bugün
- ben aşık yorguni sorularınızı cevaplıyorum13
- şu anda ne yapıyorsun3
- egay sucukcu5
- 30 lu yaşlar6
- eşe mi pahalı hediye alınır metrese mi sorunsalı6
- şirinevler8
- sözlük yazarlarından arabesk denemeler2
- flört edinmek7
- üşenirken yapılan saçmalıklar5
- işi gücü borsa siyaset olan insan3
- biraderleri üst üste koymak7
- aşık yorguni10
- güne iyi başlatan şeyler3
- normal sözlükten uluya gelmek4
- kızartma yağından sabun yapmak8
- metrobüste yer bulmak4
- eşek sucuğu14
- kimseyi memnun edememek13
- enayimiknatisii10
- sevgili yazarlar biz burada ne yapıyoruz amk3
- bok emojili isme özel çorap2
- sedat pekmez bey reyizin dönmüş olması6
- 54 ilde tetikçi övücü paylaşımlara operasyon3
- sözlükte altın günü yapmak3
- tartıştığı sürücüye iftira atan kadın3
- insanın bu hayattaki amacı17
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle9
- üstteki yazar ne yapıyor2
- ayakların geriye gitmesi4
- aleyna tilki2
- yabani olmakla cool olmayı karıştıran tip4
- devlet bahçeli7
- saxo bank'tan altın yükseliş yorumu5
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması12
- yabancı yatırımcı neden türkiyeye yatırım yapsın8
- maldivler3
- flörtlerin ilişkiye dönmeme sebebi10
- allah3
- kargo beklemek3
- a milli takıma 15 milyon euro prim verilmesi10
- var bunda bir karın ağrısı3
- fenerbahçe'nin kemalistlerin takımı olması5
- hatay arap şehridir5
- 20 li yaşların çabuk geçmesi12
- ilk buluşmada öpen kız4
- 10 lu yaşların çabuk geçmesi7
- gül kokusu3
- dost katılım bankası2
- akademisyen egosu6
- intihar etmek7
1969 yapımı, gillo pontecorvo filmidir. başrollerde marlon brando oynar ve yeter zaten. öyle bir filmdir ki, yeni dünya üstünden tüm emperyalist düzeni gözler önüne serer. harikulade bir filmdir.
diğer bir ismi (bkz: burn)1969 yapımı enfes film.
--spoiler--
olay 19.yy'ın 2. yarısında Queimada'da geçer. Queimada antiller'de portekiz işgalinde bir adadır ve portekizliler yerli halkı katledip afrikadan siyahları buraya köle olarak getirmişlerdir. bir ingiliz ajanı olan willem walker adada isyanı organize ederek köleliği kaldırmak için oradadır. ingiliz emperyalizminin anlayışı köleliğe karşı, çalışan ve tüketen işçi sınıfının varlığından yanadır. isyan başarılı olur, köleler özgürdür. 10 yıl içinde işler beklendiği gibi gitmez, isyancılar jose dolores önderliğinde bu kez ingiliz şekerkamışı şirketini hedef alır. son tahlilde ingiliz ajanı williem walker bu isyanı da bastırır.
--spoiler--
film, emperyalizmin farklı anlayışlarını, bu anlayışların kendi içinde çatışmasını, kapitalist bir sistemde askerin ve burjuvanın rolünü çok açık bir dille anlatır. bunun yanında marlon brondo'nun enfes oyunculuğu, viva zapata'da dünya isyancılar tarihinin önde giden efsanelerinden, Emiliano Zapata'yı oynayan adamın, bu filmin Emiliano Zapata'sı olan José Dolores'e karşı isyanı bastıran, gerillaları yok eden burjuva iktidarının piyonunu bir askeri aynı kalitede oynaması kendisinin niye efsane olduğunu kanıtlar sanırım.
--spoiler--
José Dolores yakalandığında, william walker yanındaki kıdemli askere şöyle söyler:
yani örnek bir hikaye. başlangıçta bir hiçti: bir su taşıyıcı bir hamal... ingiltere onu bir ihtilal lideri yaptı ve artık ona hizmet etmediğinde onu bir kenara attı. ve aşağı yukarı ingilterenin ona öğrettiği fikirler adına tekrar isyan ettiği zaman, ingiltere onu yoketmeye karar verdi. bu bir küçük başyapıt değil mi sence?
José Dolores'in kendisini götüren askere ayaküstü ders niteliğindeki sözleri:
eğer biri sana özgürlük verirse bu özgürlük değildir. özgürlük; senin, sadece senin elde etmen gereken bir şeydir.
José Dolores'in daraağacına giderken william walker'a karşı son sözleri:
ne demiştin hatırlıyor musun? uygarlık beyazlara ait. peki hangi uygarlık ve ne zamana kadar?
--spoiler--
--spoiler--
olay 19.yy'ın 2. yarısında Queimada'da geçer. Queimada antiller'de portekiz işgalinde bir adadır ve portekizliler yerli halkı katledip afrikadan siyahları buraya köle olarak getirmişlerdir. bir ingiliz ajanı olan willem walker adada isyanı organize ederek köleliği kaldırmak için oradadır. ingiliz emperyalizminin anlayışı köleliğe karşı, çalışan ve tüketen işçi sınıfının varlığından yanadır. isyan başarılı olur, köleler özgürdür. 10 yıl içinde işler beklendiği gibi gitmez, isyancılar jose dolores önderliğinde bu kez ingiliz şekerkamışı şirketini hedef alır. son tahlilde ingiliz ajanı williem walker bu isyanı da bastırır.
--spoiler--
film, emperyalizmin farklı anlayışlarını, bu anlayışların kendi içinde çatışmasını, kapitalist bir sistemde askerin ve burjuvanın rolünü çok açık bir dille anlatır. bunun yanında marlon brondo'nun enfes oyunculuğu, viva zapata'da dünya isyancılar tarihinin önde giden efsanelerinden, Emiliano Zapata'yı oynayan adamın, bu filmin Emiliano Zapata'sı olan José Dolores'e karşı isyanı bastıran, gerillaları yok eden burjuva iktidarının piyonunu bir askeri aynı kalitede oynaması kendisinin niye efsane olduğunu kanıtlar sanırım.
--spoiler--
José Dolores yakalandığında, william walker yanındaki kıdemli askere şöyle söyler:
yani örnek bir hikaye. başlangıçta bir hiçti: bir su taşıyıcı bir hamal... ingiltere onu bir ihtilal lideri yaptı ve artık ona hizmet etmediğinde onu bir kenara attı. ve aşağı yukarı ingilterenin ona öğrettiği fikirler adına tekrar isyan ettiği zaman, ingiltere onu yoketmeye karar verdi. bu bir küçük başyapıt değil mi sence?
José Dolores'in kendisini götüren askere ayaküstü ders niteliğindeki sözleri:
eğer biri sana özgürlük verirse bu özgürlük değildir. özgürlük; senin, sadece senin elde etmen gereken bir şeydir.
José Dolores'in daraağacına giderken william walker'a karşı son sözleri:
ne demiştin hatırlıyor musun? uygarlık beyazlara ait. peki hangi uygarlık ve ne zamana kadar?
--spoiler--
1969 tarihli italyan-fransız ortak yapımı film. 19. yüzyıl ortalarında bir karayip adasında ülkesinin sömürgeci çıkarlarını adaya getirebilmek için adadaki sömürgeci güçlere (portekiz) karşı bir köle isyanı çıkmasını ve sömürge yönetiminin devrilmesini, akabinde de ingiliz şeker şirketinin adaya hakim konuma gelmesini sağlamak üzere manipülasyonda bulunan bir ingiliz provokatörün hikayesini anlatıyor imiş. başroller: Marlon Brando, Evaristo Marquez ve Renato Salvatori. müzik: Ennio Morricone. haiti devrimi ve yöredeki benzer gerçek başka tarihi olaylardan esinlendiği anlaşılan, dikkat çekici bir film. izleme listesine aldım. bu arada 2004'te aynı senaryo tekrar filme dökülmüş, ama halen ilki daha başarılı kabul edilmekte imiş.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar