bugün
- ben ahmet sezer bey sorularınızı yanıtlıyorum15
- sedat pekmez adam mıdır5
- vexillarius the slayer'in ırkı5
- erkeklerin fetişleri8
- kitap okuyan erkek10
- üniversite okumak5
- ctrlx abla4
- buddy dude'nin fotosunun yapay zeka çıkması28
- cilgincapkin5
- ktç'ye öfkelenmek3
- hem ayranım döküldü hem de kötü şeyler oldu4
- ai analiz10
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba19
- hiçbir şeyin zevk vermemesi4
- bugün hangi sözlük kızına evlenme teklif etsem11
- 40 yaşını aşmış bunaklar kulübü12
- silvermist8
- bok kokusunu sevmek5
- gocu buraya bak koçum3
- en iyi erkek mesleği4
- reha muhtar denince akla gelenler6
- ahmet sezer bey5
- tekerleg han2
- mültecilerin büyük penisli olması4
- sözlükteki kuşak çatışması7
- sevgili yazarlar biz burada ne yapıyoruz amk2
- ekonomi çok iyi11
- anın görüntüsü25
- vurdurmak moda olsa vurdurur musunuz6
- kemal kılıçdaroğlu'nun adam gibi adam olması5
- eski sevgili akla gelince yüzdeki mimik3
- biriyle konuşurken aniden 7 kere 8 demek2
- bir kız için intihar etmek3
- buddy dude18
- en gıcık olunan hayvan6
- ne yapıyordur acaba2
- online listesi nereye gitti3
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum28
- çayı kaç şekerli içiyorsunuz13
- ktç'nin hala hayatta olması10
- dışarıda seksi giyinimli kızlar görmek3
- kadınların erkeklerde aradıkları şeyler8
- sözlük botlarının artık abartması6
- annenin sürekli didem arslan izlemesi3
- toplam kaç entry girdiniz3
- ofis dedikodular7
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları15
- yaşlanınca cumaya gitmeye başlamak8
- kürtlerin ülkenin gerçek sahipleri olduğu gerçeği3
- kemal kılıçdaroğlu37
paul dano ile başrolü paylaşan zoe kazan'ın, senaryosunu yazdığı, little miss sunshine yönetmenlerinin çektiği, 2012 çıkışlı güzel bir fantastik film.
fragman : http://www.imdb.com/video/imdb/vi1443078937
fragman : http://www.imdb.com/video/imdb/vi1443078937
hayatımın aşkı diye çevirmişler filmi. ne yalan söyleyeyim salak bir romantik komedi sandım önce bu isim ve o afişle. çerezlik hani, izlersin aklında hiçbir şey kalmaz, 1 1.5 saat öyle sırıtır yeri gelir ağlarsın falan, unutulur gider. stranger than fiction'ı anımsatıyor ancak anlattığı şey bambaşka bence. çok da güzel. izleyin.
hayal gücü şüphesiz her ortaya koyulanda var; ama hani bazıları uçlara gitmekten çekinmez ya bu filmde de öyle bi hayal gücü var. şöyle söyleyeyim eğer imkansıza inanabilecek kadar çocuksanız hala bu filmi seveceksiniz. biraz da hüzünlü bir yanı var bence ne yalan söyleyeyim, benim biraz içim burkuldu yazar tarafından bakılınca. kız nasıl olsa olanlardan habersizdi. sonuna kadar izlerseniz hak vereceksiniz gerçekten güzel film. hayal kurmayı vakit kaybı olarak görmüyorsanız.*
Hayatımın Aşkı gibi bir çeviriye maruz kalmışdır. 2012'nin en romantik filmi olabilir belki ama başroldeki yazar kardeşimiz nezlinde büyük bi erkek egoizmine de maruz kalıyoruz bence. Ayrıca erzurumda filmekimi kapsamında izleme fırsatı bulduğum için iksv'ye teşekkürler.
Tam bir aydır izleyeceğim diye beklettiğim filmdi. Nihayet dün akşam izledim. Bir ay beklettiğim için de kendime kızdım.
Türkçeye hayallerimin aşkı diye çevrilmiş olması bir garip tabi ki. Neyse filme gelecek olursak gayet güzel bir konusu var.
Kim istemez ki hayatına girecek kişiyi şekillendirmeyi, yaratmayı, yazmayı. Çok çekici bir durum. Ama unutulan bir şey var ki aşık olduğumuz kişiyi o olduğu için seviyoruz. Bencilliğini seviyoruz. Bağırmasını, kızmasını belki de umursamazlığını seviyoruz. Yanlış olan noktaları düzeltmeye çalışıyoruz ama düzeltemediğimiz için seviyoruz.
--spoiler--
Filmde Ruby tam da Calvin'in hayal ettiği kadındı. Bütün ayrıntılarıyla. Çok güzel ymek yapıyor, eğlenceli güzel ve de en önemlisi Calvin'i seviyor.Abisi durumu öğrendiğinde Ruby'i istediği gibi yazabileceğini söylemesine rağmen Calvin başta bunu yapmak istemiyor ve yapmıyor. Çünkü o zaman her şey yolunda. Ama süreç ilerledikçe ve ilişki yeni bir boyut kazandıkça Ruby değişiyor belki de. Calvin'in terkedilme korkusu Onu yeniden Ruby'yi yazmaya yöneltiyor.
"Ruby Calvin olmadan perişan bir haldeydi."
Bu cümle aslında Calvin'in ne kadar bencil olduğunun en büyük göstergelerinden.
Ve evet Ruby perişan bir biçimde Calvin'e dönüyor. Sürekli yanında bir dakika bile ayrılmasını istemiyor. Ama yine olmuyor. Bu kez ruby nedensiz bir enerji ve mutlulukla doluyor. Ama bu da Ruby değil. Bunlar Calvin'i mutlu etmiyor çünkü başta da söylediğim gibi iyisiyle kötüsüyle onu o olduğu için seviyoruz. Daha sonra Ruby'yi olduğu gibi bırakmaya karar veriyor. işte Ruby ve yine yolunda gitmeyen şeyler var. Zaman ayrılık zamanı. En zor kısım da bunu anlamak, sindirmek, kabullenmek. Calvin ilk başta kabullenemiyor. Ruby'ye "sen benimsin, seni ben yarattım, istediğim gibi yazarım" diyor. Yine karşılaşıyoruz Calvin ve bencilliğiyle.
Filmin en gerçek sahneleri de burada başlıyor zaten. Sevdiğimiz ,insanı şekillendirmeye çalışıyoruz. Egolarımız tatmin ediyoruz. Hatta onu bir köpek gibi havlatabiliyoruz. Bunlar hep yaptığımız şeyler. Ama gitmek isteyen birine asla engel olamıyoruz. Gitmek sadece bir eylem değil çünkü. Kalbinden gitmişse geri dönüşü olmuyor.
Ve Ruby gidiyor. Sonrası kitap, hayranlar ve yeniden aşk.
Sözün özü film güzel, izleyin.
--spoiler--
Türkçeye hayallerimin aşkı diye çevrilmiş olması bir garip tabi ki. Neyse filme gelecek olursak gayet güzel bir konusu var.
Kim istemez ki hayatına girecek kişiyi şekillendirmeyi, yaratmayı, yazmayı. Çok çekici bir durum. Ama unutulan bir şey var ki aşık olduğumuz kişiyi o olduğu için seviyoruz. Bencilliğini seviyoruz. Bağırmasını, kızmasını belki de umursamazlığını seviyoruz. Yanlış olan noktaları düzeltmeye çalışıyoruz ama düzeltemediğimiz için seviyoruz.
--spoiler--
Filmde Ruby tam da Calvin'in hayal ettiği kadındı. Bütün ayrıntılarıyla. Çok güzel ymek yapıyor, eğlenceli güzel ve de en önemlisi Calvin'i seviyor.Abisi durumu öğrendiğinde Ruby'i istediği gibi yazabileceğini söylemesine rağmen Calvin başta bunu yapmak istemiyor ve yapmıyor. Çünkü o zaman her şey yolunda. Ama süreç ilerledikçe ve ilişki yeni bir boyut kazandıkça Ruby değişiyor belki de. Calvin'in terkedilme korkusu Onu yeniden Ruby'yi yazmaya yöneltiyor.
"Ruby Calvin olmadan perişan bir haldeydi."
Bu cümle aslında Calvin'in ne kadar bencil olduğunun en büyük göstergelerinden.
Ve evet Ruby perişan bir biçimde Calvin'e dönüyor. Sürekli yanında bir dakika bile ayrılmasını istemiyor. Ama yine olmuyor. Bu kez ruby nedensiz bir enerji ve mutlulukla doluyor. Ama bu da Ruby değil. Bunlar Calvin'i mutlu etmiyor çünkü başta da söylediğim gibi iyisiyle kötüsüyle onu o olduğu için seviyoruz. Daha sonra Ruby'yi olduğu gibi bırakmaya karar veriyor. işte Ruby ve yine yolunda gitmeyen şeyler var. Zaman ayrılık zamanı. En zor kısım da bunu anlamak, sindirmek, kabullenmek. Calvin ilk başta kabullenemiyor. Ruby'ye "sen benimsin, seni ben yarattım, istediğim gibi yazarım" diyor. Yine karşılaşıyoruz Calvin ve bencilliğiyle.
Filmin en gerçek sahneleri de burada başlıyor zaten. Sevdiğimiz ,insanı şekillendirmeye çalışıyoruz. Egolarımız tatmin ediyoruz. Hatta onu bir köpek gibi havlatabiliyoruz. Bunlar hep yaptığımız şeyler. Ama gitmek isteyen birine asla engel olamıyoruz. Gitmek sadece bir eylem değil çünkü. Kalbinden gitmişse geri dönüşü olmuyor.
Ve Ruby gidiyor. Sonrası kitap, hayranlar ve yeniden aşk.
Sözün özü film güzel, izleyin.
--spoiler--
romantik filmleri genelde sevmem. Ancak şunu diyebilirim flipped'tan sonra izlediğim en iyi romantik filmdi. içinde romandan fırlamış(stranger than fiction'a benzeyen yönü) fantastik bir kız arkadaş var. içinizde o kız arkadaşla bile sorunlar çıkıyorsa mutlak uyum yoktur sadece kendini ona inandırmak vardır diye bir düşünce kaplıyor. Hülasa adamlar yapmış arkadaş.
not:bu filme yerli bir ad verecek olsaydım Aşkı Yaratmak derdim.
not:bu filme yerli bir ad verecek olsaydım Aşkı Yaratmak derdim.
izledikten sonra önerebildiğim kadar kişiye önerdiğim film.
Bir erkek bir kadını istediği gibi kontrol edebilir, bunu yapabilecek kudrete sahiptir ancak kadının kimyasına erkek eli değidiği zaman ortada kadın diye bir şey kalmıyor. Kadını kadın yapan, kendi hisleri, kendi duyguları, kendi arzuları, kendi kararlarıdır. Eğer erkek kendi direktifleriyle onu yönlendirmeye çalışır, onun kendi dokusunu bozarsa zamanla kadın mekanikleşir ve sıkıcı bir canlıya dönüşür. Çünkü bir kadında hayran olunacak en önemli şeylerden biri onun kendi düşüncelerinin kendi bilincinin olmasıdır, onun her söylediğimizi yapması değil. Eşimizin ya da sevdiğimizin her istediğimizi yapması elbette ki hoşumuza gider, egolarımızı tatmin eder, ancak bu zamanla can sıkıcı bir hal alabilir. Çünkü bir süre sonra kadın canlılıktan çıkıyor ve komutlarla hareket eden, robotumsu tavırlar sergilemeye başlıyor.
Özetle film bir insanını kontrol etmeye çalışmanın zamanla istenmeyen sonuçlar doğuracağını ve aslında bunun bizi mutlu etmeyeceğini açık ve net bir şekilde ortaya koymuştur.
Özetle film bir insanını kontrol etmeye çalışmanın zamanla istenmeyen sonuçlar doğuracağını ve aslında bunun bizi mutlu etmeyeceğini açık ve net bir şekilde ortaya koymuştur.
Gayet eğlenceli bir film. Özellikle ruby ile ilk kez karşılaştıkları sahne ve üzerinde denemeler yapmaları çok eğlenceliydi.
ne yapacağıma karar veremediğim gecemi doldurmuş, sonunda da senaryosuyla bana vay be dedirtmiş film. kıyaslama yapmak istemem, ancak tatmin edici bir film. dürüst olmak gerekirse de, uzun zamandır böyle yaratıcı bir şey izlememiştim.
son zamanlarda çıkan en iyi romantik filmlerden. daha dün izledim ve filmin sonunda kalakaldım. başroldeki ablamız nasıl bir şeydir öyle ya; çizgi film karakteri gibi. bir tanede benim olsa diye içimden geçirip durdum.
--spoiler--
yazarın kızı serbest bıraktığı bi kaç gün içerisinde kızın hemen sosyalleşip başka arkadaşlar edinmesi ve ayrılma noktasına gelmeleri de gerçek hayattaki acı bir gerçeği yüzümüze vuruyor. ama olay farklı olduğu için yazar arkadaşımızın tepkisi sadece yazmak oluyor.
--spoiler--
--spoiler--
yazarın kızı serbest bıraktığı bi kaç gün içerisinde kızın hemen sosyalleşip başka arkadaşlar edinmesi ve ayrılma noktasına gelmeleri de gerçek hayattaki acı bir gerçeği yüzümüze vuruyor. ama olay farklı olduğu için yazar arkadaşımızın tepkisi sadece yazmak oluyor.
--spoiler--
Little miss sunshine in yonetmenlerinin elinden cikmis , paul dano ve zoe kazan'in basrolunu oynadigi filmdir. Paul dano ve zoe kazan gercek hayatlarinda da sevgilier. Filme gelecek olursak guzel bi dusunceden yola cikmislar ancak little miss sunshine da cita okadar yuksekti ki bu ekipten daha tempolu daha mutlu bir film bekliyordum. Film guzel ancak yer yer tempo dusuk. Antonio banderas i gormek ise tatli bir surpriz oldu..
çok güzel bir film izlemeye kesinlikle değer.
hayallerdeki sevgilinin yaratılmasının mümkün olduğu, "yazmak" konulu bir film. sevgili üzerinde tam bir kontrol. fiziksel ve ruhsal özelliklerini sınırsızca değiştirebilme imkanı. tüm bunlara rağmen bir ilişki kötü gidebilir mi? ya da daha iyi bir ilişki için nasıl bir program ekle/kaldır yapılması gerekiyor? filmimiz bu soruların cevabını veremiyor ama arıyor.
meraklısına yazmak konulu bazı filmler;
http://www.bagimsizsenary.../56367e8c0cf23796cd883183
meraklısına yazmak konulu bazı filmler;
http://www.bagimsizsenary.../56367e8c0cf23796cd883183
hayallerin gerçek olduğu, ağızda kalan diş macunu ferahlığı tadında fantastik çerezlik film. mutlaka izlenmeli.
zoe kazan" ın hem enerjik bir oyunculuk sergilediği hem de senaryosunu yazdığı film.
sosyal mesajlar veren film. *
daktilo başında kitabını yazan ünlü ve kadınların kendisinden çok fikirleri için birlikte olmak istediği genç bir yazarın kitabında yarattığı ve aynı zamanda da aşık olduğu kadın karakteri gerçekte görmeye başlamasıyla gelişen film. bence iyiydi. konusu orijinal ve ilginç. bir kitap yazsaydınız, bu kitabın içindeki karaktere aşık olsaydınız, birden belirip zamanla sizinle birlikte yaşamaya başlasa ve onun özelliklerini istediğiniz an değiştirebilseydiniz bu nasıl olurdu merak ediyorsanız izleyin derim.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
