bugün

hayatını kaybedenlerin büyük bir kısmının da 18 yaşından küçük olduğu katliamdır. ayrıca devlet bahçeli ölen kişilerin "fırsat düşkünü ganiment avcıları" olduğunu belirtmiştir. sonra da bu adam fransa'da ermeni soykırımını reddetti diye tüm mallar "sonunda dürüst bir politikacı" diye konuşurlar. lan ben bu milleti valla anlamıyorum. nasıl bu kadar vicdansız ve unutkansınız siz ya?
mezopotamya eşeklerinin uydurmuş olduğu sözde katliam.

kaynaklarda böyle bir katliam geçmez, zira böyle bir yer yoktur.
isme bakarsak polonyada gerçekleşmiş olabilecek katliam.
sırf adının kürtçeleştirildiği için yok sayılmak istenen katliamdır. O bombalar "yanlışlıkla" Muğla'ya, Manisa'ya düşmüş olsaydı ismi sırf Türkçe diye daha mı çok ses çıkarılacaktı? Orada ölenler devletin "göz yumduğu" kaçakçılardır.
çocuklarımızı öldürdüler ve bundan büyük zülmü tanımlayamıyorum. hafzalam izin vermiyor buna. ancak ağıt yakabiliyoruz. mevlana'nın ağıtı gibi;

padişah bu acıyı duysaydı;
göz gece demez gündüz demez ağlardı,
gökler yıldızlara, güneşle, ayla
gece demez gündüz demez ağlardı.
padişah bakardı ününe,
tacına, tahtına, tolgasına, kemerine,
gece demez gündüz demez ağlardı.

Zaloğlu bu zülmü görseydi,
ecel bu çığlığı duysaydı,
cellâdın yüreği olsaydı;
Zaloğlu savaşa, yiğitliğe ağlardı,
ecel bakardı kendine ağlardı,
cellât, yüreği taş olsa, ağlardı.
konu çoğu daha çocuk 34 masum insanın savaş uçaklarıyla katledilmesi... hükümetin anlı şanlı bakanları ve apoletleri büyük beyni küçük generaller, haberciler "ama onlar kaçakçıydı, yargılanacaklardı zaten" demeye getirdiler.yaramıza bir de aşağılanmayı eklemek istediler zahir.
(bkz: yaraya aşağılanmayı eklemek)
katliamdır. vahşettir. insanlık tarihinde kapkara harflerle yazılmış bir utanç vesilesidir.

hatırlanacaklar.

katlettikleri çocuklarımızı suçlayanları, onlar kaçakçıydı diyenleri hatırlayacağız.
en büyük erdemleri padişahlara keşmerlik edenleri hatırlayacağız.

tıpkı "çırak" sevicilerin dillerine pelesenk ettikleri "ama asıl suçlu başkalarıdır" temalı cümlerlerini hatırlayacağımız gibi...
vahşileşen insanların neler yapabileceklerinin kanıtıdır. bu vesileyle hatırladım:

albert camus demişti; "insanların geleceğe kapalı yaşamaları ilk kez bugün olmuyor elbet. Ama, insanlar eskiden konuşarak bağrışarak bu duvarı aşarlardı. Kendilerine umut veren başka değerleri yardıma çağırırlardı. Bugün kimse konuşmuyor (eski söylediklerini yineleyenlerden başka), çünkü, dünyayı sürükleyen kör ve sağır güçler, öğütleri, haber vermeleri, yalvarıp yakarmaları dinleyeceğe benzemiyor. Şu son yıllarda gördüklerimiz bizde bir şeyi kırdı. Bu şey, insanın güvenidir; o güven ki, insanlığın dilini konuştuk mu bir başkasından insanca karşılık göreceğimize inandırırdı bizi. Gözlerimizin önünde yalan söylediler, insanı küçülttüler, öldürdüler, sürdüler, işkencelere soktular. Ve hiç bir kez, bunu yapanlar, yaptıklarının kötü olduğuna inandırılamadı. Çünkü, kendilerine güveniyorlardı. Çünkü, soyut bir kafa, yani bir ideolojinin adamı başka bir şeye inandırılamaz."
PKK nın yeni mücadele yönteminin işbirlikliçileri tarafından hayata geçirilmesini hızlandırma senaryosunun adıdır Roboski yada Uludere katliyamı.Neden özür dilemediler çünkü emir öyle almışlardı asla da dilemezler.Dünya kamuoyu ''bakın işte katliam yapıyorlar' diyecek PKK ona malzeme lazım şimdi oda hergün kaçmadan saldırıyor kim verdi onlara bu desteği bu silahları?
tarihe, 30 kaçakçının infazı diye geçecek olan, sınır tecavüzü karşısında etkiye tepkidir.

etkiye tepki anladın mı?
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.