bugün
- balık etli mi kuru götlü mü3
- bu ülkeye başka erdoğan gelmez5
- ilk seçimde akp'nin alacağı oy2
- türk müsün türkiyeli misin12
- bjk tv2
- alin3
- milli muharip uçağı kaan3
- nasıl birisiniz6
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık14
- ona bir şey söyle10
- beni özleyenler elime mum diksin15
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı3
- hırvatistan12
- yunanistan29
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor14
- rüyada nervio yu görmek8
- ayrılık6
- araba sürerken olmasından en çok korkulan şey5
- çıkma teklifinin eskide kalması4
- anın görüntüsü16
- ispanya daki göçmen krizi8
- türkiyeliyim doğruyum çalışkanım5
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı9
- yazarların en son bitirdiği kitap6
- ölüm5
- korku filmi izlerken sarılacak birisinin olmaması6
- gecenin rap şarkısı3
- mutlu kalmak için öneriler6
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri8
- yazarların ruh hali3
- favori coldplay şarkınız4
- karadeniz'e neden karadeniz denmiştir2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- japonya23
- gecenin şarkısı3
- aylık 511 bin tl iyi para mıdır sorunsalı4
- en son aldığınız iltifat14
- irmik helvası vs un helvası18
- puantiye modasının bokunun çıkması4
- izmirli kızların met çukuruna düşmesi3
- sırtımı kaşıyan kızlardan hoşlanmam3
- yeni gelin adayının çıldırtan talepleri6
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin22
- her gün alkol almak4
- yeni dünya düzeni4
- arkadaşlar hangi diziye başlasam4
- yapay zekaya entry yazdırmak5
- gürcistan26
- sözlük yazarlarının çok kültürlü olması7
- dekolteye bakar mısınız15
1969 yapımı, gillo pontecorvo filmidir. başrollerde marlon brando oynar ve yeter zaten. öyle bir filmdir ki, yeni dünya üstünden tüm emperyalist düzeni gözler önüne serer. harikulade bir filmdir.
diğer bir ismi (bkz: burn)1969 yapımı enfes film.
--spoiler--
olay 19.yy'ın 2. yarısında Queimada'da geçer. Queimada antiller'de portekiz işgalinde bir adadır ve portekizliler yerli halkı katledip afrikadan siyahları buraya köle olarak getirmişlerdir. bir ingiliz ajanı olan willem walker adada isyanı organize ederek köleliği kaldırmak için oradadır. ingiliz emperyalizminin anlayışı köleliğe karşı, çalışan ve tüketen işçi sınıfının varlığından yanadır. isyan başarılı olur, köleler özgürdür. 10 yıl içinde işler beklendiği gibi gitmez, isyancılar jose dolores önderliğinde bu kez ingiliz şekerkamışı şirketini hedef alır. son tahlilde ingiliz ajanı williem walker bu isyanı da bastırır.
--spoiler--
film, emperyalizmin farklı anlayışlarını, bu anlayışların kendi içinde çatışmasını, kapitalist bir sistemde askerin ve burjuvanın rolünü çok açık bir dille anlatır. bunun yanında marlon brondo'nun enfes oyunculuğu, viva zapata'da dünya isyancılar tarihinin önde giden efsanelerinden, Emiliano Zapata'yı oynayan adamın, bu filmin Emiliano Zapata'sı olan José Dolores'e karşı isyanı bastıran, gerillaları yok eden burjuva iktidarının piyonunu bir askeri aynı kalitede oynaması kendisinin niye efsane olduğunu kanıtlar sanırım.
--spoiler--
José Dolores yakalandığında, william walker yanındaki kıdemli askere şöyle söyler:
yani örnek bir hikaye. başlangıçta bir hiçti: bir su taşıyıcı bir hamal... ingiltere onu bir ihtilal lideri yaptı ve artık ona hizmet etmediğinde onu bir kenara attı. ve aşağı yukarı ingilterenin ona öğrettiği fikirler adına tekrar isyan ettiği zaman, ingiltere onu yoketmeye karar verdi. bu bir küçük başyapıt değil mi sence?
José Dolores'in kendisini götüren askere ayaküstü ders niteliğindeki sözleri:
eğer biri sana özgürlük verirse bu özgürlük değildir. özgürlük; senin, sadece senin elde etmen gereken bir şeydir.
José Dolores'in daraağacına giderken william walker'a karşı son sözleri:
ne demiştin hatırlıyor musun? uygarlık beyazlara ait. peki hangi uygarlık ve ne zamana kadar?
--spoiler--
--spoiler--
olay 19.yy'ın 2. yarısında Queimada'da geçer. Queimada antiller'de portekiz işgalinde bir adadır ve portekizliler yerli halkı katledip afrikadan siyahları buraya köle olarak getirmişlerdir. bir ingiliz ajanı olan willem walker adada isyanı organize ederek köleliği kaldırmak için oradadır. ingiliz emperyalizminin anlayışı köleliğe karşı, çalışan ve tüketen işçi sınıfının varlığından yanadır. isyan başarılı olur, köleler özgürdür. 10 yıl içinde işler beklendiği gibi gitmez, isyancılar jose dolores önderliğinde bu kez ingiliz şekerkamışı şirketini hedef alır. son tahlilde ingiliz ajanı williem walker bu isyanı da bastırır.
--spoiler--
film, emperyalizmin farklı anlayışlarını, bu anlayışların kendi içinde çatışmasını, kapitalist bir sistemde askerin ve burjuvanın rolünü çok açık bir dille anlatır. bunun yanında marlon brondo'nun enfes oyunculuğu, viva zapata'da dünya isyancılar tarihinin önde giden efsanelerinden, Emiliano Zapata'yı oynayan adamın, bu filmin Emiliano Zapata'sı olan José Dolores'e karşı isyanı bastıran, gerillaları yok eden burjuva iktidarının piyonunu bir askeri aynı kalitede oynaması kendisinin niye efsane olduğunu kanıtlar sanırım.
--spoiler--
José Dolores yakalandığında, william walker yanındaki kıdemli askere şöyle söyler:
yani örnek bir hikaye. başlangıçta bir hiçti: bir su taşıyıcı bir hamal... ingiltere onu bir ihtilal lideri yaptı ve artık ona hizmet etmediğinde onu bir kenara attı. ve aşağı yukarı ingilterenin ona öğrettiği fikirler adına tekrar isyan ettiği zaman, ingiltere onu yoketmeye karar verdi. bu bir küçük başyapıt değil mi sence?
José Dolores'in kendisini götüren askere ayaküstü ders niteliğindeki sözleri:
eğer biri sana özgürlük verirse bu özgürlük değildir. özgürlük; senin, sadece senin elde etmen gereken bir şeydir.
José Dolores'in daraağacına giderken william walker'a karşı son sözleri:
ne demiştin hatırlıyor musun? uygarlık beyazlara ait. peki hangi uygarlık ve ne zamana kadar?
--spoiler--
1969 tarihli italyan-fransız ortak yapımı film. 19. yüzyıl ortalarında bir karayip adasında ülkesinin sömürgeci çıkarlarını adaya getirebilmek için adadaki sömürgeci güçlere (portekiz) karşı bir köle isyanı çıkmasını ve sömürge yönetiminin devrilmesini, akabinde de ingiliz şeker şirketinin adaya hakim konuma gelmesini sağlamak üzere manipülasyonda bulunan bir ingiliz provokatörün hikayesini anlatıyor imiş. başroller: Marlon Brando, Evaristo Marquez ve Renato Salvatori. müzik: Ennio Morricone. haiti devrimi ve yöredeki benzer gerçek başka tarihi olaylardan esinlendiği anlaşılan, dikkat çekici bir film. izleme listesine aldım. bu arada 2004'te aynı senaryo tekrar filme dökülmüş, ama halen ilki daha başarılı kabul edilmekte imiş.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar