bugün
- yogartiksen36
- sözlükteki yazar olabilme kriterleri ve süreci5
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler73
- içine cin giren insan nasıl kurtulur9
- iphone almak için neden5
- öbür sözlükte kızlar teklif ediyormuş2
- kolye24
- sözlüğün ölmek üzere olduğunu gösteren işaretler3
- ilkokul bebesine türbanı savunmak66
- aptalca başlık açan yazarlara prim vermek3
- cips cola5
- tutmayınca entry silmek6
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- malmö3
- queen ravenna büyücülük okulu20
- nervio adlı yazara uyarı8
- sözlüğün ölmüş olması3
- sözlüğün ölü haline bakmak2
- sözlüğün ölü vaziyeti2
- bileklik11
- kaplan11
- zürafa13
- dincilerin yaptığı katliamlar2
- eskorta para verecek kadar düşmek7
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek49
- kalp14
- kızlar evlenmeden sakın vermeyin3
- sözlükteki aptallar2
- verginin hırsızlık olup olmaması6
- karton toplayan cocuk vs yogartiksen13
- aslan9
- opera tarayıcı3
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı74
- ibrahim tatlıses vs müslüm gürses3
- kanal 12 on4 tv kudüs tv2
- 17 ekim 2026 istanbul yağmuru2
- türkiye15
- sözlüğün tat vermemesi12
- arap adam olsaydı7
- sinem dedetaş'ın ahında boğulacaksınız20
- kartal5
- yılmaz güney adamlığı12
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı84
- sözlükteki bölücüler16
- amin güzelmiş diyen tip9
- ağlıyorum sözlük20
- timsah5
- sözlüğün artık ciddiyetini yitirmesi9
- aşk9
- yazarların sahip olmak istedikleri süper güçler5
entry'ler (262)
Ne yapacağı belli olmayan kişilerdir. Uzak durmak gerekir.
Yüzsüzdür.
Terbiyesizliktir.
her satırının altı çizilmesi gereken bir kitapdır.
--spoiler--
örtünme tutkunluğumuzun telaşında kendimizi görmez, görmek istemez olduk. "biz" diye birbirinden farklı, birbirlerine zır görüntülerimizi benimsedik. görüntülerimizle çarpıştık, görüntülerimizi savaştırdık. soyunalım. soyunalım ki bizi giydirenlerle yüzleşelim, kendimizi görebilelim. tekrar giyineceksek, istediğimiz gibi giyinebilmemiz için soyunmamız lâzım.
--spoiler--
--spoiler--
örtünme tutkunluğumuzun telaşında kendimizi görmez, görmek istemez olduk. "biz" diye birbirinden farklı, birbirlerine zır görüntülerimizi benimsedik. görüntülerimizle çarpıştık, görüntülerimizi savaştırdık. soyunalım. soyunalım ki bizi giydirenlerle yüzleşelim, kendimizi görebilelim. tekrar giyineceksek, istediğimiz gibi giyinebilmemiz için soyunmamız lâzım.
--spoiler--
kırılmamak için bükül
düz olmak için eğril
dolmak için boşal
parçalan ki yenilen
az şeye sahip olanlar
çoğa kavuşabilirler
çok şeyi olanların zihni karışır.*
düz olmak için eğril
dolmak için boşal
parçalan ki yenilen
az şeye sahip olanlar
çoğa kavuşabilirler
çok şeyi olanların zihni karışır.*
tecrübe babalara kâr etse bile oğullara miras kalmaz.demiştir.
(bkz: Le Premier Homme)
yok düş kuracak vakit bile,her şeyi bir yana bırakıyoruz söylene söylene.sözünün sahibidir.
kağıt süsleme sanatlarının en önemlilerinden olan ebru sanatçısıdır. devlet güzel sanatlar akademisinde eski tarz silt ve ebru hocalığı yapmıştır.
roni margulies şiiridir.
bir çocuk bindi kadıköy vapuruna
kocaman, ölü bir deniz kuşu gibi
boynuna asılı bir akordeonla.
filikalardan birine yaslandı, yakınında
olmak istermiş gibi batarsa vapur.
ne kimse gördü çocuğu, ne duydu kimse
kendinden büyük akordeonunu, ağır,
çekingen bir tavırla çalmaya başladığında.
biliriz, beğeniriz umuduyla en sevilen
şarkılarını çaldı bilmem kaç ülkenin:
oçi Çorniya, oh suzannah, bir viyana
valsi, bir polonez, beatles. Çaldıkça
açıldı. elinin altındaydı tüm dünya.
işine giden, kendi derdine dalmış
insanlardan dilenen bir çocuk değil artık,
kanatlanmış uçan bir martıydı adeta.
kimbilir, diye düşündüm, ne zaman gelmiş
doğduğu yemyeşil dağ köyünden kosova`da.
ben yeni dönmüştüm doğduğum yere londra`dan.
indim vapurdan, dudaklarımda suzannah.
hem avucumuzun içi kadar küçük artık dünya,
hem de yabancıyız nereye gitsek aslında.
bir çocuk bindi kadıköy vapuruna
kocaman, ölü bir deniz kuşu gibi
boynuna asılı bir akordeonla.
filikalardan birine yaslandı, yakınında
olmak istermiş gibi batarsa vapur.
ne kimse gördü çocuğu, ne duydu kimse
kendinden büyük akordeonunu, ağır,
çekingen bir tavırla çalmaya başladığında.
biliriz, beğeniriz umuduyla en sevilen
şarkılarını çaldı bilmem kaç ülkenin:
oçi Çorniya, oh suzannah, bir viyana
valsi, bir polonez, beatles. Çaldıkça
açıldı. elinin altındaydı tüm dünya.
işine giden, kendi derdine dalmış
insanlardan dilenen bir çocuk değil artık,
kanatlanmış uçan bir martıydı adeta.
kimbilir, diye düşündüm, ne zaman gelmiş
doğduğu yemyeşil dağ köyünden kosova`da.
ben yeni dönmüştüm doğduğum yere londra`dan.
indim vapurdan, dudaklarımda suzannah.
hem avucumuzun içi kadar küçük artık dünya,
hem de yabancıyız nereye gitsek aslında.
pınar çekirge'nin kitabıdır.
--spoiler--
bir kadına ne verirseniz verin, onu daha da büyük hale getirir. ona sperm verirseniz, size bir çocuk verir. ona bir ev verirsiniz, size bir yuva verir.ona sebze verirsiniz, size yemek verir. ona bir gülücük verirsiniz, size kalbini verir. ona bir şarkı söyleyin, size konser verir, kendisine verileni, çarpıp çoğaltarak geri verir. bu yüzden ona çamur atarsanız ,karşılığında bir bataklıkta boğulmaya hazır olun.
--spoiler--
--spoiler--
bir kadına ne verirseniz verin, onu daha da büyük hale getirir. ona sperm verirseniz, size bir çocuk verir. ona bir ev verirsiniz, size bir yuva verir.ona sebze verirsiniz, size yemek verir. ona bir gülücük verirsiniz, size kalbini verir. ona bir şarkı söyleyin, size konser verir, kendisine verileni, çarpıp çoğaltarak geri verir. bu yüzden ona çamur atarsanız ,karşılığında bir bataklıkta boğulmaya hazır olun.
--spoiler--
acaba kaç kişinin aklından
arada bir de olsa geçiyorsun? diye
sormağa kalkışmıştım, kendi kendime;
biraz da alaylıca yanıt da hemen geldi,
senin aklından geçen kaç kişi varsa, o kadar.*
arada bir de olsa geçiyorsun? diye
sormağa kalkışmıştım, kendi kendime;
biraz da alaylıca yanıt da hemen geldi,
senin aklından geçen kaç kişi varsa, o kadar.*
tanışma imkanı bulduğum, candan samimi ve bir o kadarda alçak gönüllüdür.
hiçbir zaman. hiç bir hastalık bu kadar iç acıtıcı olmamıştır.
duymak, anlamak, sezmektir.