bugün

/74
Tanımadığınız birine söylemeyin kelimesi. Tanışın kaynaşın öyle söyleyin.
Ve elimde bir cinayet
Kalbimde kan lekesi
izleri sildim evet
Üstünde cesetleri
Seni seviyorum
Seni özlüyorum..
Basitsiniz arkadaslar. Net.
yunanlı, mitolojik güzellik taşıyan bir kadına sagapo, fransız, zerafet timsali bir kadına je t"aime, italyan, bronz tenli bir kadına te amo ile yöneltilebilecek türkçemizin sevgi ifadesi.
duymak istediğiniz kişiden ne sıklıkla söylerse söylesin duyduğunuzda, sizi mest eden, bulutlardan indirmeyecek söz öbeğidir.
Bir Duygu ifade biçimi.
Yalan içeren duygu içerikli sözcük çoğu zaman içten gelerek söylenir ama doğruluğundan şüphe etmek gerekir.
Aynaya bakıp söylediğim söz.
Güzel sözcükleri çirkin insanlara heba etmeyelim arkadaşlar, sonra götlerini zor indiriyoruz.
'Gözünü seviyim beni o işlere karıştırma' kalkanını oluşturduğum söz öbeği.
" Bunda o kadar haklisin ki " ehe.
Karşıdaki kişiye iyi duygular beslediğimizi anlattığımız cümledir.
diyemedim ya la...

kimi zaman insanın içinde ukte kalan sözdür. baloncuk halinde öyle gezinir içerilerde.
Yalanin başı.
Kargo dan dinlenesi şarkı;

Bırak mucizeler
Yaratayım sana
Hergün arayayım seni
Etrafında dolanayım

Çünkü
Seni seviyorum
Çünkü
Seni seviyorum

Uzak durma
Sarılayım sana
Herkes görsün
Çiçek yollayayım
Şaşırtayım seni

Çünkü
Seni seviyorum
Çünkü
Seni seviyorum

Kimseyi sevme
Sadece benim ol lütfen.

http://m.youtube.com/?#/watch?v=F0WXJ1bandU
Kısmet olursa bir gün tekrardan diyebileceğim iki kelime.
Tabi ki ağızda sakız gibi olanından değil.
iki kez dedik olmadı.
Allah hakkı üçtür.*
Bende seni.
bu dünyada emin olduğum tek şey.
çok üzülürse çok sevinirse duracak bir kalbe sahipti. gözleri zayıflamış, sanki ışığını kaybetmişti. onu koruyacak kimsesi yoktu, arkası papatya denizine bakan bir evi vardı sadece.
gözleri iyi görmediği için, kulakları çok hassastı. rüzgarın tenine değil, damarlarına işlediğini duyabiliyordu.

tek isteği sevdiği adama kavuşmaktı, hayatının en önemli yolculuğuna çıkıyordu. otobüste geçirdiği zamanda hiç uyumadı, gördüğü her şeyi aklında tutmaya çalışıyordu. yıllar önce sevdiği adam ona "eğer unutmak istemiyorsan, dikkatlice bak ve gözlerini kapat" demişti. böylece asla unutmayacaktı ..

nihayet sevdiğine kavuşmuştu, hiç gitmeyecekmiş hiç bitmeyecekmiş gibi mutlulardı. ta ki kızın kalbi durana kadar, gözlerini hastane odasında sevdiğinin kucağında açmıştı. adam gözlerini kaçırıp ağladığını belli etmemek için dışarı çıktı, kız durumun iyi olmadını gitme vaktinin geldiğini biliyordu. eğer o dünyada adalet varsa, tanrıdan cenneti değil sadece sevdiğinin yüzünü unutmamayı istemişti.

doktorla konuşup eve doğru yola çıktılar. sonbaharın son ayıydı, etraf sonbaharın kurutup soldurduğu yapraklarla çevrilmişti. kızın teni o yapraklar gibi solmuştu, ama kokusu ilk bahar çiçeği gibiydi.
adam kızı sırtına alıp hızlı adımlarla devam etti. eve gitmeleri gerekiyordu, ilaçlarını içirip uyutacaktı daha. çünkü onu bu kadar erken kaybedemezdi, bir gün olsa bile yaşatmaya çalışmalıydı. yol boyu içinden dua ediyor, sırtındaki ağırlık hiç kalkmasın diye yalvarıyordu.
kız adamdan durmasını istedi, sonbaharın kurutamadığı yeşil kalmayı başarmış küçük bir kütüğün üzerine oturdular. adam başını kızın kalbine koydu, hızını kaybetmiş kalbin ritmini duyabilmek için göz yaşlarını bastırmaya çalışıyordu ..

kız yaprakların üzerine yatıp sevdiğini çağırdı, adam göz yaşları içinde yerde yatan sevgilisine sarıldı. kız güçten düşmüş parmakları ile, onun göz yaşlarını silip saçlarını okşadı
- ben seni unutmamanın yolunu buldum, aslında bunu yıllar önce sen söylemiştin bana. her gün yatağının kenarında oturup sana dikkatlice bakıyordum, sonra gözlerimi kapatıp seni zihnime kazıyordum. sen de böyle yaparsan beni unutmazsın
- benim seni unutmamam için buna gerek yok, sadece aklıma değil, her zerreme işledin. gözlerimi kapattığımda seni özlerim diye korkuyorum
- gözlerini açınca özlemini giderebilmeyi çok isterdim, ama bütünleştiğim sonbahar yapraklarından bir farkım yok. yeniden yeşeremem ..

ilk karın yağmasına daha günler vardı ama kurumuş yaprakların üzerine yavaş yavaş inen beyaz kar taneleriydi. kızın kurumuş dudakları kapanan gözleri bu mutlulukla güç bulmuştu
- ne zaman ilk kar yağsa bize bir dilek tut, içinde yeniden yeşermem için yap bunu.
adam yanaklarından süzülen yaşları iki eli ile silmeye çalışıp kızın yanına yattı, soğuk onu üşütmüyor, ayrılık içini cayır cayır yakıyordu. kız yüzünü sevdiği adama dönüp gözlerinin içine baktı, "seni seviyorum" deyip sustu. adam defalarca seni seviyorum diye haykırdı kızın gülümseyen suratına, hareketsiz durmasından anladı çoktan gittiğini ..
Ben de biri birine ilanı aşk ediyor sandım da heyecanla geldim lan.

Güzel sözdür. Bana da deyin eheh.
Hadi canım. Neden?
Kendinden sogutan hatunlarin tipik cumlesi.
duyuldukça insanı mutlu eden kelime.
yalnız öyle whatsapp'ta yazışarak falan değil böyle direk yüzüne karşı söylenmeli.
hatta en iyisi kulağa "seni çok seviyorum" diye fısıldamak.
ortalık orospusu olmuş laftır. artık ehemmiyetini yitirmiş gibidir. 'seni seviyorum' dersin altını, arkasını doldurman beklenir. ' seni seviyorum ama ne ? ' derler.
Sevme...
© copyright 2005 - 2026