bugün
- bacakları yukarı kaldırarak oturmak12
- gece uyurken bacağa kramp girmesi6
- uludede'nin cenaze eventi7
- azrail'in hergün her insana 366 kere bakması6
- avare be3
- uludede'yi karıya götürmek7
- çirkinsin mesajına verilebilecek cevaplar11
- pick me girl5
- 3 kere üst üste 31 çekmek9
- gunluklerim aylik olmus4
- gece eve atılan kızın ayaklarının ters çıkması7
- söylenilen pembe yalanlar3
- gece gece nervioyu düşünüp efkarlanmak3
- ilk adımı kızdan bekleyen erkek7
- gecenin köründe aniden gelen türklük atakları6
- en kısa sürede göbek eritme teknikleri7
- özel bir şey konuşuyoruz git diyen arkadaş3
- gece kapıya dayanan 12 cin 8 ifrit 17 zombi5
- uludede nim mirası4
- mini şortla kapıya gelen hanım komşu6
- ekmeğe çikolata sürmek7
- yaygın olmayan bir isme sahip olmak5
- sürekli özür dileyen insan5
- sarma3
- akşam akşam kahveye davet eden seksi komşu kızı5
- bana ayrılan sürenin sonuna geldik4
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı20
- gece kapıya dayanan zombilere lahmacun ısmarlamak4
- ortaçağda cadı avlamak3
- queen ravenna olarak aranızdan kopuyorum3
- eyeliner çekme yöntemleri7
- arkadaşlar3
- düz dünyacıların epeydir başlık açmaması3
- kızlar başlığa gelin bi sorum olacak5
- robotların insanlara baş kaldırması5
- geceye bir pişmanlık bırak2
- kömbe6
- kahverengi göz kalemi6
- queen ravenna adlı yazarı kurt ısırması12
- uludede'ye sahip çıkalım2
- aniden gelen titreme3
- ağzı mantarlı ayak fetişisti3
- uludede'ye sabun büyüsü yapmak2
- 82 musul 83 kerkük4
- yasin kol4
- fatma betül sayan kaya64
- ciğer yiyen midesizler10
- nervio yu mancınıkla avrupaya fırlatmak3
- makyajın ciltte pütür durması5
- azrailin uludedeyi unutması2
"kalabalığın çıkardığı gürültü mantıksızdır ama kulakları sağır edecek kadar güçlüdür. Beyinleri yoksa da, binlerce kolları vardır. Bunları seni yakalamak, çekmek, aşağı indirmek ve batırmak için kullanırlar." (sf. 117)
kitab-ı mukaddes.
http://egoistokur.com/sib...-pesinde-olmayan-otorite/
filmi geliyor, başrolda di caprio var. 8-10 oscar'lı bir filme hazır ol ey sözlük.
http://egoistokur.com/sib...-pesinde-olmayan-otorite/
filmi geliyor, başrolda di caprio var. 8-10 oscar'lı bir filme hazır ol ey sözlük.
(bkz: shubuo)
Şişko denen alet ile google benzerliği ilginçtir.
trevanian rumuzu ile rodney whitaker adlı yazarın 1979 yılında yayımladığı bir roman. annesi slav, babası cermen olan nicholai hel adlı kahramanın başına gelen olayların yer aldığı roman. spoiler vermek istemediğimden dolayı detaylara inmek istemiyorum. toplamda 13 defa kendisini okudum; artık hatim ettim diyebilirim. okumaya meraklı (okumayı seven) arkadaşlara gerçekten tavsiye ederim.
edit: imla
edit: imla
romanı okuyunca insanda munich filminde bu romandan esinlenmeler olduğu izlenimi uyanıyor.
son entrysini 7 mart 2011 tarihinde gıcık olunan kelimeler başlığı altına giren, toplamda 44 başlık ve 579 entry sahibi dördüncü nesil yazar.
#11031728
#11031728
Nicholai Hel'in hapisteki durumuyla Satranç kitabındaki Dr. B'nin durumu çok benzer. Hel kafasında Go oyununun hamlelerini, Dr. B ise santranç hamlelerini çevrelerindeki boş ve yabancı dünyayı bilinçlerinden silmek için kullanıyor.
1984 romanında "Big brother is watching you" ile yine Şibumi deki "Şişko" aynı işlevi görerek herkesi kontrol etmeye çalışıyor.
Roman her ne kadar Amerikan ve Batı kültürü eleştirisi yapsa da yine de kitabın başından sonuna kadar Amerikan aksiyon filmi havası var. Amerikan kültürüne alternatif bir japon kültürü önerisi var ama Japonlar'ın ikinci dünya savaşı öncesinde ve savaş yıllarında yaptıkları görmezden gelinmiş.
Nicholai Hel tıpkı Amerikan aksiyon filmlerindeki karakterler gibi epey abartılmış. Cinsellikte dördüncü seviyede, yedi dili çok kolay bir şekilde öğrenmiş, üstün zekası ve özellikleriyle oldukça yakışıklı bir karakter.
Yukarıda anlattıklarım kitapla ilgili olumsuz gördüğüm noktalar. Yine de kitapta beni etkileyen bir kaç hususa değinecek olursam:
Milletler ile ilgili tespitler.
Filistinliler: Keçi çobanı
Amerikalılar: Tüccar kafalı paraperestler
ingilizler: Beceriksiz Amerikalılar
Avustralyalılar: Stajyer Amerikalılar
Araplar: Sapık, tembel, sonradan görme
Ruslar: ikiyüzlü, kaypak
Japonlar: En büyük kusurları duygularını ifade ederken duydukları rahatsızlık, kendilerine saygı yönleri çok güçlü ama Japon kültürü Batı'nın etkisiyle yozlaşmıştır.
Fransızlar: Sonu gelmeyen kuşaklar halinde soylu yetiştirmiş ama bir tek centilmen yetiştirmemiş bir ulus, Soslarıyla yemekleri yenilmez hale getiren bir millet.
Basklar: Ters insanlar, genleri öteki insanlardan epey farklı. Neandertal soyundan! Dünyanın en eski dilini konuşuyorlar ve hiç bir dile benzemiyor. Kaçakçılık yaparken, normal ticaret yapmaktan daha huzur duyarlar. Bask dili konuşmaktan ziyade hikaye anlatmaya daha uygun.
Son olarak romanda kafama takılan bir nokta Nicholai Hel, kendisinden yardım isteyen Hannah Stern'i neden dağ başındaki bir kulübede tek başına bıraktı? Önce Hannah'ın ölmesini istedi ki kendisinin olaylara dahil olmasının gerçekleşmesi için diye düşündüm. Sonrasında Kara Eylül'cüleri tere yağından kıl çeker gibi öldürdü ve ilk tahminim beni pek tatmin etmedi. Derken aklıma Hannah Stern'nin bir özelliği geldi. Hel'in yıllar önce kaybetmekten korktuğu ve kaybettiği "kısa süreli dinlenme" özelliği. Hani gözü açık ve herhangi bir yerdeyken kendini çiçek bahçesinde bulması ve orada huzur dolu olması. Bir nevi meditasyon. işte bu özelliğin Hannah Stern'de olduğunu görüp onu kıskandı ve ölmesine göz yumdu! Böylece oyna dahil olmak için bahanesi oldu ve gereken hamleyi yaptı.
1984 romanında "Big brother is watching you" ile yine Şibumi deki "Şişko" aynı işlevi görerek herkesi kontrol etmeye çalışıyor.
Roman her ne kadar Amerikan ve Batı kültürü eleştirisi yapsa da yine de kitabın başından sonuna kadar Amerikan aksiyon filmi havası var. Amerikan kültürüne alternatif bir japon kültürü önerisi var ama Japonlar'ın ikinci dünya savaşı öncesinde ve savaş yıllarında yaptıkları görmezden gelinmiş.
Nicholai Hel tıpkı Amerikan aksiyon filmlerindeki karakterler gibi epey abartılmış. Cinsellikte dördüncü seviyede, yedi dili çok kolay bir şekilde öğrenmiş, üstün zekası ve özellikleriyle oldukça yakışıklı bir karakter.
Yukarıda anlattıklarım kitapla ilgili olumsuz gördüğüm noktalar. Yine de kitapta beni etkileyen bir kaç hususa değinecek olursam:
Milletler ile ilgili tespitler.
Filistinliler: Keçi çobanı
Amerikalılar: Tüccar kafalı paraperestler
ingilizler: Beceriksiz Amerikalılar
Avustralyalılar: Stajyer Amerikalılar
Araplar: Sapık, tembel, sonradan görme
Ruslar: ikiyüzlü, kaypak
Japonlar: En büyük kusurları duygularını ifade ederken duydukları rahatsızlık, kendilerine saygı yönleri çok güçlü ama Japon kültürü Batı'nın etkisiyle yozlaşmıştır.
Fransızlar: Sonu gelmeyen kuşaklar halinde soylu yetiştirmiş ama bir tek centilmen yetiştirmemiş bir ulus, Soslarıyla yemekleri yenilmez hale getiren bir millet.
Basklar: Ters insanlar, genleri öteki insanlardan epey farklı. Neandertal soyundan! Dünyanın en eski dilini konuşuyorlar ve hiç bir dile benzemiyor. Kaçakçılık yaparken, normal ticaret yapmaktan daha huzur duyarlar. Bask dili konuşmaktan ziyade hikaye anlatmaya daha uygun.
Son olarak romanda kafama takılan bir nokta Nicholai Hel, kendisinden yardım isteyen Hannah Stern'i neden dağ başındaki bir kulübede tek başına bıraktı? Önce Hannah'ın ölmesini istedi ki kendisinin olaylara dahil olmasının gerçekleşmesi için diye düşündüm. Sonrasında Kara Eylül'cüleri tere yağından kıl çeker gibi öldürdü ve ilk tahminim beni pek tatmin etmedi. Derken aklıma Hannah Stern'nin bir özelliği geldi. Hel'in yıllar önce kaybetmekten korktuğu ve kaybettiği "kısa süreli dinlenme" özelliği. Hani gözü açık ve herhangi bir yerdeyken kendini çiçek bahçesinde bulması ve orada huzur dolu olması. Bir nevi meditasyon. işte bu özelliğin Hannah Stern'de olduğunu görüp onu kıskandı ve ölmesine göz yumdu! Böylece oyna dahil olmak için bahanesi oldu ve gereken hamleyi yaptı.
Son zamanlarda beni heyecanlandıran nadir kitaplardan.
Kitabın kahramanı hel, çocukluğundan beri güzel bir şekilde anlatıldığı için onunla bütünlük kurabiliyorsunuz. Ama diamond karakteri biraz yüzeysel geçilmiş, onu da detaylı tanımak isterdim.
Kitapta güzel felsefi altyapı ve sağlam eleştiriler var. Bu eleştiriler hakkaniyetli bir biçimde yapılmış bence. Arapları da batılıları da, Amerikalıları da güzel eleştirirken Japonlar biraz ayrı tutulmuş. Bana göre mağara kısmı uzun tutulmasa daha iyi olurmuş ama mağaracılığa da merak sarmıyor değil insan.
Başucu kitabım olmasa da herkese okumasını tavsiye ettiğim kitaplardan.
Kitabın kahramanı hel, çocukluğundan beri güzel bir şekilde anlatıldığı için onunla bütünlük kurabiliyorsunuz. Ama diamond karakteri biraz yüzeysel geçilmiş, onu da detaylı tanımak isterdim.
Kitapta güzel felsefi altyapı ve sağlam eleştiriler var. Bu eleştiriler hakkaniyetli bir biçimde yapılmış bence. Arapları da batılıları da, Amerikalıları da güzel eleştirirken Japonlar biraz ayrı tutulmuş. Bana göre mağara kısmı uzun tutulmasa daha iyi olurmuş ama mağaracılığa da merak sarmıyor değil insan.
Başucu kitabım olmasa da herkese okumasını tavsiye ettiğim kitaplardan.
En az iki kere okunulmasi gereken trevanian kitabi.
“Kendini kanitlama geregi duymayan bir alcak gonulluluk “ demek.
“Kendini kanitlama geregi duymayan bir alcak gonulluluk “ demek.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar