bugün
- güne almanca bir cümle bırak8
- mazotun yarım litresi 50 tl7
- 28 bine çalışmak9
- iblis'in sesini duymak14
- arkadaşlar nasılsınız3
- kendini gerçekleştiren kehanet2
- hoslanilan kızın adının makbule olması5
- amerika4
- bilinçaltı kontrolü nasıl alır3
- aslan burcu6
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz46
- hava muhalefeti4
- sabahları nefret edilen şeyler20
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- kanadalı ünlüler10
- arkadaşlar bir şey danışacağım11
- bal tereyağ kaşar peynir ve çay4
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı15
- cb külliyesinde türk bayrağı olmaması7
- saddam hüseyin5
- gagavuzları çok seviyorum ne yapmalıyım4
- sözlüğün kalitesinin bu aralar düşmesi4
- tavuk kanadı ne işe yarıyor sorunsalı8
- sevilen hitap şekilleri5
- allah7
- alarmı kapatıp beş dakika daha uyuma3
- eski sevgilinin aylar sonra yazması17
- kürdü sevin11
- bir erkeğe objektif bakma yetisini kaybetmek6
- mazotun litresi 101 lira35
- çizgi filmleri en iyi yapan ülkeler3
- beni kaybettin diyen erkek14
- herkese garip size normal gelen şeyler4
- arkadaşlar yeni işe başladım16
- pipinin ortasında kıllar çıkması4
- yazarların yapmayı düşündükleri çocuk sayısı15
- sabahları sevilen şeyler8
- iç sıkıntısı7
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler26
- gecenin korkunç yaratıkları4
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- tecrübe edilen en korkunç şey7
- bir sevgiliden beklenen şeyler11
- anın görüntüsü24
- reddedilince brad pitt ten neyim eksik diyen erkek4
- sadece filistin'i önemsemek15
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek21
- kahvaltıda kaç zeytin yersiniz16
- ekşiye gidiyorum ben10
- gülsen tuncer2
1969 tarihli italyan-fransız ortak yapımı film. 19. yüzyıl ortalarında bir karayip adasında ülkesinin sömürgeci çıkarlarını adaya getirebilmek için adadaki sömürgeci güçlere (portekiz) karşı bir köle isyanı çıkmasını ve sömürge yönetiminin devrilmesini, akabinde de ingiliz şeker şirketinin adaya hakim konuma gelmesini sağlamak üzere manipülasyonda bulunan bir ingiliz provokatörün hikayesini anlatıyor imiş. başroller: Marlon Brando, Evaristo Marquez ve Renato Salvatori. müzik: Ennio Morricone. haiti devrimi ve yöredeki benzer gerçek başka tarihi olaylardan esinlendiği anlaşılan, dikkat çekici bir film. izleme listesine aldım. bu arada 2004'te aynı senaryo tekrar filme dökülmüş, ama halen ilki daha başarılı kabul edilmekte imiş.
diğer bir ismi (bkz: burn)1969 yapımı enfes film.
--spoiler--
olay 19.yy'ın 2. yarısında Queimada'da geçer. Queimada antiller'de portekiz işgalinde bir adadır ve portekizliler yerli halkı katledip afrikadan siyahları buraya köle olarak getirmişlerdir. bir ingiliz ajanı olan willem walker adada isyanı organize ederek köleliği kaldırmak için oradadır. ingiliz emperyalizminin anlayışı köleliğe karşı, çalışan ve tüketen işçi sınıfının varlığından yanadır. isyan başarılı olur, köleler özgürdür. 10 yıl içinde işler beklendiği gibi gitmez, isyancılar jose dolores önderliğinde bu kez ingiliz şekerkamışı şirketini hedef alır. son tahlilde ingiliz ajanı williem walker bu isyanı da bastırır.
--spoiler--
film, emperyalizmin farklı anlayışlarını, bu anlayışların kendi içinde çatışmasını, kapitalist bir sistemde askerin ve burjuvanın rolünü çok açık bir dille anlatır. bunun yanında marlon brondo'nun enfes oyunculuğu, viva zapata'da dünya isyancılar tarihinin önde giden efsanelerinden, Emiliano Zapata'yı oynayan adamın, bu filmin Emiliano Zapata'sı olan José Dolores'e karşı isyanı bastıran, gerillaları yok eden burjuva iktidarının piyonunu bir askeri aynı kalitede oynaması kendisinin niye efsane olduğunu kanıtlar sanırım.
--spoiler--
José Dolores yakalandığında, william walker yanındaki kıdemli askere şöyle söyler:
yani örnek bir hikaye. başlangıçta bir hiçti: bir su taşıyıcı bir hamal... ingiltere onu bir ihtilal lideri yaptı ve artık ona hizmet etmediğinde onu bir kenara attı. ve aşağı yukarı ingilterenin ona öğrettiği fikirler adına tekrar isyan ettiği zaman, ingiltere onu yoketmeye karar verdi. bu bir küçük başyapıt değil mi sence?
José Dolores'in kendisini götüren askere ayaküstü ders niteliğindeki sözleri:
eğer biri sana özgürlük verirse bu özgürlük değildir. özgürlük; senin, sadece senin elde etmen gereken bir şeydir.
José Dolores'in daraağacına giderken william walker'a karşı son sözleri:
ne demiştin hatırlıyor musun? uygarlık beyazlara ait. peki hangi uygarlık ve ne zamana kadar?
--spoiler--
--spoiler--
olay 19.yy'ın 2. yarısında Queimada'da geçer. Queimada antiller'de portekiz işgalinde bir adadır ve portekizliler yerli halkı katledip afrikadan siyahları buraya köle olarak getirmişlerdir. bir ingiliz ajanı olan willem walker adada isyanı organize ederek köleliği kaldırmak için oradadır. ingiliz emperyalizminin anlayışı köleliğe karşı, çalışan ve tüketen işçi sınıfının varlığından yanadır. isyan başarılı olur, köleler özgürdür. 10 yıl içinde işler beklendiği gibi gitmez, isyancılar jose dolores önderliğinde bu kez ingiliz şekerkamışı şirketini hedef alır. son tahlilde ingiliz ajanı williem walker bu isyanı da bastırır.
--spoiler--
film, emperyalizmin farklı anlayışlarını, bu anlayışların kendi içinde çatışmasını, kapitalist bir sistemde askerin ve burjuvanın rolünü çok açık bir dille anlatır. bunun yanında marlon brondo'nun enfes oyunculuğu, viva zapata'da dünya isyancılar tarihinin önde giden efsanelerinden, Emiliano Zapata'yı oynayan adamın, bu filmin Emiliano Zapata'sı olan José Dolores'e karşı isyanı bastıran, gerillaları yok eden burjuva iktidarının piyonunu bir askeri aynı kalitede oynaması kendisinin niye efsane olduğunu kanıtlar sanırım.
--spoiler--
José Dolores yakalandığında, william walker yanındaki kıdemli askere şöyle söyler:
yani örnek bir hikaye. başlangıçta bir hiçti: bir su taşıyıcı bir hamal... ingiltere onu bir ihtilal lideri yaptı ve artık ona hizmet etmediğinde onu bir kenara attı. ve aşağı yukarı ingilterenin ona öğrettiği fikirler adına tekrar isyan ettiği zaman, ingiltere onu yoketmeye karar verdi. bu bir küçük başyapıt değil mi sence?
José Dolores'in kendisini götüren askere ayaküstü ders niteliğindeki sözleri:
eğer biri sana özgürlük verirse bu özgürlük değildir. özgürlük; senin, sadece senin elde etmen gereken bir şeydir.
José Dolores'in daraağacına giderken william walker'a karşı son sözleri:
ne demiştin hatırlıyor musun? uygarlık beyazlara ait. peki hangi uygarlık ve ne zamana kadar?
--spoiler--
1969 yapımı, gillo pontecorvo filmidir. başrollerde marlon brando oynar ve yeter zaten. öyle bir filmdir ki, yeni dünya üstünden tüm emperyalist düzeni gözler önüne serer. harikulade bir filmdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar