bugün
- dün gece sözlükte yaşanan akıl almaz olay17
- mazotun litresi 96 lira10
- kürdü sevmek ruha iyi gelir11
- gammazların hepsinin yetkisi alınmalı8
- gokyuzunun silinen rengi16
- bu saatte hamburger yenir mi8
- ekşide yazar olamayıp mecburen uludağda yazmak5
- yeni parti tüzüğünü baştan sona okumak8
- hamas16
- arkadaşlar5
- gocu40
- burcunu açıklamayan insan15
- sözlük yazarlarının normal kombinleri2
- 14 09 2026 denize girmiş olmam3
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz22
- entrylerin uçuşa geçmesi2
- 14 eylül 2026 gaziantepspor fenerbahçe maçı28
- alsana ulenn2
- silinen 13 süper entry2
- hayatımda aldığım en iyi karar4
- bir bela geliyor21
- deniz mevsimi bitti istanbul da2
- özelden yürünen kızın sıranı bekle demesi17
- gammaz çeteleri3
- true denen ahlaksız3
- mahmut tuncer3
- laf atan erkeklere tepki göstermeyen kızlar8
- çok uykum var2
- sabahları sevilen şeyler3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- gokyuzunun silinen rengi hamferdi2
- liberteryan öğretmen olmak4
- sokak köpekleri4
- sözlüğün çapkın erkekleri14
- emret komutanim film muzigi2
- israil'in hizbullah yeraltı merkezini patlatması7
- cedidacer6
- film önerileri10
- günün şarkısı8
- sözlük yazarları ne zıkkımlanıyor2
- sözlükte herkesin birine yavşıyor olması10
- ak partililerin apoya villa yaptırması27
- dünya demokrasi günü2
- damarlı kol kası fetişi11
- tai lung'un yakışıklı olma ihtimali9
- hakan fidan'a türklere azınlık dedi iftirası3
- tulumba tatlısı5
- gocu'ya lakap buluyoruz kampanyası26
- teklas kauçuk akplas2
- hulusi2
sahille sohbeti kestim...
kumun denizle buluşma töreni.
yıllardır bomboş bir sahilde saatlerce tek başıma oturmak istiyorum. belki bir gün...
yıllardır bomboş bir sahilde saatlerce tek başıma oturmak istiyorum. belki bir gün...
Sahil deyince hep aklıma Süreyya plajı gelir, ve o plajın mahvedilişi.
bir yaz akşamı kahve alıp serin bir esinti eşliğinde içmelik mekan.
(video artık mevcut değil)
(bkz: zeytinburnu)
Alışkın değilim denizi olan bir şehirde büyümedim ya da okumadım ama bu sıra içim her daraldığında gitmek istiyorum ki bu sıra insanın içi çok daralıyor malum.
Sabah güneş doğar doğmaz kendimi atmayı özlediğim yer. Dilimde bir şarkı, Huzurla birlikte Ağır adımlarla yürümek gibisi yok.
(img:#1847368)
(img:#1847368)
Deniz olmayan bir yerde yaşıyorsanız eğer kıymetini ilerleyen zamanlarda daha da anladığınız yer . istanbul'a bi gideyim sahildeki banka oturup bi avrupa yakasını izleyim diyorum kendi kendime özledim denizi akşam sessizliğini...
ve bu yalnızlık çekilmez gibi...
çekilmiyor be yavuz abi. cidden çekilmiyor.
çekilmiyor be yavuz abi. cidden çekilmiyor.
deniz durgun ve manzara güzelse gece vakti bile insana huzur veren yerdir.
bira da var.
tek eksik, ateş ve gitarcı yakışıklı.
iki eksik oldu ama.
neyse ateş olmasa da olur.*
bira da var.
tek eksik, ateş ve gitarcı yakışıklı.
iki eksik oldu ama.
neyse ateş olmasa da olur.*
sigaranın beni sürüklediği yegane sonsuzluk.
bulunduğu şehri güzelleştirir. sahilsiz şehir haşlanmış mantı gibidir. tereyağsız, cevizsiz, yoğurtsuz o mantı yenir mi? yenmez.
sahil güneş olan yerdedir. güneşli yer her zaman iyidir.
en güzeli kadıköy ve üsküdar'da bulunur. yalnız iken bir sigara yakarak dolanması keyif verir.
Böyle sakin sakin sigarayla baş başa bırakan bir şarkı insanı. Çıtır çıtır tütünün tutuşma sesiyle dinlenmesi farzdır.
uçsuz bucaksız bir ummanın toprakta bittiği yer.
daha doğrusu; topraktan gelenler için bitip; uçsuz, bucaksız, ötelere doğru uzayıp giden bir deryanın başladığı yer.
ıssız bir kıyıda bir insan düşünün! yalnız ve hafakanlar içinde...
görünüşte, uzayıp giden bir mavilik...
duyuşta, suyun içinden fırlayan su öbeklerinin toprağa kavuşmaları neticesinde çıkardığı dalga sesleri...
hissedişte, sanki denizin kendisine serinletici bir armağan gibi hediye ettiği ılık bir rüzgar...
bazen de, kıyıda çaresizce duran insana nispet yapar gibi su üstünde süzülen ve "an"ın keyfini çıkaran kuşlar...
dekorun başka bir ayrıntıya yer vermediği, böyle bir atmosferi solumakta olan bir insan için huzur veren nedir?
belki, ıssız bir köşede sıkışıp kalmış ve hapsolmuş bir esirin kendisine gönderilen bir haberi veya kendisini alıp götürecek bir kurtarıcıyı beklerken hissettiği hazzın aynısını yaşıyordur.
belki de ruhunun derinliklerinde çözemedeği girift bilmecelerden, çıkmazlardan, kalablıklardan ve kalabalıkların sahteciliğinden bunalmış, sonu olmayan bir mozaik gibi önünde serili duran, uçsuz bucaksız ummana bakarken bu ummanı aşmanın ve bütün çıkmazlardan kurtulmanın hayalindedir.
hatta belki de önünde uzanan maviliği büyük, çok büyük bir kapı gibi görür. içeri girilince her sıkıntının yerini huzura bırakacağı bir mekana açılan sırlı bir kapı... kendiside o kapının eşiğinde içeri girmeye bekleyen bir yolcu... bekleyişin hazzını içine çekmektedir.
sanki karşısında duran heybet abidesini aşıverince bütün meseleleri çözülecektir.
zaten böyle bir ruh halinin peşinden gelen aksiyon neticesinde yapılmadı mı bir sürü keşif?
tarihin sır dolu sayfalarında sayısız insanı, erişilemez bir güzellik gibi asaletli duruşuyla, kendisine aşık etmedi mi bu gizemli derya?
böylece dalar gider insan...
maviliğin ve dalga seslerinin büyüsü ara ara kendine getiririr...
derinlerden bir ses: "dalıp gitme, kendine gel ve şu anı yaşa" der. o anda havadaki bütün oksijeni içine çeker gibi bir nefes alır...
aldığı nefesi bütün organlarının en ücra köşelerine kadar hisseder...
o atmosferin her anını yaşamak ister, bitmesin ister; denizde duran gemiler misali zamana bir kanca atıp durdurmak ister...
ama uyumakta direnen bir bebeğin derin ve tatlı bir uykuya dalıp mışıl mışıl uyuması gibi, yine dalar ötelere...
gün biter... lanet olası ayrılış vakti gelmiştir... sonsuzluğa bakar gibi son bir bakış... veda...
sessiz bir sahil... huzurdur.
daha doğrusu; topraktan gelenler için bitip; uçsuz, bucaksız, ötelere doğru uzayıp giden bir deryanın başladığı yer.
ıssız bir kıyıda bir insan düşünün! yalnız ve hafakanlar içinde...
görünüşte, uzayıp giden bir mavilik...
duyuşta, suyun içinden fırlayan su öbeklerinin toprağa kavuşmaları neticesinde çıkardığı dalga sesleri...
hissedişte, sanki denizin kendisine serinletici bir armağan gibi hediye ettiği ılık bir rüzgar...
bazen de, kıyıda çaresizce duran insana nispet yapar gibi su üstünde süzülen ve "an"ın keyfini çıkaran kuşlar...
dekorun başka bir ayrıntıya yer vermediği, böyle bir atmosferi solumakta olan bir insan için huzur veren nedir?
belki, ıssız bir köşede sıkışıp kalmış ve hapsolmuş bir esirin kendisine gönderilen bir haberi veya kendisini alıp götürecek bir kurtarıcıyı beklerken hissettiği hazzın aynısını yaşıyordur.
belki de ruhunun derinliklerinde çözemedeği girift bilmecelerden, çıkmazlardan, kalablıklardan ve kalabalıkların sahteciliğinden bunalmış, sonu olmayan bir mozaik gibi önünde serili duran, uçsuz bucaksız ummana bakarken bu ummanı aşmanın ve bütün çıkmazlardan kurtulmanın hayalindedir.
hatta belki de önünde uzanan maviliği büyük, çok büyük bir kapı gibi görür. içeri girilince her sıkıntının yerini huzura bırakacağı bir mekana açılan sırlı bir kapı... kendiside o kapının eşiğinde içeri girmeye bekleyen bir yolcu... bekleyişin hazzını içine çekmektedir.
sanki karşısında duran heybet abidesini aşıverince bütün meseleleri çözülecektir.
zaten böyle bir ruh halinin peşinden gelen aksiyon neticesinde yapılmadı mı bir sürü keşif?
tarihin sır dolu sayfalarında sayısız insanı, erişilemez bir güzellik gibi asaletli duruşuyla, kendisine aşık etmedi mi bu gizemli derya?
böylece dalar gider insan...
maviliğin ve dalga seslerinin büyüsü ara ara kendine getiririr...
derinlerden bir ses: "dalıp gitme, kendine gel ve şu anı yaşa" der. o anda havadaki bütün oksijeni içine çeker gibi bir nefes alır...
aldığı nefesi bütün organlarının en ücra köşelerine kadar hisseder...
o atmosferin her anını yaşamak ister, bitmesin ister; denizde duran gemiler misali zamana bir kanca atıp durdurmak ister...
ama uyumakta direnen bir bebeğin derin ve tatlı bir uykuya dalıp mışıl mışıl uyuması gibi, yine dalar ötelere...
gün biter... lanet olası ayrılış vakti gelmiştir... sonsuzluğa bakar gibi son bir bakış... veda...
sessiz bir sahil... huzurdur.
insanın huzura doyacağı, en tercih edilesi yerlerden biridir. kayalıkların üstünde uçsuz bucaksız denizi, suyun hemen üzerinden uçan kuşları izlersin. bazen gözlerini kapatırsın dalgaların sesi dertlerini bastırır. bazen takarsın kulaklığını tüm dertleri gözlerinle denizin en uzak noktasına doğru itersin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar