bugün
- ben geldim kerkenezler12
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak7
- insanın kendini çok değerli zannetmesi5
- velvet36
- özelde fingirdeşen yazarlar4
- aklın fikrin sekse çalışması3
- velvet geceleri napıyor sorunsalı9
- bilgi içerikli başlık açmamanın sebepleri9
- habire1233
- g'i l d'e d l'i l y10
- çekirgeleri kim gönderdi9
- insanların hakkında en çok yanıldığı 5 burç11
- muslettin amca5
- yazarların özledikleri şeyler7
- nasreddinhoca4
- çok yakışıklı bir erkek olmak2
- insan sevmeyen insan5
- bilgi içerikli başlığa gerek yok4
- yeni parti10
- ülkücü müsünüz türkçü müsünüz ulusalcı mısınız8
- ben geldim karılarım3
- dalida2
- bir insanı tanımadan hakkında konuşmak2
- aylık 474 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- kürdüm5
- dem parti'nin ana muhalefet partisi olması7
- anneni mi babanı mı seviyorsun diyen akrabalar2
- ölmek için yaratılmış2
- kemalistlerle solcuların ayrılması gerekliliği13
- fatma soydaş4
- kadınla erkek arkadaş olabilir mi2
- hoşlanılan kızla karşılıklı santranç oynamak2
- sevgiliyle karşılıklı osurarak sevişmek3
- kabataş olayı görüntüleri27
- rtx 50702
- şu aiye konumu versem tezimi yazar mı lan2
- istanbul un çok pahalı olması27
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj8
- bütün kutsal kitapları okudum yalanı3
- istanbul4
- özgür özel'in chp de veda konuşması10
- sözlükte kavga olmayacak mı sorusu2
- ne kadar salak olduğunuzu biliyor musunuz7
- basit bir hayat istemek4
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması2
- sözlük yazarlarının benzetildikleri ünlüler7
- dem parti5
- radar vuruldu diye türkiye'ye yağmur yağması2
- uludağ sözlüğe sürekli kondom reklamı verilmesi7
- olm niye böyle olduk lan herkes yarrak gibi3
ama öyle şeyler yapıyoruz ki, her şey ayan beyan... ne mi yapıyoruz mesela... biz üçümüz, mülkiyeliyiz. "aramızda bir şeyler olan" orta doğulu... bir gün öğleye doğru, üç mülkiyeli, kızılay'da rastlaştık... sinemaya gitmek üzere sözleşiyoruz. uzaktan bizim orta doğulu çıktı meydana. hayrola" dedi. öğleden sonra sinemaya gidiyoruz, haydi sen de gel" dedim. "çok mu istiyorsun" dedi. "evet" dedim. "biletleri alın beni bekleyin. senin için gelirim" dedi, koştu gitti. sinema ikide... ikiye çeyrek kala buluştuk. üç mülkiyeli. orta doğulu görünürde yok... bizim kız "hadi girelim" dedi. "o laf olsun diye 'gelirim' dedi. gelemez. öğleden sonra final sınavı var. nasıl gelir ki!" biletlerin ikisini onlara uzattım... "gelecek" dedim. "siz girin, ben beklerim". saat iki buçuğu geçiyordu, sinemanın önünde bir taksi durdu. içinden nefes nefese orta doğulu indi... "kusura bakma geç kaldım" dedi... "öğleden sonra final sınavım vardı. bu sınava raporsuz girmezsek dönem hakkım yanar. bu yüzden girdim. kâğıdın altını hemen bomboş imzalayıp verdim. fırladım, taksiye koşarken ayağım burkuldu, topuğum kırıldı. yurda gidip ayakkabımı değiştirmek zorunda kaldım. bu yüzden geciktim." sonra kulağıma eğildi. "ama ne kadar geç kalırsam kalayım, kapıda beni bekleyeceğini biliyordum" dedi. "ben de geleceğini biliyordum" dedim, elini elimin içinde sıkarken...
sevginin en yüce yanıdır, inanmak... ama ben başka şey anlatmak istiyorum, bugün... insanları ne kadar seviyoruz. onlara ne kadar değer veriyoruz. bunun bir tek şaşmaz ölçeği var. günlük hayatımızdaki önceliklerdeki yeri? "hadi sende gel" dediğimde "sınavım var, gelemem" diyebilirdi orta doğulu... kimse de bir şey diyemezdi. öyle demedi... senin için her şeyi yaparım" dedi... benimle herhangi bir gün, herhangi bir saatte gidebileceği o sinemaya, sırf ben o gün istiyorum diye, o gün gidebilmek için, sınavdan "sıfır" almaya razı oldu. şimdi bir de herkesin günlük yaşantısında her zaman rastlanan örneklere bakın...
-"sevgilim, sana tapıyorum. bugün buluşmayı çok isterdim ama randevu almıştım."
-"alo, darling. bu gece seninle buluşacaktık ya. bir kız arkadaşım boyfrendi ile bozuşmuş. onu teselli etmem gerek. beni affet!"
-"hayatım sen bir tanesin. ama yarın buluşamayız. galatasaray'ın maçı var."
listeyi sabaha kadar uzatabilirsiniz. şimdi bir düşünün. hem size ileri sürülen özürlere... hem sizin ileri sürdüklerinize... kimi, neleri tercih ediyorsunuz, kimlere... ve siz nelere tercih ediliyorsunuz? eğer, sizin için arkadaşından, maçtan, sizi davet eden ya da size gelen herhangi bir arkadaştan sonra geliyorsa, sakın ola, onu sevdiğinizi falan düşünmeye kalkmayın. insanlar bazen kendilerini de kandırır, sevdiklerini de. ya da şüpheye düşerler, -"ona karşı duygularım, çok karışık... seviyor muyum acaba" diye... sevginin ve değerin en yanılmaz ölçeği, tercihtir, önceliktir. -"hadi sinemaya gidelim" dediğinizde, arkadaşınız -"tabii, harika" demeden önce "ne film oynuyor" diyorsa, hele hele ardından "ben o filmi sevmem" deyip, buluşma teklifinizi reddediyorsa mesela, bilin ki asıl sevdiği sinemadır. siz değilsiniz. siz ancak onun ilgisini çekecek bir film ve boş bir zamanını bulabilirseniz, onunla buluşabilirsiniz. bunun da adı sevgi olamaz tabii... sevgide önemli olan bir arada olmaktır. sinema bahanedir sadece. düşünün bakalım, sevdiğinizi sandığınız insanın, hayatınızdaki öncelik sırası neydi? en tepede mi? o zaman gerçekten seviyorsunuz demektir.
ya da şöyle... hayatındaki en büyük önceliği daima size veriyorsa, hiç şüpheniz olmasın, en çok sizi seviyor. onun için en değerli varlık sizsiniz. hem kendi karmaşık duygularınızı çözmenin, hem de onun duygularını kesinlikle belirlemenin en şaşmaz yoludur, öncelik testi... çünkü en çok sevilen, en önce gelir.
"benim her şeyimsin" kolay laftır, herkes söyleyebilir. eğer sizi bir şeye tercih ediyorsa ancak o zaman her şeyiniz demektir gerçekten. birisiyle ilgili duygularınızdan ya da onun duygularından şüpheniz varsa, derhal bu "öncelik" testini yapın, her günkü yaşantınızdan örnekleri hatırlayarak. şaşmaz gerçek hemen ortaya çıkacaktır.
sevgi bir bakıma önceliktir çünkü...
can dündar
sevginin en yüce yanıdır, inanmak... ama ben başka şey anlatmak istiyorum, bugün... insanları ne kadar seviyoruz. onlara ne kadar değer veriyoruz. bunun bir tek şaşmaz ölçeği var. günlük hayatımızdaki önceliklerdeki yeri? "hadi sende gel" dediğimde "sınavım var, gelemem" diyebilirdi orta doğulu... kimse de bir şey diyemezdi. öyle demedi... senin için her şeyi yaparım" dedi... benimle herhangi bir gün, herhangi bir saatte gidebileceği o sinemaya, sırf ben o gün istiyorum diye, o gün gidebilmek için, sınavdan "sıfır" almaya razı oldu. şimdi bir de herkesin günlük yaşantısında her zaman rastlanan örneklere bakın...
-"sevgilim, sana tapıyorum. bugün buluşmayı çok isterdim ama randevu almıştım."
-"alo, darling. bu gece seninle buluşacaktık ya. bir kız arkadaşım boyfrendi ile bozuşmuş. onu teselli etmem gerek. beni affet!"
-"hayatım sen bir tanesin. ama yarın buluşamayız. galatasaray'ın maçı var."
listeyi sabaha kadar uzatabilirsiniz. şimdi bir düşünün. hem size ileri sürülen özürlere... hem sizin ileri sürdüklerinize... kimi, neleri tercih ediyorsunuz, kimlere... ve siz nelere tercih ediliyorsunuz? eğer, sizin için arkadaşından, maçtan, sizi davet eden ya da size gelen herhangi bir arkadaştan sonra geliyorsa, sakın ola, onu sevdiğinizi falan düşünmeye kalkmayın. insanlar bazen kendilerini de kandırır, sevdiklerini de. ya da şüpheye düşerler, -"ona karşı duygularım, çok karışık... seviyor muyum acaba" diye... sevginin ve değerin en yanılmaz ölçeği, tercihtir, önceliktir. -"hadi sinemaya gidelim" dediğinizde, arkadaşınız -"tabii, harika" demeden önce "ne film oynuyor" diyorsa, hele hele ardından "ben o filmi sevmem" deyip, buluşma teklifinizi reddediyorsa mesela, bilin ki asıl sevdiği sinemadır. siz değilsiniz. siz ancak onun ilgisini çekecek bir film ve boş bir zamanını bulabilirseniz, onunla buluşabilirsiniz. bunun da adı sevgi olamaz tabii... sevgide önemli olan bir arada olmaktır. sinema bahanedir sadece. düşünün bakalım, sevdiğinizi sandığınız insanın, hayatınızdaki öncelik sırası neydi? en tepede mi? o zaman gerçekten seviyorsunuz demektir.
ya da şöyle... hayatındaki en büyük önceliği daima size veriyorsa, hiç şüpheniz olmasın, en çok sizi seviyor. onun için en değerli varlık sizsiniz. hem kendi karmaşık duygularınızı çözmenin, hem de onun duygularını kesinlikle belirlemenin en şaşmaz yoludur, öncelik testi... çünkü en çok sevilen, en önce gelir.
"benim her şeyimsin" kolay laftır, herkes söyleyebilir. eğer sizi bir şeye tercih ediyorsa ancak o zaman her şeyiniz demektir gerçekten. birisiyle ilgili duygularınızdan ya da onun duygularından şüpheniz varsa, derhal bu "öncelik" testini yapın, her günkü yaşantınızdan örnekleri hatırlayarak. şaşmaz gerçek hemen ortaya çıkacaktır.
sevgi bir bakıma önceliktir çünkü...
can dündar
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar