bugün
- imamların maaşı çok diyen öğretmen9
- yeni parti30
- true'yi eskorta emanet etmek5
- sarhoş olunan gecenin sabahında hissedilenler5
- kasiyer kıza nasıl açılırım20
- benzetildiğiniz ünlü10
- chp nin camileri ahır yapması4
- insan olmaya ceyrek kala18
- bik bik sözlüğün kraliçesidir4
- pompacı kıza nasıl açılınır7
- ideal erkek boyunun 1 84 olması14
- enayimiknatisii4
- cimer şikayetine sayın cbaşkanım diye başlamak3
- güne bir soru bırak5
- rakı tokuşturan tipler4
- nasıl gidiyor hayat5
- ben ahbap derneğine güveniyorum16
- hırt9
- true ahlaksızlığı6
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz4
- cumhuriyet halk partisi15
- irmik helvası5
- yeni parti'nin logosu2
- barış yarkadaş7
- çok seviyorum sözlük anlıyor musun4
- kabak yemeği vs hamburger14
- nervio28
- ben burada ne yapıyorum hissi6
- adnan oktar7
- büyük sözü dinlememek4
- butlan chp sinde kalan 44 milletvekili4
- yazarların lahmacun yeme rekorları8
- film önerisi2
- dem parti'nin chp den daha büyük olması2
- tai lung2
- put7
- doktor bey vizitte7
- seri gizli artı oy veren melek13
- anne hathaway3
- özgür özel chp den istifa etti4
- aile hekimini överek istediğini yazdırmak4
- en büyük korkunuz8
- 186 boyundaki erkek19
- gece sevişilen erkeği sabah kafası kesilmiş görmek2
- dünya kuzenler günü5
- sözlükte salça olunabilecek altenatif yazarlar9
- yeni parti sosyal demokrat mı olacak kemalist mi3
- erdoğan ın dünya lideri olması8
- çocukların şımarık olması6
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak21
çok ağır iz bırakan isim.
Şiddet yanlisi sisman kizdir. Iz birakiyo dediler.
methetmek osmanlı türkçesi'nde
en yakın arkadaşımın adı ilkokuldayken adeta nefret ettiğim bir kızın adıydı. duyunca bu ismi cinlerim tepeme çıkardı fakat lisede tanıdığım ve 8 senedir arkadaşım olan ne arkadaşı kız kardeşim dediğim kişinin adıdır. senalar iyi ki varlar.
tipik bir sagopa kajmer - mustafa ceceli dinleyicisi, çakma converse piyasasının yakından takipçisi, favori giysisi krem rengi pardesü, favori aksesuarı ay çok tatlı bir şey bu tarzı bir ya da birkaç yüzük olan imam hatip öğrencisi kız ismi.
öte yandan, hanım kızımız bu tanımlara uymuyorsa er kişilerin hayatlarında kötü birer iz bırakabiliyormuş, sözlük yazarlarının beyanları bu yönde. evlenen yazar da boşanmış diye duydum.
öte yandan, hanım kızımız bu tanımlara uymuyorsa er kişilerin hayatlarında kötü birer iz bırakabiliyormuş, sözlük yazarlarının beyanları bu yönde. evlenen yazar da boşanmış diye duydum.
Çogu sözlük erkeginde bende dahil agır yaralar bırakan isimdir.
başına bir A koymak çok mu zor geldi diye aileme yakınırdım ben olsam.
ben b
güzel espri çıkar bu isimden swh.
güzel espri çıkar bu isimden swh.
Muhtemelen babasının kimlik çıkartma esnasında sema yerine söylediği isimdir. Daha iyi bir isim olması da sonradan babanın gurur kaynağı olabilir.
Edit: ve de ayr8ca sevdiğim kızın ismidir. Yoksa amele miyim de gidip rasgele bi ismin altına entry gireyim.
Edit: ve de ayr8ca sevdiğim kızın ismidir. Yoksa amele miyim de gidip rasgele bi ismin altına entry gireyim.
sınavlardan çok ama çok yüksek not alan kız ismi. curve'ü allahuekber dağlarına çıkarırlar.
bir seyyidhan kömürcü şiiri.
elim ayağım
epeydir kimin kime ne anlattığını bilmiyorum
adında hem ekmek hem gül geçen kimseyi görmedim
tanımıyorum
ben biraz yavaş
günde beş defa hiçbir şey yapmayan biri
ben biraz en üzgün baharatlara fena meyilli
mümkünse haşhaş
yoksa benzeri sözcüklerle de kırabilirim kalbimi
diyelim zencefil
diyelim hatmi
elim ayağım
başımdan geçenle aklımdan geçenin karıştığı bu masal
aşk her şeyi daha yavaş yapmaktır diye diye yürüdüğüm bir sokak
kalbinde tef ve delik
kalbinde dünya lekesi taşıyan bir çocuk resmi demişti
madem günde beş vakit kalkıp sana baktım
madem dünyanın bu kadar sabahını ben uyandım
ben uyudum bu kadar uykusunu
diledim dünyaya fena inanmış bir yüzüm olsun
kendimi seninle öldüreceğim dediğim feci bir kalbim
bir elim
bir ayağım
ağzıma doldurduğum rüzgarla üfleyeceğim sözlerim
diyelim fena
diyelim feci
elim ayağım
artık nereye ne götürdüğümü bilmediğim bu sapakta
sesini burada bırakıp giden şeylere baharat diyen o aktar dedi
tamam olmak küfür
tamam etmek hâşâ
bir ömür ağrıma gitse de dünyadan oluşmuş harfler
yarım dalgın ve kusurlu geldim ben buraya
günde beş defa hiçbir şey yapmamaktansa
kalıp sana baktım
kalıp sana bakmak oldu dünya
baharatları tek tek
zamanın bizi nasıl terlettiğini tane tane
dünyaya inanmış bir yüzü üzgün üzgün anlattım sana
dedim belki de bir yere üzgün üzgün bakmaktır dünya
dağlarına yedi
çarşılarına bir kez kar yağan doğu
durup beklemenin durup beklemekle devam ettiği günler
uyanınca da süren rüyalardan geldim ben buraya
diyelim fesleğen vardı
durup fesleğen çalıştım buralarda
diyelim fesleğen çalışmış kadar yoruldum ben dünyada
bil dedim
ilk kez ekmek ve gül geçecek yanımızdan
ilk kez ekmek ve gül geçecek adımızda
yalvarırım beni dünyaya bulaştırma
elim ayağım
ilkin ruhunu ve duvarını duayla koruyan bir evde karıştı aklım
karıştı kalbim
doğu dağlarını yedi diyen ninem
her baktığını görmesin diye su içirdi kız kardeşlerime
rüzgar yedirdi her bildiğini demesin diye
işte ona hep bir çukurdan baktım
hep yutkundum ninem ve dünya demeden önce
dağlarını yiyen doğunun adıyla bakışsız bu yüzü seçtim kendime
dedim belki de bir yutkunma yeriydi hayat
o avlu
o dam
o çocukluk
dedim belki de bir yutkunma yeriydi dünya
elim ayağım
yani kalbi yutkunmakla dolu kız kardeşlerim
bu nasıl mümkün
saçlarından başladılar konuşmaya
dedim değil mi ki simsiyah yaşımdayım
değil mi ki ekmeğimi yüzümün teri içinde yedim
ben de gitmeliyim artık o en fena bitkilere
çağırdığım haşhaş
gittiğim hatmi
olduğum zencefil
aslında hep bir odun sarsınlar onu içeyim dedim kendi kendime
duvarımızda dua
dualarda büyülü o nine
elim ayağım
taşıma düşman beğendirmekle geçirdiğim o günlerde
ben iyiyim de kalbim delik
ben iyiyim de burası doğu
ben iyiyim de çevrem kötü diye tarif edildiğim her yerde
bu farz dedim
bu farz
bu kesmediğim şeyleri uzatıyorum sanmanızdaki uzun kusur
bu kalbinizin kenarındaki yavaşlık
cümlelerimi yarım
beni duman eden her neyse onun adına
bu nasıl mümkün ki
önce gözlerimden başladım ben konuşmaya
akşamını gördüm dünyanın
merak kuşku ve bekleme yerlerini
hayatın beni tahtaya çıkardığı bir sabah
kırıldı dünya soğuktur diye yazdığım o kalem
o ayna
gördüm
nereye gitsem ben dik gölgem kamburdu bu dünyada
elim ayağım
sen gittin yağmurun sürdü sonra
denediğim taş çarşıları oldu dünyanın
sabır bitkileri
kırk uykusunu uyuduğum doğu
kırk yolunu yürüdüğüm sokak
hayat hep tuhaf bir yapışkanlıkla kaldı boynumda
dedim kırk sesle yıkansam da gitmez kalbimden sesin
ben dik gölgem kambur
bu leke başka
elim ayağım
epeydir kimin kime ne anlattığını bilmiyorum
adında hem ekmek hem gül geçen kimseyi görmedim
tanımıyorum
ben biraz yavaş
günde beş defa hiçbir şey yapmayan biri
ben biraz en üzgün baharatlara fena meyilli
mümkünse haşhaş
yoksa benzeri sözcüklerle de kırabilirim kalbimi
diyelim zencefil
diyelim hatmi
elim ayağım
başımdan geçenle aklımdan geçenin karıştığı bu masal
aşk her şeyi daha yavaş yapmaktır diye diye yürüdüğüm bir sokak
kalbinde tef ve delik
kalbinde dünya lekesi taşıyan bir çocuk resmi demişti
madem günde beş vakit kalkıp sana baktım
madem dünyanın bu kadar sabahını ben uyandım
ben uyudum bu kadar uykusunu
diledim dünyaya fena inanmış bir yüzüm olsun
kendimi seninle öldüreceğim dediğim feci bir kalbim
bir elim
bir ayağım
ağzıma doldurduğum rüzgarla üfleyeceğim sözlerim
diyelim fena
diyelim feci
elim ayağım
artık nereye ne götürdüğümü bilmediğim bu sapakta
sesini burada bırakıp giden şeylere baharat diyen o aktar dedi
tamam olmak küfür
tamam etmek hâşâ
bir ömür ağrıma gitse de dünyadan oluşmuş harfler
yarım dalgın ve kusurlu geldim ben buraya
günde beş defa hiçbir şey yapmamaktansa
kalıp sana baktım
kalıp sana bakmak oldu dünya
baharatları tek tek
zamanın bizi nasıl terlettiğini tane tane
dünyaya inanmış bir yüzü üzgün üzgün anlattım sana
dedim belki de bir yere üzgün üzgün bakmaktır dünya
dağlarına yedi
çarşılarına bir kez kar yağan doğu
durup beklemenin durup beklemekle devam ettiği günler
uyanınca da süren rüyalardan geldim ben buraya
diyelim fesleğen vardı
durup fesleğen çalıştım buralarda
diyelim fesleğen çalışmış kadar yoruldum ben dünyada
bil dedim
ilk kez ekmek ve gül geçecek yanımızdan
ilk kez ekmek ve gül geçecek adımızda
yalvarırım beni dünyaya bulaştırma
elim ayağım
ilkin ruhunu ve duvarını duayla koruyan bir evde karıştı aklım
karıştı kalbim
doğu dağlarını yedi diyen ninem
her baktığını görmesin diye su içirdi kız kardeşlerime
rüzgar yedirdi her bildiğini demesin diye
işte ona hep bir çukurdan baktım
hep yutkundum ninem ve dünya demeden önce
dağlarını yiyen doğunun adıyla bakışsız bu yüzü seçtim kendime
dedim belki de bir yutkunma yeriydi hayat
o avlu
o dam
o çocukluk
dedim belki de bir yutkunma yeriydi dünya
elim ayağım
yani kalbi yutkunmakla dolu kız kardeşlerim
bu nasıl mümkün
saçlarından başladılar konuşmaya
dedim değil mi ki simsiyah yaşımdayım
değil mi ki ekmeğimi yüzümün teri içinde yedim
ben de gitmeliyim artık o en fena bitkilere
çağırdığım haşhaş
gittiğim hatmi
olduğum zencefil
aslında hep bir odun sarsınlar onu içeyim dedim kendi kendime
duvarımızda dua
dualarda büyülü o nine
elim ayağım
taşıma düşman beğendirmekle geçirdiğim o günlerde
ben iyiyim de kalbim delik
ben iyiyim de burası doğu
ben iyiyim de çevrem kötü diye tarif edildiğim her yerde
bu farz dedim
bu farz
bu kesmediğim şeyleri uzatıyorum sanmanızdaki uzun kusur
bu kalbinizin kenarındaki yavaşlık
cümlelerimi yarım
beni duman eden her neyse onun adına
bu nasıl mümkün ki
önce gözlerimden başladım ben konuşmaya
akşamını gördüm dünyanın
merak kuşku ve bekleme yerlerini
hayatın beni tahtaya çıkardığı bir sabah
kırıldı dünya soğuktur diye yazdığım o kalem
o ayna
gördüm
nereye gitsem ben dik gölgem kamburdu bu dünyada
elim ayağım
sen gittin yağmurun sürdü sonra
denediğim taş çarşıları oldu dünyanın
sabır bitkileri
kırk uykusunu uyuduğum doğu
kırk yolunu yürüdüğüm sokak
hayat hep tuhaf bir yapışkanlıkla kaldı boynumda
dedim kırk sesle yıkansam da gitmez kalbimden sesin
ben dik gölgem kambur
bu leke başka
yıldız anlamına gelen sözcük.
var bir tane tanıdık bir ara bir yakın münasebetimiz olmuştu, kız güzel sarı saç mavi göz ama bu kadar saf salak bu kadar kendini beğenmiş bir kız görmemiştim dayanamadım yapamadım sözlük güzel olması kurtarmadı bir kez daha. hala karşılaşmak zorundayız çevremdeki kızlar bile muhabbeti kesti, ne dedi arkamdan nasıl kötüledi beni kim bilir...
(bkz: senalar kötüdür tukaka sena)
(bkz: senalar kötüdür tukaka sena)
yıldız ve övgü anlamları olan kız ismi.
Güzel isim, seda dan sonra bunu da düşünebilirim.
uzak durulması gereken dişi isimlerindendir.
bir meryem değildir.
Bir isim.(kadın)
Anlamını bilenler yeşillendirsin.
Anlamını bilenler yeşillendirsin.
sema gökyüzü, sena övgü demektir.
övgü anlamına gelen, genellikle tutucu ailelerin tercih ettiği kız ismi.
sema'ya benzeyen fakat alakası olmayan kız ismi.
ısınamadım buna.
BENDE ısınamadım ne yalan söylim .
pek sempati duymadığım birinin ismi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar