bugün
- ismet gurbuz 202417
- sözlüğe fotoğraf atmayanların özgüvensiz sanılması16
- 2026 dünya kupası finalini kim oynar17
- lise defteri7
- bacak kıllarını almadan şort giyen erkek3
- yeniden üretilse satın alınacak eski arabalar4
- bakire kızla evlenmeyi savunmak5
- telefon sinyali çekmeyen bölgede kaybolmak2
- usta şoförlerden acemi şoförlere tavsiyeler8
- ankara da nato zirvesi tedbirleri4
- göbek adınız2
- yürüyüş partisi8
- ideal sevgilinin en önemli özelliği17
- saba makamı ile okunan ezan4
- küfreden kız iticiliği2
- sevgiliye gitmemesi için söylenen sözler5
- türkiye6
- rabbin para vermesi4
- beyaz otomobil satın almak15
- mağaza camına kafa atan ergen genç4
- uludağ sözlük'ün instagram'a dönmesi11
- düşük iq belirtileri5
- askere 79 kilo gidip 100 kilo olarak dönmek3
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle25
- bozulmaması ile meşhur olan şeyler5
- gelmiş geçmiş en iyi türk teknik direktör2
- evli çiftlerde tv kumandası kimde olur2
- ibne penis nah3
- birader beyler biraderdirler3
- hep aynı şeyleri yaşamak4
- ilgi2
- terlikle dövmek2
- 22 haziran 2026 arjantin avusturya maçı3
- chp'deki değişimciler3
- milli takımı eleştirenleri hapse atma çağrısı7
- bir arı bir arıya sen kapat ben arıyım demiş2
- diş ağrısı2
- 2 buçuk yaşında çocuğuna şarap seçen anne5
- bugün de meme atan olmaması13
- dna testiyle ırk öğrenmek2
- makarna süzmek5
- kablo dolu çekmece2
- ipkis2
- yapay zekaya entry yazdıran yazar5
- gönüllü esaret paradoksu2
- kadınların beli açık gezmesi2
- yaşlılığınız için insan biriktirin12
- alışveriş merkezlerinde çaresizce dolanmak2
- dünya3
- güne bir şarkı bırak19
murat çelik tarafından çıkarılmış olan bir albümdür.ağır ve zor dinlenesi bir albümdür
(bkz: kalbi olan dinlemesin)
(bkz: kalbi olan dinlemesin)
gezgin
'şarap sundum ay'a ben ayrılık tattım 'deyip tasavvufi bir söylem de bulunulmuş murat çeliğin aynı adı taşıyan solo albumunun çıkış çalışması.klibi youtube.com da mevcuttur.
şöyle bir yorumlarsak,
"seyyah oldum ben (peşinde) bu alemde
senin aşkından derbeder oldum"
"ıslandım durdum aşk yağmurunda
seni düşünüp durdum yalnız başıma"
"hiç sensiz olmuyor
sensiz yaşanmıyor (bir kaç dakika bile)
seni bana getirmiyor (ah bir gelsen...)
bu aşk yağmuru"
"derbeder oldum (uğrunda)"
selam olsun replikas'a.
"seyyah oldum ben (peşinde) bu alemde
senin aşkından derbeder oldum"
"ıslandım durdum aşk yağmurunda
seni düşünüp durdum yalnız başıma"
"hiç sensiz olmuyor
sensiz yaşanmıyor (bir kaç dakika bile)
seni bana getirmiyor (ah bir gelsen...)
bu aşk yağmuru"
"derbeder oldum (uğrunda)"
selam olsun replikas'a.
bünyesinde çok efkarlı bir keman solo barındıran murat çelik şarkısı.
(bkz: bir garip seyyahım ama kendime göçerim)
(bkz: bir garip seyyahım ama kendime göçerim)
bir murat çelik şarkısıdır.
murat çeliğin 2. solo albümünde yer alan sözleri çok hoş müziği insanı sürükleyip başka başka yerlerde bir süre dolandıran şarkı. kelime anlamı gezgin demek.
yol içinde yol olduran bir gülseli inal şiiri.
"...
'hiçbir yere gidiyorum, hiçbir yerden geliyorum süsen
batağına saplanıyor gözüm, çamurlu ok bölüyor seyrediyorum.'
saçlarının fırtınasında bilinen düş çemberinde
kızıl çatıların sahibesiydi, deniz diliyle
unutulmuş bir deniz bitkisini dikiyordu ön bahçeye
ısırganotu pelesenk yırttı geçti ateş koluyla
gece gömüldü. . .
bütün sahiplerin sultanı bir bebeğin
gizil dilini kullandı hep, iki su ayracında
aramızdaki nehir sesimizi gömdü hep
kil taşlarla, öte tabut kendini reddediyordu
ve mezar çekiyordu. . .
gece kuşu göğsümdeki gece kuşu
göğüs kafesimde mavi göl düşüyle
köle isteminde, dudak bin kez yaraya dokundu
kubbenin ve tanımsızdan, uyuklayan ibliskız'dan
özgürlük sarkacına, bir o yana bir bu yana
ırmakla ve denizle ve zamanla ve suyla ateşle
yaseminle tunçla ve . . .
. . yine dizlerim toprak düzeyde
düştüm
hayatın önüne. . .
bir kartalla gizli. . .
bebek soyumuzdan bilginç aynalara
gözleniyordum ve gözleniyordum
tutsaktım ve tutsaktım
bırakıldığım yerde
o cevher kuyusunda, karanlığın kollarına vermiştim kendimi
ve yine
şafak şafak şafak
gizil kartalın sonuyla . . .
bir daire çiziyordu ve bekliyordu, bu yüzden her şey
yeryüzü, suları besliyordu
ince titrek özenilen kadından
iki ayrı safir kanat çıkıyordu. . .
(hazırlanabilirdim bu kanatları kesmeye ve tüy
bilezik yerine
uzayın çiçeği)
siyahi kuzgun bakışlarını armağan ediyordu
tanıdık bir düş, ancak yabancı parmaklarımızda
yabancı gülle. . .
ayraç siz miydiniz!
diye soruyordu kızıl çatıların kadını, ayraç, ayraç . . .
o pek besili zambak, cici kuş
o pek acı suyun tadı dilimde. . .
düşle beslenmiş ağaç
bu kez düş sizi bırakıyordu
yalnızca ırmağın taşlarına takıldı uzun saçlarım
ah uzun saçlarım benim
yalnızca gömütteki yıldızla eş
yeşildi dünya
işte o kadar yetiyordu ve biliyordu ayraç yıldız
ve yıldız
tabutuna çekiliyordu. . .
"
"...
'hiçbir yere gidiyorum, hiçbir yerden geliyorum süsen
batağına saplanıyor gözüm, çamurlu ok bölüyor seyrediyorum.'
saçlarının fırtınasında bilinen düş çemberinde
kızıl çatıların sahibesiydi, deniz diliyle
unutulmuş bir deniz bitkisini dikiyordu ön bahçeye
ısırganotu pelesenk yırttı geçti ateş koluyla
gece gömüldü. . .
bütün sahiplerin sultanı bir bebeğin
gizil dilini kullandı hep, iki su ayracında
aramızdaki nehir sesimizi gömdü hep
kil taşlarla, öte tabut kendini reddediyordu
ve mezar çekiyordu. . .
gece kuşu göğsümdeki gece kuşu
göğüs kafesimde mavi göl düşüyle
köle isteminde, dudak bin kez yaraya dokundu
kubbenin ve tanımsızdan, uyuklayan ibliskız'dan
özgürlük sarkacına, bir o yana bir bu yana
ırmakla ve denizle ve zamanla ve suyla ateşle
yaseminle tunçla ve . . .
. . yine dizlerim toprak düzeyde
düştüm
hayatın önüne. . .
bir kartalla gizli. . .
bebek soyumuzdan bilginç aynalara
gözleniyordum ve gözleniyordum
tutsaktım ve tutsaktım
bırakıldığım yerde
o cevher kuyusunda, karanlığın kollarına vermiştim kendimi
ve yine
şafak şafak şafak
gizil kartalın sonuyla . . .
bir daire çiziyordu ve bekliyordu, bu yüzden her şey
yeryüzü, suları besliyordu
ince titrek özenilen kadından
iki ayrı safir kanat çıkıyordu. . .
(hazırlanabilirdim bu kanatları kesmeye ve tüy
bilezik yerine
uzayın çiçeği)
siyahi kuzgun bakışlarını armağan ediyordu
tanıdık bir düş, ancak yabancı parmaklarımızda
yabancı gülle. . .
ayraç siz miydiniz!
diye soruyordu kızıl çatıların kadını, ayraç, ayraç . . .
o pek besili zambak, cici kuş
o pek acı suyun tadı dilimde. . .
düşle beslenmiş ağaç
bu kez düş sizi bırakıyordu
yalnızca ırmağın taşlarına takıldı uzun saçlarım
ah uzun saçlarım benim
yalnızca gömütteki yıldızla eş
yeşildi dünya
işte o kadar yetiyordu ve biliyordu ayraç yıldız
ve yıldız
tabutuna çekiliyordu. . .
"
album u dikkatli dinleyince farkedilen bir durum var sarkilar merdivenin yukselen basamaklari gibi besteler nagmeler yavastan giriyor ve mana once bedene hitap ediyor sozler mecazi asktan bahsediyor ve yavas yavas yukari dogru cikiyor seyyah parcasi kirilma noktasi sonrasi manevi iklimde ilerliyor.
ve son parca pervane de 1 dakikalik gitar solosu sizi sizden aliyor, yaklasik 8 dakikalik sarkinin son 1 dakikasi ney taksiminden olusuyor.
gitarin ve neyin muthis dueti ask-i mecaziden ask- maneviye uzanan yolun sesi...
sanirim murat celik le murat yilmazyildirimin yolunu ayiran nokta da bu idi.
ve son parca pervane de 1 dakikalik gitar solosu sizi sizden aliyor, yaklasik 8 dakikalik sarkinin son 1 dakikasi ney taksiminden olusuyor.
gitarin ve neyin muthis dueti ask-i mecaziden ask- maneviye uzanan yolun sesi...
sanirim murat celik le murat yilmazyildirimin yolunu ayiran nokta da bu idi.
murat çeliğin seyyah albümündeki en güzel şarkı.
Replikasın en sevdiğim parçalarındandır kendisi! derbeder oldum derken beni benden alır efenim!
hersene balıkesir/erdek/ocaklarda bir barda sahne alan grubun ismidir.
turkish daily news'in seyahat eki'nin adıdır.
badırmanın en kaliteli müzik grubunun adıdır. malesef bu günlerde veda konserlerini vermiş bulunmaktalar. onlar bizim için bir ayna'dan bir mor ve ötesi'nden falandan filandan daha değerliydiler çünkü hep yanımızdaydılar. önemli üyelerinin ikisinin üniversiteden mezun olmasıyla dağılıyorlar. üzgünüz malesef.
murat çelik tarafından insanları mutsuz etmek için yapılmış bir işkence yöntemidir. dinlendikçe hüzün daha da ağır gelir insana. ağlamamak için zaten az sebep varken, bırakırsın gözyaşlarını. şarkı değil de kalbe atılan bir tokattır sanki bu eşsiz eser.
insanın içine tüm sindirilmemiş duyguları pompalayan , anlatılmaz dinlenir şarkılardan , bir murat çelik parçası.
bana aşk lazım ,aşkta ateş ararım. daha ne denir ki?
bana aşk lazım ,aşkta ateş ararım. daha ne denir ki?
hüzün dolu bir murat çelik albümü.
kimsenin gerçek tanımını yapmadığı kelimedir. Ben de protesto ediyorum ve ben de yapmıyorum tanımını.
bu şarkı aşktır, hüzündür, dağılıştır, sevgiliye duyulan özlemdir. daha ne denirki. sadece gözler kapatılır ve dinlenir. ve gidilmek istenen yere gidilir.
Gezgin, turist diyede açıklanabilir
(bkz: evliya çelebi)
(bkz: evliya çelebi)
Bu şehirden bana acılar kaldı
Şarap sundum aya ben ayrılık tattım
Seyyah oldum şu alemde öyküler yazdım
Oturup anlattım kendi halimce
Seyyah oldum şu alemde türküler yaktım
Oturup söyledim kendi halimce
Gözlerinden mektup ellerinden su
Bekledim durdum ben ne zor yolmuş bu
Seyyah oldum sözüm bildim gizlendim içime
Çığlık oldu gözlerim kendimi vurdum
Seyyah oldum şu alemde niceler gördüm
Anladım ki insan kalbine yolcu
Bana aşk lazım
Aşkta ateş ararım
Kapanmış kapılardan geçtim
Yanmayan bedenlerden güzelim ben yolumu sildim
Dünyanın hali
Çeker giderim
Yalnızlık yolcusu gönlüm
Bir garip seyyahım ama kendime göçerim
gündüz ayrı, gece ayrı dert, bu ne güzel şarkıdır.
murat çelik imzalı.
Şarap sundum aya ben ayrılık tattım
Seyyah oldum şu alemde öyküler yazdım
Oturup anlattım kendi halimce
Seyyah oldum şu alemde türküler yaktım
Oturup söyledim kendi halimce
Gözlerinden mektup ellerinden su
Bekledim durdum ben ne zor yolmuş bu
Seyyah oldum sözüm bildim gizlendim içime
Çığlık oldu gözlerim kendimi vurdum
Seyyah oldum şu alemde niceler gördüm
Anladım ki insan kalbine yolcu
Bana aşk lazım
Aşkta ateş ararım
Kapanmış kapılardan geçtim
Yanmayan bedenlerden güzelim ben yolumu sildim
Dünyanın hali
Çeker giderim
Yalnızlık yolcusu gönlüm
Bir garip seyyahım ama kendime göçerim
gündüz ayrı, gece ayrı dert, bu ne güzel şarkıdır.
murat çelik imzalı.
17. yy'da yazılmış olan Seyahatname adlı eserin yaratıcısı olan Evliya Çelebi ve benzerleri.
bir zardanadam şarkısı, ya da erbatur çavuşoğlu şarkısı.
söz: tagore müzik: erbatur çavuşoğlu
haziran 1997, istanbul
gitmelimisin, seyyah?
ayrılma zamanın geldi mi?
gitmelimisin seyyah?
ayaklarını yalvaran kollarımızla sarmadık, bağlamadık.
yolunu kapamaya çalışmış olsak bile,
bunu türkülerimizle yaptık.
seni büsbütün alıkoymak istedikse bile;
bunu gözlerimizle yaptık.
seni alıkoymak elimizden gelmez, seyyah
bizim gözyaşlarımız var, yalnız
gitmelimisin, seyyah?
ayrılma zamanın geldi mi?
gitmelimisin seyyah
söz: tagore müzik: erbatur çavuşoğlu
haziran 1997, istanbul
gitmelimisin, seyyah?
ayrılma zamanın geldi mi?
gitmelimisin seyyah?
ayaklarını yalvaran kollarımızla sarmadık, bağlamadık.
yolunu kapamaya çalışmış olsak bile,
bunu türkülerimizle yaptık.
seni büsbütün alıkoymak istedikse bile;
bunu gözlerimizle yaptık.
seni alıkoymak elimizden gelmez, seyyah
bizim gözyaşlarımız var, yalnız
gitmelimisin, seyyah?
ayrılma zamanın geldi mi?
gitmelimisin seyyah
Enfes bir murat çelik şarkısıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar