bugün
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor8
- ismail kartal20
- şarkıyı devam ettiriyoruz6
- sevgiliyle araya mesafe koymak9
- atatürk ün hataları19
- ngark5
- zemzem suyunun yüzyıllardır bitmemesi6
- atatürkün yakışıklı olması6
- hazırlanırken ebru gündeş dinlemek3
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı71
- ara vereceğim diyen kız2
- kimsenin sizi sevmemesi12
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması13
- attaristan2
- güney kore34
- kadınların 1 saatte modunun değişmesi4
- risaledeki sinek kelimesinin üzerine sinek konması9
- above the below2
- ümit kocasakal9
- cadılar bayramı temalı fotoğraf çekilen kızlar4
- ok atmak4
- dinci2
- sabah erken kalkma erdemi5
- alışveriş3
- muşlettin bey amca birader bey6
- metalcilere satanist muamelesi yapan piçler4
- 2 şairin kullandığı denizcilik ve sanayi terimleri2
- mahmut tuncer şarkılarında geçen anlamlı sözler2
- victor osimhen13
- sınavlarda kopya çekmenin etiği4
- netanyahu3
- öksürmekten uyuyamamak3
- teoman şarkılarında geçen efsane sözler3
- fenerlilerin ağlaması4
- kılıçdaroğlu'nun erken seçim çıkışı6
- en son ne aldınız4
- saraca tarzı entry girmek3
- motorcuların trafikte terör yaratması5
- kolye21
- yağmur altında bisiklet sürüp müzik dinlemek4
- çocuklarının kıyafetini öpe öpe katlayan anne2
- jaws filmindeki sikko balik26
- norveç5
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek5
- zirvede örf icabı emsal ve akranlarla oturmak4
- ilk buluşmada sevişenler6
- j. k. rowling3
- ismet özel imgelemi vs attila ilhan imgelemi2
- chatgpt'nin bana yürümesi13
- mel bakan gibson'a sarılıp teselli etmek4
içenden başkasının anlamayacağı ama ortamda içenden başka herkesin muhabbetini yaptığı ve sanırım bundan içten içe zevk aldıklarını düşündüğüm zehir.
şöyle ki efendim;
bir ortamda sigara içildiğinde içmeyenler (üstlerine ne hikmetse) başlarlar "ben hiç içmedim" "nasıl içiyorsunuz şunu ya" "öff nasıl da kokuyor" "ömrüm boyunca ağzıma almadım." "sağlığa büyük zarar ee tabi bütçeye de". tarzı bir sürü saçma salak konuşma yaparlar. sanki içenler bilmiyor. neden bu yavşaklığınız anlamıyorum. tamam içmeyin size ve yeşil ayınıza inceden selamımızı çakıyoruz zaten. saygı duyuyoruz. ama siz neden bu kadar savunmacı oluyorsunuz çözemiyorum. eğer sigara yaktıysak bir sebebimiz olduğundan yakmıyoruzdur. belki de bir sebebimiz var da bundan size ne ? biraz kendinize gelin gözünüzü seveyim. sağlığınızı bu kadar düşünüyorsanız hamur işi yemeyin, kola içmeyin kafein kullanmayın. saygılı yavşaklar sizi!
(bkz: içini döken yazar)
şöyle ki efendim;
bir ortamda sigara içildiğinde içmeyenler (üstlerine ne hikmetse) başlarlar "ben hiç içmedim" "nasıl içiyorsunuz şunu ya" "öff nasıl da kokuyor" "ömrüm boyunca ağzıma almadım." "sağlığa büyük zarar ee tabi bütçeye de". tarzı bir sürü saçma salak konuşma yaparlar. sanki içenler bilmiyor. neden bu yavşaklığınız anlamıyorum. tamam içmeyin size ve yeşil ayınıza inceden selamımızı çakıyoruz zaten. saygı duyuyoruz. ama siz neden bu kadar savunmacı oluyorsunuz çözemiyorum. eğer sigara yaktıysak bir sebebimiz olduğundan yakmıyoruzdur. belki de bir sebebimiz var da bundan size ne ? biraz kendinize gelin gözünüzü seveyim. sağlığınızı bu kadar düşünüyorsanız hamur işi yemeyin, kola içmeyin kafein kullanmayın. saygılı yavşaklar sizi!
(bkz: içini döken yazar)
rakıdan bile daha yakın efkar dostu merettir.
Tertemiz ciğerlerimi sayesinde rezil ettiğim , sevdiceğimle defalarca onun yüzünden kavga ettiğim bırakmaya çalıştığım pis meret. ama olmazsa da olmuyor be.
14 Ocakta bıraktım dediğim ama uzatıldığında içmekten geri kalmadığım merettir.
Sigarasız içki içemediğimden içkiyide sayesinde bırakmış oldum.
Sigarasız içki içemediğimden içkiyide sayesinde bırakmış oldum.
ezandan önce bir dal daha içemeyenleri büyük sıkıntıya sokacak sevgilidir.
4 şehir 2 kadın terk ettim! çok şeyden vazgeçtim. sen hariç.
oldukça zararlı mutluluk çubuğu.Fakat bıraktım sayılır eger tamamen bırakırsam ucunda bir otomobil yatıyor çok pis iddiaya girdim.
yine başaramadım ucunda araba olsa dahi *
yine başaramadım ucunda araba olsa dahi *
Bu kelimeyle aklıma ilk gelen şey Van'da yaşan dört yaşındaki kuzenimin yengeme ''anne içme içme singerleeine çamır dolar lafıdır' ki reklam olayının çocukları etkilediğinin en büyük kanıtıdır. Ve yengemin sigarayı bırakmasındaki en önemli nedendir.
Onunla tanıştığımız zaman ben 14 yaşındaydım, o ise benden oldukça
yaşlı. Hayatına giren ilk kişi değildim ve sonuncusu da olmayacaktım
kuşkusuz. Herkes bu beraberlik için yaşımın çok küçük olduğunu
düşünüyordu. Aslında hiç bir zaman yaşınızın uygunluğu söz konusu olamaz
böyle bir ilişkide...
önceleri sadece yakın arkadaşlarımla paylaştım küçük sırrımı. Sadece
gönül eğlendiriyordum onunla (ne kadar da aptalmışım...) Aileme
anlatamazdım. Sanırım "kıyametin kopması" diye adlandırılan durum,
olanca gerçekliği ile çıkardı karşıma. Gizledim, gizlendim...
Başlangıçta çok seyrek buluşuyorduk. Daha sonra buluşmalarımızın sayısı
arttı. Gönül eğlendirmek demiştim ya, palavra. Çok zaman geçmesine gerek
kalmadı hayatımda kapladığı yeri anlamam için. Evet, onu seviyordum. Ama
yine de, aklımda hep ayni düşünce vardı : "Onun tutsağı değilim ve
istediğim zaman terk edebilirim." Buyurun size ikinci palavra. Ne,
zamanla hayatimin her safhasına yerleşmesini fark etmem yetti onu terk
etmeme ne de annemin bizi yakalaması. Aslında bizi yakaladı demem
yanlış. izlerimizi buldu, ardında bıraktıklarını gördü. Kızmadı,
bağırmadı, sadece kısa bir nasihat çekti. Biliyordu çünkü buluşmamızı
yasaklamasının bir şey ifade etmeyeceğini. O zamana kadar gizli devam
ediyordu, yine gizli kalabilirdi ne de olsa.
Zaman geçtikçe birbirimize bağlandık (Palavra üç... Ben ona bağlandım,
tabii ki onun umurunda bile değildim.). Su an dönüp geriye bakıyorum
da, 12 uzun yıl geçti ve veren taraf hep ben oldum. O bana sahte
mutluluklar verdi sadece, bense her şeyimi. Herhalde hayatta canımı
vereceğim tek o oldu. Onun için kavga ettim, onun yüzünden hastalandım,
ama hiç bir zaman ayırmadım yanımdan, ayıramadım...
Biliyordum nelere yol açtığını, görüyordum. Önce onu sevmeyi öğrendim,
sonra nefret etmeyi. Beraber olmayı istemediğim anlarda bile yanımda
olmaya devam ettiğini gördüm. irademi yerle bir ettiğine, beni kendimle
karşı karşıya getirdiğine şahit oldum. Başkalarını kırdım onun yüzünden
ve ben daha da fazla kırıldım. insanlarla arama girdi. Arkadaşlarım
ondan nefret etti çoğu zaman. Hatta ben bile tiksindim bazen, ondan,
bedenime ve ruhuma sinen kokusundan. Dudaklarımın her dokunuşunda, ben
onun ruhundan çalıyordum, o benim bedenimden. O her seferinde
yeniliyordu kendini, bense gittikçe kötüleşiyordum. Ama bir türlü terk
edemedim.
Aslında bir kaç kez denedim ayrılmayı. Hepsinde de dönüşüm bir
öncekinden güçlü oldu. Yokluğunda kıvrandım hasretinden, alışmaya
çalıştım, ama asla aklımdan atamadım. Uzun ve stresli geceler hep ev
sahibim oldu. Tırnaklarımı yedim, yetmedi kuruyemişe başladım. Ayrılık
kilo aldırdı. Ve ben hep geri döndüm. Hatta su an bile yanımda.
Ama yine de yemin ediyorum burada, hepinizin önünde:
"Bir gün bırakacağım, bu lanet olasıca sigarayı."
(alıntı)
yaşlı. Hayatına giren ilk kişi değildim ve sonuncusu da olmayacaktım
kuşkusuz. Herkes bu beraberlik için yaşımın çok küçük olduğunu
düşünüyordu. Aslında hiç bir zaman yaşınızın uygunluğu söz konusu olamaz
böyle bir ilişkide...
önceleri sadece yakın arkadaşlarımla paylaştım küçük sırrımı. Sadece
gönül eğlendiriyordum onunla (ne kadar da aptalmışım...) Aileme
anlatamazdım. Sanırım "kıyametin kopması" diye adlandırılan durum,
olanca gerçekliği ile çıkardı karşıma. Gizledim, gizlendim...
Başlangıçta çok seyrek buluşuyorduk. Daha sonra buluşmalarımızın sayısı
arttı. Gönül eğlendirmek demiştim ya, palavra. Çok zaman geçmesine gerek
kalmadı hayatımda kapladığı yeri anlamam için. Evet, onu seviyordum. Ama
yine de, aklımda hep ayni düşünce vardı : "Onun tutsağı değilim ve
istediğim zaman terk edebilirim." Buyurun size ikinci palavra. Ne,
zamanla hayatimin her safhasına yerleşmesini fark etmem yetti onu terk
etmeme ne de annemin bizi yakalaması. Aslında bizi yakaladı demem
yanlış. izlerimizi buldu, ardında bıraktıklarını gördü. Kızmadı,
bağırmadı, sadece kısa bir nasihat çekti. Biliyordu çünkü buluşmamızı
yasaklamasının bir şey ifade etmeyeceğini. O zamana kadar gizli devam
ediyordu, yine gizli kalabilirdi ne de olsa.
Zaman geçtikçe birbirimize bağlandık (Palavra üç... Ben ona bağlandım,
tabii ki onun umurunda bile değildim.). Su an dönüp geriye bakıyorum
da, 12 uzun yıl geçti ve veren taraf hep ben oldum. O bana sahte
mutluluklar verdi sadece, bense her şeyimi. Herhalde hayatta canımı
vereceğim tek o oldu. Onun için kavga ettim, onun yüzünden hastalandım,
ama hiç bir zaman ayırmadım yanımdan, ayıramadım...
Biliyordum nelere yol açtığını, görüyordum. Önce onu sevmeyi öğrendim,
sonra nefret etmeyi. Beraber olmayı istemediğim anlarda bile yanımda
olmaya devam ettiğini gördüm. irademi yerle bir ettiğine, beni kendimle
karşı karşıya getirdiğine şahit oldum. Başkalarını kırdım onun yüzünden
ve ben daha da fazla kırıldım. insanlarla arama girdi. Arkadaşlarım
ondan nefret etti çoğu zaman. Hatta ben bile tiksindim bazen, ondan,
bedenime ve ruhuma sinen kokusundan. Dudaklarımın her dokunuşunda, ben
onun ruhundan çalıyordum, o benim bedenimden. O her seferinde
yeniliyordu kendini, bense gittikçe kötüleşiyordum. Ama bir türlü terk
edemedim.
Aslında bir kaç kez denedim ayrılmayı. Hepsinde de dönüşüm bir
öncekinden güçlü oldu. Yokluğunda kıvrandım hasretinden, alışmaya
çalıştım, ama asla aklımdan atamadım. Uzun ve stresli geceler hep ev
sahibim oldu. Tırnaklarımı yedim, yetmedi kuruyemişe başladım. Ayrılık
kilo aldırdı. Ve ben hep geri döndüm. Hatta su an bile yanımda.
Ama yine de yemin ediyorum burada, hepinizin önünde:
"Bir gün bırakacağım, bu lanet olasıca sigarayı."
(alıntı)
Zararlıdır ama güzeldir. Zaten güzel olan her şey zararlı değil midir bu dünyada?
bu saatten sonra sigara=L&M
insanı rahatlatıyor.
krize girildiğinde boşluk hissi yaratan zehir zıkkım.
(bkz: camel müslüman sigarasıdır)
canın sigara çeker.
sözlükte bu başlığı görürsün.
son 2-3 sayfadaki entryleri okursun, canın sigara çekmeye başlar.
ateşlersin birtane.
sözlükte bu başlığı görürsün.
son 2-3 sayfadaki entryleri okursun, canın sigara çekmeye başlar.
ateşlersin birtane.
yanlızken içilen sigaranın tadı ayrı, arkadaş ile içilen sigaranın tadı apayrıdır. ikisinin yeri bambaşkadır.
(bkz: paradoks)
kızlara yakışmayan, kokan, soğutan detaydır.
insanın ciğerlerini bitiren meret.
ilham kaynağı olan, dumanının bir kıvrımında otuz romanlık kurgu kurulabilecek, bağımlılık yaratan tütün ürünüdür. helena bonham carter'ın eline ve ağzına pek yakışır.
Sabah uyandığında nescafe eşliğinde ve yemeklerden hemen sonra insana yaşadığını hissettiren duygudur. Alınan haz arttıkça bağımlılıkta aynı oranda artar. Bırakmak istiyorum ama bırakamıyorum diyenler kendini kandırmaktadır.
bırakıldığına inanmadığım düşman, sadece askıya alınıyor ve iradesiz bir birey için tekrar askıdan indirilip hayata dahil olması da an meselesi oluyor. henüz bırakmış değilim, ufukta da görünmüyor. (iradesiz birey ey ey, hey gidi hey)
her 22 saniyede, yaşı küçük bir piç sigaraya başlamaktadır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar