bugün
- sözlük kızlarının kekleri13
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek9
- ölümden korkuyor musunuz17
- kız sesi duymak için müşteri hizmetlerini aramak7
- artı oy alamama krizine girmek3
- bara giden erkeğin asıl amacı12
- ghost rider5
- seninleyken kendim olabiliyorum6
- illüminati ve grup sex ayinleri3
- sabahları sevilen şeyler10
- yesene beni diyen kız5
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- matrix te yaşadığımız gerçeği8
- yanlış karaya çıkan recep ivedik2
- akçe2
- sözlük yazarları istanbul'un fethine katilsalardi3
- benim babamın siki kutu kola gibidir5
- sözlükte ne değişti6
- yahudi düşmanlığı4
- zalbert ramstein8
- sudekiray2
- ben basit bir insanım5
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı5
- intihar düşüncesi6
- uludağ itiraf18
- cumartesi kahvaltısı5
- amerikan küfürleri3
- cumartesi günü sözlükte takılan asosyaller4
- sözlüğe resim yüklenememesi3
- flört etmeyen liberter öğretmen4
- palamut4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- aşk6
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya17
- keki haddinden fazla kabaran kadın2
- queen feristah15
- evliliği zorlaştırmak3
- tulumba tatlısı6
- vombatların kakasının küp şeklinde olması2
- hava su ateş toprak3
- mazotun yarım litresi 50 tl25
- bir bela geliyor28
- fusya semsiyeli yabanci20
- anneanne3
- gocu39
- insan olmaya ceyrek kala11
- hafızayı sildirmek7
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- işiniz gücünüz yok mu11
- bir kadından hoşlanmak4
yeni ilerici muhafazakârlarca tanımlanan ve kullanılan sendromdur.
zat-ı alilere göre, türkiye'de büyük bir kesim sevr sendromu içinde yaşamaktadır.
bu kesim,
* azınlıklara verilen haklar,
* rum patrikhanesinin eğitim birliğine (tevhid-i tedrisat) karşı hareketleri, * kktc konusundaki aşırı "barışçıl" ve "kabullenişçi" söylemler,
* illerdeki yerel yönetimlere adeta "devletsel" yetkiler verilmesini ve böylece federatif bir yapıya doğru gidilmesine,
* avrupa birliğine teslimiyetçi bir tutumla girilmesine,
* müttefiklerce terör örgütlerinin desteklenmesine ve ya gözardı edilmesine karşı çıkar.
bu nedenle, neo-muhafazakâr*, ex-islamcılar* tarafından "sevr sendromuna tutulmuş" olarak nitelendirilirler.
sonra da, "tehlikenin farkında mısınız" sorusuna ağızlarıyla gülmezler.
onlar tehlikenin kendisidirler çünkü.
zat-ı alilere göre, türkiye'de büyük bir kesim sevr sendromu içinde yaşamaktadır.
bu kesim,
* azınlıklara verilen haklar,
* rum patrikhanesinin eğitim birliğine (tevhid-i tedrisat) karşı hareketleri, * kktc konusundaki aşırı "barışçıl" ve "kabullenişçi" söylemler,
* illerdeki yerel yönetimlere adeta "devletsel" yetkiler verilmesini ve böylece federatif bir yapıya doğru gidilmesine,
* avrupa birliğine teslimiyetçi bir tutumla girilmesine,
* müttefiklerce terör örgütlerinin desteklenmesine ve ya gözardı edilmesine karşı çıkar.
bu nedenle, neo-muhafazakâr*, ex-islamcılar* tarafından "sevr sendromuna tutulmuş" olarak nitelendirilirler.
sonra da, "tehlikenin farkında mısınız" sorusuna ağızlarıyla gülmezler.
onlar tehlikenin kendisidirler çünkü.
Banu Avar'ın "Unutullan Yıllar ve Sevr" adlı belgeselinde paranoyanın realiteye dönüşme potansiyelinin mevcut durumdaki resmini çok iyi çizdiği, öneminin belirli zümrelerce farkına varılamadığı,tarihin tekerrür özelliğini somut bir şekilde karşımıza çıkartacak olan bir kavram.
bugünün entelektüel, aydın payelerine sahip kalemşörlerin, "ulusal değerleri savunalım", "tedbirleri ihmal etmeyelim.", derken içerisine düştükleri paranoyalar helezonisi. sevr'in beraberinde sürüklediği dayatmalar ve işgaller silsilesinin, jeopolitik önem arz edişinden ötürü; günümüz türkiye'si başında da türbülans oluşturduğuna inanarak; geçmişten ağzımızı yakmış olan ırk ve devletlere "güvenmemek" gerektiğini en radikal argüman olarak telakki eder. ancak bu görüş bir sırça köşk yaratma hevesinden de, ileri geliyor olabilir. zira onlara göre; ermeni'lerin toprak talebi vardır, "geçmişte bizi bıçakladılar!", "onlar ile müzakere edip sorun çözmemeliyiz". "abd hep başımıza çöreklendi; yeniden alaşağı edebilir bizi". yunanistan başından beri "toprak talebinde"; suriye, pkk'yı besliyor. iran kendi rejmini baskılıyor. bu gibi mesnetsiz tezler ile türkiye kısmen yalnızlaştırlıyor. herkes mi kötü? böyle yaparsak; olaylara uzlaşmaz, antidemokratik perspektif ile yaklaşırsak, dostumuz olur mu? çift kutuplu dönemde yıllar yılı sovyet tehdidinden bizi koruyan; abd değil miydi? memleket traktörü bile; marshall yardımı ile gördü. sonrada: türkün türkten başka dostu yoktur deriz. böylesi tutumlar ile dostumuz olabilir mi? sorunları müzakere edip, çözümleme eforu sarfetmek var iken; neden önyargı? etrafımızı çevreleyen aura bu kadar kötü, ve despot değildir. türkiye'nin pek çok komşu devletin işine gelecek bir konumu vardır. bu bile bahsi edilen farazi olumsuz varsayımların, bertarafı anlamına gelir, güvence temin eder.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar