/73
pazar sabahı gözlerini açarsın, sessizce uzanmış, yanıbaşında kitabını okuyordur. uyandırmamak için sayfaları bile sessizce çeviriyordur. "ne zaman uyandın sen?" dersin, bikaç sayfa önce der gibi bakar elideki kitaba, usulca koyar başını omzuna, saçları değer yüzüne, küçücük elleri, sıcacık nefesi, anlarsınki, hep yanında olandır, hep yanında olacaktır, hep yanında olmasını istediğindir.
yalandır. hiç olmayandır. olmuş gibi olup ama aslında var olmadığını hissettirdiğinde acıtandır.
sevmek demek aşk demek onsuz olamamak demek.
eksisi artısı kadar fazla olan kadın. birbirini götürür başladığın yere dönersin.
bahtsız bedevi.
Zevkle katedilen bir yolun son noktasıdır. Keyifli olan "sevgili" değil, "sevgiliye giden yol"dur. dokunduğunda bozulur bütün büyüler, yükseldiğin o yüce tepeden başlar hızla aşağı düşüş. tutmaya çalıştığın her dal parçası yaralar.
evet sevgili kapına geldim ve ben'den vazgeçtim. sen 'kim o' de yeter ki: kim olmamı istiyorsan o olmaya geldim...
olsada yesek.
sevginin insanlaşma hali.
sevişmeye yarayandır.
...sevgili arkadaşım benim
sana 'sevgili arkadaşım' diyorum
budur, bizim anladığımız sevdanın tanımı
işte sana bir aşk şiiri
içinde 'sevgilim' sözcüğü geçmiyorsa
suçun yarısı senin
çünkü, ben de bize yaraşanların sözcüğünü değil
kendisini seviyorum senin gibi. *
yanıldığındır.
(bkz: varlığı dert yokluğu yara olan şeyler)
gülüşü yeter..
(bkz: istenileni veremeyen sevgiliyi paf takıma gönderme)
sevgili ile sahiplenmenin arasındaki farkı anlayaman biriyse, zordur yürütmek..
kimi zaman baş belası, kimi zaman kafanı yaslayacağın sıcacık bir omuz.
an itibari ile özlenilendir.
(bkz: tülaaaayy aşkımm noluurr dööö ööö ööö öön)
[https://www.youtube.com/watch?v=7p2vq64C_eA ]
kendinden çok onu düşündüğün kişidir.
sevilen ve nedense son tahlilde hem acı veren!
"gerçekten" saf, katışıksız bir bağlılık ve tutkuyla seviliyorsa, resmen diğer yarınız, resmen yaşamınızın anlamını oluşturan varlık, resmen yanıyorsunuz uğruna. yanmaktan bir insan bu kadar keyif alabilir mi? alıyor... hayır, hiçbir zaman söyleyemedim de, ne zaman gözlerine baksam ağaçlardan kuşlar havalanıyor...
kola takıp gezmekten ilişkisiz olarak insana kendine ''evine gitmiş midir, uyanmış mıdır, üşümüş müdür, karnı acıkmış mıdır, iyileşmiş midir?'' sorularını sorduran yegane kimse. belki masum masum gözün içine bakmasından belki de bu soruları sormayı hatırlatan tek kişi olduğundan bu kadar değerlidir, belki kaderimiz olduğunu kabul ettiğimizden; kim bilir?
saatlerce sarıldıktan sonra teninin kokusu üstüne sinen yanından ayrıldıktan sonra bile kokusuyla kendisini hissettiren kişidir sevgili.
boş şeydir.
ömürdür.
(öff müslüm gürses koktu bu entry)
© copyright 2005 - 2026