bugün
- sözlüğün en kötü yazarları12
- mossad'ın pkk planını türkiye'ye kim sızdırdığı10
- büyük günah işleyen kimsenin durumu8
- kolye7
- uslu durursanız vajinamı görebilirsiniz3
- 50 tl vs true ile bir gün6
- anlayışlı bir insanı sürekli sınamak8
- vadesini doldurmuş kibir7
- hatay usulü soslu döner2
- abd iran ateşkesinin sınanması2
- kadınları itici yapan detaylar10
- büyük meme varoşluğu2
- evrensel bezginlik anında geneleve gitmek4
- 6 haziran 20265
- beşiktaş3
- araba ön camına güneşte ne konulur4
- evli bir kadınla birlikte olmak2
- küçük memedeki hayat doluluk6
- boş kategoriler kullanan toplum4
- büyük meme gören erkeklerin daha uzun yaşaması2
- yasemin sakallıoğlu7
- 2026 haziran ayının cumartesi günleri2
- kul hakkı yemek4
- görünme arzusu ve bilinme korkusu arasındaki araf4
- sıcakta deri montla gezmek7
- arapperest kişilik bozukluğu semptomları7
- güne bir söz bırak4
- kırmızı5
- sevişmek istediğiniz ünlüler3
- trabzonspor3
- bilgili yazarlar2
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak19
- senin yaralarını ben saracağım diyen kadın5
- musa anter'i nasıl bilirdiniz3
- kürtçe ıslık çaldığı için hapsi istenen kürt3
- tip hariç kadınları aşık ettirebilecek şeyler8
- 5 haziran 2026 ekrem imamoğlu'na kurulan kumpas5
- meyveli soda içen erkek2
- degersiz hissettirmek3
- erkekler neye aşık olur sorunsalı4
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle40
- rümeysa eker11
- taşkınlığı keşfeden zihin4
- tanrının insana verdiği en büyük ceza3
- flört uygulamalarında algoritma hatası3
- modern felsefede tefekkür olmaması3
- homeros devrinde yüce dangalak olmak2
- beyaz tenli olmak6
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- birader hedesi3
Gazetecilik ve yazarlıktan, senaristliğe ve yönetmenliğe transfer olmuş Cameron Crowe filmi.
Hoş ve taze sayılabilecek bir yeniyetme buluğ çağı komedi-drama'sı niteliğindeki ilk filmi "Say Anything- Beni Sevdiğini Söyle" ile (1989) adını duyuran Cameron Crowe'un yazıp yönettiği "Singles" genelde Amerikan gençliğinin 1990'lardaki ilişki çeşitlemelerine, esprili, işveli, eğlenceli ve oynak olarak bakışlar atıyor.
Başlamanın kolay, bitirmeninse zor olduğu aşk oyunları üstüne modern varyasyonları hikaye eden filmin öyküsü, California'nın kuzeyinde, Kanada sınırındaki washington eyaletinin başkenti olan ve Jimi Hendrix'i yetiştiren Seattle'da geçiyor. Kültürel bir canlılığa sahip, gitgide gelişerek ekolojik bir evrim geçiren Seattle, özellikle müzik alanında Pearl Jam ve Nirvana gibi grupları da çıkartmıştı.
Yönetmenliğe bulaşmazdan evvel birara, hala radikal çizgisini koruyan ünlü müzik ve gençlik dergisi Rolling Stone'da editörlük de yaptığından mıdır nedir, gençlik kesimini iyi tanıyan, yazarlıktan ve müziğin içinden gelen Cameron Crowe'un cevval kalemi ile saptadığı gözlemlerine, sevimli göndermelerine, sıcak mizahına ve canlı mizansenine dayanan filmin genç bekarları da, işte bu Seattle'lılar.
Fonda aralarla kendini duyuran rock müziğinin eşlik ettiği bir seattle dekorunda seyrettiğimiz bu bekar kahramanlar, ilk gençliklerini geride bırakıp hayatın dikenli yollarında çeşitli sorumluluklar yüklenerek olgunlaşmaya hazırlanan, bu arada aşka da sürekli yeşil ışık yakan büyümemiş çocuklar.
Aynı ortak avluya bakan, yayvan bir apartmanın dairelerini paylaşarak iyi komşuluk bağlarıyla kenetlenmiş bir büyük aile gibi yaşıyorlar. Bedava prezervatif'li 1990'lı yıllarda, komşuluk ilişkilerine seksi karıştırmıyorlarsa da, eski aşklarını, gönül dertlerini, birbirlerine zaman zaman açarak sorunlarına çareler arıyorlar.
Yönetmen Crowe, iki çifti ön plana çıkarıyor bu bağlantısız "grunge" gençler arasından. Ne zaman züğürt kalsa kızlar tarafından terk edilip aşk oyunlarından usanarak hayatını bir fransız filmi gibi yaşayan, kafayı bir hızlı tren projesine takmış mühendis Steve ile (George C. Scott'ın oğlu Campbell Scott), yuppi kimliğini Seattle'ın çevre temizliği için bazı yan uğraşlarla maskeleyen, bir ara ayrıldığı kocasına dönecek kadar alışkanlıklarının tutsağı olmuş, hassas ve çekingen Linda (Kyra Sedgwick) çiftini önce tanıyoruz.
Çekici olmak bir yana hatta sıradan bile sayılacak bir çift olan Steve - Linda, hem realist hem de hayalperest. ikinci çift ise daha bir tuhaf ikili; tüm hayatını müzik üzerine kurmuş, bencil, kabasaba, upuzun saçlı, adem baba kılıklı bir "grunge" olan Cliff, (Matt Dillon dört dörtlük bir rock şarkıcısı olmuş) Citizen Dick adlı grubuyla (Bu grubu da Pearl Jam canlandırıyor) sürdürdüğü müzik çalışmalarından başka gözü bir şey görmeyen, daraldığında da yeryüzüne gelmiş geçmiş en büyük gitar ustalarından Hendrix'in mezarına uzanıp feyz alan egoist Cliff'e hayat veriyor. Sadece ona çekici görünsün diye göğüslerine silikon taktıracak kadar tutkun, duygusal, garson kız Janet'e ise Bridget Fonda...
Estetik cerrahın da (Bill Pullman) abayı yaktığı, arada bir köşedeki çöp sepetine kırıştırıp dürdüğü toplar atma gibi oyunlarla kaderi yönlendirmeye uğraşan, hapşırdığında sevgilisinin müşfik "çok yaşa" sıyla mutlu olabilecek cinsten, kanaatkar ve tatlı Janet, sonunda muradına erip Cliff'i kendine bağlarken, geçirdikleri araba kazasında, Steve'den olma, bebeğini düşürünce, Steve ile gidip de birisini aramayı gerektirmeyecek türden sıkı bir beraberlik kurmaya karar veriyor Linda, finalde. Ve filmin başlarındaki "eğlen, bekar kal" özdeyişi kaçınılmaz mutlu sona bağlanan finalde "evlen ve eğlen" mesajına dönüşüyor.
Crowe, erkeklerin doğru kadını hatta en iyisini beklediği filminde bu iki çiftin yanısıra , bir çöpçatan firmasına çektirdiği seksi video kasedi aracılığıyla Beyaz atlı prensini bekleyen reklamcı debbie (Shelia Kelley) ya da çevresindekilere aşk konusunda ukalaca öğütler vermeye bayılan David (Jim True) gibi bekarları da, karikatür gibi çiziktiriveriyor. Gıcık pandomimcinin belirttiği gibi "aşkın zamanla solup renklerini yitirerek uçup gittiği" türünden edebiyat da paralayan filmde , 1990'ların her amerikalısının evine varır varmaz ilk işinin, tele sekreterini dinlemek olduğunu ya da Matt Dillon'ın komediye ne kadar yatkın bir yeteneği olduğunu öğreniyoruz.
Acılar, sevinçler, hayal kırıklıkları ve beklentilerin birbirini izlediği filmin ABD'de bunca tutması, genç seyirci kesiminin beklenmedik ilgisini toplaması, aslında hiç de şaşırtıcı değil. Crowe, nabza göre şerbet vermesini becermiş.
Yer yer kameraya doğru konuşturuyor kahramanlarını, orgazm sahnesinde kafa sesi gibi tam hedeften vurduğu bölümlere, a, b, c şıklı sorulara, görüntülere sıkıştırdığı Goddardvari açıklayıcı ara yazılara, savruk serbest bir montaj çalışmasına, yeni dalga usulü biçimsel özelliklere dayanan canlı ve uçarı anlatımı, bekarları sonuçta sıradan Hollywood yapımlarından ayırıyor.
Ne var ki son tahlilde sevimli bir romantik komedi çizgisinden pek sıyrılamayan "Singles" bir hayli eğenceli bir kokteyl. Ancak, oynak ve akıcı bir durum komedisinin, pek de geniş sayılmayacak dar ufuklarını aşıp aşamadığı tartışmaya açık.
-- (Sungu Çapan'ın 9 Temmuz 1993 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan yazısından derlenmiştir.)
Yönetmen : Cameron Crowe
Senaryo : Cameron Crowe
Kamera : Ueli Steiger
Müzik : Paul Westerberg
Oyuncular : Bridget Fonda, Matt Dillon, Kyra sedgwick, Cambell Scott, Shelia Kelley, Jim True,Bill Pullman, James Le Gros.
1992 ABD yapımı
Hoş ve taze sayılabilecek bir yeniyetme buluğ çağı komedi-drama'sı niteliğindeki ilk filmi "Say Anything- Beni Sevdiğini Söyle" ile (1989) adını duyuran Cameron Crowe'un yazıp yönettiği "Singles" genelde Amerikan gençliğinin 1990'lardaki ilişki çeşitlemelerine, esprili, işveli, eğlenceli ve oynak olarak bakışlar atıyor.
Başlamanın kolay, bitirmeninse zor olduğu aşk oyunları üstüne modern varyasyonları hikaye eden filmin öyküsü, California'nın kuzeyinde, Kanada sınırındaki washington eyaletinin başkenti olan ve Jimi Hendrix'i yetiştiren Seattle'da geçiyor. Kültürel bir canlılığa sahip, gitgide gelişerek ekolojik bir evrim geçiren Seattle, özellikle müzik alanında Pearl Jam ve Nirvana gibi grupları da çıkartmıştı.
Yönetmenliğe bulaşmazdan evvel birara, hala radikal çizgisini koruyan ünlü müzik ve gençlik dergisi Rolling Stone'da editörlük de yaptığından mıdır nedir, gençlik kesimini iyi tanıyan, yazarlıktan ve müziğin içinden gelen Cameron Crowe'un cevval kalemi ile saptadığı gözlemlerine, sevimli göndermelerine, sıcak mizahına ve canlı mizansenine dayanan filmin genç bekarları da, işte bu Seattle'lılar.
Fonda aralarla kendini duyuran rock müziğinin eşlik ettiği bir seattle dekorunda seyrettiğimiz bu bekar kahramanlar, ilk gençliklerini geride bırakıp hayatın dikenli yollarında çeşitli sorumluluklar yüklenerek olgunlaşmaya hazırlanan, bu arada aşka da sürekli yeşil ışık yakan büyümemiş çocuklar.
Aynı ortak avluya bakan, yayvan bir apartmanın dairelerini paylaşarak iyi komşuluk bağlarıyla kenetlenmiş bir büyük aile gibi yaşıyorlar. Bedava prezervatif'li 1990'lı yıllarda, komşuluk ilişkilerine seksi karıştırmıyorlarsa da, eski aşklarını, gönül dertlerini, birbirlerine zaman zaman açarak sorunlarına çareler arıyorlar.
Yönetmen Crowe, iki çifti ön plana çıkarıyor bu bağlantısız "grunge" gençler arasından. Ne zaman züğürt kalsa kızlar tarafından terk edilip aşk oyunlarından usanarak hayatını bir fransız filmi gibi yaşayan, kafayı bir hızlı tren projesine takmış mühendis Steve ile (George C. Scott'ın oğlu Campbell Scott), yuppi kimliğini Seattle'ın çevre temizliği için bazı yan uğraşlarla maskeleyen, bir ara ayrıldığı kocasına dönecek kadar alışkanlıklarının tutsağı olmuş, hassas ve çekingen Linda (Kyra Sedgwick) çiftini önce tanıyoruz.
Çekici olmak bir yana hatta sıradan bile sayılacak bir çift olan Steve - Linda, hem realist hem de hayalperest. ikinci çift ise daha bir tuhaf ikili; tüm hayatını müzik üzerine kurmuş, bencil, kabasaba, upuzun saçlı, adem baba kılıklı bir "grunge" olan Cliff, (Matt Dillon dört dörtlük bir rock şarkıcısı olmuş) Citizen Dick adlı grubuyla (Bu grubu da Pearl Jam canlandırıyor) sürdürdüğü müzik çalışmalarından başka gözü bir şey görmeyen, daraldığında da yeryüzüne gelmiş geçmiş en büyük gitar ustalarından Hendrix'in mezarına uzanıp feyz alan egoist Cliff'e hayat veriyor. Sadece ona çekici görünsün diye göğüslerine silikon taktıracak kadar tutkun, duygusal, garson kız Janet'e ise Bridget Fonda...
Estetik cerrahın da (Bill Pullman) abayı yaktığı, arada bir köşedeki çöp sepetine kırıştırıp dürdüğü toplar atma gibi oyunlarla kaderi yönlendirmeye uğraşan, hapşırdığında sevgilisinin müşfik "çok yaşa" sıyla mutlu olabilecek cinsten, kanaatkar ve tatlı Janet, sonunda muradına erip Cliff'i kendine bağlarken, geçirdikleri araba kazasında, Steve'den olma, bebeğini düşürünce, Steve ile gidip de birisini aramayı gerektirmeyecek türden sıkı bir beraberlik kurmaya karar veriyor Linda, finalde. Ve filmin başlarındaki "eğlen, bekar kal" özdeyişi kaçınılmaz mutlu sona bağlanan finalde "evlen ve eğlen" mesajına dönüşüyor.
Crowe, erkeklerin doğru kadını hatta en iyisini beklediği filminde bu iki çiftin yanısıra , bir çöpçatan firmasına çektirdiği seksi video kasedi aracılığıyla Beyaz atlı prensini bekleyen reklamcı debbie (Shelia Kelley) ya da çevresindekilere aşk konusunda ukalaca öğütler vermeye bayılan David (Jim True) gibi bekarları da, karikatür gibi çiziktiriveriyor. Gıcık pandomimcinin belirttiği gibi "aşkın zamanla solup renklerini yitirerek uçup gittiği" türünden edebiyat da paralayan filmde , 1990'ların her amerikalısının evine varır varmaz ilk işinin, tele sekreterini dinlemek olduğunu ya da Matt Dillon'ın komediye ne kadar yatkın bir yeteneği olduğunu öğreniyoruz.
Acılar, sevinçler, hayal kırıklıkları ve beklentilerin birbirini izlediği filmin ABD'de bunca tutması, genç seyirci kesiminin beklenmedik ilgisini toplaması, aslında hiç de şaşırtıcı değil. Crowe, nabza göre şerbet vermesini becermiş.
Yer yer kameraya doğru konuşturuyor kahramanlarını, orgazm sahnesinde kafa sesi gibi tam hedeften vurduğu bölümlere, a, b, c şıklı sorulara, görüntülere sıkıştırdığı Goddardvari açıklayıcı ara yazılara, savruk serbest bir montaj çalışmasına, yeni dalga usulü biçimsel özelliklere dayanan canlı ve uçarı anlatımı, bekarları sonuçta sıradan Hollywood yapımlarından ayırıyor.
Ne var ki son tahlilde sevimli bir romantik komedi çizgisinden pek sıyrılamayan "Singles" bir hayli eğenceli bir kokteyl. Ancak, oynak ve akıcı bir durum komedisinin, pek de geniş sayılmayacak dar ufuklarını aşıp aşamadığı tartışmaya açık.
-- (Sungu Çapan'ın 9 Temmuz 1993 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan yazısından derlenmiştir.)
Yönetmen : Cameron Crowe
Senaryo : Cameron Crowe
Kamera : Ueli Steiger
Müzik : Paul Westerberg
Oyuncular : Bridget Fonda, Matt Dillon, Kyra sedgwick, Cambell Scott, Shelia Kelley, Jim True,Bill Pullman, James Le Gros.
1992 ABD yapımı
güncel Önemli Başlıklar
