bugün
- sözlük erkeklerinin göğüsleri14
- iki zenciyle aynı odada uyumak9
- zall özel mesajları okuyor mu sorunsalı6
- aykolik'in her gün mastürbasyon yapması27
- şükredilecek şeyler9
- kızlar acilen konuşmamız gerek19
- bana sesini yükseltme diyen partner3
- sözlüğe efsane filmler bırak3
- dejavu yaşamak6
- haftanın gammazları listesi25
- herkese garip size normal gelen şeyler17
- en son ne yediniz5
- osimhen lukaku vlahovic salah6
- aykolik 31 çekmeyi nerden öğrendi sorunsalı11
- bir kızı meyveli sodaya alıştırmak5
- hindistan'a atom bombası atmak3
- iç gıcıklayıcı bir şey söyle7
- mastürbasyon yapmayı unutmayın6
- 13 ağustos 2026 15 ilde fırtına alarmı2
- zorunlu eğitim paradoksu3
- ellerim bos gonlum hos2
- dayanamayıp kitap almak2
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması24
- tarih tekerrür eder mi6
- sözlük sadece bilgi edinmek için değildir2
- kaslı serseri mi göbekli iş adamı mı6
- uyuyan kızın ayaklarını koklamak4
- ben sözlüğü ciddiye almıyorum karizması11
- kingdom come deliverance 22
- hangi sözlük kızının sağ koltuğuna oturursunuz9
- pforzheim den talimat alan yazarlar5
- zeytin ağacı2
- anın görüntüsü21
- hurdacı aganın anlattığı kıssa2
- ferhat mardin2
- yiyip yiyip kilo almamak4
- zeki insanlar5
- ülkemde başı açık kadın görmek istemiyorum4
- mehdinin bir anda gelecek olması11
- süleymancılar6
- beyin ameliyatından çıkmak7
- damarsız tüysüz manisa yaprağı6
- ispartalı kızların gül kokması8
- gammaz olup kimseyi gammazlamamak8
- ahmet mümtaz taylan3
- iha yaptı siha yaptı7
- sağ koltukta bacağını elleten erkek7
- 13 ağustos 2026 kolombiya depremi11
- meme arasının terlemesi4
- almanya da pazar günleri dükkanlar açık olsun6
entry'ler (456)
beyin olmadan fikir beyan eden tipten anca böyle bir başlık açması beklenir zaten.
Orta doğu saçmalığı işte.
Her kuşu moncikledik bir leylek kaldı.
Tuzlu çubuk kraker. Gerçi kraker çerez değil ama başlık yanlış açılmış. Çerez yerine yiyecek denmeliydi.
Metronun sahibi kim? Cevabı öğrendiğinizde her şey normal diyeceksiniz.
istanbul’da olmasa beş para etmeyecek bir üniversite. Sırf istanbul’da diye yüksek puanla öğrenci alıyor. Nerden mi biliyorum? Çünkü oradan mezunum.
Çok da tın çok da fıs.
Propaganda tv.
Geçenlerde bir elektrik ustasına işim düştü. Biraz muhabbet edeyim dedim, demez olaydım. Her sohbeti bir şekilde siyaset sosuyla süsleyip üst akıldan, dış mihraklardan bahsedip durdu. En son dayanamadım “Abi sen A Haber mi izliyorsun?” dedim. “Evet, başka hangi kanalı izleyecektim, Çok güzel haber sunuyorlar.” dedi.
iyi yapıyorsun aynen devam et dedim. Tabi elektrikçi abimiz hızlı çıktı. Bu kez de rockefeller ailesini anlatmaya başladı.
iyi yapıyorsun aynen devam et dedim. Tabi elektrikçi abimiz hızlı çıktı. Bu kez de rockefeller ailesini anlatmaya başladı.
Murat Uyurkulak’ın okuduğum ilk eseri. Üslubu, tarzı, içerikleri hoşuma giden hikayeler olmuş. Aşk, Yalnızlık ve Bazuka adlı öyküsü beni çocukluğuma götürdü. Bu hikayede anlatılanların hemen hemen hepsini bire bir yaşadım ve çok duygulandım. Kırmızı adlı hikayesi müthiş olmuş. Hatta kısa bir film tadında diyebilirim.
Şarap adlı öyküsü ise bambaşkaydı. Hani hep fıkralarda olur ya “Bir Türk, Bir Fransız, Bir Amerikalı, Bir Alman...” Bu öykü de biraz öyle. Bu dört millete mensup dört bilim adamının sohbetlerinden oluşan ve dört milletin de karanlık tarihlerine birer cümleyle kocaman anlamlar sığdıran bir öykü olmuş. Hasan Ali Toptaş’ın dediği tarzda “ hikayeci kelimeleri kusarak değil yutarak anlatır.”
Şarap adlı öyküsü ise bambaşkaydı. Hani hep fıkralarda olur ya “Bir Türk, Bir Fransız, Bir Amerikalı, Bir Alman...” Bu öykü de biraz öyle. Bu dört millete mensup dört bilim adamının sohbetlerinden oluşan ve dört milletin de karanlık tarihlerine birer cümleyle kocaman anlamlar sığdıran bir öykü olmuş. Hasan Ali Toptaş’ın dediği tarzda “ hikayeci kelimeleri kusarak değil yutarak anlatır.”
Safları sık tutmak için yapılan bir hamle ama bu sefer sadece sözde kalacak bir hamle.
Dış mihrakların, taşeron işbirlikçilerinin oyunu.
varolmayanlar bir kaç yazarın ve kitabın birleştirilmesi fikriyle yazılmış bir eser kanımca. Varolmayanda Oğuz Atay ve Tutunamayanlar, Yusuf Atılgan ve Aylak Adam, biraz jean paul Sartre ve özgürlük yolları hatta Ahmet Hamdi Tanpınar ve Saatleri Ayarlama Enstitüsü etkisi var.
Kurmaca ile gerçeği kontrol etme fikri çok da yavana atılacak bir teori değil. Tarih boyunca kurmaca, gerçeği yönlendirmiştir. örneğin devletlerin insanları yönetmesi gibi, dinlerin tüm hayatımıza etki etmesi gibi, paranın hepimizi kuşatması gibi...
Doğu Yücel bu konuya da değiniyor. ilginç bir şekilde bu romandan iki yıl sonra yazılan Homo Sapiens(Yuval Noah Hariri) de kurmacanın gücünden bahsediyor.
insan önce hayal ediyor ve sonra hayalini gerçekleştirmek için çabalıyor. o hayaline bir çok insanı da inandırırsa kurmaca olan, gerçek olanı yönlendiriyor.
Kurmaca ile gerçeği kontrol etme fikri çok da yavana atılacak bir teori değil. Tarih boyunca kurmaca, gerçeği yönlendirmiştir. örneğin devletlerin insanları yönetmesi gibi, dinlerin tüm hayatımıza etki etmesi gibi, paranın hepimizi kuşatması gibi...
Doğu Yücel bu konuya da değiniyor. ilginç bir şekilde bu romandan iki yıl sonra yazılan Homo Sapiens(Yuval Noah Hariri) de kurmacanın gücünden bahsediyor.
insan önce hayal ediyor ve sonra hayalini gerçekleştirmek için çabalıyor. o hayaline bir çok insanı da inandırırsa kurmaca olan, gerçek olanı yönlendiriyor.
Kıbleye dönük olması lazım. Namaz vakitlerini düşünerek konuşuyoruz Burada.
https://youtu.be/cBT_nkri9Gk
90lı yıllarda aynı konuya değinen kısa bir film yapılmıştı. The platform insanın doğasını anlatıyor çok da metafor kullanarak yapıyor bunu. ister dini, isterse devlet mekanizması gözüyle bakalım fark etmez. insan zorda kalınca her türlü vahşiliği sergiler, bu doğamızda var. paylaşmak ise çoğumuza yabancı. Bu yüzden birileri para, mal, mülk içinde yüzerken çoğumuz sefil bir hayat sürüyoruz.
90lı yıllarda aynı konuya değinen kısa bir film yapılmıştı. The platform insanın doğasını anlatıyor çok da metafor kullanarak yapıyor bunu. ister dini, isterse devlet mekanizması gözüyle bakalım fark etmez. insan zorda kalınca her türlü vahşiliği sergiler, bu doğamızda var. paylaşmak ise çoğumuza yabancı. Bu yüzden birileri para, mal, mülk içinde yüzerken çoğumuz sefil bir hayat sürüyoruz.
Karadut şurubu.
Her ideolojinin geçerli bir süresi var. Komünizm ve sosyalizm çoktan öldü. Sırada milliyetçilik ve onun yavrusu ulus devlet var.
Bir din, mezhep, ırk, ideoloji için ölünmez. Bunların hepsi kurmaca ve kendileri için kurban olacak birey, fedakarlık yapacak insan ararlar. Tarih boyunca böyleydi, sonrası da böyle olacak. Kurmaca olmayan, gerçek olan tek şey senin bir organizma olman ve tüm dinler, mezhepler, siyasal düşünce ve ideolojiler sonradan uydurma. Bunların sana hizmet etmesi gerekir, senin bu kurgulara hizmet etmen değil.
Doğu Yücel’in muhteşem ötesi öykü kitabı. Kitap üç bölümden oluşuyor. Düş gibi bölümünü okurken büyülendim. Aklın sınırlarını zorlayan ve bir o kadar da inandırıcı olabilen fantastik hikayeler okudum. Gerçek gibi bölümü fena değil. Gelecek gibi bölümünü okurken sanki o gelecekte yaşayan biçare bir insanmışım gibi oldum. Gelecek bize hiç de sandığımız, alıştığımız bir dünya olmayacak.