bugün
- akp seçmeni12
- ahmet san4
- instagram kızlar içindir3
- sabahları nefret edilen şeyler8
- sözlük yazarlarının saatleri3
- telefonların kullanıcıları dinlediği iddiası4
- e ticaretin serbest piyasaya göre pahalı olması3
- fatma betül sayan kaya40
- kendine yalan söylemenin felsefesi2
- erkekler 4 bin yıldır aynı şeyi istiyor cinsellik2
- melih gökçek muhalif olsaydı2
- göz teması kuramama5
- kız troller12
- mustafa sandal'ın gündemde olması5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- kalabalığı seviyor musunuz13
- tevratta anlatılan ensest ilişki2
- true'ya özgürlük5
- internet3
- günün sözü2
- yalnızlık2
- azerbaycan4
- gece 1 de 10 birayla gelen kız kanka9
- kedilerin yedigi ilginc seyler17
- maaş için birbirine katlanan insanlar4
- kadın ile erkek arasında yaşanacak en güzel şey12
- tekerlek toplayan cocuk14
- adını bile bilmediğin bir sözlük kızına aşık olmak13
- ilham aliyevin türkiyeye nankörlük yapması8
- aliyev'in türkiye'ye gönderme yapan sözleri4
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- birini unutmak için başkasıyla birliktelik yaşamak11
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- arkadaşlar ben birinden fena halde hoslanıyorum14
- sözlükte devamlı eksileyeceğiniz yazar17
- evli bir adama aşık oldum sözlük25
- almanya da yaşasaydınız nerede yaşamak isterdiniz11
- trump'ın süper zeka zirvesinin sonuçları3
- aile2
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi12
- yazarların anlık durumları9
- osmanlı mali açıdan zordayken saray yaptırması13
- galatasaray büyüklüğü14
- burcunun yükselenini bilen erkek8
- kız tavladığım için içerlenen sözlük geyi15
- arkadaşlar bakar mısınız14
- özel sektör de çalışmak11
- avokado yiyen insan8
- pazar günü kahvaltı gazete ve kovboy filmi üçlüsü2
- afrikada bir ülkede yaşasaydınız nerde yaşardınız7
evet sen de anlat. bugun bu sozlukte ozgecan icin yazan yazarlarin cogu erkek evet. iclerinin acidiklarini ana bacilarina olsa kafayi yiyeceklerinden bahsediyorlar. ve bundan onceki tarihlerdeki basliklarina, entrylerine bakin kizlar, kadinlar hakkinda neler neler yazmislar, ne yaratici kufurler ne yaratici fanteziler. orneklendirmeye gerek dahi gormuyorum merak eden ne dondugune baksin..evet bu ne iki yuzluluk, nasil bir mantik. senin yaptiginin ne farki var soylesene, senin gibiler yuzunden sokakta gezemiyor degil mi bu kadinlar? senin sokakta bakislarinla suzup gelip sozluge yazdığın kadinlar ayni kadinlar degil mi? bugun ozgecana ya da bir baskasina tecavuz eden, taciz edenler senin gibi fantezilerinden hayallerinden firlayip gelenler degil mi? degil mi mini etek giyeni davet sayan, dekoltesiyle buna meyil verdiğini soyleyen? bugun televizyonlarda izledigimiz bu vahset ilk mi? milyonlarca tecavüz ve taciz olayi izlemedik mi? simdi butun bunları yazarken donup kendinize bir bakin. hanginiz ilkokulda kiz arkadaslariniza laf atmadiniz, hanginiz etek kaldirmayi sakadan saymadi? hangi kiz sizin pis el sakalariniza magruz kalmadi ?o pis kufurleriniz... kadinin tum bu taciz macerasi daha ilkokulda basliyor beyler kendinize gelin. neden bu ülkede kizlar otobuste minibuste yalniz kaldiginda tedirgin? neden erkek doktora gitmeye cekinir? bir otobuse sirf erkeklerle dolu oldugu icin binmez? neden mahallesinde etek giyerken rahatsiz olur? neden diye dusundunuz mu, evet sebebi sizlersiniz. kadini surekli yaftalayan, sifatlayan sizler. erkek olmayi ayricalik goren, ama adam olamayanlar. kadina nasil davranilmasi gerektigini bilmeyen, okumayan gormeyen, ana babasinin bir kadina nasil davranilmasi gerektigini ogretememis, feyiz almayan sizler...simdi katilleri suclarken bir de kendinize donup bakin gerçekten bunları yapip yapmadiginiza ve bunların nelere sebep olduğuna...bir kadin icin en ufak taciz buyuk bir travmadir bunu unutmayin...bu dunyada degismesi gereken cok sey var...
sen de anlat sen de anlat
anlatayım;
çok sıkıldım yine ahkam kesilen ama ahkam kesenlerin iki gün sonra unutacağı mesajlardan... (bu kaçıncı acı, bu kaçıncı canavarlık... hangilerinin hatırlarda kaldığını bir düşünün, geriye hangisi kaldı hatırlanıp acıtan ki bu da kalsın... günlük sıradan dertler iki gün sonra çok daha önemli olacak yazık ki... işte o zaman ölecek Özgecan da tıpkı diğerlerinin öldüğü gibi...)
çok sıkıldım canavarca bir suça aynı canavarlıkla ceza dileklerinden... (hümanistliğimi hala sorguluyorum...)
çok sıkıldım çözümsüz çözümlerden... sadece laf salatası olan zamandan ve daha da fenası insan hayatlarından çalmak dışında bir işe yaramayan... tüm bu vahşetlerin vebalinin hepimizin üzerinde olma sebeplerinin en başı...
sen de anlat sen de anlat
anlatayım;
çözüm mü istiyorsunuz ama gerçekten çözüm, korkusuzca yaşamak...
her açıdan, her anlamda...
gerçekten....
çözüm isteyen toplumumuz mesela, ne zaman empatisi yüksek olur, üzüntüsü feveran bir anda yanıp sönen cinsten olmaz, toplum çok erken yaşta kadın erkek demeden bilgiyle birlikte davranış ve iyi ahlak olarak eğitilmeye başlanır, canavarlığa aynı canavarlıkla karşılık verilmez (mesela o vahşetin nedeni adamın iki miniminnacık kızı için aynı acıyı dileyenleri okudukça kanım donuyor...) anlarım toplumda iyileşme, düzelme var, toplum bu vahşetlere ARTIK dur demek istiyor.
vahşetlere çanak tutan basınımız mesela, ne zaman frikik haberi yapmayı bırakır, ünlüleri denizde bikiniyle farklı maksatlı görüntülemez, normal bir yemek fotoğrafındakilere hemen sevgili yaftası yapıştırmaz, kadın ve erkeğin dost da olabildiğini idrak edecek gazetecilerin kaleminden çıkmaya başlar haberler, anlarım basın çözüm istiyor, artık kadınların üzerinden o kara gölgesini çekmiş, toplumu da bu yönde eğitmeye çalışıyor... anlarım ki basın çözmek istiyor, bu vahşetlere ARTIK dur demek istiyor.
basın tahmininden çok fazla sorumluluğun var senin...
çok fazla...
ama...
çözümleri belli, çözümsüz kalınacağı aşikar böyle bir düzende insanın yok olası, pufff diye kaybolası geliyor artık ne toplumsal, ne siyasi, ne çevresel, yaşanan tüm bu kötülükleri ruh kaldırmıyor...
ve bu konuda Sevgili Hurrem Sonmez'in kalemi her şeyi tüm çıplaklığı ile anlatırken özellikle toplumsal boyutta büyük resmi de gözler önüne seriyor aslında...
okumayanlar için buyrun;
http://www.diken.com.tr/b...dugumuza-hic-sevinemedik/
@buzzluk
anlatayım;
çok sıkıldım yine ahkam kesilen ama ahkam kesenlerin iki gün sonra unutacağı mesajlardan... (bu kaçıncı acı, bu kaçıncı canavarlık... hangilerinin hatırlarda kaldığını bir düşünün, geriye hangisi kaldı hatırlanıp acıtan ki bu da kalsın... günlük sıradan dertler iki gün sonra çok daha önemli olacak yazık ki... işte o zaman ölecek Özgecan da tıpkı diğerlerinin öldüğü gibi...)
çok sıkıldım canavarca bir suça aynı canavarlıkla ceza dileklerinden... (hümanistliğimi hala sorguluyorum...)
çok sıkıldım çözümsüz çözümlerden... sadece laf salatası olan zamandan ve daha da fenası insan hayatlarından çalmak dışında bir işe yaramayan... tüm bu vahşetlerin vebalinin hepimizin üzerinde olma sebeplerinin en başı...
sen de anlat sen de anlat
anlatayım;
çözüm mü istiyorsunuz ama gerçekten çözüm, korkusuzca yaşamak...
her açıdan, her anlamda...
gerçekten....
çözüm isteyen toplumumuz mesela, ne zaman empatisi yüksek olur, üzüntüsü feveran bir anda yanıp sönen cinsten olmaz, toplum çok erken yaşta kadın erkek demeden bilgiyle birlikte davranış ve iyi ahlak olarak eğitilmeye başlanır, canavarlığa aynı canavarlıkla karşılık verilmez (mesela o vahşetin nedeni adamın iki miniminnacık kızı için aynı acıyı dileyenleri okudukça kanım donuyor...) anlarım toplumda iyileşme, düzelme var, toplum bu vahşetlere ARTIK dur demek istiyor.
vahşetlere çanak tutan basınımız mesela, ne zaman frikik haberi yapmayı bırakır, ünlüleri denizde bikiniyle farklı maksatlı görüntülemez, normal bir yemek fotoğrafındakilere hemen sevgili yaftası yapıştırmaz, kadın ve erkeğin dost da olabildiğini idrak edecek gazetecilerin kaleminden çıkmaya başlar haberler, anlarım basın çözüm istiyor, artık kadınların üzerinden o kara gölgesini çekmiş, toplumu da bu yönde eğitmeye çalışıyor... anlarım ki basın çözmek istiyor, bu vahşetlere ARTIK dur demek istiyor.
basın tahmininden çok fazla sorumluluğun var senin...
çok fazla...
ama...
çözümleri belli, çözümsüz kalınacağı aşikar böyle bir düzende insanın yok olası, pufff diye kaybolası geliyor artık ne toplumsal, ne siyasi, ne çevresel, yaşanan tüm bu kötülükleri ruh kaldırmıyor...
ve bu konuda Sevgili Hurrem Sonmez'in kalemi her şeyi tüm çıplaklığı ile anlatırken özellikle toplumsal boyutta büyük resmi de gözler önüne seriyor aslında...
okumayanlar için buyrun;
http://www.diken.com.tr/b...dugumuza-hic-sevinemedik/
@buzzluk
Gündemdeki Haberler