bugün
- istanbul un çok pahalı olması12
- the merich13
- acıktım ben3
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- cips olsa da yesek5
- manifest grubu2
- matbaanın gecikmesine sebep5
- horoz hayası çorbası5
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- 50 tl ile rolling yapmak5
- nothing more never less2
- yarın iş olduğu gerçeği3
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- okulda felsefe dersinin gereksizliği tartışması2
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- gemici düğümü2
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- sözlük kızlarının kombinleri20
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- deuce2
- erzurum hassiko halayı2
- velvet vs nervio19
- kadim kültürler4
- insan olmaya ceyrek kala13
- velvet13
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- fifa'dan dünya kupası finali soruşturması2
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- kane2
- bira cips6
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- gocusuz sözlük4
- laptop5
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- kalpte velvele yaratan güzel yazar4
- kafanızdaki ses4
- aga be şarkılar5
- sözlük kızlarının burunları3
- age of empire 23
- cabrio mercedes süren kadının arabasına atlamak2
- slavko vincic15
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- ömer hayyam3
- bir yazarın cinsiyetini öğrenme yolları5
- kaçak elektrik kullann bölgelern elektriğin kesmek4
nilüfer 84 albümünden güzel bir şarkı.
oysa sevmek ölesiye sevmek
sevmek düşünmemek
seninle olmak bir bütün olmak
falan filan...
oysa sevmek ölesiye sevmek
sevmek düşünmemek
seninle olmak bir bütün olmak
falan filan...
"... kendim kadar hürmet etmediğim ve kendim kadar kuvvetli bulmadığım bir insanı sevebileceğimi aklıma bile getirmedim."*
(bkz: kürk mantolu madonna)
(bkz: kürk mantolu madonna)
sevmek sadece seviyorum demekle nihayete eren değildir. sevmek her zaman yanında olmak demek değildir. sevmek bazen uzakta kalabilmek, bazen sevgin için uzağında olabilmektir.
yaşamayı sağlayan duydur. sadece karşı cinsi sevmek değildir olay, aileden birilerini ya da bir dostunu sever insan ve öyle yaşar. sevdiği herahangi bir insan ya da birşey olmayan bir insan yaşadığından ne anlayabilirki. en azından insan olarak yaşadığını anlayamaz.
başkasıyla yazıştığınız konuşmaları, o görmesin diye silmektir. halbu ki yazıştığınız bir bok yoktur ortada, kafa dağıtmak için makara yaparsınız fakat o kadar fazla düşünürsünüz ki onu, en ufak bir kelimeden canı sıkılır, üzülür diye silersiniz.
silersiniz de ne olur .mınakoyim? kendi salaklığınız işte. siz o kadar düşünmeye devam edin anam. madalya takacaklar size. o sizi çok düşünür zaten, zerre skinde değilsinizdir halbuki.
ama işin ucunda madalya vardı değil mi?
ulan ne salak varlıklarız gerçekten..
silersiniz de ne olur .mınakoyim? kendi salaklığınız işte. siz o kadar düşünmeye devam edin anam. madalya takacaklar size. o sizi çok düşünür zaten, zerre skinde değilsinizdir halbuki.
ama işin ucunda madalya vardı değil mi?
ulan ne salak varlıklarız gerçekten..
yakınında olmaktan bile mutluluk duymak.
sevmek bir dut dalıdır taşlanır hayratlarda
kanatır akşam saatlerini sevda yalnızlıkları
her göğüs geçirişte bir gül solar küskün kuytuda
bir çift bülbül kanadında bir orman çekip gider
benzese de aç bebeğin geceyi sızlatmasına
sevmek bir dut dalıdır taşlanır hayratlarda *
kanatır akşam saatlerini sevda yalnızlıkları
her göğüs geçirişte bir gül solar küskün kuytuda
bir çift bülbül kanadında bir orman çekip gider
benzese de aç bebeğin geceyi sızlatmasına
sevmek bir dut dalıdır taşlanır hayratlarda *
en kolay iş. zor olan, bunu sürdürebilmek.
Tanımı en zor duygudur. Her gözde başkadır anlamı, her tene başka dokunur, acıtır ağlatır kimi zaman ama mutlu etti mi de, herşeyi unutturur. Yaşamı bazen yaşanır kılar, bazen çileye dönüştürür. Vazgeçememeyi de öğretir, ansızın çekip gidebilmeyi de. yüreğe taş basmayı da öğretir, baharı da getirir gizlice. Zıtlıklarıyla güzelleşen yaşanası yüce duygudur sevmek. yaşaması kolay, besleyip büyütmesi zordur.
hiç karşılık beklemeden, bıkmadan usanmadan, bir annenin çocuğuna beslediği duygudur.
işte sen her gece düşlerime düşünce
Yerlebir yelkovan yerlebir akrep
Gündüzler yokki zaten oyunlar bir bilmece
Ne düşteyim ne gerçekte
Sevmek böyledir işte.
Yerlebir yelkovan yerlebir akrep
Gündüzler yokki zaten oyunlar bir bilmece
Ne düşteyim ne gerçekte
Sevmek böyledir işte.
ama öyle şeyler yapıyoruz ki, her şey ayan beyan... ne mi yapıyoruz mesela... biz üçümüz, mülkiyeliyiz. "aramızda bir şeyler olan" orta doğulu... bir gün öğleye doğru, üç mülkiyeli, kızılay'da rastlaştık... sinemaya gitmek üzere sözleşiyoruz. uzaktan bizim orta doğulu çıktı meydana. hayrola" dedi. öğleden sonra sinemaya gidiyoruz, haydi sen de gel" dedim. "çok mu istiyorsun" dedi. "evet" dedim. "biletleri alın beni bekleyin. senin için gelirim" dedi, koştu gitti. sinema ikide... ikiye çeyrek kala buluştuk. üç mülkiyeli. orta doğulu görünürde yok... bizim kız "hadi girelim" dedi. "o laf olsun diye 'gelirim' dedi. gelemez. öğleden sonra final sınavı var. nasıl gelir ki!" biletlerin ikisini onlara uzattım... "gelecek" dedim. "siz girin, ben beklerim". saat iki buçuğu geçiyordu, sinemanın önünde bir taksi durdu. içinden nefes nefese orta doğulu indi... "kusura bakma geç kaldım" dedi... "öğleden sonra final sınavım vardı. bu sınava raporsuz girmezsek dönem hakkım yanar. bu yüzden girdim. kâğıdın altını hemen bomboş imzalayıp verdim. fırladım, taksiye koşarken ayağım burkuldu, topuğum kırıldı. yurda gidip ayakkabımı değiştirmek zorunda kaldım. bu yüzden geciktim." sonra kulağıma eğildi. "ama ne kadar geç kalırsam kalayım, kapıda beni bekleyeceğini biliyordum" dedi. "ben de geleceğini biliyordum" dedim, elini elimin içinde sıkarken...
sevginin en yüce yanıdır, inanmak... ama ben başka şey anlatmak istiyorum, bugün... insanları ne kadar seviyoruz. onlara ne kadar değer veriyoruz. bunun bir tek şaşmaz ölçeği var. günlük hayatımızdaki önceliklerdeki yeri? "hadi sende gel" dediğimde "sınavım var, gelemem" diyebilirdi orta doğulu... kimse de bir şey diyemezdi. öyle demedi... senin için her şeyi yaparım" dedi... benimle herhangi bir gün, herhangi bir saatte gidebileceği o sinemaya, sırf ben o gün istiyorum diye, o gün gidebilmek için, sınavdan "sıfır" almaya razı oldu. şimdi bir de herkesin günlük yaşantısında her zaman rastlanan örneklere bakın...
-"sevgilim, sana tapıyorum. bugün buluşmayı çok isterdim ama randevu almıştım."
-"alo, darling. bu gece seninle buluşacaktık ya. bir kız arkadaşım boyfrendi ile bozuşmuş. onu teselli etmem gerek. beni affet!"
-"hayatım sen bir tanesin. ama yarın buluşamayız. galatasaray'ın maçı var."
listeyi sabaha kadar uzatabilirsiniz. şimdi bir düşünün. hem size ileri sürülen özürlere... hem sizin ileri sürdüklerinize... kimi, neleri tercih ediyorsunuz, kimlere... ve siz nelere tercih ediliyorsunuz? eğer, sizin için arkadaşından, maçtan, sizi davet eden ya da size gelen herhangi bir arkadaştan sonra geliyorsa, sakın ola, onu sevdiğinizi falan düşünmeye kalkmayın. insanlar bazen kendilerini de kandırır, sevdiklerini de. ya da şüpheye düşerler, -"ona karşı duygularım, çok karışık... seviyor muyum acaba" diye... sevginin ve değerin en yanılmaz ölçeği, tercihtir, önceliktir. -"hadi sinemaya gidelim" dediğinizde, arkadaşınız -"tabii, harika" demeden önce "ne film oynuyor" diyorsa, hele hele ardından "ben o filmi sevmem" deyip, buluşma teklifinizi reddediyorsa mesela, bilin ki asıl sevdiği sinemadır. siz değilsiniz. siz ancak onun ilgisini çekecek bir film ve boş bir zamanını bulabilirseniz, onunla buluşabilirsiniz. bunun da adı sevgi olamaz tabii... sevgide önemli olan bir arada olmaktır. sinema bahanedir sadece. düşünün bakalım, sevdiğinizi sandığınız insanın, hayatınızdaki öncelik sırası neydi? en tepede mi? o zaman gerçekten seviyorsunuz demektir.
ya da şöyle... hayatındaki en büyük önceliği daima size veriyorsa, hiç şüpheniz olmasın, en çok sizi seviyor. onun için en değerli varlık sizsiniz. hem kendi karmaşık duygularınızı çözmenin, hem de onun duygularını kesinlikle belirlemenin en şaşmaz yoludur, öncelik testi... çünkü en çok sevilen, en önce gelir.
"benim her şeyimsin" kolay laftır, herkes söyleyebilir. eğer sizi bir şeye tercih ediyorsa ancak o zaman her şeyiniz demektir gerçekten. birisiyle ilgili duygularınızdan ya da onun duygularından şüpheniz varsa, derhal bu "öncelik" testini yapın, her günkü yaşantınızdan örnekleri hatırlayarak. şaşmaz gerçek hemen ortaya çıkacaktır.
sevgi bir bakıma önceliktir çünkü...
can dündar
sevginin en yüce yanıdır, inanmak... ama ben başka şey anlatmak istiyorum, bugün... insanları ne kadar seviyoruz. onlara ne kadar değer veriyoruz. bunun bir tek şaşmaz ölçeği var. günlük hayatımızdaki önceliklerdeki yeri? "hadi sende gel" dediğimde "sınavım var, gelemem" diyebilirdi orta doğulu... kimse de bir şey diyemezdi. öyle demedi... senin için her şeyi yaparım" dedi... benimle herhangi bir gün, herhangi bir saatte gidebileceği o sinemaya, sırf ben o gün istiyorum diye, o gün gidebilmek için, sınavdan "sıfır" almaya razı oldu. şimdi bir de herkesin günlük yaşantısında her zaman rastlanan örneklere bakın...
-"sevgilim, sana tapıyorum. bugün buluşmayı çok isterdim ama randevu almıştım."
-"alo, darling. bu gece seninle buluşacaktık ya. bir kız arkadaşım boyfrendi ile bozuşmuş. onu teselli etmem gerek. beni affet!"
-"hayatım sen bir tanesin. ama yarın buluşamayız. galatasaray'ın maçı var."
listeyi sabaha kadar uzatabilirsiniz. şimdi bir düşünün. hem size ileri sürülen özürlere... hem sizin ileri sürdüklerinize... kimi, neleri tercih ediyorsunuz, kimlere... ve siz nelere tercih ediliyorsunuz? eğer, sizin için arkadaşından, maçtan, sizi davet eden ya da size gelen herhangi bir arkadaştan sonra geliyorsa, sakın ola, onu sevdiğinizi falan düşünmeye kalkmayın. insanlar bazen kendilerini de kandırır, sevdiklerini de. ya da şüpheye düşerler, -"ona karşı duygularım, çok karışık... seviyor muyum acaba" diye... sevginin ve değerin en yanılmaz ölçeği, tercihtir, önceliktir. -"hadi sinemaya gidelim" dediğinizde, arkadaşınız -"tabii, harika" demeden önce "ne film oynuyor" diyorsa, hele hele ardından "ben o filmi sevmem" deyip, buluşma teklifinizi reddediyorsa mesela, bilin ki asıl sevdiği sinemadır. siz değilsiniz. siz ancak onun ilgisini çekecek bir film ve boş bir zamanını bulabilirseniz, onunla buluşabilirsiniz. bunun da adı sevgi olamaz tabii... sevgide önemli olan bir arada olmaktır. sinema bahanedir sadece. düşünün bakalım, sevdiğinizi sandığınız insanın, hayatınızdaki öncelik sırası neydi? en tepede mi? o zaman gerçekten seviyorsunuz demektir.
ya da şöyle... hayatındaki en büyük önceliği daima size veriyorsa, hiç şüpheniz olmasın, en çok sizi seviyor. onun için en değerli varlık sizsiniz. hem kendi karmaşık duygularınızı çözmenin, hem de onun duygularını kesinlikle belirlemenin en şaşmaz yoludur, öncelik testi... çünkü en çok sevilen, en önce gelir.
"benim her şeyimsin" kolay laftır, herkes söyleyebilir. eğer sizi bir şeye tercih ediyorsa ancak o zaman her şeyiniz demektir gerçekten. birisiyle ilgili duygularınızdan ya da onun duygularından şüpheniz varsa, derhal bu "öncelik" testini yapın, her günkü yaşantınızdan örnekleri hatırlayarak. şaşmaz gerçek hemen ortaya çıkacaktır.
sevgi bir bakıma önceliktir çünkü...
can dündar
her hangi bir şeye karşı yapılabilecek en güzel eylemdir.
sevmek öyledir ki mutlu etmek herkesi her şeyi sevmektir sevmek.
sevmek öyledir ki mutlu etmek herkesi her şeyi sevmektir sevmek.
"Vatandaşlar! Vatanınızda herhangi bir şahsı, istediğinizi sevebilirsiniz... kardeşiniz gibi, arkadaşınız gibi, babanız gibi, evladınız gibi, sevgiliniz gibi... Fakat bu sevgi sizi, milli mevcudiyetinizi bütün sevgilerinize rağmen herhangi bir şahsa, herhangi bir sevdiğinize vermeye sebep olmamalıdır. Bunun aksine hareket kadar büyük hata olamaz." - Mustafa Kemal ATATÜRK -
seversin çünkü düşünüyorsundur onu.
düşünmek yetmez, düşünürken özlüyorsundur onu.
özlemek yetmez, özlerken arıyorsundur onu.
aramak yetmez, bilirsin ki o yoktur ve başkalarına aşkım diyordur.
yokluğu yetmez, acısını katar yüreğine varlığıyla...
_bu sözleri bana yazdırabilen şeydir işte sevmek..._
düşünmek yetmez, düşünürken özlüyorsundur onu.
özlemek yetmez, özlerken arıyorsundur onu.
aramak yetmez, bilirsin ki o yoktur ve başkalarına aşkım diyordur.
yokluğu yetmez, acısını katar yüreğine varlığıyla...
_bu sözleri bana yazdırabilen şeydir işte sevmek..._
bütün gece düşünmekten kafanızı yastığa vura vura uyumaya çalışmak, uyku arasında gözyaşı dökmek, içinizde onu olağanca yaşatarak büyüttükçe büyütmektir. siz onu hayatınıza dahil ederken ''mi, acaba'' gibi gibi soruları sormazken onun sizi hayatına dahail ederken sorması. çıkarsız birine ''tutulmaktır''.
--spoiler--
Dünyada sevmeyenlere, sevemeyenlere acımalı. O ot gelip, ot gidenlere acımalı. Sevebilen insan kendini keşfetmiş insandır. Talihli insandır. Çektiği bütün acılara rağmen; mutlu, kıvançlı insandır o. Aşktır yücelten bizi ve derinliğimiz aşktandır. Gerisi boş, yalan.
Aşksa; sevmektir. Durmadan nefes alırcasına sevmektir. Sevmekle sevilmek ayrı şeyler.. Sevilmeyi çoğaltmak, ona bir başka şekil vermek, daha da yoğunlaştırmak onu elimizde değil. Oysa ki sevgimizi dilediğimiz gibi yoğurabilir, dilediğimiz şekli verebiliriz ona.
Derinlikse derinlik, yükseklikse yükseklik, genişlikse genişlik...
Sevmekte gücümüz var, irademiz, aklımız var. Biz varız sevmekte. Sevmek yaratmaktır bir bakıma. Sevilmekse; yaratılmak.
Demek ki biz seninle birbirimizi yaratıyoruz durmadan. Sen beni yarattıkça güzelsin işte ve ben seni yaratıkça, güçlüyüm, daha bir insanım.
--spoiler--
ümit yaşar oğuzcan
*
Dünyada sevmeyenlere, sevemeyenlere acımalı. O ot gelip, ot gidenlere acımalı. Sevebilen insan kendini keşfetmiş insandır. Talihli insandır. Çektiği bütün acılara rağmen; mutlu, kıvançlı insandır o. Aşktır yücelten bizi ve derinliğimiz aşktandır. Gerisi boş, yalan.
Aşksa; sevmektir. Durmadan nefes alırcasına sevmektir. Sevmekle sevilmek ayrı şeyler.. Sevilmeyi çoğaltmak, ona bir başka şekil vermek, daha da yoğunlaştırmak onu elimizde değil. Oysa ki sevgimizi dilediğimiz gibi yoğurabilir, dilediğimiz şekli verebiliriz ona.
Derinlikse derinlik, yükseklikse yükseklik, genişlikse genişlik...
Sevmekte gücümüz var, irademiz, aklımız var. Biz varız sevmekte. Sevmek yaratmaktır bir bakıma. Sevilmekse; yaratılmak.
Demek ki biz seninle birbirimizi yaratıyoruz durmadan. Sen beni yarattıkça güzelsin işte ve ben seni yaratıkça, güçlüyüm, daha bir insanım.
--spoiler--
ümit yaşar oğuzcan
*
içinin rahat olmasıdır.
hayatı, yaşamayı, gülmeyi, ağlamayı, alışmayı, beklemeyi, kabullenmeyi, onu, seni, beni, herkesi, herşeyi sevmek. *
zaman zaman insana ağır gelendir. tüm dünyanın yükünü üstünüzde hissetmeniz an meselesidir hatta. o derece yüklenir üzerinize. nefes aldırmaz insafsız. eliniz kalbinizde soluk almaya çalışırken buldurur bir anda. "sevmek; herkesin kaldıramayacağı iştir" diyenlerin ne kadar haklı olduğunun anlaşıldığında dank edendir. ama ne yazıktir ki iş işten geçtikten sonra belirginleşir insanın gözünde.
(bkz: işte öyle bir şey)
(bkz: işte öyle bir şey)
anne gibi sevmek
baba gibi sevmek
arkadas gibi sevmek
kardes gibi sevmek
sevgili gibi sevmek seklinde cesitleri olan,
tüm bunları bir kişide yaşarsanız da, dağı deldirecek, çöllere düşürecek eylem...
baba gibi sevmek
arkadas gibi sevmek
kardes gibi sevmek
sevgili gibi sevmek seklinde cesitleri olan,
tüm bunları bir kişide yaşarsanız da, dağı deldirecek, çöllere düşürecek eylem...
otu böceği cadıyı neyi sevesen sev unutmadığın hisdir.
bazen senin sevgin sadece yeter bazen yetmezdir. sevmek tarifi mümkün olmayan duyguların birleşmesidir. seversin sevilmek istersin yalan sözlerle dolmak istemezsin ama sen yinede seversin. benim sevgim yeter dersin. herşeye ama herşeye ben yeterim dersin sadece ikimiz olalım seveyim sende beni sev diye düşünürsün ama yanılırsın ne kadar değer verirsen o kadar itilirsin. hayatın itilmiş- kakışmış vaziyetine döner. sen sevdikçe itilirsin. köpek olursun. ama önemli olan köpek olmamak dersin. köpek olduktan sonra haa onun köpeği haa bunun köpeği olursun. ama sevmeye devam edersin değer vermeye devam edersin. ne kadar itilsende, ne kadar tek edilsende , ne kadar ayrılsan da , sevmeye devam edersin bir şeyelere bağlı kalmak istersin. doğaya, hayvanlara başka şeylere yöneltmeye çalışırsın sevgini. ama onu sevmeyede devam edersin. seni iten kişiyi bile sevmeye devam edersin humanist düşünce olarak değil. sadece seversin yalan sözlere kandırılmaya devam edersin içinde sevgi kelimesi geçen herşeye gözü kapalı inanmaya çalışırsın ama yanılırsın. ama sen sevmeye devam edersin börtü böcük diye avutursun kendini başka yerlere çekerek ama duyguların onu söylemiyordur. duyguların itildiğinin yanındadır. istediğini değiştiremezsin sevmek budur. benim sevgim yeter diye hala daha hayal dünyasında kendini tatmin etmeye devam ettirmeye çalışırsın. tatmin olursun sevgin büyüktür itilmeye devam edersin sahte sözlerle. tatminkar bakışlarla.
karşılıklı gerçekleştirildiği zaman tadına doyum olmayacak eylemdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar