bugün
- gece gece akla düşen o yiyecek15
- sevgiliyle yapmayı en çok sevdiğiniz aktivite8
- sözlük kezoları6
- gece mutfakta pasta yapan yorgun mermi görmek5
- odanın içine baykuş girmesi6
- arkadaşlar ben uyumaya gidiyorum5
- gece mutfaktan gelen kahkaha sesleri6
- meyveli soda içen erkek6
- yorgun mermi9
- erkeklerin biraz şey olması7
- sözlükteki mendebur suratlılar6
- arkadaşlar biraz eğlenceye ne dersiniz9
- hogwarts cadılık büyücülük okuluna davet mektubu4
- gece yatağın altından uzanan el5
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor8
- cinleri olan sözlük kızı5
- sen debenim hat alarım'dan bir isiiiin6
- havanın buz gibi olması4
- gece yatağın altından sözlük yazarı çıkması4
- parmak patates vs elma dilim patates7
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum8
- gece mezarda erkekle sevişen travesti görmek4
- mutlu olunca her şeyin komik gelmesi5
- korku romanı yazmak3
- soğan salatası6
- bir sözlük kızı için 400 km yol gitmek4
- cin mısır kabilesi5
- mercimek çorbası4
- korkmuş bir sözlük kızını teselli etmek3
- sürekli güler yüzle dolaşan tip7
- yeni parti39
- iştahın kapanması7
- nervio'nun aşkıma yanıt vermemesi5
- devlet bahçeli'nin aslında iyi adam olması8
- bacağım ağrıyor yağmur yağacak5
- sözlük kızının sözlük erkeğine yemek ısmarlaması3
- denizden çıkarken penisin şorttan belli olması7
- türkler barbar ve köpektir7
- ölümlü bir erkekle evlenmek6
- bir kilo patatesin 50 lira olması16
- sarapci koalanın bahçeye işemesi2
- gece yatağın altına uzanan ayak2
- aramızda gezen tok yazarlar3
- nasıl bir sevgiliniz olmasını isterdiniz13
- türkçüsüyle kürtçüsüyle yeni parti'ye oy vereceğiz10
- aylık 387 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- bursalı erkeklere vurulan ibne damgası5
- ağlamak erkeğe yakışır mı9
- psikopat erkek seven kızlar4
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz14
Nicholai Hel'in hapisteki durumuyla Satranç kitabındaki Dr. B'nin durumu çok benzer. Hel kafasında Go oyununun hamlelerini, Dr. B ise santranç hamlelerini çevrelerindeki boş ve yabancı dünyayı bilinçlerinden silmek için kullanıyor.
1984 romanında "Big brother is watching you" ile yine Şibumi deki "Şişko" aynı işlevi görerek herkesi kontrol etmeye çalışıyor.
Roman her ne kadar Amerikan ve Batı kültürü eleştirisi yapsa da yine de kitabın başından sonuna kadar Amerikan aksiyon filmi havası var. Amerikan kültürüne alternatif bir japon kültürü önerisi var ama Japonlar'ın ikinci dünya savaşı öncesinde ve savaş yıllarında yaptıkları görmezden gelinmiş.
Nicholai Hel tıpkı Amerikan aksiyon filmlerindeki karakterler gibi epey abartılmış. Cinsellikte dördüncü seviyede, yedi dili çok kolay bir şekilde öğrenmiş, üstün zekası ve özellikleriyle oldukça yakışıklı bir karakter.
Yukarıda anlattıklarım kitapla ilgili olumsuz gördüğüm noktalar. Yine de kitapta beni etkileyen bir kaç hususa değinecek olursam:
Milletler ile ilgili tespitler.
Filistinliler: Keçi çobanı
Amerikalılar: Tüccar kafalı paraperestler
ingilizler: Beceriksiz Amerikalılar
Avustralyalılar: Stajyer Amerikalılar
Araplar: Sapık, tembel, sonradan görme
Ruslar: ikiyüzlü, kaypak
Japonlar: En büyük kusurları duygularını ifade ederken duydukları rahatsızlık, kendilerine saygı yönleri çok güçlü ama Japon kültürü Batı'nın etkisiyle yozlaşmıştır.
Fransızlar: Sonu gelmeyen kuşaklar halinde soylu yetiştirmiş ama bir tek centilmen yetiştirmemiş bir ulus, Soslarıyla yemekleri yenilmez hale getiren bir millet.
Basklar: Ters insanlar, genleri öteki insanlardan epey farklı. Neandertal soyundan! Dünyanın en eski dilini konuşuyorlar ve hiç bir dile benzemiyor. Kaçakçılık yaparken, normal ticaret yapmaktan daha huzur duyarlar. Bask dili konuşmaktan ziyade hikaye anlatmaya daha uygun.
Son olarak romanda kafama takılan bir nokta Nicholai Hel, kendisinden yardım isteyen Hannah Stern'i neden dağ başındaki bir kulübede tek başına bıraktı? Önce Hannah'ın ölmesini istedi ki kendisinin olaylara dahil olmasının gerçekleşmesi için diye düşündüm. Sonrasında Kara Eylül'cüleri tere yağından kıl çeker gibi öldürdü ve ilk tahminim beni pek tatmin etmedi. Derken aklıma Hannah Stern'nin bir özelliği geldi. Hel'in yıllar önce kaybetmekten korktuğu ve kaybettiği "kısa süreli dinlenme" özelliği. Hani gözü açık ve herhangi bir yerdeyken kendini çiçek bahçesinde bulması ve orada huzur dolu olması. Bir nevi meditasyon. işte bu özelliğin Hannah Stern'de olduğunu görüp onu kıskandı ve ölmesine göz yumdu! Böylece oyna dahil olmak için bahanesi oldu ve gereken hamleyi yaptı.
1984 romanında "Big brother is watching you" ile yine Şibumi deki "Şişko" aynı işlevi görerek herkesi kontrol etmeye çalışıyor.
Roman her ne kadar Amerikan ve Batı kültürü eleştirisi yapsa da yine de kitabın başından sonuna kadar Amerikan aksiyon filmi havası var. Amerikan kültürüne alternatif bir japon kültürü önerisi var ama Japonlar'ın ikinci dünya savaşı öncesinde ve savaş yıllarında yaptıkları görmezden gelinmiş.
Nicholai Hel tıpkı Amerikan aksiyon filmlerindeki karakterler gibi epey abartılmış. Cinsellikte dördüncü seviyede, yedi dili çok kolay bir şekilde öğrenmiş, üstün zekası ve özellikleriyle oldukça yakışıklı bir karakter.
Yukarıda anlattıklarım kitapla ilgili olumsuz gördüğüm noktalar. Yine de kitapta beni etkileyen bir kaç hususa değinecek olursam:
Milletler ile ilgili tespitler.
Filistinliler: Keçi çobanı
Amerikalılar: Tüccar kafalı paraperestler
ingilizler: Beceriksiz Amerikalılar
Avustralyalılar: Stajyer Amerikalılar
Araplar: Sapık, tembel, sonradan görme
Ruslar: ikiyüzlü, kaypak
Japonlar: En büyük kusurları duygularını ifade ederken duydukları rahatsızlık, kendilerine saygı yönleri çok güçlü ama Japon kültürü Batı'nın etkisiyle yozlaşmıştır.
Fransızlar: Sonu gelmeyen kuşaklar halinde soylu yetiştirmiş ama bir tek centilmen yetiştirmemiş bir ulus, Soslarıyla yemekleri yenilmez hale getiren bir millet.
Basklar: Ters insanlar, genleri öteki insanlardan epey farklı. Neandertal soyundan! Dünyanın en eski dilini konuşuyorlar ve hiç bir dile benzemiyor. Kaçakçılık yaparken, normal ticaret yapmaktan daha huzur duyarlar. Bask dili konuşmaktan ziyade hikaye anlatmaya daha uygun.
Son olarak romanda kafama takılan bir nokta Nicholai Hel, kendisinden yardım isteyen Hannah Stern'i neden dağ başındaki bir kulübede tek başına bıraktı? Önce Hannah'ın ölmesini istedi ki kendisinin olaylara dahil olmasının gerçekleşmesi için diye düşündüm. Sonrasında Kara Eylül'cüleri tere yağından kıl çeker gibi öldürdü ve ilk tahminim beni pek tatmin etmedi. Derken aklıma Hannah Stern'nin bir özelliği geldi. Hel'in yıllar önce kaybetmekten korktuğu ve kaybettiği "kısa süreli dinlenme" özelliği. Hani gözü açık ve herhangi bir yerdeyken kendini çiçek bahçesinde bulması ve orada huzur dolu olması. Bir nevi meditasyon. işte bu özelliğin Hannah Stern'de olduğunu görüp onu kıskandı ve ölmesine göz yumdu! Böylece oyna dahil olmak için bahanesi oldu ve gereken hamleyi yaptı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar