bugün
- beni kaybettin diyen erkek14
- eski sevgilinin aylar sonra yazması17
- iç sıkıntısı5
- tecrübe edilen en korkunç şey4
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- bir sevgiliden beklenen şeyler11
- arkadaşlar yeni işe başladım16
- yazarların yapmayı düşündükleri çocuk sayısı15
- ekşiye gidiyorum ben10
- arkadaşlar bir şey danışacağım10
- güne almanca bir cümle bırak3
- gecenin korkunç yaratıkları3
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler26
- sadece filistin'i önemsemek15
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı12
- mazotun litresi 101 lira36
- sevgiliyi kediye onaylatmak7
- aslan burcu3
- kahve falı bakabilen muhteşem fevkalade yazarlar8
- bir erkeğin wp aile grubuna alınma kriterleri6
- kahvaltıda kaç zeytin yersiniz16
- çanakkale kumandanı mustafa kemal paşa7
- iblis'in sesini duymak11
- gocu38
- kadikoy psikolog4
- saddam hüseyin3
- beşiktaş'ın marsilya'yı gol manyağı yapması5
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek21
- hangi şehrin erkeği meşhurdur5
- cb külliyesinde türk bayrağı olmaması3
- kanadalı ünlüler3
- 28 bine çalışmak8
- 2019 da doğmak nedir4
- ona bir şarkı gönder4
- jango fett2
- bir erkeğe objektif bakma yetisini kaybetmek5
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- palpatine2
- tavuk kanadı ne işe yarıyor sorunsalı7
- kürdü sevin10
- charlie kirk3
- yaşlılığı kabullenemeyen insan10
- israil11
- allah6
- sevgilinin garanti kapsamı dışında kalması4
- anın görüntüsü24
- arkadaşlar bir şey soracağım13
- öcalan'ın kira vermeden villada oturması12
- açık oyla başlayan ilişkiyi nikahla taçlandırmak6
- henüz hazır değilim3
1969 yapımı, gillo pontecorvo filmidir. başrollerde marlon brando oynar ve yeter zaten. öyle bir filmdir ki, yeni dünya üstünden tüm emperyalist düzeni gözler önüne serer. harikulade bir filmdir.
diğer bir ismi (bkz: burn)1969 yapımı enfes film.
--spoiler--
olay 19.yy'ın 2. yarısında Queimada'da geçer. Queimada antiller'de portekiz işgalinde bir adadır ve portekizliler yerli halkı katledip afrikadan siyahları buraya köle olarak getirmişlerdir. bir ingiliz ajanı olan willem walker adada isyanı organize ederek köleliği kaldırmak için oradadır. ingiliz emperyalizminin anlayışı köleliğe karşı, çalışan ve tüketen işçi sınıfının varlığından yanadır. isyan başarılı olur, köleler özgürdür. 10 yıl içinde işler beklendiği gibi gitmez, isyancılar jose dolores önderliğinde bu kez ingiliz şekerkamışı şirketini hedef alır. son tahlilde ingiliz ajanı williem walker bu isyanı da bastırır.
--spoiler--
film, emperyalizmin farklı anlayışlarını, bu anlayışların kendi içinde çatışmasını, kapitalist bir sistemde askerin ve burjuvanın rolünü çok açık bir dille anlatır. bunun yanında marlon brondo'nun enfes oyunculuğu, viva zapata'da dünya isyancılar tarihinin önde giden efsanelerinden, Emiliano Zapata'yı oynayan adamın, bu filmin Emiliano Zapata'sı olan José Dolores'e karşı isyanı bastıran, gerillaları yok eden burjuva iktidarının piyonunu bir askeri aynı kalitede oynaması kendisinin niye efsane olduğunu kanıtlar sanırım.
--spoiler--
José Dolores yakalandığında, william walker yanındaki kıdemli askere şöyle söyler:
yani örnek bir hikaye. başlangıçta bir hiçti: bir su taşıyıcı bir hamal... ingiltere onu bir ihtilal lideri yaptı ve artık ona hizmet etmediğinde onu bir kenara attı. ve aşağı yukarı ingilterenin ona öğrettiği fikirler adına tekrar isyan ettiği zaman, ingiltere onu yoketmeye karar verdi. bu bir küçük başyapıt değil mi sence?
José Dolores'in kendisini götüren askere ayaküstü ders niteliğindeki sözleri:
eğer biri sana özgürlük verirse bu özgürlük değildir. özgürlük; senin, sadece senin elde etmen gereken bir şeydir.
José Dolores'in daraağacına giderken william walker'a karşı son sözleri:
ne demiştin hatırlıyor musun? uygarlık beyazlara ait. peki hangi uygarlık ve ne zamana kadar?
--spoiler--
--spoiler--
olay 19.yy'ın 2. yarısında Queimada'da geçer. Queimada antiller'de portekiz işgalinde bir adadır ve portekizliler yerli halkı katledip afrikadan siyahları buraya köle olarak getirmişlerdir. bir ingiliz ajanı olan willem walker adada isyanı organize ederek köleliği kaldırmak için oradadır. ingiliz emperyalizminin anlayışı köleliğe karşı, çalışan ve tüketen işçi sınıfının varlığından yanadır. isyan başarılı olur, köleler özgürdür. 10 yıl içinde işler beklendiği gibi gitmez, isyancılar jose dolores önderliğinde bu kez ingiliz şekerkamışı şirketini hedef alır. son tahlilde ingiliz ajanı williem walker bu isyanı da bastırır.
--spoiler--
film, emperyalizmin farklı anlayışlarını, bu anlayışların kendi içinde çatışmasını, kapitalist bir sistemde askerin ve burjuvanın rolünü çok açık bir dille anlatır. bunun yanında marlon brondo'nun enfes oyunculuğu, viva zapata'da dünya isyancılar tarihinin önde giden efsanelerinden, Emiliano Zapata'yı oynayan adamın, bu filmin Emiliano Zapata'sı olan José Dolores'e karşı isyanı bastıran, gerillaları yok eden burjuva iktidarının piyonunu bir askeri aynı kalitede oynaması kendisinin niye efsane olduğunu kanıtlar sanırım.
--spoiler--
José Dolores yakalandığında, william walker yanındaki kıdemli askere şöyle söyler:
yani örnek bir hikaye. başlangıçta bir hiçti: bir su taşıyıcı bir hamal... ingiltere onu bir ihtilal lideri yaptı ve artık ona hizmet etmediğinde onu bir kenara attı. ve aşağı yukarı ingilterenin ona öğrettiği fikirler adına tekrar isyan ettiği zaman, ingiltere onu yoketmeye karar verdi. bu bir küçük başyapıt değil mi sence?
José Dolores'in kendisini götüren askere ayaküstü ders niteliğindeki sözleri:
eğer biri sana özgürlük verirse bu özgürlük değildir. özgürlük; senin, sadece senin elde etmen gereken bir şeydir.
José Dolores'in daraağacına giderken william walker'a karşı son sözleri:
ne demiştin hatırlıyor musun? uygarlık beyazlara ait. peki hangi uygarlık ve ne zamana kadar?
--spoiler--
1969 tarihli italyan-fransız ortak yapımı film. 19. yüzyıl ortalarında bir karayip adasında ülkesinin sömürgeci çıkarlarını adaya getirebilmek için adadaki sömürgeci güçlere (portekiz) karşı bir köle isyanı çıkmasını ve sömürge yönetiminin devrilmesini, akabinde de ingiliz şeker şirketinin adaya hakim konuma gelmesini sağlamak üzere manipülasyonda bulunan bir ingiliz provokatörün hikayesini anlatıyor imiş. başroller: Marlon Brando, Evaristo Marquez ve Renato Salvatori. müzik: Ennio Morricone. haiti devrimi ve yöredeki benzer gerçek başka tarihi olaylardan esinlendiği anlaşılan, dikkat çekici bir film. izleme listesine aldım. bu arada 2004'te aynı senaryo tekrar filme dökülmüş, ama halen ilki daha başarılı kabul edilmekte imiş.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar