1. 1.
    sadizmin fikir babası m.d.sade'in hayatını anlatan filmin adı.

    m.d.sade filmde kendi hakkında insanların zihninde dönen yaygın görüşleri boşa çıkarmayacak bir sapık potresi çiziyor.

    bir sinema izleyicisi olarak tavsiye edebileceğim filmler arasında yer bulamaz.ancak sade'i merak edenler filmi edinip izlesinler derim.
    1 -2 ... resul balay olmak
  2. 2.
    (bkz: ölmeden önce izlenilmesi gereken filmler)
    3 -1 ... africa
  3. 3.
    bu filmde kate winslet ve joaquin phoenix de oynamıştır...geoffrey rush ın oynadığı yazar karakterinin yazmaya olan tutkusu görülmeye değerdir...yok artık dedirtir...
    2 ... i dont need that shit
  4. 4.
    diyalogları ile bana zevk patlamasi yasatan film. marquis de sade neden allahi seveyimki,tek oglunu carmiha geren birinin bana neler yapabilecegini dusunmek bile istemiyorum demistir bi yerde. doktorun hastaneyi ziyareti sirasinda ise deliler evine hosgeldin doktor,eminim kendinizi evinizdeymis gibi hissedeceksiniz demistir. coulmier in yazdiklarini elestirisi karsisinda ise bu bir fiction,kurmaca yazin,dus urunu yapit,ahlak dersi veren kitap degil. ahlak dersi vermek senin gorevin diyerek coulmieri ve seyirciyi dumur etmistir,kahkahaya bogmustur beni. madeleine kendimi sayfalardaki kotu karakterin yerine koymasam gercek yasamda nasil bu kadar iyi bir kadin olabilirdim der. film ciddi manada kocaman mesajlar gondermekdedir izleyenlere. dil ve edebiyat bolumlerinde mutlaka izletilmesi gereken bir film oldugunu dusunuyorum. marquis de sade nin yasaminin yani sira edebiyatin,romanlarin faydasi yada zarari uzerine durmus film. ne kadar ozgurluge sahip olmali yazar,her seyi yazmali mi konularini irdeliyor film. doktorun karisi tiyatrodan ayrilirken marquis gidiyormusunuz ah tabi onceden bu filmi gormustunuz der ve olaya son noktayi koyar. her sahnesi ve her diyalogu ile insani dusunmye sevk ediyor bu film. cok sevdigim bir arkadasim sayesinde izledigim icin sansliyim.
    4 ... ancientmariner
  5. 5.
    hassas ve sıcak bir filmdir.
    ... muein
  6. 6.
    hardcore duygusal ve yutkunmakta zorlanılan derecede güzel bi filmdir. geoffrey rush, yoğun erotik edebiyatı ile her kuşağa şok geçirtmiş marquis de sade rolünü en iyi performansıyla canlandırmıştır. 18. Yüzyıl Fransasımda hem kilise hem de Devlet'in otoritelerine karşı çıkmış asi erotik yazarın portresidir bu film.

    ayrıca,
    (bkz: napoleon bonaparte)
    ... naturalbornkiller
  7. 7.
    sadece bir film değildir, de sade'a hayran olan bünyeler için eşi bulunmaz bir anlatıdır. de sade'ın hayatı en ufak ayrıntılarına kadar işlenmiş ve dönem içinde hakettiği (hak etmek elbette tartışılması muhtemel bir konudur) yeri bulamayışı gözler önüne serilmiş ve hatta filmin sonunda sanki marki'den özür dilenmiştir.

    biz de sade'ı sevenler, aldık ve başımızın üzerine, tanrının tam altına hakettiği yere koyduk bu filmi.
    1 ... tek meyve portakal degildir
  8. 8.
    pek az kişi tarafından bilinen harika bir filmdir. geoffrey rush ın oyunculuğu tek kelime ile harikadır. Marquis de sade' ın hayatının bir bölümünü (son bölümünü) anlatan film. Sadizmin yaratıcısı olan aynı zamanda hayatının 13 yılını akıl hastanesinde geçiren, cinsel içerikli yazılar yazan, fransız bir felsefeci yazardır; marquis de sade. Filmdeki yazma aşkı gerçekten görülmeye değerdir, tüylerinizi diken diken eden sahneler vardır. diyaloglar oldukça edebi ve düşündürücüdür, filmi durdurup bir yere not alasınız gelir, velhasıl; izlenmesi gereken bir filmdir. Şiddetle tavsiye ederim.
    1 ... kahveci
  9. 9.
    tüylerimi ürperten ve hiç tanımadığım bir dahiyle, marquis de sade ile tanışmama vesile olan muhteşem film. filmin her bir sahnesi ilgi ile izlenesiydi ama mürekkep bulamadığında yaptıkları onun hasta da olsa, sapkın da olsa, her kim ve ne olursa olsun, saygı duyulası, önünde eğilinesi bir sanatkar olduğunu gözler önüne koyar. kanıyla yazacak kadar tutkundur yazmaya. dilini keserlerken ise, "beni susturabileceğinizi mi zannediyorsunuz?" der ve bunun üzerine dışkısıyla yazar. yazdıklarından çok, yazmaya olan aşkıyla ilgilenilmesi gerektiğini düşünüyorum sade'in.

    yaşlı adamla evlendirilen kızın, mimar çocukla olan ilişkisini, mimar çocuğu ilk gördüğüm 2 sn'lik periyodda hissetmiştim, haksız çıkmadığım için garip bir mutluluk duyuyorum.

    tahmin etmesi güç değildi. yakışıklı yada güzel birini asla önemsiz bir role koymazlar.
    ... swangel
  10. 10.
    filmde marquis de sade papaza insanlar üzerinde hakimiyet kurmanın cezbedici olduğuyla ilgili bir şeyler söyler (tam olarak hatırlamıyorum ama bu minvalde geçiyordu konu) ki iktidar kavramını daha iyi açıklanamazdı fikri uyandırdı bende. insanı tüm çıplaklığıyla anlatabildiği için kaçırılmaması gereken film.
    ... gecgelenyazar