bugün
- gammazı ispiyoncu sanmak13
- merfulu gitmesin kampanyası15
- gammazların tarafsız olması gerekliliği13
- gammazlar ve biraderler arasındaki kirli ilişki10
- pkk türk sanatını davar güder gibi güdüyor12
- kız nick altı meriçleri8
- apoya küfür edince kuduran kürtçü7
- beni seven yazarlar10
- arabayı yavaş süren tipler13
- nervio moderatör olsun kampanyası10
- öykü serter8
- dün gece sözlükte yaşanan o rezil olay14
- ismet inönü hain midir sorunsalı5
- hatırladığınız en eski anı7
- yakışıklı erkeklerin gay olması10
- everest e çıkıp leğenle aşağı kaymak6
- gammazlar adam mıdır sorunsalı6
- debe'nin nick altı entry dolması7
- gammaz yazarlar lokali5
- sözlük yazarlarının çayları11
- uludağ sözlük için öneriler8
- sanat sepet tayfa5
- evli erkeklerin kadınlara daha çekici gelmesi4
- liseden arkadaşlar6
- kızların kıvırcık saçlı erkeklere olan zaafı5
- gammaz olmayı bir halt sanmak3
- yapay zeka moderatörü5
- bırakın kavgayı maç başlıyor4
- ismet gürbüz5
- sözlükte kavga oluyor hissi3
- aslan eti2
- cuheyman el uteybi4
- arkadaşlar moderatör oluyorum5
- uludağ sözlük paradoksu2
- 20 ağustosta boşalma davam var4
- iltifat mı hakaret mi belli olmayan kelimeler5
- queen feristah9
- tamer karadağlı5
- erkek karısına itaat etmelidir3
- arkadaşlar bu arada ben de gammazım3
- birader beyler birader baylardır2
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor14
- zam var diye gece benzinciye gitmek6
- online yazarlar neden yazmıyor11
- şarj başlığını ayrı satalım2
- gammazların çok kötü insanlar olması2
- tahsildaroglu peyniri3
- arkadan yanaşıp selektör yapan it10
- 60 yıllık ömrümün kalması4
- sevgiliyle yapmayı en çok sevdiğiniz aktivite13
Gazetecilik ve yazarlıktan, senaristliğe ve yönetmenliğe transfer olmuş Cameron Crowe filmi.
Hoş ve taze sayılabilecek bir yeniyetme buluğ çağı komedi-drama'sı niteliğindeki ilk filmi "Say Anything- Beni Sevdiğini Söyle" ile (1989) adını duyuran Cameron Crowe'un yazıp yönettiği "Singles" genelde Amerikan gençliğinin 1990'lardaki ilişki çeşitlemelerine, esprili, işveli, eğlenceli ve oynak olarak bakışlar atıyor.
Başlamanın kolay, bitirmeninse zor olduğu aşk oyunları üstüne modern varyasyonları hikaye eden filmin öyküsü, California'nın kuzeyinde, Kanada sınırındaki washington eyaletinin başkenti olan ve Jimi Hendrix'i yetiştiren Seattle'da geçiyor. Kültürel bir canlılığa sahip, gitgide gelişerek ekolojik bir evrim geçiren Seattle, özellikle müzik alanında Pearl Jam ve Nirvana gibi grupları da çıkartmıştı.
Yönetmenliğe bulaşmazdan evvel birara, hala radikal çizgisini koruyan ünlü müzik ve gençlik dergisi Rolling Stone'da editörlük de yaptığından mıdır nedir, gençlik kesimini iyi tanıyan, yazarlıktan ve müziğin içinden gelen Cameron Crowe'un cevval kalemi ile saptadığı gözlemlerine, sevimli göndermelerine, sıcak mizahına ve canlı mizansenine dayanan filmin genç bekarları da, işte bu Seattle'lılar.
Fonda aralarla kendini duyuran rock müziğinin eşlik ettiği bir seattle dekorunda seyrettiğimiz bu bekar kahramanlar, ilk gençliklerini geride bırakıp hayatın dikenli yollarında çeşitli sorumluluklar yüklenerek olgunlaşmaya hazırlanan, bu arada aşka da sürekli yeşil ışık yakan büyümemiş çocuklar.
Aynı ortak avluya bakan, yayvan bir apartmanın dairelerini paylaşarak iyi komşuluk bağlarıyla kenetlenmiş bir büyük aile gibi yaşıyorlar. Bedava prezervatif'li 1990'lı yıllarda, komşuluk ilişkilerine seksi karıştırmıyorlarsa da, eski aşklarını, gönül dertlerini, birbirlerine zaman zaman açarak sorunlarına çareler arıyorlar.
Yönetmen Crowe, iki çifti ön plana çıkarıyor bu bağlantısız "grunge" gençler arasından. Ne zaman züğürt kalsa kızlar tarafından terk edilip aşk oyunlarından usanarak hayatını bir fransız filmi gibi yaşayan, kafayı bir hızlı tren projesine takmış mühendis Steve ile (George C. Scott'ın oğlu Campbell Scott), yuppi kimliğini Seattle'ın çevre temizliği için bazı yan uğraşlarla maskeleyen, bir ara ayrıldığı kocasına dönecek kadar alışkanlıklarının tutsağı olmuş, hassas ve çekingen Linda (Kyra Sedgwick) çiftini önce tanıyoruz.
Çekici olmak bir yana hatta sıradan bile sayılacak bir çift olan Steve - Linda, hem realist hem de hayalperest. ikinci çift ise daha bir tuhaf ikili; tüm hayatını müzik üzerine kurmuş, bencil, kabasaba, upuzun saçlı, adem baba kılıklı bir "grunge" olan Cliff, (Matt Dillon dört dörtlük bir rock şarkıcısı olmuş) Citizen Dick adlı grubuyla (Bu grubu da Pearl Jam canlandırıyor) sürdürdüğü müzik çalışmalarından başka gözü bir şey görmeyen, daraldığında da yeryüzüne gelmiş geçmiş en büyük gitar ustalarından Hendrix'in mezarına uzanıp feyz alan egoist Cliff'e hayat veriyor. Sadece ona çekici görünsün diye göğüslerine silikon taktıracak kadar tutkun, duygusal, garson kız Janet'e ise Bridget Fonda...
Estetik cerrahın da (Bill Pullman) abayı yaktığı, arada bir köşedeki çöp sepetine kırıştırıp dürdüğü toplar atma gibi oyunlarla kaderi yönlendirmeye uğraşan, hapşırdığında sevgilisinin müşfik "çok yaşa" sıyla mutlu olabilecek cinsten, kanaatkar ve tatlı Janet, sonunda muradına erip Cliff'i kendine bağlarken, geçirdikleri araba kazasında, Steve'den olma, bebeğini düşürünce, Steve ile gidip de birisini aramayı gerektirmeyecek türden sıkı bir beraberlik kurmaya karar veriyor Linda, finalde. Ve filmin başlarındaki "eğlen, bekar kal" özdeyişi kaçınılmaz mutlu sona bağlanan finalde "evlen ve eğlen" mesajına dönüşüyor.
Crowe, erkeklerin doğru kadını hatta en iyisini beklediği filminde bu iki çiftin yanısıra , bir çöpçatan firmasına çektirdiği seksi video kasedi aracılığıyla Beyaz atlı prensini bekleyen reklamcı debbie (Shelia Kelley) ya da çevresindekilere aşk konusunda ukalaca öğütler vermeye bayılan David (Jim True) gibi bekarları da, karikatür gibi çiziktiriveriyor. Gıcık pandomimcinin belirttiği gibi "aşkın zamanla solup renklerini yitirerek uçup gittiği" türünden edebiyat da paralayan filmde , 1990'ların her amerikalısının evine varır varmaz ilk işinin, tele sekreterini dinlemek olduğunu ya da Matt Dillon'ın komediye ne kadar yatkın bir yeteneği olduğunu öğreniyoruz.
Acılar, sevinçler, hayal kırıklıkları ve beklentilerin birbirini izlediği filmin ABD'de bunca tutması, genç seyirci kesiminin beklenmedik ilgisini toplaması, aslında hiç de şaşırtıcı değil. Crowe, nabza göre şerbet vermesini becermiş.
Yer yer kameraya doğru konuşturuyor kahramanlarını, orgazm sahnesinde kafa sesi gibi tam hedeften vurduğu bölümlere, a, b, c şıklı sorulara, görüntülere sıkıştırdığı Goddardvari açıklayıcı ara yazılara, savruk serbest bir montaj çalışmasına, yeni dalga usulü biçimsel özelliklere dayanan canlı ve uçarı anlatımı, bekarları sonuçta sıradan Hollywood yapımlarından ayırıyor.
Ne var ki son tahlilde sevimli bir romantik komedi çizgisinden pek sıyrılamayan "Singles" bir hayli eğenceli bir kokteyl. Ancak, oynak ve akıcı bir durum komedisinin, pek de geniş sayılmayacak dar ufuklarını aşıp aşamadığı tartışmaya açık.
-- (Sungu Çapan'ın 9 Temmuz 1993 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan yazısından derlenmiştir.)
Yönetmen : Cameron Crowe
Senaryo : Cameron Crowe
Kamera : Ueli Steiger
Müzik : Paul Westerberg
Oyuncular : Bridget Fonda, Matt Dillon, Kyra sedgwick, Cambell Scott, Shelia Kelley, Jim True,Bill Pullman, James Le Gros.
1992 ABD yapımı
Hoş ve taze sayılabilecek bir yeniyetme buluğ çağı komedi-drama'sı niteliğindeki ilk filmi "Say Anything- Beni Sevdiğini Söyle" ile (1989) adını duyuran Cameron Crowe'un yazıp yönettiği "Singles" genelde Amerikan gençliğinin 1990'lardaki ilişki çeşitlemelerine, esprili, işveli, eğlenceli ve oynak olarak bakışlar atıyor.
Başlamanın kolay, bitirmeninse zor olduğu aşk oyunları üstüne modern varyasyonları hikaye eden filmin öyküsü, California'nın kuzeyinde, Kanada sınırındaki washington eyaletinin başkenti olan ve Jimi Hendrix'i yetiştiren Seattle'da geçiyor. Kültürel bir canlılığa sahip, gitgide gelişerek ekolojik bir evrim geçiren Seattle, özellikle müzik alanında Pearl Jam ve Nirvana gibi grupları da çıkartmıştı.
Yönetmenliğe bulaşmazdan evvel birara, hala radikal çizgisini koruyan ünlü müzik ve gençlik dergisi Rolling Stone'da editörlük de yaptığından mıdır nedir, gençlik kesimini iyi tanıyan, yazarlıktan ve müziğin içinden gelen Cameron Crowe'un cevval kalemi ile saptadığı gözlemlerine, sevimli göndermelerine, sıcak mizahına ve canlı mizansenine dayanan filmin genç bekarları da, işte bu Seattle'lılar.
Fonda aralarla kendini duyuran rock müziğinin eşlik ettiği bir seattle dekorunda seyrettiğimiz bu bekar kahramanlar, ilk gençliklerini geride bırakıp hayatın dikenli yollarında çeşitli sorumluluklar yüklenerek olgunlaşmaya hazırlanan, bu arada aşka da sürekli yeşil ışık yakan büyümemiş çocuklar.
Aynı ortak avluya bakan, yayvan bir apartmanın dairelerini paylaşarak iyi komşuluk bağlarıyla kenetlenmiş bir büyük aile gibi yaşıyorlar. Bedava prezervatif'li 1990'lı yıllarda, komşuluk ilişkilerine seksi karıştırmıyorlarsa da, eski aşklarını, gönül dertlerini, birbirlerine zaman zaman açarak sorunlarına çareler arıyorlar.
Yönetmen Crowe, iki çifti ön plana çıkarıyor bu bağlantısız "grunge" gençler arasından. Ne zaman züğürt kalsa kızlar tarafından terk edilip aşk oyunlarından usanarak hayatını bir fransız filmi gibi yaşayan, kafayı bir hızlı tren projesine takmış mühendis Steve ile (George C. Scott'ın oğlu Campbell Scott), yuppi kimliğini Seattle'ın çevre temizliği için bazı yan uğraşlarla maskeleyen, bir ara ayrıldığı kocasına dönecek kadar alışkanlıklarının tutsağı olmuş, hassas ve çekingen Linda (Kyra Sedgwick) çiftini önce tanıyoruz.
Çekici olmak bir yana hatta sıradan bile sayılacak bir çift olan Steve - Linda, hem realist hem de hayalperest. ikinci çift ise daha bir tuhaf ikili; tüm hayatını müzik üzerine kurmuş, bencil, kabasaba, upuzun saçlı, adem baba kılıklı bir "grunge" olan Cliff, (Matt Dillon dört dörtlük bir rock şarkıcısı olmuş) Citizen Dick adlı grubuyla (Bu grubu da Pearl Jam canlandırıyor) sürdürdüğü müzik çalışmalarından başka gözü bir şey görmeyen, daraldığında da yeryüzüne gelmiş geçmiş en büyük gitar ustalarından Hendrix'in mezarına uzanıp feyz alan egoist Cliff'e hayat veriyor. Sadece ona çekici görünsün diye göğüslerine silikon taktıracak kadar tutkun, duygusal, garson kız Janet'e ise Bridget Fonda...
Estetik cerrahın da (Bill Pullman) abayı yaktığı, arada bir köşedeki çöp sepetine kırıştırıp dürdüğü toplar atma gibi oyunlarla kaderi yönlendirmeye uğraşan, hapşırdığında sevgilisinin müşfik "çok yaşa" sıyla mutlu olabilecek cinsten, kanaatkar ve tatlı Janet, sonunda muradına erip Cliff'i kendine bağlarken, geçirdikleri araba kazasında, Steve'den olma, bebeğini düşürünce, Steve ile gidip de birisini aramayı gerektirmeyecek türden sıkı bir beraberlik kurmaya karar veriyor Linda, finalde. Ve filmin başlarındaki "eğlen, bekar kal" özdeyişi kaçınılmaz mutlu sona bağlanan finalde "evlen ve eğlen" mesajına dönüşüyor.
Crowe, erkeklerin doğru kadını hatta en iyisini beklediği filminde bu iki çiftin yanısıra , bir çöpçatan firmasına çektirdiği seksi video kasedi aracılığıyla Beyaz atlı prensini bekleyen reklamcı debbie (Shelia Kelley) ya da çevresindekilere aşk konusunda ukalaca öğütler vermeye bayılan David (Jim True) gibi bekarları da, karikatür gibi çiziktiriveriyor. Gıcık pandomimcinin belirttiği gibi "aşkın zamanla solup renklerini yitirerek uçup gittiği" türünden edebiyat da paralayan filmde , 1990'ların her amerikalısının evine varır varmaz ilk işinin, tele sekreterini dinlemek olduğunu ya da Matt Dillon'ın komediye ne kadar yatkın bir yeteneği olduğunu öğreniyoruz.
Acılar, sevinçler, hayal kırıklıkları ve beklentilerin birbirini izlediği filmin ABD'de bunca tutması, genç seyirci kesiminin beklenmedik ilgisini toplaması, aslında hiç de şaşırtıcı değil. Crowe, nabza göre şerbet vermesini becermiş.
Yer yer kameraya doğru konuşturuyor kahramanlarını, orgazm sahnesinde kafa sesi gibi tam hedeften vurduğu bölümlere, a, b, c şıklı sorulara, görüntülere sıkıştırdığı Goddardvari açıklayıcı ara yazılara, savruk serbest bir montaj çalışmasına, yeni dalga usulü biçimsel özelliklere dayanan canlı ve uçarı anlatımı, bekarları sonuçta sıradan Hollywood yapımlarından ayırıyor.
Ne var ki son tahlilde sevimli bir romantik komedi çizgisinden pek sıyrılamayan "Singles" bir hayli eğenceli bir kokteyl. Ancak, oynak ve akıcı bir durum komedisinin, pek de geniş sayılmayacak dar ufuklarını aşıp aşamadığı tartışmaya açık.
-- (Sungu Çapan'ın 9 Temmuz 1993 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan yazısından derlenmiştir.)
Yönetmen : Cameron Crowe
Senaryo : Cameron Crowe
Kamera : Ueli Steiger
Müzik : Paul Westerberg
Oyuncular : Bridget Fonda, Matt Dillon, Kyra sedgwick, Cambell Scott, Shelia Kelley, Jim True,Bill Pullman, James Le Gros.
1992 ABD yapımı
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar