bugün
- jessi thegocu7
- herzevekil11
- türkler ırkçı mıdır7
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak15
- muslettin amca ile revani yemek3
- sabah dörtte kalkmak3
- yakışıklı olduğunun farkında olan erkek8
- izlanda başbakanına türklerden takip patlaması4
- gençler iş beğenmiyor13
- biraderlere laf edenler3
- seni onaracağım diyen kadın16
- geceye bi şarkı bırak5
- 12 temmuz 20262
- geri zekalı demek hakaret mi21
- sibel can tangası3
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız30
- türk kızlarının keko adam sevmesi20
- bir kadının ensemi okşaması10
- bir gün ölecek olmak3
- birader beylerin birader yazarlar olmaları4
- sevgilinin sevgilisi ile sevismek4
- bu devirde herkes deli gibi vajina arıyor6
- israil basınından türkiye itirafı5
- kadının erkeğin omzuna başını koyduğu an2
- erkeklerin gavatlaşıp kadınların kaşarlaşması2
- herkes ronaldinho'nun yarrağını yesin6
- asla dolandırılmayan insanların sırrı15
- evlenilecek insanın önce ailesine bakmak9
- uzak mesafe aşk3
- hayal aleminde yasamak3
- film izlemek vs dizi izlemek2
- evlenmek için para biriktirmek9
- yapay zekanın bilinçlenip bir dini kabul etmesi18
- mersin3
- etli yaprak sarması3
- penis boyu takıntısı14
- her şeye sarımsak koyan insan11
- işi gücü kadın ve erkek organı olan yazarlar4
- şişman kızla sevgili olan erkek16
- köyden kente göçün görünen etkileri5
- sözlükte sizi kim tanıyor27
- döner6
- başka bir evrende2
- hayat kalitesini düşüren şeyler12
- çiğköfte2
- arabası büyük olanın penisi küçük olur3
- çekici kadının tüm çekiciliğini götüren şeyler14
- youtube'dan izlenerek halledilen en son iş3
- arjantin milli futbol takımı8
- olacak o kadar4
stefan zweig'in brezilya'da sürgündeyken yazdığı kitabıdır. bir doktorun sorgulama işkencesi olarak içinde sadece bir yatak, bir koltuk, lavabo ve duvar kağıdı olan bir odaya kapatılması ve işkencecisinden çaldığı bir satranç turnuvası kitabıyla kendi kendine satranç oynamayı öğrenmesi ve oradan çıktıktan sonra dünya satranç şampiyonuyla bir gemi de karşılaşmasıyla devam eden kitap, sadece satranç ile alakalı düşünceler değil, o dönemi, savaşı, yaşanamayan hayatları, kibri, kendini beğenmişliği, hırsı ve şizofreniyi de okuyucuya göstermektedir.
Rakibin tüm taşlarını almak değil sadece şahını alsanız yeter.
Öyle bir oyundur kendisi.
Satrança dama muamelesi yaparsanız böyle berabere kalırsınız.
3 resimden pat oldu oyun sanırım.
Öyle bir oyundur kendisi.
Satrança dama muamelesi yaparsanız böyle berabere kalırsınız.
3 resimden pat oldu oyun sanırım.
Benim için stefan zweig kitabı. Hiçliği, hiçliğin karşısındaki savunma düzeneklerini ve bilinçaltını farklı yollardan o kadar anlaşılır anlatmış ki.
Tüm zeka ve strateji oyunları gibi başarılı olduğum bir oyundur.
Öyle bir dalmıştım ki kitaba kitabın bittiğini bile anlamamıştım, anladığımda inanamamıştım en son kendimi duvara boş boş bakarken buldum.
Her olası hamle farklı bir oyunu temsil eder. Daha iyi bir hamle yapacağın farklı bir evreni. ikinci hamleyle birlikte 72,084 olası oyun vardır. Üçüncüden sonra 9 milyon. Dördüncüden sonra 318 milyar. Dünya üzerinde bulunan atom sayısından daha fazla sayıda olası satranç oyunu vardır.
(bkz: harold finch)
tanım: olasılıklar oyunu
(bkz: harold finch)
tanım: olasılıklar oyunu
Hiç beceremediğim oyun.
Santranç seviyesi terkim...
Santranç seviyesi terkim...
Aptalların oyunu.
annemin en sevdiği kitap. benim en sevdiğim oyun. kitabını niyeyse benimseyemedim. eksik bırakılmış gibiydi. bu da zweig farkı sanırım.
Gelin kapışalım. Nöronlarımın tazyikli tazyikli aktığı zekâ oyunu.
Körleme bilen varsa oynarım herkesle şıkıdım şıkıdım oyunu.yalnız beşiktaşın galatasarayla oynadığı gibi oynarım herkeslen sonra kusmece darılmaca yok.
Lichess varsa 10 dk veya 5 dk oynarız.
gerizekalı olduğum için bilmediğim oyun. at l mi gidiyordu neydi?
t i b b moralini bozma benimle oynadın az önce *
bu sefer ben değilim gardaş.
baş kahramanının beyninde üç boyutlu olarak satranç oynayabilecek kadar dahi olduğu kısa ama öldürücü bir (bkz: stefan zweig) romanı.
bu kitabı, faşizm ve hümanizmin bir karşılaştırması olarak ele alacak olursak, hümanist tarafın aslında kendini kontrol edebilse ve kendine güvense zaferi kazanabileceği sonucuna varabiliriz. yani, ben faşist taraf olarak düşündüğüm czentovic karakterinin kitabın son cümlesi olan lafından bunu anladım.
--- spoiler ---
“yazık,” dedi ukalaca. “hamle o kadar da kötü düşünülmemişti. aslında amatör olduğu düşünülürse, olağanüstü yetenekli bu bey.”
--- spoiler ---
(bkz: schachnovelle)
bu kitabı, faşizm ve hümanizmin bir karşılaştırması olarak ele alacak olursak, hümanist tarafın aslında kendini kontrol edebilse ve kendine güvense zaferi kazanabileceği sonucuna varabiliriz. yani, ben faşist taraf olarak düşündüğüm czentovic karakterinin kitabın son cümlesi olan lafından bunu anladım.
--- spoiler ---
“yazık,” dedi ukalaca. “hamle o kadar da kötü düşünülmemişti. aslında amatör olduğu düşünülürse, olağanüstü yetenekli bu bey.”
--- spoiler ---
(bkz: schachnovelle)
licheste maç atmak isteyenler özelden msj atabilir iyi günler.
Bana stefan zweig hatırlatır hep
gazeteci Murat Yetkin’in ‘Meraklısı için Entrikalar Kitabı' röportajında şöyle bir cümlesi geçiyor; " satranç hayatı anlatır derler, yalan, hayatı tavla anlatır, şans faktörü çok önemli hayatta." aklımda kalan bu şekil, farklı da demiş olabilir.
gazeteci Murat Yetkin’in ‘Meraklısı için Entrikalar Kitabı' röportajında şöyle bir cümlesi geçiyor; " satranç hayatı anlatır derler, yalan, hayatı tavla anlatır, şans faktörü çok önemli hayatta." aklımda kalan bu şekil, farklı da demiş olabilir.
Küçük bir çocukken, kısa kesilmiş saçlarımın üstünden şelale gibi güneşin parıltısının aktığı vakitlerde annemin bana sırf okuyabilmem için aldığı; şimdi evimde, kafamın baş köşesinde halen duran lambanın düşük wattlı ampülünün sızan ışığı altında özenle buruşturmadan çevirdiğim sayfaların sonuncusunun ardından kapağı usulca kapayıp komodinimin üzerine yatırmıştım kitabımı. Ve kendimde duvarın soğuk dudaklarıyla öpüştüğüm, kara gözleriyle bakıştığım duygusuz tarafına dönmüştüm yüzümü. Dideleri bebeğiyle örttükten sonra kafamın içindeki dünyada tüm kitabı galası olmayacak olan bir filme çevirmiştim ve uyuyana dek kurgulamıştım her şeyiyle, hatta fazlasıyla. Kendimi de eklemiştim hikayeye ve başaran bendim bu sinopsiste.
Ne mutluydu bana!
Ne mutluydu bana!
Aptalların oyunu.
Günde en az 1 saat oynadığı oyundur. Cübbeli'ye göre cehennemden VIP bilet aldığım konudur. Orasını Tanrı bilir gerçi de
Stefan Zweig'ın en sevdiğim kitabı.
Çaresizlikler içerisinde adeta hiçlikten gelen bir adamın tekrar heyecan duygusunu tadıyor olması.. Bir kitabın sadece bir kitap olmadığını romanın içindeki konuyla da gösteren şahane bir kitap. Ve bazı şeyleri başarmak için yetenekten daha önemli bir şey olan çok çalışmanın önemi vurguluyor. Okumayanlar varsa kesinlikle almalarını tavsiye ederim. Zaten dar bir zaman dili seçmezlerse kitabı iki maksimum üçüncü ellerine alışlarında bitireceklerdir.
--spoiler--
Hücresinde kitabı çalarken verdiğin o mücadele okuyucuya çok güzel geçiyor. Aynı zamanda gemi de tevazu gösterir hareketleri hücredeki vaziyetini doğruluyor.
--spoiler--
Çaresizlikler içerisinde adeta hiçlikten gelen bir adamın tekrar heyecan duygusunu tadıyor olması.. Bir kitabın sadece bir kitap olmadığını romanın içindeki konuyla da gösteren şahane bir kitap. Ve bazı şeyleri başarmak için yetenekten daha önemli bir şey olan çok çalışmanın önemi vurguluyor. Okumayanlar varsa kesinlikle almalarını tavsiye ederim. Zaten dar bir zaman dili seçmezlerse kitabı iki maksimum üçüncü ellerine alışlarında bitireceklerdir.
--spoiler--
Hücresinde kitabı çalarken verdiğin o mücadele okuyucuya çok güzel geçiyor. Aynı zamanda gemi de tevazu gösterir hareketleri hücredeki vaziyetini doğruluyor.
--spoiler--
zamana karşı oynadığında görürsün zeka faktörünü. çabuk düşünme, çabuk karar verme, bilgiyi çabuk işleme zeka değilse nedir aq?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar