bugün
- profiline kendi resmini koyan yazarın asıl amacı6
- sözlükteki üstü kapalı erkek nefreti8
- spora vakit ayıramayan erkek oje sürsün7
- kadınlar neden aldatır4
- donald trump4
- eski sevgilinin 1 haftada yeni sevgili yapması8
- selahattin demirtaş övücüsü halk tv4
- türk siyasetçiliği yapan araplar4
- sürekli esnemek3
- performans sanatçısı3
- gocu yla bilek güreşi yapmak6
- karşı cinste bağımlılık yapan şeyler4
- karı hoplatmak3
- eren ali bingöl2
- iyi araba kullanan iyi sevişir2
- modern sanatın duvara muz bantlamak olması3
- türkiye eyalet haritası2
- sözlük erkekleri aranıyor mu6
- aylık 378 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- selahattin demirtaş cilalı apo dur3
- 23 haziran 2026 fransa ırak maçı6
- sözlük yazarlarının bileklikleri6
- sen benim kim oldugumu biliyo musun2
- sedat pekmez12
- yagmurcu ile revani yemek4
- cebinde parası olmayan fakir erkek3
- duşta şarkı söylemek2
- sözlüğe fotoğraf atmayanların özgüvensiz sanılması19
- kabullenince huzur veren gerçekler5
- agresif süs köpeği3
- sevgili yapınca her şeyden elini ayağını çekmek3
- akp'nin cumhurbaşkanı adayının erdoğan olması8
- z kuşağının metal dinlememesi2
- kadin2
- dut ağacı4
- türkiye'nin asla düzelemeyecek olmasının sebebi15
- muşlettin amca4
- bir kadını araba park ederken izlemek5
- askerlik4
- hiç ölmeyecek gibi yaşamak2
- red pill2
- utanmadan şort giyen erkek7
- 2026 dünya kupası finalini kim oynar20
- kadında güzellik aramayan erkek2
- yaş ilerledikçe katlanılması zor şeyler3
- bir çiçek fotoğrafı bırak5
- elimde goruntuleriniz var4
- artık pek kullanılmayan kelimeler2
- pantolon cebinde lahmacun taşımak3
- ne yapıyorsunuz yakışıklı ve güzel dostlarım4
1969 tarihli italyan-fransız ortak yapımı film. 19. yüzyıl ortalarında bir karayip adasında ülkesinin sömürgeci çıkarlarını adaya getirebilmek için adadaki sömürgeci güçlere (portekiz) karşı bir köle isyanı çıkmasını ve sömürge yönetiminin devrilmesini, akabinde de ingiliz şeker şirketinin adaya hakim konuma gelmesini sağlamak üzere manipülasyonda bulunan bir ingiliz provokatörün hikayesini anlatıyor imiş. başroller: Marlon Brando, Evaristo Marquez ve Renato Salvatori. müzik: Ennio Morricone. haiti devrimi ve yöredeki benzer gerçek başka tarihi olaylardan esinlendiği anlaşılan, dikkat çekici bir film. izleme listesine aldım. bu arada 2004'te aynı senaryo tekrar filme dökülmüş, ama halen ilki daha başarılı kabul edilmekte imiş.
diğer bir ismi (bkz: burn)1969 yapımı enfes film.
--spoiler--
olay 19.yy'ın 2. yarısında Queimada'da geçer. Queimada antiller'de portekiz işgalinde bir adadır ve portekizliler yerli halkı katledip afrikadan siyahları buraya köle olarak getirmişlerdir. bir ingiliz ajanı olan willem walker adada isyanı organize ederek köleliği kaldırmak için oradadır. ingiliz emperyalizminin anlayışı köleliğe karşı, çalışan ve tüketen işçi sınıfının varlığından yanadır. isyan başarılı olur, köleler özgürdür. 10 yıl içinde işler beklendiği gibi gitmez, isyancılar jose dolores önderliğinde bu kez ingiliz şekerkamışı şirketini hedef alır. son tahlilde ingiliz ajanı williem walker bu isyanı da bastırır.
--spoiler--
film, emperyalizmin farklı anlayışlarını, bu anlayışların kendi içinde çatışmasını, kapitalist bir sistemde askerin ve burjuvanın rolünü çok açık bir dille anlatır. bunun yanında marlon brondo'nun enfes oyunculuğu, viva zapata'da dünya isyancılar tarihinin önde giden efsanelerinden, Emiliano Zapata'yı oynayan adamın, bu filmin Emiliano Zapata'sı olan José Dolores'e karşı isyanı bastıran, gerillaları yok eden burjuva iktidarının piyonunu bir askeri aynı kalitede oynaması kendisinin niye efsane olduğunu kanıtlar sanırım.
--spoiler--
José Dolores yakalandığında, william walker yanındaki kıdemli askere şöyle söyler:
yani örnek bir hikaye. başlangıçta bir hiçti: bir su taşıyıcı bir hamal... ingiltere onu bir ihtilal lideri yaptı ve artık ona hizmet etmediğinde onu bir kenara attı. ve aşağı yukarı ingilterenin ona öğrettiği fikirler adına tekrar isyan ettiği zaman, ingiltere onu yoketmeye karar verdi. bu bir küçük başyapıt değil mi sence?
José Dolores'in kendisini götüren askere ayaküstü ders niteliğindeki sözleri:
eğer biri sana özgürlük verirse bu özgürlük değildir. özgürlük; senin, sadece senin elde etmen gereken bir şeydir.
José Dolores'in daraağacına giderken william walker'a karşı son sözleri:
ne demiştin hatırlıyor musun? uygarlık beyazlara ait. peki hangi uygarlık ve ne zamana kadar?
--spoiler--
--spoiler--
olay 19.yy'ın 2. yarısında Queimada'da geçer. Queimada antiller'de portekiz işgalinde bir adadır ve portekizliler yerli halkı katledip afrikadan siyahları buraya köle olarak getirmişlerdir. bir ingiliz ajanı olan willem walker adada isyanı organize ederek köleliği kaldırmak için oradadır. ingiliz emperyalizminin anlayışı köleliğe karşı, çalışan ve tüketen işçi sınıfının varlığından yanadır. isyan başarılı olur, köleler özgürdür. 10 yıl içinde işler beklendiği gibi gitmez, isyancılar jose dolores önderliğinde bu kez ingiliz şekerkamışı şirketini hedef alır. son tahlilde ingiliz ajanı williem walker bu isyanı da bastırır.
--spoiler--
film, emperyalizmin farklı anlayışlarını, bu anlayışların kendi içinde çatışmasını, kapitalist bir sistemde askerin ve burjuvanın rolünü çok açık bir dille anlatır. bunun yanında marlon brondo'nun enfes oyunculuğu, viva zapata'da dünya isyancılar tarihinin önde giden efsanelerinden, Emiliano Zapata'yı oynayan adamın, bu filmin Emiliano Zapata'sı olan José Dolores'e karşı isyanı bastıran, gerillaları yok eden burjuva iktidarının piyonunu bir askeri aynı kalitede oynaması kendisinin niye efsane olduğunu kanıtlar sanırım.
--spoiler--
José Dolores yakalandığında, william walker yanındaki kıdemli askere şöyle söyler:
yani örnek bir hikaye. başlangıçta bir hiçti: bir su taşıyıcı bir hamal... ingiltere onu bir ihtilal lideri yaptı ve artık ona hizmet etmediğinde onu bir kenara attı. ve aşağı yukarı ingilterenin ona öğrettiği fikirler adına tekrar isyan ettiği zaman, ingiltere onu yoketmeye karar verdi. bu bir küçük başyapıt değil mi sence?
José Dolores'in kendisini götüren askere ayaküstü ders niteliğindeki sözleri:
eğer biri sana özgürlük verirse bu özgürlük değildir. özgürlük; senin, sadece senin elde etmen gereken bir şeydir.
José Dolores'in daraağacına giderken william walker'a karşı son sözleri:
ne demiştin hatırlıyor musun? uygarlık beyazlara ait. peki hangi uygarlık ve ne zamana kadar?
--spoiler--
1969 yapımı, gillo pontecorvo filmidir. başrollerde marlon brando oynar ve yeter zaten. öyle bir filmdir ki, yeni dünya üstünden tüm emperyalist düzeni gözler önüne serer. harikulade bir filmdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar