bugün
- aç karnına kahve içmek8
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı3
- boğazı yüzerek geçmek3
- sarı torba8
- dövüşlü film izleyip gaza gelmek4
- kendinden biz diye bahsetmek5
- gömü bulmak3
- sımsıkı sıkı sıkı sıkı sıkı sar beni2
- sarapci koala79
- nepal'deki sel felaketi6
- bu koyden olsam ne olacak20
- sözlükteki botlar4
- melih gökçek'e soruşturma açılması2
- yaşlı insanlar neden huysuz olur2
- dinlerin yalan olması17
- otobüsten inerken şoföre teşekkür etmek2
- gocu23
- hayda rinna rinna rinna rinanay3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı8
- toplu taşımada boş koltuk gören ihtiyar2
- ekşi sözlük4
- lise yılları kurtlar vadisine denk gelmek3
- güne sporla başlamak3
- uzaylıların sefaköyü istila etmesi3
- sözlükteki dinsizler2
- online listesi3
- trafikte sinirlenip bağırmak7
- hind bint utbe2
- tatlı su depresyonu kadınları2
- 30 ağustos 2026 samsunspor fenerbahçe maçı19
- ölü denizciler kayıp galaksiler2
- girne'deki gemi faciası3
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı17
- 31 ağustos 2026 elektrik kesintisi2
- çaylak yapın beni11
- şu an hissedilen duygu7
- soğan yiyen kız11
- 30 ağustos zafer bayramı19
- ama ben bipolarım10
- rahatsız ettiğim herkesten özür dilerim9
- uyku düzeni2
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı28
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan34
- ilişkiler üzerine bir tavsiye bırak6
- yaşam enerjisi veren şeyler6
- tai lung44
- aylık 777 bin lira iyi para mıdır sorunsalı6
- gecenin şarkısı5
- rafael leao34
- kötü hissedildiğinde rahatlamak için yapılan şey5
stefan zweig'in brezilya'da sürgündeyken yazdığı kitabıdır. bir doktorun sorgulama işkencesi olarak içinde sadece bir yatak, bir koltuk, lavabo ve duvar kağıdı olan bir odaya kapatılması ve işkencecisinden çaldığı bir satranç turnuvası kitabıyla kendi kendine satranç oynamayı öğrenmesi ve oradan çıktıktan sonra dünya satranç şampiyonuyla bir gemi de karşılaşmasıyla devam eden kitap, sadece satranç ile alakalı düşünceler değil, o dönemi, savaşı, yaşanamayan hayatları, kibri, kendini beğenmişliği, hırsı ve şizofreniyi de okuyucuya göstermektedir.
Rakibin tüm taşlarını almak değil sadece şahını alsanız yeter.
Öyle bir oyundur kendisi.
Satrança dama muamelesi yaparsanız böyle berabere kalırsınız.
3 resimden pat oldu oyun sanırım.
Öyle bir oyundur kendisi.
Satrança dama muamelesi yaparsanız böyle berabere kalırsınız.
3 resimden pat oldu oyun sanırım.
Benim için stefan zweig kitabı. Hiçliği, hiçliğin karşısındaki savunma düzeneklerini ve bilinçaltını farklı yollardan o kadar anlaşılır anlatmış ki.
Tüm zeka ve strateji oyunları gibi başarılı olduğum bir oyundur.
Öyle bir dalmıştım ki kitaba kitabın bittiğini bile anlamamıştım, anladığımda inanamamıştım en son kendimi duvara boş boş bakarken buldum.
Her olası hamle farklı bir oyunu temsil eder. Daha iyi bir hamle yapacağın farklı bir evreni. ikinci hamleyle birlikte 72,084 olası oyun vardır. Üçüncüden sonra 9 milyon. Dördüncüden sonra 318 milyar. Dünya üzerinde bulunan atom sayısından daha fazla sayıda olası satranç oyunu vardır.
(bkz: harold finch)
tanım: olasılıklar oyunu
(bkz: harold finch)
tanım: olasılıklar oyunu
Hiç beceremediğim oyun.
Santranç seviyesi terkim...
Santranç seviyesi terkim...
Aptalların oyunu.
annemin en sevdiği kitap. benim en sevdiğim oyun. kitabını niyeyse benimseyemedim. eksik bırakılmış gibiydi. bu da zweig farkı sanırım.
Gelin kapışalım. Nöronlarımın tazyikli tazyikli aktığı zekâ oyunu.
Körleme bilen varsa oynarım herkesle şıkıdım şıkıdım oyunu.yalnız beşiktaşın galatasarayla oynadığı gibi oynarım herkeslen sonra kusmece darılmaca yok.
Lichess varsa 10 dk veya 5 dk oynarız.
gerizekalı olduğum için bilmediğim oyun. at l mi gidiyordu neydi?
t i b b moralini bozma benimle oynadın az önce *
bu sefer ben değilim gardaş.
baş kahramanının beyninde üç boyutlu olarak satranç oynayabilecek kadar dahi olduğu kısa ama öldürücü bir (bkz: stefan zweig) romanı.
bu kitabı, faşizm ve hümanizmin bir karşılaştırması olarak ele alacak olursak, hümanist tarafın aslında kendini kontrol edebilse ve kendine güvense zaferi kazanabileceği sonucuna varabiliriz. yani, ben faşist taraf olarak düşündüğüm czentovic karakterinin kitabın son cümlesi olan lafından bunu anladım.
--- spoiler ---
“yazık,” dedi ukalaca. “hamle o kadar da kötü düşünülmemişti. aslında amatör olduğu düşünülürse, olağanüstü yetenekli bu bey.”
--- spoiler ---
(bkz: schachnovelle)
bu kitabı, faşizm ve hümanizmin bir karşılaştırması olarak ele alacak olursak, hümanist tarafın aslında kendini kontrol edebilse ve kendine güvense zaferi kazanabileceği sonucuna varabiliriz. yani, ben faşist taraf olarak düşündüğüm czentovic karakterinin kitabın son cümlesi olan lafından bunu anladım.
--- spoiler ---
“yazık,” dedi ukalaca. “hamle o kadar da kötü düşünülmemişti. aslında amatör olduğu düşünülürse, olağanüstü yetenekli bu bey.”
--- spoiler ---
(bkz: schachnovelle)
licheste maç atmak isteyenler özelden msj atabilir iyi günler.
Bana stefan zweig hatırlatır hep
gazeteci Murat Yetkin’in ‘Meraklısı için Entrikalar Kitabı' röportajında şöyle bir cümlesi geçiyor; " satranç hayatı anlatır derler, yalan, hayatı tavla anlatır, şans faktörü çok önemli hayatta." aklımda kalan bu şekil, farklı da demiş olabilir.
gazeteci Murat Yetkin’in ‘Meraklısı için Entrikalar Kitabı' röportajında şöyle bir cümlesi geçiyor; " satranç hayatı anlatır derler, yalan, hayatı tavla anlatır, şans faktörü çok önemli hayatta." aklımda kalan bu şekil, farklı da demiş olabilir.
Küçük bir çocukken, kısa kesilmiş saçlarımın üstünden şelale gibi güneşin parıltısının aktığı vakitlerde annemin bana sırf okuyabilmem için aldığı; şimdi evimde, kafamın baş köşesinde halen duran lambanın düşük wattlı ampülünün sızan ışığı altında özenle buruşturmadan çevirdiğim sayfaların sonuncusunun ardından kapağı usulca kapayıp komodinimin üzerine yatırmıştım kitabımı. Ve kendimde duvarın soğuk dudaklarıyla öpüştüğüm, kara gözleriyle bakıştığım duygusuz tarafına dönmüştüm yüzümü. Dideleri bebeğiyle örttükten sonra kafamın içindeki dünyada tüm kitabı galası olmayacak olan bir filme çevirmiştim ve uyuyana dek kurgulamıştım her şeyiyle, hatta fazlasıyla. Kendimi de eklemiştim hikayeye ve başaran bendim bu sinopsiste.
Ne mutluydu bana!
Ne mutluydu bana!
Aptalların oyunu.
Günde en az 1 saat oynadığı oyundur. Cübbeli'ye göre cehennemden VIP bilet aldığım konudur. Orasını Tanrı bilir gerçi de
Stefan Zweig'ın en sevdiğim kitabı.
Çaresizlikler içerisinde adeta hiçlikten gelen bir adamın tekrar heyecan duygusunu tadıyor olması.. Bir kitabın sadece bir kitap olmadığını romanın içindeki konuyla da gösteren şahane bir kitap. Ve bazı şeyleri başarmak için yetenekten daha önemli bir şey olan çok çalışmanın önemi vurguluyor. Okumayanlar varsa kesinlikle almalarını tavsiye ederim. Zaten dar bir zaman dili seçmezlerse kitabı iki maksimum üçüncü ellerine alışlarında bitireceklerdir.
--spoiler--
Hücresinde kitabı çalarken verdiğin o mücadele okuyucuya çok güzel geçiyor. Aynı zamanda gemi de tevazu gösterir hareketleri hücredeki vaziyetini doğruluyor.
--spoiler--
Çaresizlikler içerisinde adeta hiçlikten gelen bir adamın tekrar heyecan duygusunu tadıyor olması.. Bir kitabın sadece bir kitap olmadığını romanın içindeki konuyla da gösteren şahane bir kitap. Ve bazı şeyleri başarmak için yetenekten daha önemli bir şey olan çok çalışmanın önemi vurguluyor. Okumayanlar varsa kesinlikle almalarını tavsiye ederim. Zaten dar bir zaman dili seçmezlerse kitabı iki maksimum üçüncü ellerine alışlarında bitireceklerdir.
--spoiler--
Hücresinde kitabı çalarken verdiğin o mücadele okuyucuya çok güzel geçiyor. Aynı zamanda gemi de tevazu gösterir hareketleri hücredeki vaziyetini doğruluyor.
--spoiler--
zamana karşı oynadığında görürsün zeka faktörünü. çabuk düşünme, çabuk karar verme, bilgiyi çabuk işleme zeka değilse nedir aq?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar