kadar alışkanlıklarının tutsağı olmuş, hassas ve çekingen Linda (Kyra Sedgwick) çiftini önce tanıyoruz.
Çekici olmak bir yana hatta sıradan bile sayılacak bir çift olan Steve - Linda, hem realist hem de hayalperest. ikinci çift ise daha bir tuhaf ikili; tüm hayatını müzik üzerine kurmuş, bencil, kabasaba, upuzun saçlı, adem baba kılıklı bir "grunge" olan Cliff, (Matt Dillon dört dörtlük bir rock şarkıcısı olmuş) Citizen Dick adlı grubuyla (Bu grubu da Pearl Jam canlandırıyor) sürdürdüğü müzik çalışmalarından başka gözü bir şey görmeyen, daraldığında da yeryüzüne gelmiş geçmiş en büyük gitar ustalarından Hendrix'in mezarına uzanıp feyz alan egoist Cliff'e hayat veriyor. Sadece ona çekici görünsün diye göğüslerine silikon taktıracak kadar tutkun, duygusal, garson kız Janet'e ise Bridget Fonda...
Estetik cerrahın da (Bill Pullman) abayı yaktığı, arada bir köşedeki çöp sepetine kırıştırıp dürdüğü toplar atma gibi oyunlarla kaderi yönlendirmeye uğraşan, hapşırdığında sevgilisinin müşfik "çok yaşa" sıyla mutlu olabilecek cinsten, kanaatkar ve tatlı Janet, sonunda muradına erip Cliff'i kendine bağlarken, geçirdikleri araba kazasında, Steve'den olma, bebeğini düşürünce, Steve ile gidip de birisini aramayı gerektirmeyecek türden sıkı bir beraberlik kurmaya karar veriyor Linda, finalde. Ve filmin başlarındaki "eğlen, bekar kal" özdeyişi kaçınılmaz mutlu sona bağlanan finalde "evlen ve eğlen" mesajına dönüşüyor.
Crowe, erkeklerin doğru kadını hatta en iyisini beklediği filminde bu iki çiftin yanısıra , bir çöpçatan firmasına çektirdiği seksi video kasedi aracılığıyla Beyaz atlı prensini bekleyen reklamcı debbie (Shelia Kelley) ya da çevresindekilere aşk konusunda ukalaca öğütler vermeye bayılan David (Jim True) gibi bekarları da, karikatür gibi çiziktiriveriyor. Gıcık pandomimcinin belirttiği gibi "aşkın zamanla solup renklerini yitirerek uçup gittiği" türünden edebiyat da paralayan filmde , 1990'ların her amerikalısının evine varır varmaz ilk işinin, tele sekreterini dinlemek olduğunu ya da Matt Dillon'ın komediye ne kadar yatkın bir yeteneği olduğunu öğreniyoruz.
Acılar, sevinçler, hayal kırıklıkları ve beklentilerin birbirini izlediği filmin ABD'de bunca tutması, genç seyirci kesiminin beklenmedik ilgisini toplaması, aslında hiç de şaşırtıcı değil. Crowe, nabza göre şerbet vermesini becermiş.
Yer yer kameraya doğru konuşturuyor kahramanlarını, orgazm sahnesinde kafa sesi gibi tam hedeften vurduğu bölümlere, a, b, c şıklı sorulara, görüntülere sıkıştırdığı Goddardvari açıklayıcı ara yazılara, savruk serbest bir montaj çalışmasına, yeni dalga usulü biçimsel özelliklere dayanan canlı ve uçarı anlatımı, bekarları sonuçta sıradan Hollywood yapımlarından ayırıyor.
Ne var ki son tahlilde sevimli bir romantik komedi çizgisinden pek sıyrılamayan "Singles" bir hayli eğenceli bir kokteyl. Ancak, oynak ve akıcı bir durum komedisinin, pek de geniş sayılmayacak dar ufuklarını aşıp aşamadığı tartışmaya açık.
-- (Sungu Çapan'ın 9 Temmuz 1993 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan yazısından derlenmiştir.)
Yönetmen : Cameron Crowe
Senaryo : Cameron Crowe
Kamera : Ueli Steiger
Müzik : Paul Westerberg
Oyuncular : Bridget Fonda, Matt Dillon, Kyra sedgwick, Cambell Scott, Shelia Kelley, Jim True,Bill Pullman, James Le Gros.
1992 ABD yapımı
Hoş ve taze sayılabilecek bir yeniyetme buluğ çağı komedi-drama'sı niteliğindeki ilk filmi "Say Anything- Beni Sevdiğini Söyle" ile (1989) adını duyuran Cameron Crowe'un yazıp yönettiği "Singles" genelde Amerikan gençliğinin 1990'lardaki ilişki çeşitlemelerine, esprili, işveli, eğlenceli ve oynak olarak bakışlar atıyor.
Başlamanın kolay, bitirmeninse zor olduğu aşk oyunları üstüne modern varyasyonları hikaye eden filmin öyküsü, California'nın kuzeyinde, Kanada sınırındaki washington eyaletinin başkenti olan ve Jimi Hendrix'i yetiştiren Seattle'da geçiyor. Kültürel bir canlılığa sahip, gitgide gelişerek ekolojik bir evrim geçiren Seattle, özellikle müzik alanında Pearl Jam ve Nirvana gibi grupları da çıkartmıştı.
Yönetmenliğe bulaşmazdan evvel birara, hala radikal çizgisini koruyan ünlü müzik ve gençlik dergisi Rolling Stone'da editörlük de yaptığından mıdır nedir, gençlik kesimini iyi tanıyan, yazarlıktan ve müziğin içinden gelen Cameron Crowe'un cevval kalemi ile saptadığı gözlemlerine, sevimli göndermelerine, sıcak mizahına ve canlı mizansenine dayanan filmin genç bekarları da, işte bu Seattle'lılar.
Fonda aralarla kendini duyuran rock müziğinin eşlik ettiği bir seattle dekorunda seyrettiğimiz bu bekar kahramanlar, ilk gençliklerini geride bırakıp hayatın dikenli yollarında çeşitli sorumluluklar yüklenerek olgunlaşmaya hazırlanan, bu arada aşka da sürekli yeşil ışık yakan büyümemiş çocuklar.
Aynı ortak avluya bakan, yayvan bir apartmanın dairelerini paylaşarak iyi komşuluk bağlarıyla kenetlenmiş bir büyük aile gibi yaşıyorlar. Bedava prezervatif'li 1990'lı yıllarda, komşuluk ilişkilerine seksi karıştırmıyorlarsa da, eski aşklarını, gönül dertlerini, birbirlerine zaman zaman açarak sorunlarına çareler arıyorlar.
Yönetmen Crowe, iki çifti ön plana çıkarıyor bu bağlantısız "grunge" gençler arasından. Ne zaman züğürt kalsa kızlar tarafından terk edilip aşk oyunlarından usanarak hayatını bir fransız filmi gibi yaşayan, kafayı bir hızlı tren projesine takmış mühendis Steve ile (George C. Scott'ın oğlu Campbell Scott), yuppi kimliğini Seattle'ın çevre temizliği için bazı yan uğraşlarla maskeleyen, bir ara ayrıldığı kocasına dönecek kadar alışkanlıklarının tutsağı olmuş, hassas ve çekingen Linda (Kyra Sedgwick) çiftini önce tanıyoruz.
Çekici olmak bir yana hatta sıradan bile sayılacak bir çift olan Steve - Linda, hem realist hem de hayalperest. ikinci çift ise daha bir tuhaf ikili; tüm hayatını müzik üzerine kurmuş, bencil, kabasaba, upuzun saçlı, adem baba kılıklı bir "grunge" olan Cliff, (Matt Dillon dört dörtlük bir rock şarkıcısı olmuş) Citizen Dick adlı grubuyla (Bu grubu da Pearl Jam canlandırıyor) sürdürdüğü müzik çalışmalarından başka gözü bir şey görmeyen, daraldığında da yeryüzüne gelmiş geçmiş en büyük gitar ustalarından Hendrix'in mezarına uzanıp feyz alan egoist Cliff'e hayat veriyor. Sadece ona çekici görünsün diye göğüslerine silikon taktıracak kadar tutkun, duygusal, garson kız Janet'e ise Bridget Fonda...
Estetik cerrahın da (Bill Pullman) abayı yaktığı, arada bir köşedeki çöp sepetine kırıştırıp dürdüğü toplar atma gibi oyunlarla kaderi yönlendirmeye uğraşan, hapşırdığında sevgilisinin müşfik "çok yaşa" sıyla mutlu olabilecek cinsten, kanaatkar ve tatlı Janet, sonunda muradına erip Cliff'i kendine bağlarken, geçirdikleri araba kazasında, Steve'den olma, bebeğini düşürünce, Steve ile gidip de birisini aramayı gerektirmeyecek türden sıkı bir beraberlik kurmaya karar veriyor Linda, finalde. Ve filmin başlarındaki "eğlen, bekar kal" özdeyişi kaçınılmaz mutlu sona bağlanan finalde "evlen ve eğlen" mesajına dönüşüyor.
Crowe, erkeklerin doğru kadını hatta en iyisini beklediği filminde bu iki çiftin yanısıra , bir çöpçatan firmasına çektirdiği seksi video kasedi aracılığıyla Beyaz atlı prensini bekleyen reklamcı debbie (Shelia Kelley) ya da çevresindekilere aşk konusunda ukalaca öğütler vermeye bayılan David (Jim True) gibi bekarları da, karikatür gibi çiziktiriveriyor. Gıcık pandomimcinin belirttiği gibi "aşkın zamanla solup renklerini yitirerek uçup gittiği" türünden edebiyat da paralayan filmde , 1990'ların her amerikalısının evine varır varmaz ilk işinin, tele sekreterini dinlemek olduğunu ya da Matt Dillon'ın komediye ne kadar yatkın bir yeteneği olduğunu öğreniyoruz.
Acılar, sevinçler, hayal kırıklıkları ve beklentilerin birbirini izlediği filmin ABD'de bunca tutması, genç seyirci kesiminin beklenmedik ilgisini toplaması, aslında hiç de şaşırtıcı değil. Crowe, nabza göre şerbet vermesini becermiş.
Yer yer kameraya doğru konuşturuyor kahramanlarını, orgazm sahnesinde kafa sesi gibi tam hedeften vurduğu bölümlere, a, b, c şıklı sorulara, görüntülere sıkıştırdığı Goddardvari açıklayıcı ara yazılara, savruk serbest bir montaj çalışmasına, yeni dalga usulü biçimsel özelliklere dayanan canlı ve uçarı anlatımı, bekarları sonuçta sıradan Hollywood yapımlarından ayırıyor.
Ne var ki son tahlilde sevimli bir romantik komedi çizgisinden pek sıyrılamayan "Singles" bir hayli eğenceli bir kokteyl. Ancak, oynak ve akıcı bir durum komedisinin, pek de geniş sayılmayacak dar ufuklarını aşıp aşamadığı tartışmaya açık.
-- (Sungu Çapan'ın 9 Temmuz 1993 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan yazısından derlenmiştir.)
Yönetmen : Cameron Crowe
Senaryo : Cameron Crowe
Kamera : Ueli Steiger
Müzik : Paul Westerberg
Oyuncular : Bridget Fonda, Matt Dillon, Kyra sedgwick, Cambell Scott, Shelia Kelley, Jim True,Bill Pullman, James Le Gros.
1992 ABD yapımı
grunge dinleyenlerin görmesi gereken filmdir. eddie vedder, jeff ament, layne staley ve chris cornell gibi adamları filmde az da olsa görmek mümkün. filmin başlarında kızlar barda dans ederken çalan o nefis şarkı da state of love and trust.
sims ile karşılaşmayacak oyun. sims'de daha çok aile yaşantısı hakim iken, singles da daha çok özgürlük ve bekarlık dünyası hakim. adından anlaşılacağı gibi. bir kızı baştan çıkarmak son derece zor bu oyunda ya da bende hiçbir beceri yok bu konuda.*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar