bugün
- işiniz gücünüz yok mu11
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek7
- gocu43
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- bir bela geliyor29
- ölümden korkuyor musunuz4
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- fusya semsiyeli yabanci20
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- queen feristah4
- dizi izlemek4
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay2
- halil güneşli karizması4
- açık oylanınca vakko'dan gelinlik modeli göndermek2
- ilk kez böyle hissediyorum3
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- kimseyle dertleşememek4
- gecenin şarkısı14
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- heyt bea gocu mu5
- uludağ itiraf13
- uludağ sözlük evreni8
- özlenen kişiyi rüyada görmek4
- ametist moru2
- sözlüğün en bebiş yazarı2
- bak seri eksicim sana iki çift lafım var2
- geceleri gelen acaba mal mıyım hissi4
- ben sana ne yaptım2
- aşkın metafiziğinde toki kurasının önemi2
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
- bir erkeği kibarca reddetmenin yolları2
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya14
- bebişim diye hitap eden erkek2
- sözlüğün kırbacı5
- 195 kaslı pilot14
- kendin hakkında bir entry bırak9
- mazotun yarım litresi 50 tl24
- apo'nun villası11
- başlık silebilme yetkisi3
- hasan atilla uğur14
- ktç'nin şemsiyeli olması4
- gocu'nun şemsiyeli olması4
- borsa istanbul daki fon krizi5
- ayakları üşüyen erkek2
- bugün sizi en mutlu eden an2
- gammazların sanki biraz şey olması3
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- göte giren şemsiye açılmaz3
- yahudiler vs çinliler3
- arkadaşlar ben diablo oynamaya gidiyorum2
yeni ilerici muhafazakârlarca tanımlanan ve kullanılan sendromdur.
zat-ı alilere göre, türkiye'de büyük bir kesim sevr sendromu içinde yaşamaktadır.
bu kesim,
* azınlıklara verilen haklar,
* rum patrikhanesinin eğitim birliğine (tevhid-i tedrisat) karşı hareketleri, * kktc konusundaki aşırı "barışçıl" ve "kabullenişçi" söylemler,
* illerdeki yerel yönetimlere adeta "devletsel" yetkiler verilmesini ve böylece federatif bir yapıya doğru gidilmesine,
* avrupa birliğine teslimiyetçi bir tutumla girilmesine,
* müttefiklerce terör örgütlerinin desteklenmesine ve ya gözardı edilmesine karşı çıkar.
bu nedenle, neo-muhafazakâr*, ex-islamcılar* tarafından "sevr sendromuna tutulmuş" olarak nitelendirilirler.
sonra da, "tehlikenin farkında mısınız" sorusuna ağızlarıyla gülmezler.
onlar tehlikenin kendisidirler çünkü.
zat-ı alilere göre, türkiye'de büyük bir kesim sevr sendromu içinde yaşamaktadır.
bu kesim,
* azınlıklara verilen haklar,
* rum patrikhanesinin eğitim birliğine (tevhid-i tedrisat) karşı hareketleri, * kktc konusundaki aşırı "barışçıl" ve "kabullenişçi" söylemler,
* illerdeki yerel yönetimlere adeta "devletsel" yetkiler verilmesini ve böylece federatif bir yapıya doğru gidilmesine,
* avrupa birliğine teslimiyetçi bir tutumla girilmesine,
* müttefiklerce terör örgütlerinin desteklenmesine ve ya gözardı edilmesine karşı çıkar.
bu nedenle, neo-muhafazakâr*, ex-islamcılar* tarafından "sevr sendromuna tutulmuş" olarak nitelendirilirler.
sonra da, "tehlikenin farkında mısınız" sorusuna ağızlarıyla gülmezler.
onlar tehlikenin kendisidirler çünkü.
Banu Avar'ın "Unutullan Yıllar ve Sevr" adlı belgeselinde paranoyanın realiteye dönüşme potansiyelinin mevcut durumdaki resmini çok iyi çizdiği, öneminin belirli zümrelerce farkına varılamadığı,tarihin tekerrür özelliğini somut bir şekilde karşımıza çıkartacak olan bir kavram.
bugünün entelektüel, aydın payelerine sahip kalemşörlerin, "ulusal değerleri savunalım", "tedbirleri ihmal etmeyelim.", derken içerisine düştükleri paranoyalar helezonisi. sevr'in beraberinde sürüklediği dayatmalar ve işgaller silsilesinin, jeopolitik önem arz edişinden ötürü; günümüz türkiye'si başında da türbülans oluşturduğuna inanarak; geçmişten ağzımızı yakmış olan ırk ve devletlere "güvenmemek" gerektiğini en radikal argüman olarak telakki eder. ancak bu görüş bir sırça köşk yaratma hevesinden de, ileri geliyor olabilir. zira onlara göre; ermeni'lerin toprak talebi vardır, "geçmişte bizi bıçakladılar!", "onlar ile müzakere edip sorun çözmemeliyiz". "abd hep başımıza çöreklendi; yeniden alaşağı edebilir bizi". yunanistan başından beri "toprak talebinde"; suriye, pkk'yı besliyor. iran kendi rejmini baskılıyor. bu gibi mesnetsiz tezler ile türkiye kısmen yalnızlaştırlıyor. herkes mi kötü? böyle yaparsak; olaylara uzlaşmaz, antidemokratik perspektif ile yaklaşırsak, dostumuz olur mu? çift kutuplu dönemde yıllar yılı sovyet tehdidinden bizi koruyan; abd değil miydi? memleket traktörü bile; marshall yardımı ile gördü. sonrada: türkün türkten başka dostu yoktur deriz. böylesi tutumlar ile dostumuz olabilir mi? sorunları müzakere edip, çözümleme eforu sarfetmek var iken; neden önyargı? etrafımızı çevreleyen aura bu kadar kötü, ve despot değildir. türkiye'nin pek çok komşu devletin işine gelecek bir konumu vardır. bu bile bahsi edilen farazi olumsuz varsayımların, bertarafı anlamına gelir, güvence temin eder.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar