bugün
- beni özleyenler elime mum diksin10
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor13
- beynin dopamin salgılamaması3
- inşaat gürültüsü4
- slip mayo giyen erkek4
- la diyen kadın3
- ioçk'nın müziği4
- erkeklerden hoşlanan erkek3
- gavurlarla kadın erkek karışık hamama gitmek4
- sobayla konuşan delinin peşinden gitmek2
- arkadaşlar naber ya3
- en köylü özelliğiniz4
- gürsel tekin'in kılıçdaroğlu'na rest çekmesi2
- sözlük çok bozdu3
- küresel gelince trollerde olan gerginlik hissi2
- nervio ile travertenlere gitmek4
- çomar müzikleri3
- türk ateisti7
- sidretü l münteha4
- mayışı çekmek3
- tiroidli hanım3
- yanık akrep dumanı çekmek5
- zorunlu eğitim7
- yunanistan29
- organize suç örgütü2
- kanal 72
- saç traşı olmuyorum hadi bakalım5
- şimdi mokv olacaktı4
- sözlük yazarlarının çok kültürlü olması2
- en son aldığınız iltifat14
- dünüşü4
- sözlükten birinden hoşlanmak5
- sevişirken video çekmek11
- seferihisar2
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı10
- hastalığın kader parametrelerinin dışında olması3
- z kuşağı8
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- şımarık insan belirtileri2
- tekne turu14
- irmik helvası vs un helvası18
- dekolteye bakar mısınız15
- la ilahe illallah3
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin22
- ali vefa6
- sabahın köründe denize girmek3
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak30
- japonya23
- abd ve israil'in iran'ı vurma planı3
- 53 bin düzensiz göçmenin geri dönüşü3
amerikalı din adamı ve filozof. eserleri gibi hayatı da mantık üzerine kuruludur. dante kulübü adlı romanda kısa bir bölümde yer almaktadır.
hayatının büyük bölümünü, bir köyde inziva ile geçiren amerikalı rahip ve filozof.
felsefe tarzında, din ve mantık ilk olarak göze çarpan, fazla konuşmayı sevmediği ve sessizliğe önem verdiği söylenen, şehir hayatından bunalınca bir köye yerleşen amerikalı filozof.
--spoiler--
ne söylediğin o kadar çok bağırıyor ki ne söylediğini duyamıyorum.
--spoiler--
--spoiler--
insan tuhaf bir varlıktır.
--spoiler--
gibi, insan doğasının karmaşası ve insanın yozlaşan yapısı hakkında anlamlı deyişleri bulunmaktadır.
--spoiler--
ormanda iki yola rastladım ve en az ayak izi olanına saptım. işte farklılık budur.
--spoiler--
deyişi ile, insanın özgün bir yapılanma uğraşına girmesi gerektiğini belirtmiştir.
--spoiler--
ne söylediğin o kadar çok bağırıyor ki ne söylediğini duyamıyorum.
--spoiler--
--spoiler--
insan tuhaf bir varlıktır.
--spoiler--
gibi, insan doğasının karmaşası ve insanın yozlaşan yapısı hakkında anlamlı deyişleri bulunmaktadır.
--spoiler--
ormanda iki yola rastladım ve en az ayak izi olanına saptım. işte farklılık budur.
--spoiler--
deyişi ile, insanın özgün bir yapılanma uğraşına girmesi gerektiğini belirtmiştir.
friedrich wilhelm nietzsche' nin hayran olduğu amerikalı filozof ve rahip.
--spoiler--
kendimi Emerson'a o denli yakın buluyorum ki onu övmekten çekiniyorum, çünkü kendimi övmüş gibi olmaktan korkuyorum.
--spoiler-- *
--spoiler--
kendimi Emerson'a o denli yakın buluyorum ki onu övmekten çekiniyorum, çünkü kendimi övmüş gibi olmaktan korkuyorum.
--spoiler-- *
Ralph Waldo Emerson (1803-1882) ABD'li düşünür, yazar. Amerikan transandantalizminin en önemli temsilcidir.
1803 yılında Boston'da doğdu. Babası ve dedesi Protestan papazıydı. 1826 yılında Harvard Üniversitesinden mezun oldu. Emerson da babası gibi papaz oldu ve 1829'da bir Üniteryan kilisesinin rahipliğini üstlendi, aynı yıl Ellen Louisa Tucker ile evlendi. Eşi 1831'de öldü. 1832'da ruhsal bir bunalımdan dolayı rahipliği bıraktı. Bu kararında karısının ve erkek kardeşlerinin ölümünün payı büyüktü. Biçimsel dinin geçerliliğini yitirdiği kanısına varan Emerson 1832-33 yıllarında ilk ingiltere yolculuğuna çıktı. Wordsworth, Landor, Coleridge John Stuart Mill ve Carlyle'ı tanıdı. Sonradan kendisini onların izleyicisi olarak görecekti.
Boston'a döndüğünde kendini gezilere ve konferanslara veren Emerson böylece ülkenin tümünü yakından tanıma olanağı buldu. 1835'de Concord Massachusetts'de bir ev aldı ve ikinci eşi Lydia Jackson ile evlendi. Concord'da Nathaniel Hawthorne ve Henry David Thoreau ile dost oldu. Eskiden verdiği vaazların yerini konferansları aldı. Zamanla ünü ABD'yi aştı, Avrupa'ya kadar yayıldı. Nietzsche,"kendimi Emerson'a o denli yakın buluyorum ki onu övmekten çekiniyorum, çünkü kendimi övmüş gibi olmaktan korkuyorum" diyordu. Birkaç yolculuk sayılmazsa hep Massachusetts Concord kasabasında yaşayan Emerson 27 Nisan 1882'de öldü.
bir kaç özlü sözü:
Halkı öyle bir eğitmeliyiz ki gırtlağımıza sarılmasın.
Birine göre adaletli olan şey, diğerine göre haksızlıktır; birine göre güzel olan, diğerine göre çirkindir; birine göre bilgelik olan, diğerine göre çılgınlıktır.
Aile, kralların bile giremediği bir kaledir.
Yapılırken heyacan duyulmayan işler başarılamaz.
Yolunu kaybetmiş birine yön sorulmaz.
iyi yapılmış bir işin ödülü, onu yapmış olmaktır.
Ben parantezleri sevmem, bana ne biliyorsun onu söyle.
Hepimiz başkalarını kendi yüreğimizde taşıdığımız biçimde görürüz.
Gördüklerim, görmediğimin varlığına inanmaya beni mecbur ediyor.
Davranışlarından utanıp, sıkılma; hayatın tümü bir denemedir.
Hepimiz, değişik derecelerde kaynarız.
Anlaşılmak bir lükstür.
iyi davranışlar küçük fedakarlıklardan oluşur.
Dikkatsizlik, pişmanlığın başlangıcıdır.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Ralph_Waldo_Emerson
1803 yılında Boston'da doğdu. Babası ve dedesi Protestan papazıydı. 1826 yılında Harvard Üniversitesinden mezun oldu. Emerson da babası gibi papaz oldu ve 1829'da bir Üniteryan kilisesinin rahipliğini üstlendi, aynı yıl Ellen Louisa Tucker ile evlendi. Eşi 1831'de öldü. 1832'da ruhsal bir bunalımdan dolayı rahipliği bıraktı. Bu kararında karısının ve erkek kardeşlerinin ölümünün payı büyüktü. Biçimsel dinin geçerliliğini yitirdiği kanısına varan Emerson 1832-33 yıllarında ilk ingiltere yolculuğuna çıktı. Wordsworth, Landor, Coleridge John Stuart Mill ve Carlyle'ı tanıdı. Sonradan kendisini onların izleyicisi olarak görecekti.
Boston'a döndüğünde kendini gezilere ve konferanslara veren Emerson böylece ülkenin tümünü yakından tanıma olanağı buldu. 1835'de Concord Massachusetts'de bir ev aldı ve ikinci eşi Lydia Jackson ile evlendi. Concord'da Nathaniel Hawthorne ve Henry David Thoreau ile dost oldu. Eskiden verdiği vaazların yerini konferansları aldı. Zamanla ünü ABD'yi aştı, Avrupa'ya kadar yayıldı. Nietzsche,"kendimi Emerson'a o denli yakın buluyorum ki onu övmekten çekiniyorum, çünkü kendimi övmüş gibi olmaktan korkuyorum" diyordu. Birkaç yolculuk sayılmazsa hep Massachusetts Concord kasabasında yaşayan Emerson 27 Nisan 1882'de öldü.
bir kaç özlü sözü:
Halkı öyle bir eğitmeliyiz ki gırtlağımıza sarılmasın.
Birine göre adaletli olan şey, diğerine göre haksızlıktır; birine göre güzel olan, diğerine göre çirkindir; birine göre bilgelik olan, diğerine göre çılgınlıktır.
Aile, kralların bile giremediği bir kaledir.
Yapılırken heyacan duyulmayan işler başarılamaz.
Yolunu kaybetmiş birine yön sorulmaz.
iyi yapılmış bir işin ödülü, onu yapmış olmaktır.
Ben parantezleri sevmem, bana ne biliyorsun onu söyle.
Hepimiz başkalarını kendi yüreğimizde taşıdığımız biçimde görürüz.
Gördüklerim, görmediğimin varlığına inanmaya beni mecbur ediyor.
Davranışlarından utanıp, sıkılma; hayatın tümü bir denemedir.
Hepimiz, değişik derecelerde kaynarız.
Anlaşılmak bir lükstür.
iyi davranışlar küçük fedakarlıklardan oluşur.
Dikkatsizlik, pişmanlığın başlangıcıdır.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Ralph_Waldo_Emerson
"Aptalca bir tutarlılık, küçük akılların gulyabanisidir." sözünün sahibi düşünür.
next stop wonderland filminde sık sık kullanılan " consistency is the hobgoblin of little minds" sözününde yaratıcısıdır. "tutarlılık küçük beyinlerin saplantısıdır" diyede dilimize çevirebiliriz.
"Hayatımızdaki gölgelerin çoğu kendi güneşimizin önünde durmamızdan oluşur."
kişisel gelişim kitaplarında söylediği sözler örnek verilen düşünür. öyle ki bazı kitaplar ondan alıntılarla dolu. kitabın yazarıysa arada bir iki cümle kurmuş işte.
"Anlaşılmak bir lükstür" SÖZÜYLE iNSANLIĞIN ÖZÜNÜ ANLATMIŞ AMCAMIZDIR.
"Alkışı sessizce karşılayan alkışı hak etmiş demektir" SÖZÜNÜN SAHiBi.
"Başarısızlığınız ile soylu bir şekilde yüzleşin, başarıdan farkı kalmayacaktır" demiştir.
mutluluk...
öyle bir parfümdür ki, onu başkalarına sürdüğünüz zaman sizin de üstünüze birkaç damla düşer.
öyle bir parfümdür ki, onu başkalarına sürdüğünüz zaman sizin de üstünüze birkaç damla düşer.
"Zengin bir kalp yoksa servet çirkin bir dilencidir" sözünün sahibi.
"Davranışlarından utanıp, sıkılma; hayatın tümü bir denemedir" SÖZÜNÜN SAHiBi.
"Uygarlığın gelişmesinde en büyük görev, kadınların üstündedir" SÖZÜNÜN SAHiBi.
"Sık ve çok gülmek; zeki insanların saygısını ve çocukların sevgisini, şefkatini kazanmak; dürüst eleştirilerin takdirine layık olmak ve yanlış arkadaşların ihanetlerine katlanabilmek; güzelliği takdir edebilmek, başkalarındaki "en iyiyi bulabilmek"; sağlıklı bir çocuk, bahçelik bir arazi ya da daha iyi hale getirilmiş bir sosyal durum yoluyla bu dünyayı olduğundan biraz daha iyi bırakarak terk etmek; bir tek yaşamın bile sırf siz yaşadınız diye daha rahat soluk almış olduğunu bilmek. işte "başarmış olmak" budur." sözünün sahibi.
"iyi davranışlar küçük fedakarlıklardan oluşur" sözünün sahibi.
'Gördüklerim, görmediğimin varlığına inanmaya beni mecbur ediyor.' efsane sözün sahibi filozoftur.
"yol sizi nereye götürüyorsa oraya gitmeyin, yol olmayan yerden gidin ki iz bırakın."
"Yolun sizi götürdüğü yere gitmeyin, yol olmayan yerden gidin ve iz bırakın" sözünün sahibidir.
"Gerçekten var olan bir sinek, bir ihtimal var olan bir melekten daha önemlidir."
(25 Mayıs 1803 - 27 Nisan 1882) Amerikan düşünür, yazar. Amerikan transandantalizminin en önemli temsilcidir.
1803 yılında Boston'da doğdu. Babası ve dedesi Protestan papazıydı. 1826 yılında Harvard Üniversitesinden mezun oldu. Emerson da babası gibi papaz oldu ve 1829'da bir Üniteryen kilisesinin rahipliğini üstlendi, aynı yıl Ellen Louisa Tucker ile evlendi. Eşi 1831'de öldü. 1832'da ruhsal bir bunalımdan dolayı rahipliği bıraktı. Bu kararında karısının ve erkek kardeşlerinin ölümünün payı büyüktü. Biçimsel dinin geçerliliğini yitirdiği kanısına varan Emerson 1832-33 yıllarında ilk ingiltere yolculuğuna çıktı. Wordsworth, Landor, Coleridge, John Stuart Mill ve Carlyle'ı tanıdı. Sonradan kendisini onların izleyicisi olarak görecekti.
Boston'a döndüğünde kendini gezilere ve konferanslara veren Emerson böylece ülkenin tümünü yakından tanıma olanağı buldu. 1835'de Concord Massachusetts'de bir ev aldı ve ikinci eşi Lydia Jackson ile evlendi. Concord'da Nathaniel Hawthorne ve Henry David Thoreau ile dost oldu. Eskiden verdiği vaazların yerini konferansları aldı. Zamanla ünü ABD'yi aştı, Avrupa'ya kadar yayıldı. Nietzsche, "kendimi Emerson'a o denli yakın buluyorum ki onu övmekten çekiniyorum, çünkü kendimi övmüş gibi olmaktan korkuyorum" diyordu. Birkaç yolculuk sayılmazsa hep Massachusetts Concord kasabasında yaşayan Emerson 27 Nisan 1882'de öldü.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Ralph_Waldo_Emerson
1803 yılında Boston'da doğdu. Babası ve dedesi Protestan papazıydı. 1826 yılında Harvard Üniversitesinden mezun oldu. Emerson da babası gibi papaz oldu ve 1829'da bir Üniteryen kilisesinin rahipliğini üstlendi, aynı yıl Ellen Louisa Tucker ile evlendi. Eşi 1831'de öldü. 1832'da ruhsal bir bunalımdan dolayı rahipliği bıraktı. Bu kararında karısının ve erkek kardeşlerinin ölümünün payı büyüktü. Biçimsel dinin geçerliliğini yitirdiği kanısına varan Emerson 1832-33 yıllarında ilk ingiltere yolculuğuna çıktı. Wordsworth, Landor, Coleridge, John Stuart Mill ve Carlyle'ı tanıdı. Sonradan kendisini onların izleyicisi olarak görecekti.
Boston'a döndüğünde kendini gezilere ve konferanslara veren Emerson böylece ülkenin tümünü yakından tanıma olanağı buldu. 1835'de Concord Massachusetts'de bir ev aldı ve ikinci eşi Lydia Jackson ile evlendi. Concord'da Nathaniel Hawthorne ve Henry David Thoreau ile dost oldu. Eskiden verdiği vaazların yerini konferansları aldı. Zamanla ünü ABD'yi aştı, Avrupa'ya kadar yayıldı. Nietzsche, "kendimi Emerson'a o denli yakın buluyorum ki onu övmekten çekiniyorum, çünkü kendimi övmüş gibi olmaktan korkuyorum" diyordu. Birkaç yolculuk sayılmazsa hep Massachusetts Concord kasabasında yaşayan Emerson 27 Nisan 1882'de öldü.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Ralph_Waldo_Emerson
Thoreau, ABD’nin Meksika’ya karşı yürüttüğü emperyalist savaş sırasında konan nüfus başına vergiyi, “ödediği dolar bir adam öldürmek üzere, başka bir adam veya tüfek satın almaya yaramasın” gerekçesiyle vermeyi reddedince bir gece hapiste yattı. Kendisinden 14 yaş büyük olan ve bir çok özgürlükçü düşünceyi kendisiyle paylaşan Ralph Waldo Emerson, telaşla arkadaşını görmek üzere onun hücresine girdiğinde aralarında şöyle bir konuşmanın cereyan ettiği anlatılır:
-“Henry, neden buradasın?”
-“Waldo, sen neden burada değilsin?”
bazen değerleri uğruna insanlar bedel ödemeyi göze almalıdır.
-“Henry, neden buradasın?”
-“Waldo, sen neden burada değilsin?”
bazen değerleri uğruna insanlar bedel ödemeyi göze almalıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar